Miroslav Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Miroslav Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Aralık 2013 Pazartesi
2013 Fifa Puskas Ödülleri Adayları
Hatırlanacağı gibi geçen yıl Miroslav Stoch'un golü ,'Fifa Puskas Yılın Golü' ödülünü kendisine getirmişti. Bu ödülle dikkat çekip transfer piyasası canlaır, az zararla elden çıkarılır diye umsam da bu gerçekleşmedi.
Stoch'un geçen yıl ödülü kazanırkenki rakiplerinden biri olan Neymar; yine harika bir golüyle ödül yarışındaki yerini alıyor. Neymar Stoch'un adını bile bilmediğini söyleyerek gündem olmuştu. Diğer iki aday ise Zlatan İbrahimovic ve Nemanja Matic.
Fifa 2013 Ferenç Puşkaş Yılın Golü adayı olan golleri alt kısımda izleyebilir. Fifa'nın sitesinden en beğendiğiniz golü oylayabilirsiniz. Ben kendi adıma İbra'nın İngiltere'ye attığı golün rakipsiz olduğu düşüncesindeyim.
Zlatan Ibrahimovic (Nominé Prix Puskas 2013) ile Worldsoccerko
FIFA Puskas Award 2013: Nemanja Matić ile iiGideonzFootball
Neymar (Nominé Prix Puskas 2013) ile Worldsoccerko
16 Eylül 2013 Pazartesi
Keyfin Yerindeyse Kal Bence!
Fotoğrafta gördüğümüz Stoch, daha önce oynadığı Hollanda Ligi'nde ve süper ligde ilk oynadığı dönemlerde olduğu gibi, kiralık gittiği Paok'ta da iyi bir ilk sezon geçirecek gibi görünüyor.
Türkiye'de 10 gole imza attığı sezon sonrasında, Aykut Kocaman'ın düzenli olarak forma vermediği Stoch, maçların pek çoğunda da oyundan alınmıştı. Bu durum jeneriklik golleri hafızalara kazınan futbolcu, skoru her zaman değiştirebilir izlenimi verdiğinden, Aykut Kocaman'a yoğun eleştiri geldi. Ben ise hocaya hak verenlerdendim.
Sezona fizik olarak bitik başlayan Stoch, ilk maçlarda ısrarla oynatılmasına rağmen performans veremedi. Oyundan alındıkça da hepten liseli bir havaya büründü. Açıktan mızırdanmaya, oyundan alındığı zamanlarda da, çeşit çeşit tepkiler vermeye devam etti. Bu arada performansında herhangi bir yükselme olmadı. Yerine sıkça taraftarın bir bölümünün beğenmediği Caner oynadıkça, Stoch'un, skoru değiştirme yetisine inananlar tepki verdiler..
Ben yeterince şans bulduğunu düşünüyorum. Sahada varlığının bile bellli olmadığı maçlarda sahadan çıkarken tepki veren, muhtemelen de antrenman kalitesini de hepten düşüren bir oyuncu için fazla bile oynadı. Bir önceki sezondaki numarası sağa çekip vurmaları çözüldükçe, şut pozisyonu yakalayamaz oldu. Fizik kalitesi de o kadar düşüktü ki, bir önceki sezonda bile eksiği olan bu konuda bariz dibe vurdu. Top rakipteyken kulvar doldurmaz, ters kanat ataklarında arka direk koşusu yok, ikili mücadele kazanma oranı yerlerde sürünüyor! Daha da beteri oyun görüşü zayıf, arada kalan toplar konusunda da fazlaca kendini sakınan bir görüntüsü var.
5 milyon euro satın alma bedeliyle kiralandığı söylenen Stoch, Paok'ta gollerle başladı. İşler onun için iyi gidiyor gibi! Tüm ümidimiz çalışmayı sevmeyen, burada miadı dolan Stoch'u satın almaları ve yatırımın ölüye dönüşmemesi yönünde. Hiiiiç öyle bir elimde Paok, bir elimde Fenerbahçe pozları vermesin. Keyfi yerindeyse kalsın egenin karşı kıyısında!
22 Mart 2013 Cuma
Hiphopçı Stoch
Miroslav Stoch Fenerbahçe'de oynayamayacağı iyice görüldükçe farklı işlere de girmeye başlamış. Sezona fiziksel olarak oldukça güçsüz giren Miro, çözülen sağa çekip vurma olayından ve oynayamadığında çalışmak yerine mızmızlanmayı seçtiğinden 18'e dahi giremez oldu.
