Şampiyonlar Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şampiyonlar Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Eylül 2014 Salı
Hafta İçi Futbol Ekranı (16 Eylül-18 Eylül 2014)
16 Eylül 2014 Salı
21:45 Borussia Dortmund - Arsenal (Smart Spor)
21:45 Galatasaray - Anderlecht (Star)
21:45 Real Madrid - Basel (Smart Spor 2)
17 Eylül 2014 Çarşamba
21:45 Barcelona - Apoel Nicosia (Smart Spor 2)
21:45 Bayern Münih - Manchester City (Smart Spor)
18 Eylül 2014 Perşembe
20:00 Beşiktaş - Asteras Tripolis (Star)
2 Nisan 2014 Çarşamba
Diego Ribas'tan Muhteşem Gol !
Sık sık böyle goller izleyemiyoruz. Dün gece Barcelona'ya fantastik bir gol atan Diego Ribas'ın golü mutlaka izlenmeli.
11 Aralık 2013 Çarşamba
Galatasaray-Juventus Kartopu Gecesi
Dün gece kar yağışı nedeniyle ilk yarısı oynanırken tatil edilen Galatasaray-Juventus maçı bugün 15.00'te oynanacak. Uefa'nın daha önce de, zemininde sorun yaşanan Arena Stadı'nın zemini konusunda bir kez daha sorun yaşanması halinde ; Galatasaray'ın maçlarını başka statta oynatmayı düşündüğü söyleniyor. Projeye göre devlet stadı Galatasaray'a teslim ederken üzerini kapatma işini Galatasaray Kulübü'ne bırakmıştı. Bu işi bir türlü yapmayan Galatasaray Kulübü, stattaki ısıtma sorununu da çözememiş, haliyle devletten birileri kulübü suçlayacak.
30 Ağustos 2013 Cuma
Şampiyonlar Ligi Grupları Belirlendi
Şampiyonlar Ligi A Grubu: Manchester United, Shakhtar Donetsk, B. Leverkusen, Real Socieadad
Şampiyonlar Ligi B Grubu: Real Madrid, Juventus, Galatasaray, Kopenhang
Şampiyonlar Ligi C Grubu: Benfica, Paris Saint-Germain, Olympiacos, Anderlecht
Şampiyonlar Ligi D Grubu: Bayern Münih, CSKA Moskova, Manchester City, V. Plzen
Şampiyonlar Ligi E Grubu: Chelsea, Schalke 04, Basel, Steaua Bükreş
Şampiyonlar Ligi F Grubu: Arsenal, Marsilya, Dortmund, Napoli
Şampiyonlar Ligi G Grubu: Porto, Atletico Madrid, Zenit, A. Wien
Şampiyonlar Ligi H Grubu: Barcelona, Milan, Ajax, Celtic
24 Nisan 2013 Çarşamba
Tiki Taka Dağıldı!
Şampiyonlar Ligi yarı final ilk karşılaşmasında, son üç sezonda iki kez finalde kaybeden Bayern Münih, son 10 yılın en parlak takımı Barcelona ile Allianz Arena'da karşı karşıya geldi. Gollü bir maç pekala mümkün görünüyordu. Hatta Münih ekibinin daha formda olduğu sır da değildi . Ancak yine de tüm gollerin Bayern'den gelmesi Messi-Xavi-İniesta'lı Barca karşısında pek olası durmuyordu.
4-0 lık muhteşem skorun bana göre en büyük yıldızı; yerini sezon sonunda Barcelona çocuğu Guardiola'ya bırakacak olan Jupp Heynkess'tir. Geçen haftalarda tur için Barcelona'yı yakından tanıyan Guardiola'dan yardım isteyip istemediği sorularak delirtilen Heynkess, Barca'yı yeterince tanıdığını söyleyerek ateş püskürmüştü. Dün gecenin gururunu yaşamak en çok onun hakkı şüphesiz.
Bayern'de Toni Kroos'un yokluğunda, forvet arkasında Müller, sağda Robben görev alırken, cezalı Mandzukic'in yerine de eski göz ağrı Mario Gomez tek forvet olarak görev aldı. Orta sahayı müthiş fizik güçleriyle Javi Martinez ve Schweinsteiger'e emanet eden Heynkes, Ribery-Robben'e ileriye etkili çıkan Barca beklerini takip etme görevi vermişti.
