UA-36062800-1

28 Eylül 2012 Cuma

Jose Mourinho:Terry is not a racist


      Chelsea'nin eski manager'i Jose Mourinho, Anton Ferdinand'a ırkçı tavır sergilediği gerekçesiyle, 4 maç ceza alan eski oyuncusu John Terry ile ilgili Cnn'e açıklamalarda bulundu.


John Terry 4 maç cezanın yanı sıra £220,000 da para cezasına çarptırılmıştı.





    
     
      Jose Mourinho eski kaptanının asla ırkçı olmadığını belirtti. ''O asla ırkçı biri değil, bundan tamamen eminim. 12 siyahi oyuncusu olan fantastik bir takımdık, mükemmel bir arkadaşlık vardı.'' diye konuştu.

      ''Maç esnasında sahada birbirinize uygunsuz şeyler söylediğiniz olur bazen, bu söyledikleriniz de gerçekten sizi temsil etmiyor da olabilir.''

      ''Belki de ırkçılık kokan birşeyler söylemiştir, bazen hepimiz yanlış şeyler yaparız. Gerçekten bu tip şeyler söylemişse tabii ki bedelini ödeyecektir. Fakat lütfen onun ırkçı olduğunu söylemeyin. Drogba, Makelele ve diğerlerine sorarsanız onlar da onun ırkçı olmadığını söyleyeceklerdir.''

     ''Benim takımlarımda hep siyahi oyuncular olmuştur,fakat soyunma odasında asla ırkçılık hissetmedim bugüne kadar.'' diyerek sözlerini noktaladı.

Ian Wright Theo'nun Arkasında


   
 Arsenal'in efsane golcülerinden Ian Wright , Theo Walcott'un kanattan ziyade merkez forvet oynaması durumunda çok başarılı olacağına inandığını söyledi.
   
      Kontratının son yılına gelmesine rağmen, hala masaya oturulmayan Walcott'la, masaya oturulup anlaşılması gerektiğini ısrarla vurgulayan Wright, Theo ile kısa sürede anlaşılması gerektiğini yoksa Walcott'un,  Emirates'ten ayrılan yıldızlar kervanına katılacağını söyledi.
 
     Thierry Henry'nin kanatlardan forvete çekildikten sonra, zirveye çıkarak en iyi forvetlerden biri haline geldiğini hatırlatan Wright, '' Theo'yu çok beğeniyorum ve uzun zamandır forvette oynaması gerektiğini söylüyorum.'' dedi.

    ''Henüz kontratı bitmedi, Arsenal koçları ile biraz extra çalışmalar yaparsa harika bir Striker'a dönüşebilir,onda mükemmel bir Striker'ın   gerektirdiği her özellik mevcut.''

    ''Wenger uzun zamandır, Walcott'un Striker özelliklerinin geliştiğini  görüyorum diyor, fakat bir türlü onu orada oynatmıyor, şans verirse ne kadar başarılı olacağını görecektir.'' diyen Wright Walcott'un pek çok harika yanı olduğunu, ama nedense hep negatif yanlarının ön plana çıkarıldığını belirtti.

ESPN ile yaptığı röportajdan alınmıştır.

Hafta Sonu Futbol


28 Eylül Cuma
20:00 Orduspor - Galatasaray Lig TV
21:30 Fortuna Düsseldorf - Schalke 04 TRT Haber

29 Eylül Cumartesi
13:00 Zenit - Lokomotiv Moskova Lig TV 2
14:45 Arsenal - Chelsea Lig TV 3
15:00 Kayseri Erciyesspor - Adana Demirspor TRT Spor
16:30 Werder Bremen - Bayern Münih TRT Haber
17:00 Bursaspor - Gaziantepspor Lig TV 2
17:00 Norwich - Liverpool Lig TV 3
17:00 Fulham - Man. City Lig TV 3
19:00 Kasımpaşa - Fenerbahçe Lig TV
19:00 Akhisar - Karabükspor Lig TV 2
19:00 Rizespor - Samsunspor TRT Spor
19:00 Karşıyaka - 1461 Trabzon TRT Web
19:30 Borussia Dortmund - B.Mönchengladbach TRT Haber
19:30 Man. United - Tottenham Lig TV 3
23:00 Sevilla - Barcelona Ntv Spor