İstanbul'a klip çekmeye gelen Kajo isimli hiphopçı arkadaşı ile kamera karşına geçmiş. Klip saçma sapan, Stoch'un hareketleri saçma sapan, şarkı saçma sapan. Arada Şükrü Saracoğlu'ndan çektikleri bazı kareleri de klibe koyan ikili net bir şekilde overrated. Klipte tuhaf mimikleriyle dikkat çeken bıyıklı abi tek yıldız durumunda. Klibi izleyin de sesi pek açmanızı önermiyorum.
Bu arada hiphopçı futbolcu denince aklıma gelen ilk isim Colin Kazım oldu. Colin Kazım da Stoch gibi vurduymaz-sorumsuz oyuncu sınıfındaydı. Cristian Baroni de hiphop dinleyicisi midir acaba, bilen var mı?
6 Mart 2013 Çarşamba
Korhan Öztürk Puşkaş Ödülünü Kazanır Mı?
2.Lig Beyaz Grup'ta mücadele eden Altay'ın futbolcusu Korhan Öztürk attığı muhteşem gol ile Guardian'a haber olmuş.
Ceza sahasının dışında sağ çaprazdan vurduğu harika voleyle topu ağlara yollayan Korhan'ın golü, doğal olarak akla hemen Miroslav Stoch'a Puşkaş Ödülü'nü getiren golü getiriyor.
Korhan da ''Bence golüm Stoch'unkinden daha da güzel oldu, o ödüle ben de talibim'' diye konuşmuş. Topun soldan geldiği de düşünüldüğünde pek de haksız sayılmaz.
1981 doğumlu Korhan sırasıyla Petkimspor, Gençlerbirliği, Akçaabat Sebatspor, Karşıyaka, Sanica Boru Elazığspor, Medical Park Antalyaspor,Kasımpaşa,Göztepe ve son olarak Altay'da oynadı. 31 yaşındaki futbol emekçisinin bu ödülü kazanması, çocuklarına anlatacağı en güzel hikayelerinden olur elbette!
Korhan Öztürk'ün Anadolu Selçukspor'a attığı harika gol aşağıdan izlenebilir.
8 Şubat 2013 Cuma
Neymar Futbol İzlemiyor
![]() |
| Neymar |
Geçen gün Brezilya'nın İngiltere'ye 2-1 yenildiği maçta, Neymar'ı yakından izleyen Joey Barton twitterdan bazı değerlendirmelerde bulunmuş.
Neymar'ın 40-50 milyon euro edecek bir oyuncu olmadığını, Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi ile benzer seviyede olmadığını söylemiş.
Hatırlanacaktır 'Ferenç Puşkaş Yılın Golü Ödülü' Stoch'un olunca, '' Stoch kim , tanımadığım bir oyuncuya karşı ödülü kaybettiğim için üzgünüm.'' demişti. Miroslav Stoch'u tanımak bir miktar anlaşılabilir tamam da, futbolla belli bir ilgisi olan herkes Joey Barton'ı tanır. Bu olay bana 'Keşke Neymar Fransa Ligi'ne transfer olsa da, Barton kendini güzelce bir tanıtsa!' dedirtti.
8 Ocak 2013 Salı
Ferenç Puşkaş Yılın Golü Ödülü Miroslav Stoch'un Oldu
Slovak oyuncu, Puskas Ödülü adıyla verilen bu
onura Gençlerbirliği karşısında attığı golle diğer finalistler Radamel
Falcao ve Neymar'ı geride bıraktı.
Stoch, geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında
oynanan ve 6-1'lik galibiyetle sona eren maçın 2. dakikasında Alex'in
kornerden yolladığı topu durdurmadan ceza sahası yayı civarından nefis bir
voleyle ağlara yollamış, maç sonrasında da bu golü 'Kariyer Golü'
olarak nitelendirmişti.Açıkçası
benim düşünceme göre Stoch'un golü elbette ki harikaydı, ancak en iyisi
Falcao'nun golü idi! Miro Fenerbahçe'de oynamıyor olsaydı, ödülü
kesinlikle Falcao kazanırdı. Ben kendi adıma 100 civarında oy kullandım
Stoch için.. Çünkü yılın golü ödülünün onun olası taliplerinin dikkatini
çekmesini umuyorum! Stoch kendini geliştirmeyen bir oyuncu ve şu oyun
anlayışıyla Fenerbahçe'ye olan katkısı, oyundan çıkarken attığı tripleri
çekilecek kadar büyük değil!
