UA-36062800-1

22 Haziran 2012 Cuma

Ronaldo Portekizi Taşıyor

     Çeyrek final ilk maçında; grup maçlarında pek de parlak futbol oynamadan kalifiye olan Portekiz-Çek Cumhuriyeti ikilisi karşılaştı.

     Koller'li, Poborsky'li,Nedved'li genç Rosicky ve Baros'lu Çek takımının bugün o kalitenin çok uzağında olduğunu söylemeliyim. Bütün sezon, hatta geçen sezon da dökülen Galatasaray'lı Baros'a bel bağlayan Çek Cumhuriyeti'nin gruptan çıkması zaten büyük süprizdi. Üstelik ayakta duramayan, her fırsatta kendini atmayı sürdüren Baros'un pozisyonlarına penaltı çalacak Türk hakemleri de yok turnuvada.
    
     Turnuvada dikkat çeken oyuncuları savunmada; sağ bek Theodor Selassie ve Beşiktaş'lı Sivok, orta sahada Pilar ve Jirasek olan Çek Cumhuriyeti'nde, sakat olan Rosicky de olmayınca büyük bir yaratıcılık eksikliği olduğu aşikar.Bu arada turnuvada gayet iyi performans sergileyen Tomas Sivok'un sözleşmesini hala uzatmayan Beşiktaş'ı da anlayamadığımı belirtmek isterim.

    Portekiz de aynı tip,yaratıcı olmayan 3 orta saha oyuncusuyla oynuyor.Forvetteki alternatifleri de Helder Postiga olunca takımda tüm umutlar haliyle Cristiano Ronaldo ve Nani'ye bağlanmış durumda.

     Maça iki takım da temkinli başladı. Çek Cumhuriyeti hücumu hemen hemen hiç düşünmezken, Portekiz de temkinli oyununda, Ronaldo ve Nani ile hızlı hücumlarla çıkmayı düşünüyordu.İlk yarı Çek savunmasının ve Petr Cech'în başarılı oyunları sayesinde 0-0 sona erdi
     
     İkinci yarıda, 40. dakikada sakatlanan Postiga'nın yerine giren Hugo Almeida iyi bir duvar görevi görürken,üst üste kazanılan frikikleri kullanan Ronaldo,direğe takıldı.

     Kötü oynadığı maçlardan sonra, taraftarların Messi lehine tezahürat yaparak protesto ettiği Ronaldo, bu olay sonrasında ciddi bir şekilde sahaya karakter koymaya başladı. Geçen maçta iki önemli gol atan Ronaldo, maçın ikinci yarısında çok etkili oynayarak,takımı pek çok pozisyona soktuysa da, Nani ve Meirelles topu filelere yollayamadılar.
 
     İş başa düşünce 80. dakikada gelen bir ortaya geriden koşup kafayı vurarak takımını öne geçiren Ronaldo, günün kahramanı oldu.Gol sonrası da pençelerini gösteren Ronaldo'nun takımı Portekiz, yarı finalde Fransa-İspanya eşleşmesinin galibi ile oynayacak. Bu kez işleri çok daha zor olacak.


 

Yine Balotelli Yine Skandal

          Antrenman yapan takıma bakın bir de Balotelli'deki cıvıklığa bakın.Adam muazzam kuvvetli, süper yetenekli eyvalllah da FM oyununda abartıldığını düşündüğüm arızalarının, hiç de abartılmadığı açık. Yazık olacak galiba.
            Artık takım arkadaşlarının da sabrını taşırmış olacak ki, De Rossi zehir zemberek açıklamalar yaparak,Balotelli'yi uyarmış.
      
            "Balotelli harika bir futbolcu ancak eğer o kendisini geliştirmek istiyorsa bazı durumlarda nasıl reaksiyon vereceğini öğrenmesi gerekiyor.Herkes bazı sorunlar yaşar ancak hepimizin sorumlulukları var. Mario teknik direktörün verdiği kararlara saygı duymak zorunda. Sürekli skandallarla gündeme geliyor. Çünkü genç ve Manchester City gibi büyük bir kulüpte oynuyor"

19 Haziran 2012 Salı

Tv'de Futbol 19-21 HAZİRAN 2012


19 HAZİRAN 2012 SALI
  • 21:45 İngiltere-Ukrayna (EURO  2012)  TRT 1
  • 21:45 İsveç-Fransa (EURO  2012)  TRT3 Spor
21 HAZİRAN 2012 PERŞEMBE
  • 21:45 Çek Cumhuriyeti-Portekiz (EURO  2012 Çeyrek Final)   TRT 1