30 Eylül Pazar
12:30 CSKA Moskova - Dinamo Moskova Lig TV 2
15:00 Şanlıurfaspor -Ankaragücü TRT 1
15:00 Kartalspor - Boluspor TRT Web
16:00 Eskişehirspor - İstanbul BŞB Lig TV
16:30 Eintracht Frankfurt - Freiburg TRT Haber
18:00 Aston Villa - WBA Lig TV
18:30 Wolfsburg - Mainz TRT Haber
19:00 Trabzonspor - Mersin İY Lig TV
19:00 Antalyaspor - SB Elazığspor Lig TV 2
19:00 Manisaspor - Bucaspor TRT Spor
20:00 Gençlerbirliği - Kayserispor Lig TV 3
20:50 Real Madrid - La Coruna Ntv Spor
22:30 Espanyol - Atletico Madrid Ntv Spor
00:30 Gremio - Santos Lig TV 3

1 Ekim Pazartesi
20:00 Beşiktaş - Sivasspor Lig TV
20:00 Denizlispor - Göztepe TRT Spor
22:00 QPR - West Ham United Lig TV 3

27 Eylül 2012 Perşembe

Nuri Şahin Liverpool'da Golle Tanıştı



  
  Geçen sezon Real Madrid'e transfer olduktan sonra, ciddi bir sakatlık yaşayan Milli oyuncumuz Nuri Şahin, sonrasında yeterli form düzeyine bir türlü ulaşamamış ve bu sezon başında Liverpool'a kiralanmıştı. Bugün Carling Cup'ta West Bromwich ile karşılaşıp 2-1 kazanan Liverpool'un 2 golü de Nuri Şahin'den geldi. Yukarıda gol sevinçlerini görebileceğiniz Nuri'nin dışında ,bir diğer Türk asıllı futbolcu Samed Yeşil de karşılaşmaya ilk 11'de başladı ve 80 dakika kaldı.









Dilerim ki bu goller Nuri'nin formunu yükseltmesi için ona motive edici birer unsur olsun. Zira hem biz Türk futbolseverler, hem de Jose Mourinho dört gözle Nuri'nin tekrar üst düzeyde futbol oynamasını bekliyoruz.

   Aşağıda gollere ait videolar yer almakta.





   

   




   
    

26 Eylül 2012 Çarşamba

Haftanın Golleri/Eylül/#4


Fenerbahçe-Trabzonspor

     
    Trabzonspor karşısında Marsilya maçı onbirinden tek fark Caner yerine Stoch tercihiydi. Aslına bakarsanız da bu tercih de benim  itirazımın başlıca sebebini oluşturuyor. Stoch'dan ciddi anlamda sıkıldım. Daha önce de defalarca söylediğim gibi; yine korkak, defansif katkı yapmayan, takımdan kopuk görüntüsüyle yer aldı sahada..


    Trabzonspor Mayıs 2011'de ligi zirve ortağı olarak bitiren kadrosundan (Tolga-Serkan, Glowacki, Egemen, Cale-Selçuk, Colman-Burak, Jaja, Engin-Umut) Tolga'nın da sakatlığı ile sebebiyle tek bir kişi bile barındırmayan, yepyeni bir onbirle çıktı sahaya. Artık herkesçe kabul edilmesi gereken de o takımın bu takım olmadığı. 4-1-4-1 şeklinde dizilen takımda, Zokora ön liberoda tek başına yer alırken, önündeki dörtlü (Yasin, Sapara, Alanzinho, Olcan) aynı hizada dizilmişler. Sapara ve Alanzinho ayakları düzgün olan adamlar ve pas trafiğini oldukça olumlu etkiliyorlar. Kanatlardaki Olcan ve Yasin de hem seri hem de topla ilişkileri iyi oyuncular. Ben kendi adıma, gününde olmayan Olcan'a rağmen iyi oynayan yeni solbek Emerson'u beğendim.
Ama Trabzonspor adına en çok beğendiğim oyuncu, geçen yıl doğru dürüst oynatmadan neden kiraya verdiklerini anlayamadığım Marek Sapara idi. Sapara oyun aklı ve yeteneği üst düzey bir oyuncu ve belki de Colman arıza yapmış olmasaydı yine şans bulamayacaktı.

      Fenerbahçe adına da olumlu birşeyler söylemek oldukça zor. Son dönemde alıştığımız gibi oyuncular sorumluluktan kaçmaya, pas almak için çaba sarf etmemeye devam ediyorlar. Bu oyuncuların da en başında her zamanki gibi Cristian-Stoch ikilisi geliyor. Son maçta Mehmet Topuz da bunlara eklenmiş gibi göründü. İleride Sow güçsüz görünürken, takımın kondüsyon sıkıntısı olduğu konusundaki yaygın fikire ben de katılıyorum.