Barca'da Puyol'un yokluğunda genç Bartra stoperde, solda görmeye alıştığımız İniesta ise Xavi'nin yanında merkezde yer aldı. Sakatlıktan çıkan Messi false 9 rolüyle sahaya çıkarken solda Alexis Sanchez, sağda Pedro ile alıştığımız oyunlarını oynamayı planlıyorlardı.
Bayern Münih'te beni en çok şaşırtan Ribery'nin performansıydı. Dani Alves'i sürekli gerilere kadar takip edip, bir çok önemli atağın olgunlaşmasını engelledi. Doğrusu bu kadar yüksek bir devamlılıkla oynayabileceğini hiç düşünmüyordum.
Robben de rakip sol bek Alba'yı kovalarken, yetişemediği anlarda da günün yıldızı Müller imdada yetişip, Alba'nın kulvarını kapatıyordu. Robben hep şapkadan tavşan çıkarma potansiyeline sahip bir adamdı da, bu yıl taktik dsiplin anlamındaki gelişimi ciddi ciddi hayret uyandırıyor.
Top kaptırdıklarında hızla topun arkasına geçen Münih'te, Mario Gomez Busquets'e yakın oynayarak, ilk topu almasını engellerken, buldozerler Javi Martinez-Schweinsteiger Xavi-İniesta'yı güçlü fizikleriyle haşat etmekle kalmayıp, hızlı hücuma çıkmada da kilit rol oynuyorlardı. Schweinsteiger gerilere gelip top çıkarma konusunda da defansını rahatlattı.
Lahm ve Alaba'nın , Alexis Sanchez-Pedro ikilisine uyguladıkları yoğun pres onları kolayca oyundan düşürdü.
Bayern savunmasında Dante ve hamleli Boateng, hem Messi'ye alan bırakmadılar. Hem de hücuma katkı verdiler. Hele hele Dante müthiş bir adam. Hem topla iyi, hem güçlü hem de yüksek toplarda büyük bir silah. İlk golde Müller'e topu kafayla müthiş indirdi. Normalde herkes o pozisyonda direkt olarak kaleyi düşünürdü. Zaman zaman etkili uzun paslar da attı. Bayern golden sonra da rakip kalede olan etkinliğini sürdürürken, kalesinde ciddi bir tehlike yaşamazken, soyunma odasına 1-0 önde girdi.
İkinci yarı 49'da kornerde indirilen topu tamamlayan Mario Gomez'in golüyle başladı diyebilirim. Top almakta zorlandığı görülen Messi gerilere gelirken, Xavi ve İnista da zaman zaman etkili paslar yapsalar da, Bastian ve Javi Martinez'in kontrolünden çıkmakta çok zorlanıyorlardı. Esas darbe 72'de çalımla Bartra'yı geçip topu filelere yollayan Robben'den geldi. Golde Barta'ya basketboldakine benzer perdelemeyle bir faul yapıldı evet, ama daha önce de kafa vuruşunu elle kesen Barca aleyhine verilmesi gereken penaltının verilmediğini de unutmayalım.
Son bölümde Gomez dışarı alındı. Yerine giren Gustavo orta alana yerleşti, Müller Gomez'in yerine en uca geçerken, Scweinsteiger de Müller'in boşalttığı alana geçti. Son gol 81. dakikada Alaba'nın soldan girerek yaptığı yerden ortaya dokunan, gecenin yıldızı Müller'den gelince Barcelona için tur imkansıza yakın bir hal almış oldu. 83'te giren David Villa da bunu değiştirecek birşey yapamadı.
10 Nisan 2013 Çarşamba
Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final Rövanş Maçları (Galatasaray 3-2 Real Madrid)
Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçlarından bir diğeri sürpriz takım Galatasaray ile Real Madrid arasındaydı. İlk maçı 3-0 kazanan Real Madrid bu maçın da hemen başında Cristiano Ronaldo ile öne geçti. İlk devre de Real Madrid'in tek gollü üstünlüğüyle bitti.
İkinci yarıda skora yatmayı düşünen Real Madrid karşısında Hamit'in yerine Amrabat'ı alarak başladı. Overrated Amrabat'ın da şimdiye kadarki en etkili performansıyla katkı verdiği Galatasaray, çekilen Madrid karşısında baskı kurdu. Çok iyi bir kontratak takımı olan Real Madrid'i bildiğin ileri çıkarmadı. Eboue'nin füzesiyle beraberliği yakalayan Galatasaray, Sneijder ve Drogba'nın golleriyle skoru 3-1 'e geirdiyse de, son sözü yine CR7 söyledi. Galatasaray adına Dünya'nın en büyük takımlarından birini yenerek elenmek kadar iyisi olamazdı. Bu yıl karambole çıktıkları grup sonrası, Schalke 04'ü elemeleri de beklenmiyordu. Bu turda da daha fazla ezilecekleri düşünülüyordu ama öyle olmadı.
