UA-36062800-1

19 Eylül 2012 Çarşamba

Tekrar Deneyecek

       
         Kariyeri boyuncu Arjantin'de Estudiantes de La Plata, İtalya'da Parma ve Napoli, İspanya'da Real Zaragoza ve Atlético Madrid takımlarında oynayan Galletti, son olarak 2007-2010 yılları arasında Yunanistan'ın Olympiakos takımında oynamış ve 2010 yılında geçirdiği böbrek rahatsızlığı sonrası futbolu bırakmıştı.

        13 kez de Arjantin Milli Takımında forma giyen Luciano Galletti, 1 de gol kaydetmişti. Babası kendisine böbreğini vermeye karar vermiş ve tetkiklerde hiç bir sorun görünmüyormuş.

         Ameliyat sonrası 1.5 ay sonra takımla çalışmalara başlayabilebileceğini düşündüğünü söyleyen Galletti, doktorların da izin vermesi halinde , 2013'e kadar sözleşmesinin sürdüğü Olympiakos takıma geri dönecekmiş.Her Türk gibi mutlu sonlara bayılan ben de, sabırsızlıkla sahalara dönmesini bekleyeceğim.

Sneijder Brothers: Jeffrey,Rodney & Wesley


Pato & Barbara Berlusconi



         Alexander Pato , Silvio Berlusconi'nin kızı olan ve aynı zamandan A.C Milan Yönetim Kurulu'nda olan sevgilisi Barbara Berlusconi'yi elleriyle beslerken..

Real'den Süper Geri Dönüş

    
    İspanya Şampiyonu Real Madrid ile İngiltere Şampiyonu Manchester City'nin karşı karşıya geldiği maç, sıkıcı başladı enfes tamamlandı.  La Liga'ya son yılların en kötü başlangıcını yapan ve daha şimdiden Barcelona'nın 8 puan gerisine düşen son şampiyon Real Madrid, İngiltere şampiyonu Manchester City karşısına sürpriz bir kadro ile çıktı. Mourinho Sevilla maçından sonra ruhsuzlukla suçladığı takımında, orta sahasını Essien, Sami Khedira, Xabi Alonso gibi 3 adet dayanıklı-savaşçı oyunculardan oluşturmuştu.. 

Orta sahada dirençli adamları tercih etmesine pek şaşırmadım da, savunmada pek şans vermediği
Varane'ı Sergio Ramos'un yerine sahaya sürmesi oldukça şaşırtıcıydı. Bu sırada Real Madrid'in yedek kulübesine baktım da ( Kaka, Mesut Özil, Modric,Karim Benzema,Sergio Ramos,Coentrao) bu isimleri sıradan iddiasız bir takıma yerleştirsen, kesinlikle kupanın favorilerinden biri haline gelir.




     Bu oyuncu tercihleri Real Madrid'in orta sahadaki yüksek pres gücünün de etkisiyle City'ye ilk yarıda hemen hemen hiç hücum etme şansı tanımadı. Fakat yaratıcılıkları pres özelliklerinin yanında oldukça sönük olan bu orta saha 3'lüsü, hücumda Ronaldo, Di Maria ve Higuain 3 lüsüne hemen hemen hiç destek olamadı.Zaman zaman Marcelo ,ileri çıkışlarıyla rakip kaleyi zorlasa da ilk yarıda Joe Hart'ı geçmeyi başaramadılar. Bunda Manchester City'nin 8-10 kişiyle kapanmasının da etkisi büyüktü. Kapanacak rakip karşısında Mourinho , futbolcularına bol bol şut atmalarını söylemiş,onlar da bunu yaptılar.Joe Hart'ın çoğu zaman olduğu gibi yine gününde olması, Real'in ilk yarıda gol bulamamasının bir diğer önemli secebiydi. Özellikle Higuain'in yakın mesafeden vuruşunu muhteşem kurtardı. City'de Nasri 36. dakikada sakatlanırken yerini Kolarov'a bıraktı.