Lokomotiv Moskova Kulübü'nün 8 milyon euro önerdiğini,
Fenerbahçe'nin ise Stoch için 10 milyon euro istediğini iddia ediyorlar
yine son günlerde. Ben olsam 5 milyona bile satarım da 8 gayet makul bir
rakam! Bu transfer bir an önce bitmeli, darısı Cristian Baroni'nin
başına!
14 Aralık 2012 Cuma
Fenerbahçe-Göztepe Maçına Dair
Maçtan saatler önce Kadıköy'deydim. Göztepeliler oldukça kalabalık gruplar halinde gelmişler, rıhtımda ve Barlar Sokağı civarında, marşlarını söylüyor biralarını içiyorlardı. Herhangi bir taşkınlıkları filan yok gibiydi, bir kaçıyla muhabbet ettik. Tek tük gaza gelen genç çocuklar onlara sataştılarsa da, onlar alttan alıyorlar, biz de gerginliğin büyümesine izin vermiyorduk. Nasıl olmuşsa; saatler sonra, stada gelen Fenerbahçe Otobüsü'nü taşlayanlar olmuş. Bizim genel olarak Göztepeliler ile bir husumetimiz yok, onlara ciddi bir müdahale de olmamışken böyle birşey yapmaları mantıklı değil! İster istemez Kayseri'de de Kayserisporlular'ın arasına karışıp Fenerbahçe otobüsünü taşlayan Trabzonsporlular geliyor ki , taş atanlara Göztepeliler'den tepki geldiğini de herkes görmüş.
Bu insanları aylarca doldurup, bir camianın üzerine salanların vebali boynunadır.
Maça dönersek Pendikspor ve Mönschengladbach maçlarında yaptığı gibi tüm takımı değiştirmek yerine, birkaç tecrübeli oyuncuyu oynatmayı seçen Kocaman'ın tercihleri; Hasan Ali,Kuyt,Raul Meireles oldu.
Fenerbahçe
Tribünleri'nde yer yer boşluklar da olsa Okul Açık ve Migros
Tribünleri, deplasmanda oldukça coşkulu olan Göztepeliler'in yanında
sönük kalmamak adına güzel şovlar gerçekleştirdi. Göztepeliler ise
deplasman tribünü nasıl olur herkese gösterirken, her fırsatta kontra
yaptılar.
Aziz Yıldırım'ın Mirsad'ın himayesine verdiği Milos Krasic, dün sahadaydı, oyuna sol tarafta başladı, istekliydi, zaman zaman yeteneklerinden esintiler de sundu. Ancak hala yeterince güçlü değil! Maçta bir de gol atan Krasic, Fenerbahçe formasıyla ilk golünü atmış oldu. Stoch girdikten sonra sağa geçen, Krasic'in takıma entegrasyonunun ne kadar önemli olduğunu herkes biliyor. Totem çalışmamızı da daha önce burada yayınlamıştık! tık
Pendikspor maçında bencil ve basitlikten uzak oyunuyla, eleştirdiğimiz Sezer Öztürk, basit oynayınca takıma çok katkı verdi, üzerine 2 de gol attı.
Hızı, topa olan hakimiyeti, çabukluğu ve oyun zekası daha şimdiden dikkat çeken Recep Niyaz, Fenerbahçeliler'in fiziksel eksikliklerini bir an önce giderip, takıma yerleşmesini 4 gözle bekledikleri bir oyuncu.
Bu sezon bu yaştaki bir oyuncuya verilebilecek maksimum süreyi almaya da başladı . Hiç şüphesiz ki özel güçlenme çalışmaları kadar, profesyonel oyuncularla daha fazla oynaması da , dayanıklılığını artırmasına büyük katkı sağlayacak!
Yetenekleri kadar efendiliği ile de dikkat çeken Recep Niyaz golü atar atmaz, kendisine güvenip sahaya süren Aykut Kocaman'a koşarak sarıldı! Hoca için de emek verdiği, şans verdiği oyuncunun gelişimini izlemek,eminim büyük zevk oluyordur.
Mehmet Topuz, Selçuk, Orhan Şam,Serdar Kesimal, Egemen,Salih Uçan gibi daha az oynayan oyuncuların da, maç ritmi yakalamaları açısından önemli olan maçı Fenerbahçe 4-0 kazanırken, artık gözler Arena'daki Galatasaray karşılaşmasına çevrildi.Tribünlerin de aklı büyük oranda derbideydi! Bkz aşağıda!