      Az önce de belirttiğim gibi oyuncuların sorumluluktan kaçması, kenarlardaki Topuz ve Stoch'un etkisizliği, bir de bozuk zeminle birleşince hızlı pas trafiği hiç bir şekilde sağlanamadı. Bu da doğal olarak rakip defans dengesini bozamamak ve pozisyon kısırlığı olarak karşılık buldu. Gökhan ve Hasan Ali topsuz koşular yapsalar da önlerindeki oyuncuların destek olmamaları, çabalarının sonuçsuz kalmasına neden oldu. Kuyt ve Krasic'in dönmeleri mutlaka ki, topu ileriye taşımak konusunda zorlanan takıma ciddi anlamda katkı yapacaktır. Fakat yine de umarsız oynayan oyuncuların dinlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Öyle ki top almak için en istekli oyuncu, 85'te giren Recep Niyaz'dı. Belki de gerçekten gençler daha fazla süre almalılar bu takımda. Dünya umurunda olmayan Cris, korkak Stoch ve Aykut Kocaman üzerinden takımı yıpratma sürecinde saklanmaya başlayan Mehmet Topuz onbir dışında kalmalılar.

  
  İlk yarıda  organize bir görüntü çizmese de birkaç pozisyon buldu Fenerbahçe. Sow, Mehmet Topuz ve Alex'le yakaladıkları fırsatı değerlendiremeyen takımda, Alex'in girdiği pozisyonları değerlendirememesine de alışmaya başlamanın şaşkınlığını yaşıyorum.Bir topu direkten dönen Alex, bildiğimiz Alex iken bu pozisyonların en az birini filelerle buluşturuyordu. Yine de kanatları iyi kapatıp, Fenerbahçe'yi göbekten oynamaya mecbur bırakan Trabzon karşısında yakalanan kısıtlı gol pozisyonlarında başrol oyuncusu olduğunu söylemeliyim. Trabzonspor da ilk yarıda  Sapara'nın direkte başlayan füzesi ve Olcan'la değerlendiremedikleri bir pozisyonla birlikte,  iki  ciddi gol fırsatını değerlendiremedi.

   
    Fenerbahçe 2. yarıya da tutuk başlarken Trabzonspor da daha etkili başladığı ikinci yarının başlarında girdiği pozisyonları değerlendiremedi. 
59. dakikada günün başarılı ismi Sol Bamba'nın Sow'a arkadan yaptığı faul kesinlikle penaltı gerektiriyordu. Fakat Fırat Aydınus umursamadı. 60. dakikadan sonra Fenerbahçe biraz toparlansa da etkili olamazken,maçın son anlarında, ani ataklarla önemli pozisyonlar yakalayan Trabzon'da Olcan iki yüzde yüzlük pozisyonu değerlendiremeyerek, takımını mutlak galibiyetten etti. Maç başladığı gibi bitti.(0-0)

      Maç sonu ''Aykut İstifa'' diye bağıran bir grup bayan taraftar, Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ı yıpratmak için, medya kullanılarak yapılan sistematik çalışmaların ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyordu. Elbette takım iyi durumda değil, ama bu tip yersiz-zamansız tepkilerin de Fenerbahçe'ye daha da fazla zarar vereceğini unutmamak gerekiyor.


    
    
 

22 Eylül 2012 Cumartesi

Mirsad Jübile

   Jübile maçına istememe rağmen gidemediğim koca yürekli adamın, jübilesinden fotoğraf paylaşmak ya da birşeyler karalamak konusunda kararsız kalmıştım. Ama bu burada dursun.

Maradona & Zico


Hafta Sonu Futbol Ekranı

22 Eylül Cumartesi

14:45 Swansea City - Everton @ Lig TV 3
16:00 Şanlıurfaspor - Kartalspor @ TRT Spor
16:30 Schalke 04 - Bayern Münih @ TRT Haber
17:00 Chelsea - Stoke City  @ Lig TV 2
17:00 Kayserispor - Eskişehirspor @ Lig TV
17:00 İstanbul BŞB - Orduspor @ Lig TV 2
20:00 Adana Demirspor - Torku Konya @ TRT Spor
20:00 Gaziantepspor - Beşiktaş  @ Lig TV
20:00 Mersin İY - Gençlerbirliği @ Lig TV 2
23:00 Barcelona - Granada @ NTV Spor