      İkinci yarıda iki takım da daha fazla hücum düşünmeye başladılar. Hücuma çıkmakta zorlanan City'de Mancini, David Silva'yı çıkarıp Dzeko'yu, ilk yarıda Cristiano Ronaldo karşısında nakavt olan Maicon'un yerine de Zabaleta'yı oyuna alırken, Mourinho da Khedira, Essien & Higuain'in yerlerine, Modric, Mesut ve Benzema'yı oyuna aldı.Bu değişiklikler Madrid hücumlarına da zenginlik kazandırdı.
     Real Madrid saldırırken ilk ciddi kontatağında,dakika 68'i gösterirken, Yaya Toure'nin ara pasıyla Casillas'la karşı karşıya kalan Edin Dzeko, düzgün bir vuruşla takımını öne geçirdi.(0-1)

      



  Bu golden sonra iyice rakibinin üzerine gitmeye başlayan Real Madrid, maçın başından beri kaleyi yoklayanlardan biri olan Brezilya'lı Marcelo'nun vuruşu 76. dakikada Javi Garcia'ya da çarparak filelere gitti.(1-1)


       
     
         

   Real Madrid hız kesmeden galibiyet golünü ararken, Manchester City de Yaya Toure'nin dribling sonrası paslarıyla kontratak yakalayıp sonuca gitmeyi deniyordu fakat son paslar bir türlü yerini bulmuyordu. Sonrasında kazanılan serbest vuruşta Kolarov'un vuruşunda topa kimse dokunamadı ve top Casillas'ın çabasına rağmen ağlara gitti. (1-2) Dakikalar 85'i gösterirken Real Madrid bir kez daha geri düşmüş oldu.

   

    Kolarov'un golünden sonra santrayla birlikte ataklarını sürdüren Real Madrid,sezon başından beri sergilediği görüntünün aksine, istekli halinden hiç birşey kaybetmemişti.87. dakikada Benzema kendisine gelen topta müthiş bir kontrol,dönüş ve vuruş üçlemesi ile Hart'ı avladı ve maça tekrar dengeyi getirdi.




    Kalan bölümde Real Madrid saldırmayı sürdürerek, City kalesini ablukaya aldı. Günün başarılı oyuncularından Ronaldo, Joe Hart'ın maçtaki tek hatasını affetmedi ve takımına galibiyeti getiren golü City ağlarına yolladı.    (3-2)

   Mourinho'nun ve Ronaldo'nun sevinçleri görülmeye değerdi.


Maçtan sonra mikrofonlara konuşan Mourinho ''İyi bir takıma karşı çok güzel bir galibiyet aldık. Maçı son ana kadar bırakmadık ve takımım onur mücadelesi verdi,mutluyum.'' diye konuştu.

18 Eylül 2012 Salı

Hafta İçi Futbol Ekranı


                                                                  Roberto BAGGIO
                                    18 Eylül Salı                         21:45 Real Madrid - Manchester City Ntv
                         21:45 Psg - Dinamo Kiev Smartspor
                         21:45 Milan - Anderlecht Smartspor 2



                                  19 Eylül Çarşamba

                        21:45 Manchester United - Galatasaray Smartspor
                        21:45 Chelsea - Juventus Smartspor 2


                                  20 Eylül Perşembe

                        20:00 Fenerbahçe - Marsilya Star
                        20:00 AEL Limasol - M'Gladbach Smartspor
                        20:00 Hapoel Tel Aviv - Atletico Madrid Smartspor 2
                        22.05 Tottenham - Lazio Smartspor
                        22.05 Inter - Rubin Kazan Smartspor 2

KAYNAK: Tribün Dergi

Haftanın Golleri/Eylül/#3

      Haftanın Golleri arasında yapılan oylamada Gürcü Okriashvili'nin attığı mükemmel gol açık ara önde giderken, 2. sırada Jakob Kohler bulunuyor.

Alex Efsanedir



              Geçtiğimiz günlerde Aziz Yıldırım , NtvSpor'da katıldığı programda ''Alex efsane midir?'' sorusuna cevaben ''Alex efsane değil''dedi ve ''Efsane ,Bomba Transfer'' vb ifadelerin çok yaygın kullanılmasını doğru bulmadığını, bu sözlerin ucuzlatıldığını'' da ekledi. Ve bu cevabı da Fenerbahçe ile ilgili her konu gibi fazlaca speküle edildi.

             Alex basbayağı efsanedir.Sayın Başkan'ın da son olaylardan sonra , Alex'e olan kırgınlığının ve ''Alex Efsanedir'' gibi bir açıklama yaparak, Aykut Kocaman'a bir mesaj veriyormuş gibi görünmemek adına bu şekilde konuştuğunu düşünüyorum.