4 Haziran 2012 Pazartesi

Kuyt Gelmiş Hoşgelmiş


  Açıkçası hepimiz için sürpriz sayılabilecek bir gelişme yaşandı.Dirk Kuyt, transferi için Liverpool'a 1 milyon euro ödenerek alındı.Bu denli kariyerli ve kişilikli bir oyuncu için oldukça düşük bir maliyeti olacak.Kendi maaşı düşük olmasa da (yıllık garanti para 2 milyon 850 bin euro, maç başı 17500 euro) vermesi muhtemel katkı için mühim bir maliyet olduğunu söyleyemem.

     Geçen yıl Galatasaray'da olan Elmander etkisinin bir benzerini izleyeceğimiz muhakkak. Elmander ileride öylesine baskı yapıyor ki bana göre birçok arızası bulunan Galatasaray savunmasını, performans olarak oldukça yukarıya taşıyor.Kuyt da inanılmaz yıpratıcı, özverili, en önemlisi de Aykut Kocaman'ın çok önem verdiği taktik dsiplin yönünden çok kuvvetli bir oyuncu.
   
     Muhtemelen yaşlı olduğu iddiasıyla sıkça eleştirilecek Kuyt'un, yılmadan savaşmasını sağlayan o yorulmaz halinden birşey kaybettiğini söylemek oldukça zor.Hollanda'da merkez forvet oynarken, Benitez'in sağ kanat oyuncusuna devşirdiği Kuyt, sağ kanatta da oldukça iyi oynadı ve hala merkez forvet için de oldukça iyi bir alternatif. Bu sezon Fenerbahçe'nin rakiplerinin, sol bek oyuncularının ileriye pek çıkamayacağını söylemek için kahin olmak gerekmiyor.Çıkarmadığı beklerin kanadından da Gökhan Gönül'ün performansı da oldukça artacaktır.Çünkü Kuyt çizgiye inmekten ziyade aldığı topla içeriye giren bir oyuncu ve bu da karşısındaki bekin kanadını bolca boşaltması anlamına gelecek.Boş kalan kulvar da geriden bindirmeye bayılan Gökhan için biçilmiş kaftan olacak.

     Benitez'in Kuyt için söylediklerine bakın. ''Kuyt hem gol atabilen, hem de asist yapabilen ama bundan önemlisi çok çalışan ve bunu sadece takım için yapan bir oyuncu. O, diğer oyuncuların daha iyi oynamasını sağlıyor. Onunla oynayan oyuncular sadece hücumu ve golü düşünebiliyor. Bir takım için bundan güzel bir fedakarlık yolu olamaz.''
     
     Şimdi biz bunları konuşurken elbette ki Aykut Hoca'nın Alex'li sistemle devam edeceğini varsayıyoruz.4-4-1-1 şeklindeki Alex'li dizilişte sağ taraftaki Topuz,daha ziyade ortadaki ikiliyi destekleyerek Alex'li sistemdeki dirençliliği arttırma rolündeydi. Kuyt önde baskı yaparak savunmayı uçtan başlamak anlamında müthiş elbette, ama elbette ki merkez orta saha oyuncusu rolü Mehmet Topuz'un daha iyi yapabileceği birşey. Yeni sezonda Topuz orta ikiliye ve sık sakatlanan Gökhan'a sağ bekte iyi bir alternatif olma rolünde olacaktır.

      Tabii bir de yıllardır süregelen Aykut Kocaman'ın Alex'siz 4-3-3 oynamak isteği var.Kuyt bu durumda da, ileri üçlünün sağ tarafında belki de bulunabilecek en iyi alternatif. Sırtı dönük top alabilmesi rakip defansı çok zorlayacak bir özellik ve bu onu merkez forvet olarak da harika bir alternatif yapıyor.Bana kalırsa 4-3-3'lü oyun denenmesi durumunda, 3'lünün solunda Stoch düşünülüyordur.Ama Stoch gerek hücum pres anlamında, gerek ise kendisinden sıkça şikayet ettiğim özelliği olan, karşısında ayak gördüğünde kaçınma halinde oluşuyla, eksik bir oyuncu.Dia'yı ise bu anlamda alternatif olarak zerre kadar ciddiye almıyorum. Her paraya satılabilir. Kazım kadar gamsız, bitiricilik anlamında da Ekigho kadar beceriksiz.