23 Eylül Pazar

13:00 Mallorca - Valencia @ NTV Spor
15:30 Liverpool - Manchester United @ Lig TV 3
16:00 Samsunspor - Boluspor @ TRT 1
16:30 Leverkusen - M'Gladbach @TRT Haber
17:00 Elazığspor - Bursaspor @ Lig TV
17:00 Sivasspor - Kasımpaşa Lig @TV 2
18:00 Manchester City - Arsenal Lig @ TV 3
18:30 Werder Bremen - Stuttgart TRT Haber
19:00 Atletico Madrid - Valladolid @NTV Spor
20:00 Galatasaray - Akhisar Belediye @Lig TV
20:00 Göztepe - Rizespor @ TRT Spor
22:00 Botafogo - Corinthians @ Lig TV 3
22:30 Rayo Vallecano - Real Madrid @NTV Spor

24 Eylül Pazartesi

20:00 Fenerbahçe - Trabzonspor @ Lig TV
20:00 Bucaspor - Karşıyaka @ TRT Spor

19 Eylül 2012 Çarşamba

Tekrar Deneyecek

       
         Kariyeri boyuncu Arjantin'de Estudiantes de La Plata, İtalya'da Parma ve Napoli, İspanya'da Real Zaragoza ve Atlético Madrid takımlarında oynayan Galletti, son olarak 2007-2010 yılları arasında Yunanistan'ın Olympiakos takımında oynamış ve 2010 yılında geçirdiği böbrek rahatsızlığı sonrası futbolu bırakmıştı.

        13 kez de Arjantin Milli Takımında forma giyen Luciano Galletti, 1 de gol kaydetmişti. Babası kendisine böbreğini vermeye karar vermiş ve tetkiklerde hiç bir sorun görünmüyormuş.

         Ameliyat sonrası 1.5 ay sonra takımla çalışmalara başlayabilebileceğini düşündüğünü söyleyen Galletti, doktorların da izin vermesi halinde , 2013'e kadar sözleşmesinin sürdüğü Olympiakos takıma geri dönecekmiş.Her Türk gibi mutlu sonlara bayılan ben de, sabırsızlıkla sahalara dönmesini bekleyeceğim.

Sneijder Brothers: Jeffrey,Rodney & Wesley


Pato & Barbara Berlusconi



         Alexander Pato , Silvio Berlusconi'nin kızı olan ve aynı zamandan A.C Milan Yönetim Kurulu'nda olan sevgilisi Barbara Berlusconi'yi elleriyle beslerken..

Real'den Süper Geri Dönüş

    
    İspanya Şampiyonu Real Madrid ile İngiltere Şampiyonu Manchester City'nin karşı karşıya geldiği maç, sıkıcı başladı enfes tamamlandı.  La Liga'ya son yılların en kötü başlangıcını yapan ve daha şimdiden Barcelona'nın 8 puan gerisine düşen son şampiyon Real Madrid, İngiltere şampiyonu Manchester City karşısına sürpriz bir kadro ile çıktı. Mourinho Sevilla maçından sonra ruhsuzlukla suçladığı takımında, orta sahasını Essien, Sami Khedira, Xabi Alonso gibi 3 adet dayanıklı-savaşçı oyunculardan oluşturmuştu.. 

Orta sahada dirençli adamları tercih etmesine pek şaşırmadım da, savunmada pek şans vermediği
Varane'ı Sergio Ramos'un yerine sahaya sürmesi oldukça şaşırtıcıydı. Bu sırada Real Madrid'in yedek kulübesine baktım da ( Kaka, Mesut Özil, Modric,Karim Benzema,Sergio Ramos,Coentrao) bu isimleri sıradan iddiasız bir takıma yerleştirsen, kesinlikle kupanın favorilerinden biri haline gelir.




     Bu oyuncu tercihleri Real Madrid'in orta sahadaki yüksek pres gücünün de etkisiyle City'ye ilk yarıda hemen hemen hiç hücum etme şansı tanımadı. Fakat yaratıcılıkları pres özelliklerinin yanında oldukça sönük olan bu orta saha 3'lüsü, hücumda Ronaldo, Di Maria ve Higuain 3 lüsüne hemen hemen hiç destek olamadı.Zaman zaman Marcelo ,ileri çıkışlarıyla rakip kaleyi zorlasa da ilk yarıda Joe Hart'ı geçmeyi başaramadılar. Bunda Manchester City'nin 8-10 kişiyle kapanmasının da etkisi büyüktü. Kapanacak rakip karşısında Mourinho , futbolcularına bol bol şut atmalarını söylemiş,onlar da bunu yaptılar.Joe Hart'ın çoğu zaman olduğu gibi yine gününde olması, Real'in ilk yarıda gol bulamamasının bir diğer önemli secebiydi. Özellikle Higuain'in yakın mesafeden vuruşunu muhteşem kurtardı. City'de Nasri 36. dakikada sakatlanırken yerini Kolarov'a bıraktı.