Jose Mourinho takımını fazla sıkmazken maç sonunda bir ara endişelendiğini söyledi. Mourinho bu sözleri büyük oranda iyi arkadaşlığı olan Fatih Terim,Sneijder,Drogba gibi isimleri onore etmek için söylediyse de, Galatasaraylılar için keyif vericidir, gayet anlaşılabilir birşey.
Bu sezon yapabileceklerinin en iyisini yaptılar. Seneye yine bu turnuvada oynama şansı bulurlarsa, defanslarını evlere şenlik olmaktan çıkarmaları gerekiyor. Muslera olabilecek en iyi kaleci performanslarını sergiledi ama yetmedi.
Galatasaray'ın Real Madrid'i 3-2 yendiği maçın özetini altta izleyebilirsiniz
ŞAMPİYONLAR LİGİ | Özet: FC Schalke 04 2–3... ile Galatasaray

İkinci yarıda skora yatmayı düşünen Real Madrid karşısında Hamit'in yerine Amrabat'ı alarak başladı. Overrated Amrabat'ın da şimdiye kadarki en etkili performansıyla katkı verdiği Galatasaray, çekilen Madrid karşısında baskı kurdu. Çok iyi bir kontratak takımı olan Real Madrid'i bildiğin ileri çıkarmadı. Eboue'nin füzesiyle beraberliği yakalayan Galatasaray, Sneijder ve Drogba'nın golleriyle skoru 3-1 'e geirdiyse de, son sözü yine CR7 söyledi. Galatasaray adına Dünya'nın en büyük takımlarından birini yenerek elenmek kadar iyisi olamazdı. Bu yıl karambole çıktıkları grup sonrası, Schalke 04'ü elemeleri de beklenmiyordu. Bu turda da daha fazla ezilecekleri düşünülüyordu ama öyle olmadı.
Jose Mourinho takımını fazla sıkmazken maç sonunda bir ara endişelendiğini söyledi. Mourinho bu sözleri büyük oranda iyi arkadaşlığı olan Fatih Terim,Sneijder,Drogba gibi isimleri onore etmek için söylediyse de, Galatasaraylılar için keyif vericidir, gayet anlaşılabilir birşey.
Bu sezon yapabileceklerinin en iyisini yaptılar. Seneye yine bu turnuvada oynama şansı bulurlarsa, defanslarını evlere şenlik olmaktan çıkarmaları gerekiyor. Muslera olabilecek en iyi kaleci performanslarını sergiledi ama yetmedi.
Galatasaray'ın Real Madrid'i 3-2 yendiği maçın özetini altta izleyebilirsiniz
ŞAMPİYONLAR LİGİ | Özet: FC Schalke 04 2–3... ile Galatasaray
![]() |
| Resim yazısı ekle |

Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final Rövanş Maçları (Borussia Dortmund 3-2 Malaga)
0-0 biten ilk karşılaşmanın ardından, Malaga'yı sahasında ağırlayan Borussia Dortmund ölüp ölüp dirildiği maçı, uzatmalarda attığı 2 golle mucizevi şekilde kazanmayı başardı! Joaquin'in golüne , Lewandowski ile cevap veren Dortmund, ilk devre sonunda soyunma odasına 1-1 eşitlikle gitti.
82'inci dakikada Eliseu ile bir kez daha öne geçen Manuel Pellegrini'nin Malaga'sı 'Turu geçtim' derken, uzatmalarda gelen iki golle rüyadan kabusa geçiş yapıyordu. Malaga'nın 2'inci golü ve Dortmund'un son bölümde attığı gollerden biri ofsayttı. Anlayacağınız Şampiyonlar Ligi için seçilen hakemler de pek iyi gitmiyorlar.Dortmund gollerine adını yazdıranlar da Marco Reus ve Santana oldular
Malaga'nın buraya gelmesini bile kimse beklemezken, az kalsın bu turu da geçeceklerdi. Grup maçlarından beri yenilmeyen tek takım olan Borussia Dortmund, yine zor da olsa kazanmasını bildi. Gruplarda Real Madrid'e zor anlar yaşatan Dortmund büyük olasılıkla kupayı falan kazanamayacak. Ama akıllarda kalacak bir performans gösterdikleri kesin. Keza Malaga da öyle!