             Son şampiyonluktaki büyük katkısından da sonra , taraftarlarca bir Alex Heykeli yapılması kararlaştırılmış , sonrasında da heykel; taraftarların kendi aralarında topladıkları 32.000 TL ile yaptırılmıştı. Ne yazık ki 3 Temmuz sonrası , bir nevi kutlama olarak görünecek bu heykel açılışı belirsiz bir zamana ertelenmişti.

             Nihayet geçtiğimiz Pazar Günü; heykelin Yoğurtçu Parkı'nda bulunan Lefter heykel alanındaki yerine yerleştirilmesi kararlaştırıldı.Bu karar alınırken, Aykut Hoca-Alex spekülasyonlarının önüne geçmek, başkanın  bu heykelin açılmasını istemediği dedikodularını susturmak ve olası sıcak ortamı tekrar yakalamak gibi şeyler amaçlanıyordu. Ben de doğal olarak kalktım, Alex'in bu mutlu gününde yanında olmak için Yoğurtçu Parkı'na gittim.


    Törene Fenerbahçe Futbol Takımı Teknik Direktörü Aykut Kocaman, bazı yöneticiler ve Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay da katıldı.



   Açılış öncesi bir konuşma yapan Alex de Souza
konuşma sırasında gözyaşlarını tutamadı.Kim olsa tutamazdı.Yaşarken heykeli dikilmiş kaç tane insan vardır ki?Hele hele de yabancı bir ülkede ve Fenerbahçe gibi büyük bir camiada?

   Alex konuşmasında "Her şeyden önce burada benim bu ülkeye gelmemde, burada olmamda pay sahibi olanlara teşekkür ediyorum. Hayat arkadaşım, eşime teşekkür ediyorum. O olmasaydı kendi ülkemizin dışında bu kadar baskı altındayken dayanamazdım. Şuanda Yönetim Kurulu'nda olmayan ama benim buraya gelmemde büyük pay sahibi olan, beni buraya gelmemde yardımcı olan Hakan Bilal Kutlualp'e de teşekkür ediyorum. Ayrı bir şekilde de Başkanımız Aziz Yıldırım’a çok teşekkür ediyorum. İnsanlığıyla, kişiliğiyle bana göre çok doğru bir kişidir. Sıkıntımız olduğunda odasına çağırıp her zaman yardımcı olmuştur. Tüm takım arkadaşlarıma teşekkürler. Aynı zamanda beraber çalıştığımız hocalarımıza da teşekkürler. Daum’a ayrı bir parantez açıyorum. Bana yol gösteren bir kişi oldu. Her zaman Zico gibi olmak istedim Aragones de saygı duyduğum kişilerden biri. Aykut Kocaman’a da ayrıca teşekkürler. Bu zor dönemde Aykut hoca olmasaydı olmazdı. Buraya gelmem için benimle konuşanlar bana hep yardımcı oldular. Taffarel ve Luciano bana hep Fenerbahçe’yi güzel anlattılar. İlk anlattıklarında inanmadım ama gelince gördüm. Bu taraftarların takımlarına böyle ölürcesine nasıl aşık olduklarını gördüm. Oynadığım sürece bu forma için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Burada aynı yine aynı yerde Lefter’in de heykeli var. Onunla tanıştığım gün hayatımın en önemli ve en güzel günlerinden biriydi. En büyük minneti de siz taraftarlara borçluyum. Fenerbahçe’ye bana sizlerinden önünde oynama fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum. Hala ‘bu heykel için ne yaptım’ diye soruyorum kendime. Ben bu büyük kulübün küçük bir parçasıyım. Kendimi kimseden büyük görmüyorum. Bütün emeği geçen herkese, sevgiden saygıdan dolayı kalbimin en uç köşesinden teşekkür ediyorum." dedi.


   Açılışı Divan Başkanı Yüksel Günay ile beraber gerçekleştiren Alex de Souza; yaptığı konuşmayla neden heykeli yapıldığını anlamadığını söyleyen kendisine cevap verir gibiydi adeta.

   Her ne kadar geçtiğimiz günlerde birçok yanlış harekete imza atmışsa da , bu olay öncesi gerek sahada, gerekse saha dışında her şekilde, herkese örnek tavırlar sergilemişti.