      İkinci yarıda iki takım da daha fazla hücum düşünmeye başladılar. Hücuma çıkmakta zorlanan City'de Mancini, David Silva'yı çıkarıp Dzeko'yu, ilk yarıda Cristiano Ronaldo karşısında nakavt olan Maicon'un yerine de Zabaleta'yı oyuna alırken, Mourinho da Khedira, Essien & Higuain'in yerlerine, Modric, Mesut ve Benzema'yı oyuna aldı.Bu değişiklikler Madrid hücumlarına da zenginlik kazandırdı.
     Real Madrid saldırırken ilk ciddi kontatağında,dakika 68'i gösterirken, Yaya Toure'nin ara pasıyla Casillas'la karşı karşıya kalan Edin Dzeko, düzgün bir vuruşla takımını öne geçirdi.(0-1)

      



  Bu golden sonra iyice rakibinin üzerine gitmeye başlayan Real Madrid, maçın başından beri kaleyi yoklayanlardan biri olan Brezilya'lı Marcelo'nun vuruşu 76. dakikada Javi Garcia'ya da çarparak filelere gitti.(1-1)


       
     
         

   Real Madrid hız kesmeden galibiyet golünü ararken, Manchester City de Yaya Toure'nin dribling sonrası paslarıyla kontratak yakalayıp sonuca gitmeyi deniyordu fakat son paslar bir türlü yerini bulmuyordu. Sonrasında kazanılan serbest vuruşta Kolarov'un vuruşunda topa kimse dokunamadı ve top Casillas'ın çabasına rağmen ağlara gitti. (1-2) Dakikalar 85'i gösterirken Real Madrid bir kez daha geri düşmüş oldu.

   

    Kolarov'un golünden sonra santrayla birlikte ataklarını sürdüren Real Madrid,sezon başından beri sergilediği görüntünün aksine, istekli halinden hiç birşey kaybetmemişti.87. dakikada Benzema kendisine gelen topta müthiş bir kontrol,dönüş ve vuruş üçlemesi ile Hart'ı avladı ve maça tekrar dengeyi getirdi.




    Kalan bölümde Real Madrid saldırmayı sürdürerek, City kalesini ablukaya aldı. Günün başarılı oyuncularından Ronaldo, Joe Hart'ın maçtaki tek hatasını affetmedi ve takımına galibiyeti getiren golü City ağlarına yolladı.    (3-2)

   Mourinho'nun ve Ronaldo'nun sevinçleri görülmeye değerdi.


Maçtan sonra mikrofonlara konuşan Mourinho ''İyi bir takıma karşı çok güzel bir galibiyet aldık. Maçı son ana kadar bırakmadık ve takımım onur mücadelesi verdi,mutluyum.'' diye konuştu.

18 Eylül 2012 Salı

Hafta İçi Futbol Ekranı


                                                                  Roberto BAGGIO
                                    18 Eylül Salı                         21:45 Real Madrid - Manchester City Ntv
                         21:45 Psg - Dinamo Kiev Smartspor
                         21:45 Milan - Anderlecht Smartspor 2



                                  19 Eylül Çarşamba

                        21:45 Manchester United - Galatasaray Smartspor
                        21:45 Chelsea - Juventus Smartspor 2


                                  20 Eylül Perşembe

                        20:00 Fenerbahçe - Marsilya Star
                        20:00 AEL Limasol - M'Gladbach Smartspor
                        20:00 Hapoel Tel Aviv - Atletico Madrid Smartspor 2
                        22.05 Tottenham - Lazio Smartspor
                        22.05 Inter - Rubin Kazan Smartspor 2

KAYNAK: Tribün Dergi

Haftanın Golleri/Eylül/#3

      Haftanın Golleri arasında yapılan oylamada Gürcü Okriashvili'nin attığı mükemmel gol açık ara önde giderken, 2. sırada Jakob Kohler bulunuyor.