Borussia Dortmund - Malaga maçının golleri ve önemli dakikalarını altta izleyebilirsiniz..
![]() |
| Resim yazısı ekle |
Etiketler:
Borussia Dortmund,
Borussia Dortmund Koreografi,
Bvb,
Eliseu,
Joaquin,
Lewandowski,
Malaga,
Manuel Pellegrini,
Marco Reus,
Reus,
Şampiyonlar Ligi,
Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri
15 Mart 2013 Cuma
Fenerbahçe v Galatasaray'ın Çeyrek Finaldeki Rakipleri Belli Oldu
ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE ÇEYREK FİNAL EŞLEŞMELERİ
Galatasaray Fatih Terim'in kankası Mourinho'nun takımı Real Madrid ile eşleşirken diğer eşleşmeler de aşağıdaki gibi belirlendi.
Fenerbahçe, ilk maçı 4 Nisan'da Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynayacak. Rövanş ise 11 Nisan'da Roma Olimpiyat Stadı'nda. Lazio'nun cezası nedeniyle rövanş maçında İtalyan seyirciler tribüne alınmayacak.
UEFA AVRUPA LİGİ'NDE ÇEYREK FİNAL EŞLEŞMELERİ
CHELSEA - RUBIN KAZAN
TOTTENHAM - BASEL
FENERBAHÇE - LAZIO
BENFICA - NEWCASTLE
12 Mart 2013 Salı
Hafta İçi Futbol Ekranı(12 Mart-14 Mart 2013)
12 Mart Salı
21:45 Schalke 04 - Galatasaray (Star)
21:45 Barcelona - Milan (Smart Spor)
13 Mart Çarşamba
21:45 Barcelona - Milan (Smart Spor)
13 Mart Çarşamba
21:45 Malaga - Porto (Smart Spor)
21:45 Bayern Münih - Arsenal (Smart Spor 2 / ZDF)
14 Mart Perşembe
21:45 Bayern Münih - Arsenal (Smart Spor 2 / ZDF)
14 Mart Perşembe
19:00 Rubin Kazan - Levante (Smart Spor)
20:00 Inter - Tottenham (Smart Spor 2)
22:05 Chelsea - Steaua Bükreş (Smart Spor)
22:05 Fenerbahçe - Viktoria Plzen (Star)
20:00 Inter - Tottenham (Smart Spor 2)
22:05 Chelsea - Steaua Bükreş (Smart Spor)
22:05 Fenerbahçe - Viktoria Plzen (Star)
Kaynak: Tribündergi
7 Mart 2013 Perşembe
Cristiano Ronaldo'nun Üzdüğü Çocuk
Bu çocuk pankartıyla 'Seni geri istiyoruz Ronaldo , ama bugün bize gol atma!' dediği Cristiano Ronaldo'dan istediğini alamadı ama Manchester'a gol atmak, Ronaldo'yu da pek keyiflendirmedi.
Ronaldo da gol sevinci yaşayamadı. Maçın sonunda da ''Ben normalde stat ambiyanslarından etkilenmem, bugün benim için çok çok zordu!'' diye konuşan Ronaldo, pek hüzünlü duruyordu.
Westfallen
Borussia Dortmund'un Shakhtar' devirerek Şampiyonlar Ligi'nde tur atladığı maçın öncesinden tribün görüntüleri. Bu güzelliği görenlerin pek çoğu, Fenerbahçe'nin cezalı olduğu maçta havaya atılan paraşütlü işaret fişeklerinden dem vurdular. Bir kere daha söyleyeyim fikrimi 'Orada o işi kim yapmışsa yapsın, bu maddeler sahaya girsin, kulüp ceza yapsın.' diye yaptığına inanmıyorum..
Bu görüntüler üzerine denecek bir şey yok zaten. Harikulade!
21 Şubat 2013 Perşembe
İtalyan Gazeteleri'nin Milan İçin Başlıkları
Uzay takımı denen Barcelona'yı, San Siro'da 2-0 yenerken, goller Ganalı futbolcuları Kevin Prince Boateng ve Muntari'nin golleriyle yenen Milan için, Corriero Dello Sport 'Mars Takımı olan Milan' başlığını kullanmış
Bir diğer İtalyan gazetesi Tuttosport da, maçı 'Mükemmel' başlığıyla okuyucularına sunarken, İtalyanlar'ın turdan ümitli oldukları görünüyor
Barcelona sürekli Şampiyonlar Ligi'ni kazanması garanti görülen takım olsa da, bu yıl da elenecek gibi görünüyor, hem de geçen yıla göre daha erken bir şekilde!
