UA-36062800-1
Flamengo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Flamengo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2013 Cumartesi

Adriano Riberio Leite

     
          Adriano'nun İnter Milan formasıyla, herkesin hayranlıkla izlediği bir futbolcu olduğu zamanların üzerinden çok uzun zaman geçmedi..  2001'de Flamengo'dan genç yaşta transfer olduğu İnter'den Parma'ya geçip, tekrar İnter'e dönen Adriano burada öyle işler yapıyordu ki, herkes ister istemez Ronaldo gibi efsaneye dönüşeceğini düşünüyordu. 

         Güçlüydü, hızlıydı, 1,90 boyuyla hava toplarında etkiliydi. Dahası sol ayağı duran top kullanabilecek kadar iyiydi. Sonra ne olduysa oldu. 2008'de İnter onu önce Sao Paolo'ya kiralık yolladı. Döndükten sonra bu kez yolu yeniden Flamengo'yla kesişiyordu.
        Biraz kıpırdanır gibi olan Adriano'ya , Serie-A kapıları bu kez AS Roma ile açılıyor, ama sonu yine hüsran oluyordu. Roma 'da da olmayınca yine kürkçü dükkanı Flamengo , peşinden Corinthians, tekrar Flamengo. Şimdilerde ne yaptığından pek çoğumuzun haberi dahi yoktur. Bu herif 1982 doğumlu, son birkaç yılı ziyan bile etmiş olsa hala futbol oynayabilecek yaşta! 

        51 kez formasını giydiği Brezilya Milli Takımı'nın da en önemli kozlarındandı. Formda olduğu dönem, çakma forma raflarının vazgeçilmezlerindendi formaları..
    
        Brezilya futbolunu yakından takip eden Alper Öcal'ın twitter'dan yazdığına göre futbolu bırakmamış. ama kulüpsüz durumda Palmerias ilgilenir gibi olmuşsa da, zayıflarsa alırız demişler. Şimdilerde zayıflamaya çalışıyormuş.

21 Mart 2013 Perşembe

Ronaldinho 33 Yaşında!






            Futbol sahalarına ilk adımını ülkesinde, Gremio formasıyla atan Ronaldinho 33'üncü yaşında!!!

             Bugünlerde ülkesinde Atletico Mineiro formasını terleten Ronaldinho'nun Avrupa'da ilk durağı PSG ile Fransa oluyordu!

              Başkent ekibine transfer olduğu sezon 9'u ligde, 13 gol kaydeden Ronaldinho, daha ilk sezonunda kıvrak çalımları, tekniği ve zekasıyla tüm dikkatleri üzerine çekmeye başladı. 

              Ronaldinho gibi genç bir oyuncunun bonservisine 5,1 milyon Euro ödeyen Psg için doğru yatırım olduğu net bir şekilde göründü. İkinci sezonunda da 8 gol atan Ronaldinho'yu takımda tutmak imkansız hale geldi.


     Peşinden Barcelona yolu göründü. Barca ödemesine pek de alışık olmadığımız bir bonservisle Ronaldinho'yu Nou Camp'a getirecekti. Bu transfer efsaneleşeceği doğru adresi bulmuş oluyordu..

     Barca'da ilk sezonunda 15'i ligde 19 gol atan Ronaldinho, ufak ufak klasik soruyu sordurmaya başladı ''Pele mi Maradona mı Ronaldinho mu?'' Bilirsiniz bir futbolcu parlayıp, hafif de istikrar yakaladığında mutlaka bu soru gündeme gelir Bu bir çeşit 'Bizim zamanımızda ne topçular vardı, üstelik çamurda balçık sahalarda oynarlar, dizlerine kadar çamura battıkları olurdu.'' muhabbetinin karşı atağı niteliğindeydi.

       Kısa sürede takımın oyun içi lideri haline gelen Ronaldinho, Xavi, İniesta, Etoo ve genç Messi ile oynama fırsatı buldu. Tribünlerin taptığı Brezilyalı, 2'inci sezonunda 9 gol 10 asist, asıl patlamasını yapacağı 3'üncü sezonunda ise 17 gol 15  asistlik muhteşem bir performans sergiliyordu.

       Sonraki sezon tam anlamıyla zirveye çıktığı yıl oldu, Barca'daki 4'üncü sezonunda 21 gol, 8 asistlik performans sergileyen Ronaldinho, çalımları ve top kontrol stiliyle herkesin taklit etmeyi denediği bir futbolcu haline gelmişti.  Bu sezondan sonra arka kaslarında yaşadığı sakatlık , performansınu düşürdü. Çalım atarken belini etkin bir şekilde kullanan Ronaldinho, hareketlerini eskisi gibi yapamayan Ronaldinho, Lionel  Messi'nin de parlamasının da etkisiyle gözden düşmeye başladı.


         

















             2008-2009 sezonunda yolu AC Milan formasıyla Serie A'ya düşen futbolcu için, İtalyan Kulübü tamı tamına , 25 milyon euro ödeyen Milan'da da, daha sonra gideceği Flamengo ve Atletico Mineiro'da da eski seviyesine gelemedi. Zaman zaman esintiler sunup, özlenen Ronaldinho'yu hatırlatsa da, sakatlıkları ve eğlence düşkünlüğüyle asla eski Ronaldinho olamadı. Yine de Flamengo'dan bonservisini eline alıp, Atletico'ya gideceği dönem ismi Galatasaray'la anılınca ufak çaplı bir heyecan yarattığını söyleyelim.

24 Şubat 2012 Cuma

Deivid Takımını Yaktı

  Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra ülkesine dönerek,Flamengo'da oynamaya başlayan;Deivid de Souza,bu hafta öyle bir gol kaçırdı ki; tabiri caizse ''yenilginin tek sorumlusu!'' oldu.İşte o pozisyon