Alex Efsanedir



              Geçtiğimiz günlerde Aziz Yıldırım , NtvSpor'da katıldığı programda ''Alex efsane midir?'' sorusuna cevaben ''Alex efsane değil''dedi ve ''Efsane ,Bomba Transfer'' vb ifadelerin çok yaygın kullanılmasını doğru bulmadığını, bu sözlerin ucuzlatıldığını'' da ekledi. Ve bu cevabı da Fenerbahçe ile ilgili her konu gibi fazlaca speküle edildi.

             Alex basbayağı efsanedir.Sayın Başkan'ın da son olaylardan sonra , Alex'e olan kırgınlığının ve ''Alex Efsanedir'' gibi bir açıklama yaparak, Aykut Kocaman'a bir mesaj veriyormuş gibi görünmemek adına bu şekilde konuştuğunu düşünüyorum.

             Son şampiyonluktaki büyük katkısından da sonra , taraftarlarca bir Alex Heykeli yapılması kararlaştırılmış , sonrasında da heykel; taraftarların kendi aralarında topladıkları 32.000 TL ile yaptırılmıştı. Ne yazık ki 3 Temmuz sonrası , bir nevi kutlama olarak görünecek bu heykel açılışı belirsiz bir zamana ertelenmişti.

             Nihayet geçtiğimiz Pazar Günü; heykelin Yoğurtçu Parkı'nda bulunan Lefter heykel alanındaki yerine yerleştirilmesi kararlaştırıldı.Bu karar alınırken, Aykut Hoca-Alex spekülasyonlarının önüne geçmek, başkanın  bu heykelin açılmasını istemediği dedikodularını susturmak ve olası sıcak ortamı tekrar yakalamak gibi şeyler amaçlanıyordu. Ben de doğal olarak kalktım, Alex'in bu mutlu gününde yanında olmak için Yoğurtçu Parkı'na gittim.


    Törene Fenerbahçe Futbol Takımı Teknik Direktörü Aykut Kocaman, bazı yöneticiler ve Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay da katıldı.



   Açılış öncesi bir konuşma yapan Alex de Souza
konuşma sırasında gözyaşlarını tutamadı.Kim olsa tutamazdı.Yaşarken heykeli dikilmiş kaç tane insan vardır ki?Hele hele de yabancı bir ülkede ve Fenerbahçe gibi büyük bir camiada?

   Alex konuşmasında "Her şeyden önce burada benim bu ülkeye gelmemde, burada olmamda pay sahibi olanlara teşekkür ediyorum. Hayat arkadaşım, eşime teşekkür ediyorum. O olmasaydı kendi ülkemizin dışında bu kadar baskı altındayken dayanamazdım. Şuanda Yönetim Kurulu'nda olmayan ama benim buraya gelmemde büyük pay sahibi olan, beni buraya gelmemde yardımcı olan Hakan Bilal Kutlualp'e de teşekkür ediyorum. Ayrı bir şekilde de Başkanımız Aziz Yıldırım’a çok teşekkür ediyorum. İnsanlığıyla, kişiliğiyle bana göre çok doğru bir kişidir. Sıkıntımız olduğunda odasına çağırıp her zaman yardımcı olmuştur. Tüm takım arkadaşlarıma teşekkürler. Aynı zamanda beraber çalıştığımız hocalarımıza da teşekkürler. Daum’a ayrı bir parantez açıyorum. Bana yol gösteren bir kişi oldu. Her zaman Zico gibi olmak istedim Aragones de saygı duyduğum kişilerden biri. Aykut Kocaman’a da ayrıca teşekkürler. Bu zor dönemde Aykut hoca olmasaydı olmazdı. Buraya gelmem için benimle konuşanlar bana hep yardımcı oldular. Taffarel ve Luciano bana hep Fenerbahçe’yi güzel anlattılar. İlk anlattıklarında inanmadım ama gelince gördüm. Bu taraftarların takımlarına böyle ölürcesine nasıl aşık olduklarını gördüm. Oynadığım sürece bu forma için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Burada aynı yine aynı yerde Lefter’in de heykeli var. Onunla tanıştığım gün hayatımın en önemli ve en güzel günlerinden biriydi. En büyük minneti de siz taraftarlara borçluyum. Fenerbahçe’ye bana sizlerinden önünde oynama fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum. Hala ‘bu heykel için ne yaptım’ diye soruyorum kendime. Ben bu büyük kulübün küçük bir parçasıyım. Kendimi kimseden büyük görmüyorum. Bütün emeği geçen herkese, sevgiden saygıdan dolayı kalbimin en uç köşesinden teşekkür ediyorum." dedi.