19 Şubat 2013 Salı
Hafta İçi Futbol Ekranı (19 Şubat-21 Şubat 2013)
,
19 Şubat Salı
21:45 Porto - Malaga / Smart Spor
21:45 Arsenal - Bayern Münih / Ntv
20 Şubat Çarşamba
19:15 TÜRKİYE U20 - Özbekistan U20 / TRT Spor
21:45 Galatasaray - Schalke 04 / Smart Spor
21:45 Milan - Barcelona / Smart Spor 2
21 Şubat Perşembe
19:00 Rubin Kazan - Atletico Madrid / Smart Spor 2
20:00 Lazio - B.Mönchengladbach / Smart Spor
22:05 FENERBAHÇE - BATE Borisov / Star Tv
22:05 Liverpool - Zenit St.Petersburg / Smart Spor 2
22:05 V. Plzen - Napoli / Smart Spor
19 Şubat Salı
21:45 Porto - Malaga / Smart Spor
21:45 Arsenal - Bayern Münih / Ntv
20 Şubat Çarşamba
19:15 TÜRKİYE U20 - Özbekistan U20 / TRT Spor
21:45 Galatasaray - Schalke 04 / Smart Spor
21:45 Milan - Barcelona / Smart Spor 2
21 Şubat Perşembe
19:00 Rubin Kazan - Atletico Madrid / Smart Spor 2
20:00 Lazio - B.Mönchengladbach / Smart Spor
22:05 FENERBAHÇE - BATE Borisov / Star Tv
22:05 Liverpool - Zenit St.Petersburg / Smart Spor 2
22:05 V. Plzen - Napoli / Smart Spor
14 Şubat 2013 Perşembe
De Gea Real Madrid'in Kabusu Oldu!
Ligde lider Barcelona'nın çok gerisine düşen Real Madrid ve Mourinho için, bu sezon en ciddi hedef Şampiyonlar Ligi
Manchester ise ligde lider ve şu anda liderliğini tehdit eden bir rakip yok, dolayısıyla maç öncesi bu onlara ciddi bir rahatlık katıyordu Bunu Sir Alex Ferguson'ın açıklamalarından da biliyoruz!
Bu durum gereği sahasında oynayan Madrid mutlak kazanmayı, Fergie'nin Manchester'ı da bekleyerek vurmayı düşündü Topun arkasına geçip hızlı bir şekilde arkaya sarkarak goller bulmayı hedeflediler Ani ataklarda gol bulmak için de 2 forvet Rooney ve Welbeck'i kenarlara, Van Persie'yi en uca, arkasına da , sezon başında Dortmund'tan gelen Shinji Kagawa'yı yerleştirdi!
Mourinho solda Coentrao ile Ronaldo'yu, sağda savunma yönü gelişmiş olan Arbeloa ile savunma yapmayan ters ayaklı Di Maria'yı tercih etti! Tek forvet Benzema olurken, hemen arkasında pas organizasyonunu sağlamak için Mesut Özil vardı
Ferguson'ın kontratak oynayacağını tahmin eden Mourinho , elbette önlemini almıştı! Orta alandaki Khedira ve Xabi Alonso rakibe hemen hemen hiç boş alan bırakmazken, hızlı Welbeck'i karşılamak için genç Varane, Pepe'nin yerine sahadaydı
Mourinho'nun takımı rakibe ön alanda basarken, buna Ferguson'ın orta sahayı hızlı geçmeye çalışıp, uzun oynadığı için, dönen topları rahat alan rakibi, baskıya davet eden oyun anlayışı da yardımcı oluyordu.
Real Madrid maça kısa paslarla rakip kaleye gitmeye çalışarak başlarken, aralarında hep uyumlu bir pas trafiği olan Mesut-Cristiano ikilisine güveniyordu. Ronaldo'nun kulvarını kapatmak için, defansif sağ iç gibi görevlendirilen Phil Jones, rakibini adım adım takip ediyordu. Phil Jones Tottenham maçında da, Gareth Bale karşısında aynı görevle sahadaydı. Ferguson Bale karşısındaki performansından memnun kalmış demek ki!