![]() |
| Şevket Çoruh-Göztepe Maçı-Derbi Mesajı |
Etiketler:
Aziz Yıldırım,
Fenerbahçe,
Göztepe,
Göztepe Tribünü,
Milos Krasic,
Miroslav Stoch,
Mirsad Türkcan,
Recep Niyaz,
Salih Uçan,
Şevket Çoruh,
Tribün,
Ziraat Türkiye Kupası
30 Kasım 2012 Cuma
Stoch Yılın Golünü Kazanmaya Doğru
![]() | |
| Miroslav Stoch |
Fenerbahçe’nin Slovak futbolcusu Stoch, Messi’yi geride bırakıp dünyada yılın golü yarışmasında ‘en iyi üç’ arasına girdi. Zirve için rakipler Falcao ve Neymar.
2009′dan bu yana düzenlenen Puskas Yılın Golü yarışmasında takım arkadaşı Sow ile birlikte ilk 10 arasına giren Slovak futbolcu, dün yapılan açıklamanın ardından ilk 3′e kaldı. Barcelona’nın ve dünya futbolunun yıldızı Messi’yi de geride bırakan Stoch, bundan böyle Atletico Madrid’li Falcao ve Santos’lu Neymar ile yarışacak.
Vereceğim linkte tekrar tekrar oy kullanılabiliyor, ben bir sürü oy verdim, attığı gol yılın golü seçilen Stoch'un bir talibi çıkar ve satarız, tek derdim o!
Taraftar oylarıyla belirlenen yarışmanın sonuçlarının gelecek ay sonunda açıklanacağı belirtilirken, isteyenler http://touch.fifa.com/ballondor/puskasaward/index.html geri yapıp tekrar kullanabilirsiniz.
12 Kasım 2012 Pazartesi
Cuper değil Fener kazandı!
AEL maçının yorgunluğundan olacak Fenerbahçe ilk 10 dakika durgun ve tutuktu...Ordu ilk on dakikada baskılı görünürken, 11. dakikada, Sow yakaladığı pozisyonu ağlara yollayınca Fenerbahçe rahatlamaya başladı...
Golü atan Sow her maç üzerine koyuyor. Adam eksiltip attığı goller gerçekten müthiş. Kısa mesafede bir anda hızlanıyor, iki ayağını da mükemmel kullanıyor. Topu harika bir şekilde çekti, iki adamın arasından süzüldü. Ah bir de sakat olmasaydı!
Orta saha öndeki Kuyt-Sow-Stoch(Caner) 3lüsünün yarısı kadar bile dinamik değil, bu da pozisyon zenginliği açısından kısırlaştırıyor takımı.. Meireles dinamik olsa da çok üretken değil. Topal ve Meireles'in yanına topu alıp dik oynayabilen, mesafe kateden bir oyuncu almak gerekiyor. Sağ tarafta Kuyt pas alışverişi açısından aksarken, güç açısından sakatlık öncesi seviyesine yaklaşmaya başladı . Diğer tarafta H. Ali iyiydi,Stoch saman alevi gibi olduğundan, Hasan'la uyumlu olmadığından çok etkili olamadı sol taraf.. Stoch 36 ve 42'de yakaladığı iki önemli pozisyonun en azından birini gole dönüştürürse iyi olacaktı..Hoca Stoch'u kazanmaya kararlı görünüyor, dün de onu tercih etti. Dün gece de izlediğim iyi oyunlarından birini sergiledi. Hala kolay düşüyor, yine de kuvvet ve pozisyon alma açısından daha önceki performanslarından daha iyiydi. Yine de yeterli değil.
Karşılaşmanın ilk yarısında üstün olan taraf Fenerbahçe'ydi, sahanın ve topun kontrolü Fenerbahçe'deydi...
İkinci yarıya da Fenerbahçe baskılı başladı. İlk bölümde Sow ve Baroni ile iki net pozisyon değerlendirilemedi... Bu pozisyonların biri gol olsaydı maç erkenden kopacaktı.
Hoca Stoch'u kazanmaya kararlı görünüyor,dün de onu tercih etti. Dün gece de izlediğim iyi oyunlarından birini sergiledi. Hala kolay düşüyor, yine de kuvvet ve pozisyon alma açısından daha önceki performanslarından daha iyiydi. Yine de yeterli değil.
Krasic kadroda değildi, izlediğimiz maçlarından da rahatlıkla söyleyebilirim ki doğru karar bu. Kuvvet açısından olması gerektiğinin çok gerisinde.. Muhtemelen extra kuvvet çalışmalarını sürdürüyor ve ligin ikinci yarısında hazır olacak. Kendine gelmiş bir Krasic bize rakip kaleye hızla gitme konusunda, çok ciddi bir opsiyon olacak.