   Açılışı Divan Başkanı Yüksel Günay ile beraber gerçekleştiren Alex de Souza; yaptığı konuşmayla neden heykeli yapıldığını anlamadığını söyleyen kendisine cevap verir gibiydi adeta.

   Her ne kadar geçtiğimiz günlerde birçok yanlış harekete imza atmışsa da , bu olay öncesi gerek sahada, gerekse saha dışında her şekilde, herkese örnek tavırlar sergilemişti.




   Aykut Hoca  ve İsmail Kartal da kendisini kutlamaya gelmişlerdi. Yandaki özlenen tablo hepimizin beklediği andı.Keşke tüm bunlar yaşanmamış olsaydı.Umarım Alex de bazı şeylerin farkına varmıştır. Ve ilerleyen dönemde Fenerbahçe'nin Kaptan'ına ve bugüne kadar gösterdiği üstün kişilik özelliklerine uygun tavırlar sergilemeye başlar yeniden. Biz Aykut Hoca'yı da Alex de Souza'yı da seviyoruz. Olası bir krizde taraf olmaya kalkanlar olduysa da Hoca haklıydı. Alex'i herhangi bir şekilde dolduruşa falan getiren olmuşsa ki öyle görünüyor; ''Lanet Olsun'' o kişi ya da kişilere!





    Gelelim heykele.. Heykel umduğumdan çok daha iyi olmuş. Emeği geçen ve maddi destekte bulunan tüm taraftarlarımıza teşekkürler.
 
     Bir süre sonra heykelin arkasında taşın üzerine heykel yapımında maddi katkıda bulunan taraftarların isimleri yazılacak.

Alex Efsanedir derken bazı rakamlara da göz atmadan olmaz diyerek aşağıda bazı detayları da vermeden edemeyeceğim.




şu anda 242 maçla Fenerbahçe formasıyla ligde en çok maça çıkan yabancı futbolcu durumunda.

Brezilyalı, geçen sezon ligin 13. haftasında Fenerbahçe'nin Bucaspor'u 5-2 yendiği maçta 1. dakikada attığı golle, sarı-lacivertli ekibin lig tarihindeki 3000. golüne imzasını koydu.

AlexSpor Toto Süper Lig'in 2010-2011 sezonunun 12. haftasında Gaziantepspor deplasmanında kaydettiği golle ligde 100. golünü atarak “100'ler Kulübü”nün üyesi oldu.

2006-2007 sezonunda attığı 19 golle “Gol Kralı” olan AlexFenerbahçe'nin lig tarihinde ilk yabancı kralı olma unvanını elde etti. Alex2010-2011 sezonunda 28 golle Türkiye'de ikinci kez krallık tacını taktı.

Brezilyalı futbolcu Fenerbahçe'nin Avrupa kupaları mücadelesinde en golcü futbolcusu olma unvanını da elinde bulunduruyor. Sarı-lacivertli formayla Avrupa kupalarında 60 maça çıkan Alex'in toplam 14 golü var. Alex aynı zamanda Türk takımlarının Avrupa kupalarında en çok gol atan ve en çok oynayan yabancı futbolcusu durumunda.

Fenerbahçe formasıyla Türkiye Kupası'nda 35 maçta 18 gol atan Alex, takımının bu kupada en çok oynayan ve en çok golü bulunan yabancı futbolcusu unvanına da sahip.

Fenerbahçe'nin lig tarihinde en çok gol atan yabancı futbolcusu olan Alex, şu an teknik direktörü olan Aykut Kocaman'dan sonra (140) bu kulvarda en çok gol atan futbolcu durumunda.

Brezilyalı oyuncu aynı zamanda, Fenerbahçe'de 1993-1994 ile 2001-2002 sezonları arasında 9 sezon forma giyen Uche'den sonra sarı-lacivertli formayı sezon olarak en uzun süre giyen yabancı futbolcu.


*Fenerbahçe İstatistikleri [değiştir]

KulüpSezonSüper LigKupa[13]Avrupa[14]Toplam
MacGolAsistMacGolAsistMacGolAsistMacGolAsist
Fenerbahçe SK2004-051312416542812442920
2005-061311524821432432027
2006-0723219123021217472021
2007-0812814123011246431819
2008-09261112540920401712
2009-10261111971832432114
2010-111,2332813100400382813
2011-1233147334000361711
2012-13300110302712
Toplam243136107382111601421341171139
Türkiye Toplam243136107382111601421341171139
1 Asist Kralı, 2 Gol Kralı

Üst kısımdaki rakamsal detaylar Hürriyet'ten, istatistik tablo da http://tr.wikipedia.org/wiki/Alex_De_Souza adresinden alınmıştır.