Real ilk 20 dakikada pozisyonlar bulsa da, golü kontratağa yeteri kadar etkili çıkamadığı için, gol şansı duran toplara kalan Manchester buldu! 20'inci dakikada atılan kornerde iyi sıçrayan Danny Welbeck , kafayla topu Real Madrid ağlarına yolladı. (0-1)
Yediği golden sonra Mesut Özil ve Ronaldo ile tehlikeli ataklar gerçekleştiren ev sahibi, golü de 30'uncu dakikada, Di Maria'nın ortasına inanılmaz sıçrayan, Ronaldo'nun kafasıyla buldu. (1-1) Adeta havada duran Ronaldo, akıllara elbette Hakan Şükür'ü getiriyordu.
Golden sonra da gölgesi Phil Jones'tan sık sık kurtulan, Cristiano Ronaldo pozisyonlara girmeye devam etti. Sağda da Di Maria etkili çalımları ve seri oyunuyla Patrice Evra'yı bir hayli yıpratıyordu. Hatta bir pozisyonda slalom çalımlarla girdiği ceza alanında itilerek düşürüldü, ancak hakem nedense penaltıyı çalmadı..
Rooney sağ açıkta oynamayı net bir şekilde yadırgarken, pozisyonlarda etkin olamadığı gibi, sol bek Coentrao'nun da Ronaldo'ya olan desteğine cevap vermeyerek, defansif sorunlara da neden oldu.
Diğer kanatta Welbeck süratiyle Arbeloa'yı oldukça zorluyor, ancak Varane kulvarı kapatmak için Arbeloa'ya çok ciddi destek sağlıyordu.
İlk yarı bu şekilde sona erdi.(1-1)
İkinci yarıya da ilk yarıya benzer şekilde başlayan Real Madrid, bir türlü De Gea engelini aşamıyordu. İnanılmaz toplar çıkaran De Gea, bir pozisyonda da ayağıyla uçarak topu çıkarınca herkesi şaşkına çevirdi.
70'lerde Van Persie ile bir şutu direkten dönen Manu'da, yine Van Persie'nin bir vuruşunu Xabi Alonso çizgiden çıkarınca onlar da golü bulamıyorlardı.
Real Madrid'de Karim Benzema performansını sergileyemezken, yerine giren Gonzalo Higuain de gol yollarında ilaç olamadı.
Ronaldo harika oynayıp, gol atmak için elinden geleni yaptı. Bugün De Gea'ya daha fazla gol atmak mümkün değildi. İngiltere'de sıkça eleştirilen De Gea, kendisini beğendiği bilinen Mourinho'yu yine etkiledi. Hazır Casillas'ı kafaya takmışken onu alabilseydi kesinlikle alırdı.
Unutmadan son bölümde maça dahil olan Ryan Giggs; Raul , Paolo Maldini, Seedorf ve Cristiano Ronaldo'dan sonra, Şampiyonlar Ligi'nde 150. maça çıkan beşinci oyuncu olma onurunu yaşadı.
Maç sonunda Mourinho ''Rakip her zamanki oyununun dışında bir anlayışla sahadaydı. Oyunu yavaşlattılar, gol için tek planları duran toplar ve kontrataklardı. Ama savunmayı iyi yaptılar!'' dedi.
Ferguson ise ''İlk yarı performansımız korkunçtu. Soyunma odasından döndükten sonra biraz toparlandıksa da, ceza alanımızda çok fazla topla oynadılar. Bu hiç sağlıklı değil, pek izlenesi de değil'' diye konuştu.
Şimdi Real Madrid karşısında Manu daha şanslı görünüyorsa da, ben Mourinho'lu Real Madrid'in turu Old Traford'da da geçebileceğini düşünüyorum. Günün yıldızı De Gea, her zaman bu kadar iyi oynayacak değil ya?
https://twitter.com/Oguzarpsatknsn
13 Şubat 2013 Çarşamba
Cristiano'nun Gecesi
As Gazetesi bu akşamki Real Madrid-Manchester United maçı için görevi, Portekizli süperstar Cristiano Ronaldo'ya vermiş!
''Cristiano'nun Gecesi'' başlığını kullanan As gibi herkes, eski Manchester'lı oyuncunun neler yapacağını merakla bekliyor..
İlk Raund PSG'nin Oldu
Şampiyonlar Ligi son 16 turunun açılış gününde Paris Saint-Germain, Mestella'da Valencia’ya konuk oldu. Yeni transfer Beckham'ın da tribünde olduğu maçta, Paris temsilcisi son dakikada gol yiyip, yediği kırmızı kartla rövanşta oynayamayacak olan İbrahimovic'i kaybetse de avantajla dönmüş oldu.