   Aykut Hoca  ve İsmail Kartal da kendisini kutlamaya gelmişlerdi. Yandaki özlenen tablo hepimizin beklediği andı.Keşke tüm bunlar yaşanmamış olsaydı.Umarım Alex de bazı şeylerin farkına varmıştır. Ve ilerleyen dönemde Fenerbahçe'nin Kaptan'ına ve bugüne kadar gösterdiği üstün kişilik özelliklerine uygun tavırlar sergilemeye başlar yeniden. Biz Aykut Hoca'yı da Alex de Souza'yı da seviyoruz. Olası bir krizde taraf olmaya kalkanlar olduysa da Hoca haklıydı. Alex'i herhangi bir şekilde dolduruşa falan getiren olmuşsa ki öyle görünüyor; ''Lanet Olsun'' o kişi ya da kişilere!





    Gelelim heykele.. Heykel umduğumdan çok daha iyi olmuş. Emeği geçen ve maddi destekte bulunan tüm taraftarlarımıza teşekkürler.
 
     Bir süre sonra heykelin arkasında taşın üzerine heykel yapımında maddi katkıda bulunan taraftarların isimleri yazılacak.

Alex Efsanedir derken bazı rakamlara da göz atmadan olmaz diyerek aşağıda bazı detayları da vermeden edemeyeceğim.




şu anda 242 maçla Fenerbahçe formasıyla ligde en çok maça çıkan yabancı futbolcu durumunda.

Brezilyalı, geçen sezon ligin 13. haftasında Fenerbahçe'nin Bucaspor'u 5-2 yendiği maçta 1. dakikada attığı golle, sarı-lacivertli ekibin lig tarihindeki 3000. golüne imzasını koydu.

Alex, Spor Toto Süper Lig'in 2010-2011 sezonunun 12. haftasında Gaziantepspor deplasmanında kaydettiği golle ligde 100. golünü atarak “100'ler Kulübü”nün üyesi oldu.

2006-2007 sezonunda attığı 19 golle “Gol Kralı” olan Alex, Fenerbahçe'nin lig tarihinde ilk yabancı kralı olma unvanını elde etti. Alex2010-2011 sezonunda 28 golle Türkiye'de ikinci kez krallık tacını taktı.

Brezilyalı futbolcu Fenerbahçe'nin Avrupa kupaları mücadelesinde en golcü futbolcusu olma unvanını da elinde bulunduruyor. Sarı-lacivertli formayla Avrupa kupalarında 60 maça çıkan Alex'in toplam 14 golü var. Alex aynı zamanda Türk takımlarının Avrupa kupalarında en çok gol atan ve en çok oynayan yabancı futbolcusu durumunda.

Fenerbahçe formasıyla Türkiye Kupası'nda 35 maçta 18 gol atan Alex, takımının bu kupada en çok oynayan ve en çok golü bulunan yabancı futbolcusu unvanına da sahip.

Fenerbahçe'nin lig tarihinde en çok gol atan yabancı futbolcusu olan Alex, şu an teknik direktörü olan Aykut Kocaman'dan sonra (140) bu kulvarda en çok gol atan futbolcu durumunda.

Brezilyalı oyuncu aynı zamanda, Fenerbahçe'de 1993-1994 ile 2001-2002 sezonları arasında 9 sezon forma giyen Uche'den sonra sarı-lacivertli formayı sezon olarak en uzun süre giyen yabancı futbolcu.


*Fenerbahçe İstatistikleri [değiştir]

KulüpSezonSüper LigKupa[13]Avrupa[14]Toplam
MacGolAsistMacGolAsistMacGolAsistMacGolAsist
Fenerbahçe SK2004-051312416542812442920
2005-061311524821432432027
2006-0723219123021217472021
2007-0812814123011246431819
2008-09261112540920401712
2009-10261111971832432114
2010-111,2332813100400382813
2011-1233147334000361711
2012-13300110302712
Toplam243136107382111601421341171139
Türkiye Toplam243136107382111601421341171139
1 Asist Kralı, 2 Gol Kralı

Üst kısımdaki rakamsal detaylar Hürriyet'ten, istatistik tablo da http://tr.wikipedia.org/wiki/Alex_De_Souza adresinden alınmıştır.