Güney Amerika'dan 5 Güzel Gol

1)Adryan (Flamengo & Gremio): Bu genç yeteneği Brezilya Ligi'nde parlayan gençleri takip edenler bilirler.Çok güzel bir frikik golü ile bu hafta yine dikkatleri üzerine çekti ufaklık.

2)Diego Giaretta (Fluminense & Atletico Goianiense): Bu arkadaşı da takımını da pek kimse tanımıyor.Ama Roberto Carlos musun be birader dedirtiyor insana.
3)Lucas Mugni (Tigre & Colon): Bu genç oldukça parlak.Hatta Arjantinli genç playmakerlar arasında Erik Lamela'dan sonra en yeteneklisi olduğunu söyleyebilirim. Bu hafta güç,dayanıklılık,sürat,vuruş tekniği gibi pek çok özelliğini sergilediği muazzam bir gol atmış. Muhtemelen kendisinden önceki pek çok Arjantinli 10 numara gibi o da çok yakında Serie-A'da karşımıza çıkacaktır.
4)Osmar Ferreyra (Boca Juniors & İndependiente): Normalde teknik olarak kendi kalesine atılmış olan bu gol, haftanın golleri arasında yer almamalıydı, ama Osmar Ferreyra öyle çalımlarla topu getiriyor ki bunu (kendi kalesine atılmış) bir gol olarak isimlendirmek oldukça haksızlık olur. Osmar Ferreyra'ya, pek de verimli geçmeyen, 5 yıllık Dnipro, Cska Moskova, PSV maceralarından sonra ülkesine dönmek iyi gelmiş gibi görünüyor.
5)Neymar (Coritiba & Santos): İnsan mısın?

Genç Yetenekler-Nicolás Tagliafico





        Arjantin'de Dünya çapında savunmacı bulmak vejetaryen ve çirkin kadın bulmak kadar zordur. Milli takım antrenörleri uzunca süredir, yeni bir Javier Zanetti arıyorlar. Zanetti'nin yükselttiği çıtaya erişecek adamı bir türlü bulamadılar. Ancak,  Banfield şimdilerde Arjantin teknik direktörü Alejandro Sabella için bir umut ışığı sunuyor ve bu ışık Nicolas Taglifiaco'dan başkası değil. Nicolas birkaç yıldır parıldamaya başladı.   Sağlam bir savunma anlayışı ve süper top kontrolüyle zaman zaman hücuma da büyük canlılık katabilen bir yetenek..Fizik kalitesi başta olmak üzere hala geliştirilmesi gereken yönleri var. 

    Guardiola'nın 2009 yılında Nijerya'daki U-17 ve 2011 yılında Kolombiya'daki U-20 Dünya Kupalarında izlediği belirtildiyse de Abidal'in hastalığı sonrası,transfer gündemine geldiği söylenen Taglifiaco,Nou Camp  çimlerine basma fırsatını şimdilik ıskaladı. Bir dönem Parma ve Palermo'nun da ilgilendiği Arjantinli genç oyuncunun, İtalyan pasaportu da bulunuyor.Bu yıl İspanya Segunda Ligi takımlarından Murcia'da kiralık oynayacak olan Taglifiaco'yu önümüzdeki yıllarda belki Barcelona'da değilse bile,La Liga'da izleyeceğimiz kesin gibi.

17 Eylül 2012 Pazartesi

Gecekondu Bob Marley'in İzinde

 
             Ankaragücü taraftarının Karşıyaka maçında açmak istediği,fakat izin verilmeyen pankart. Şaşırtıcı doğrusu!

Ediz Bahtiyaroğlu Tribünü



    Eskişehirspor Yönetimi, Açık Tribün'ün ismini 26 yaşında kaybettiğimiz Ediz Bahtiyaroğlu'nun ismi ile değiştirmiş,biletleri de Eskişehirspor-Gençlerbirliği maçına yeni ismi belirtilerek bastırmış.







   
       Eskişehirspor Taraftarı da güzel bir koreografi hazırlamış. Kanatlanmış 2 numaralı Ediz forması altına ''Kanatlanıp uçtuğun yerde bahtiyar ol'' yazmışlar. Vefa güzel şey de 26 yaşında gencecik bir adamı kaybetmenin üzüntüsü tarifsiz..