İlk dakikalarda, devre arasında 40 milyon euro karşılığında alınan Lucas Moura'nın şutu direkten dönse de, ön alanda oynamaya çalışan Valencia, bekleyip kontra kovalayan da Psg idi İbra'nın alıp kanatlara yaydığı toplar Valencia'yı zorluyordu.
10. dakikada konuk ekip aradığı golü buldu. Bir diğer Arjantinli Pastore'yle yaptığı ver-kaç sonrasında Lavezzi, Guaita'yı mağlup etti. Valencia Banega ve Guardado ileetkili olmaya çalışsa da ataklar cılızdı.
Gol sonrası PSG’de, özellikle Lucas Moura devşirme sol bek Andres Guardado'yu haşat etti. Guardado'nun sol bek performansı Caner Erkin'e benziyor, benim burada ne işim var der gibi sürekli.
Yine de Valencia iki net pozisyonu değerlendiremedi Soldado çok uzaklardan, önde gördüğü Sirigu'yu avlamayı denedi, ama topa felaket vurdu.
Lucas’ın 43. dakikada sağdan taşıdığı topu penaltı noktasına çevirmesiyle topla buluşan Pastore, vuruşla farkı ikiye çıkarttı. Lucas ilk şampiyonlar ligi maçında 52 dk sahada kaldı ve şimdiden büyük işler yapacağını gösterdi.
İlk yarı 2-0 Paris ekibininüstünlüğü ile geçilirken, Valencia teknik direktörü Ernesto Valverde 2 . yarıya iki oyuncu değişikliği ile başladı. Jonas’ın yerine Valdez’i, Banega yerine Sergio Canales’i sokan Valencia, büyük gol umudu Soldado ile pozisyonlar yakalasa da değerlendiremedi. Valencia'da benim dikkatimi çeken ise, yaz transfer döneminde Fenerbahçe'nin isteyip alamadığı Tino Costa'nın duran top becerisi ve pas kalitesi oldu. Alınsa büyük iş olacaktı.
Psg etkili kontrataklarla ikinci yarıda da ciddi pozisyonlar yakaladı Özellikle Lavezzi ile iki, İbrahimovic'le bir tane çok ciddi gol pozisyonu yakaladılarsa da, ilk yarıda yediği gollerin etkisinde kalmayan Guaita gollere engel oldu!
Karşılaşmanın son dakikasında Valencia tur umudunu getirecek golü buldu. Tino Costa'nın serbest vuruşunda Adil Rami, arka direkte dokundu ve fileleri havalandırdı.
Golden sonra bir pozisyonda topu kaptıran Zlatan Ibrahimovic, rakibin ayağına anlamsız bir şekilde müdahale ederek, gördüğü kırmızı kartlaoyun dışında kaldı. İsveçli golcü 6 Mart’taki rövanş maçında takımını yanlız bırakacak. Böyle muazzam bir futbolcu dakika 90+2 iken kendini neden attırır anlamak mümkün değil!
Maç 2-1 PSG üstünlüğü ile sonuçlanırken, Valencia son dakikada bulduğu golle ve rakibin İbrahimovic'i yitirmesiyle tur umudunu korumuş oldu.
İlk dakikalarda, devre arasında 40 milyon euro karşılığında alınan Lucas Moura'nın şutu direkten dönse de, ön alanda oynamaya çalışan Valencia, bekleyip kontra kovalayan da Psg idi İbra'nın alıp kanatlara yaydığı toplar Valencia'yı zorluyordu.
![]() |
| Lucas Moura |
10. dakikada konuk ekip aradığı golü buldu. Bir diğer Arjantinli Pastore'yle yaptığı ver-kaç sonrasında Lavezzi, Guaita'yı mağlup etti. Valencia Banega ve Guardado ile
![]() |
| Lavezzi |
Yine de Valencia iki net pozisyonu değerlendiremedi Soldado çok uzaklardan, önde gördüğü Sirigu'yu avlamayı denedi, ama topa felaket vurdu.
İlk yarı 2-0 Paris ekibinin
Psg etkili kontrataklarla ikinci yarıda da ciddi pozisyonlar yakaladı Özellikle Lavezzi ile iki, İbrahimovic'le bir tane çok ciddi gol pozisyonu yakaladılarsa da, ilk yarıda yediği gollerin etkisinde kalmayan Guaita gollere engel oldu!Golden sonra bir pozisyonda topu kaptıran Zlatan Ibrahimovic, rakibin ayağına anlamsız bir şekilde müdahale ederek, gördüğü kırmızı kartla
Maç 2-1 PSG üstünlüğü ile sonuçlanırken, Valencia son dakikada bulduğu golle ve rakibin İbrahimovic'i yitirmesiyle tur umudunu korumuş oldu.
28 Ocak 2013 Pazartesi
Didier Drogba Transferi Üzerine!
Galatasaray Kulübü'nden Drogba Transferine Dair Kap'a Yapılan Açıklama
''Shanghai Shenhua F.C. oyuncularından Didier Yves Drogba ile 2012-2013 2. yarı sezonundan itibaren 1.5 futbol sezonu için anlaşmaya varılmıştır. Buna göre, oyuncuya 2012-2013 2.yarı sezonu için 2.000.000 EUR ve 2013-2014 sezonu için 4.000.000 EUR sabit transfer ücreti ve 15.000 EUR maç başı ücreti ödenecektir. Ayrıca oyuncuya imza ücreti olarak 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarında toplam 4.000.000 EUR ödenecektir.Oyuncunun Uluslararası Transfer Sertifikası, Türkiye Futbol Federasyonu aracılığıyla Çin Futbol Federasyonu'ndan talep edilmiştir."
Çilek milek diye bizi aylarca oyalayan, Ünal Aysal'la yaptığımız onca makaradan sonra, Didier Drogba da Galatasaray ile anlaşmış. Galatasaray Drogba'yı almış dedikodusu bile, benim için ciddiye alacak birşey değildi. Wesley Sneijder transferinin ardından, Drogba dediklerinde ''Ac Milan istiyormuş, ne diye Galatasaray'a Gelsin' diye düşünmek bana daha makul, daha keyifli bir düşünce gibi geldi. Yine de Sneijder transferi olunca kıllandım biraz..
Didier Drogba transferi de maliyeti de müthiş. Toplamda 1,5 senelik sözleşme yapıldı. imza parası olarak 4 milyon Euro. Bu sezonun sonuna kadar 2 milyon Euro, önümüzdeki sezon için 4 milyon Euro ve maç başı 15 bin Euro ödeyecek Galatasaray. Drogba'nın yaşı da 35 oldu... Bu paraları Fenerbahçe harcasaydı, bu yaştaki oyunculara medya ortalığı yıkardı yine de.
Ben kendi adıma mutsuzum arkadaş! Takıma takviye yapması şart olan Fenerbahçe iken sürekli Galatasaray'dan transfer haberleri geliyor.Gelenler de hayranlık duyduğum adamlar.. 35 yaşında Drogba evet, ama boğa gibi güçlü olduğunu daha yeni gördük. Geçen sezon Barcelona karşısında performansı inanılmazdı. Şampiyonlar Ligi için ciddi fark yaratır.
Drogba Galatasaray'da da herhangi bir futbol takımında da, Burak Yılmaz'ın yapamayacağı her şeyi yapabilir! Top indirir, şut atar, pas atar, duvar olur, koşar, top çıkarır, adam geçer, kafa vurur, defanstan top çıkarır yerine göre!
Takımlarda tecrübesiyle fark yaratacak isimler de gereklidir.. Daha az maça çıkma fikriyle baş edebilse idi Alex de Souza da gerekliydi..
Drogba'nın Schalke 04 ile olan Şampiyonlar Ligi eşleşmesinde tek başına turu kazandırma potansiyeli var mı yok mu? Sneijder'in de büyük katkı sağlamayacağını kim iddia edebilir?
Tur geçilirse bu oyuncuların maliyetleri çok rahat karşılanabilir. Ben Galatasaray'da birinin vizyon koyduğunu düşünüyorum. Bence harika transferler.. Bu tip klas oyuncuların kazandırdığı yeni çocuk taraftarlar da azımsanacak bir şey değildir hiç bir türlü.
Burak Yılmaz & Umut Bulut & Elmander Ne Olacak?
Bu transferden sonra; zaten Sneijder için forvetlerin birini kenara almak zorundayken, şimdi de Drogba için birini daha kenara almak zorundalar!
Ben Burak Yılmaz'ı satacaklarını, hatta belki de şuanda satmış olabileceklerini düşünüyorum.. Umut & Elmander kulübede oturabilecek daha sorunsuz isimler, Burak öyle değil! Bunu yapmamışlarsa kenarda oturan Burak'ın bonservisine de 5 milyon Euro verildiğini, maaşı falan derken ucuz bir oyuncu olmadığını da hatırlamak gerek..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















