İkinci devrede top fazla sıkıştı .Fakat yine de net pozisyonların içindeydiler. Örneğin dakika 64... İlk golün atan Sow ona yakışmayan bir vuruşla 5 metreden topu havaya dikerken, bunu yorgunluğuna verdim. Perşembe de dün de çok fazla koştu, yanlız olduğundan da rakip defansın nefesi sürekli üzerindeydi.
Sezer ve Caner değişiklikleri Fenerbahçe'yi tekrar canlandırdı... 83'de Baroni'nin topu direğe çarptı, keşke topu alır almaz topu vermesi gereken yere verseydi..
Bu pozisyondan sonra, Sezer harika bir vuruşla golünü attı... Golü attıktan sonra tüm yedek kulübesi havaya zıplarken, Volkan dahil herkes ona koştu. Oyuncuların bu kadar sevinmeleri, takımda ne kadar sevilen bir oyuncu olduğunun da göstergesi.. Sezer Öztürk'ü birçoğumuz U18 milli takımından beri biliyoruz.. Leverkusen forması giyiyordu ve çok gelecek vaat eden bir oyuncu konumundaydı.. Aykut Hoca'yı da tanıyoruz, idmanlarda iyi durumda ki oynatıyor.. Maç sonrasında oyuncularına tavsiye olarak antrenman performanslarını yükseltmelerini vermesi de bunu destekliyor.
Fenerbahçe maç boyu uzaktan bolca şut attı. Bu da bir sürü şutör oyuncusu olan bir takım çok mantıklı bir tercih. Orta saha üretken değil, hele hele de Cristian gününde değilken..Ama hepsi iyi şut atan oyuncular.. Ve kaleye top yollamassan gol de atamazsın sonuçta. Bu şutlardan daha fazla gol çıkabilir ve maç daha farklı bitebilirdi.
Son bölümde yorulan Sow'un yerine Selçuk girerken, bu hamlenin alemi yoktu. Ben Selçuk düşmanlarından değilim, ama Selçuk bu takımda Mehmet Topal'ın alternatifi başka birinin değil.
Hafta içerisinde Fenerbahçe'yi yenecekleri konusunda açıklamalar yapan Hector Cuper'e de selam edelim.
Uzatma dakikalarında yine gol yemek konsantrasyon düşüşü göstergesi, savunma oyuncuları başta olmak üzere daha dikkatli olunmalı.
Golü atan Sow her maç üzerine koyuyor. Adam eksiltip attığı goller gerçekten müthiş. Kısa mesafede bir anda hızlanıyor, iki ayağını da mükemmel kullanıyor. Topu harika bir şekilde çekti, iki adamın arasından süzüldü. Ah bir de sakat olmasaydı!
Orta saha öndeki Kuyt-Sow-Stoch(Caner) 3lüsünün yarısı kadar bile dinamik değil, bu da pozisyon zenginliği açısından kısırlaştırıyor takımı.. Meireles dinamik olsa da çok üretken değil. Topal ve Meireles'in yanına topu alıp dik oynayabilen, mesafe kateden bir oyuncu almak gerekiyor. Sağ tarafta Kuyt pas alışverişi açısından aksarken, güç açısından sakatlık öncesi seviyesine yaklaşmaya başladı . Diğer tarafta H. Ali iyiydi,Stoch saman alevi gibi olduğundan, Hasan'la uyumlu olmadığından çok etkili olamadı sol taraf.. Stoch 36 ve 42'de yakaladığı iki önemli pozisyonun en azından birini gole dönüştürürse iyi olacaktı..Hoca Stoch'u kazanmaya kararlı görünüyor, dün de onu tercih etti. Dün gece de izlediğim iyi oyunlarından birini sergiledi. Hala kolay düşüyor, yine de kuvvet ve pozisyon alma açısından daha önceki performanslarından daha iyiydi. Yine de yeterli değil.
Karşılaşmanın ilk yarısında üstün olan taraf Fenerbahçe'ydi, sahanın ve topun kontrolü Fenerbahçe'deydi...
İkinci yarıya da Fenerbahçe baskılı başladı. İlk bölümde Sow ve Baroni ile iki net pozisyon değerlendirilemedi... Bu pozisyonların biri gol olsaydı maç erkenden kopacaktı.
Hoca Stoch'u kazanmaya kararlı görünüyor,dün de onu tercih etti. Dün gece de izlediğim iyi oyunlarından birini sergiledi. Hala kolay düşüyor, yine de kuvvet ve pozisyon alma açısından daha önceki performanslarından daha iyiydi. Yine de yeterli değil.
Krasic kadroda değildi, izlediğimiz maçlarından da rahatlıkla söyleyebilirim ki doğru karar bu. Kuvvet açısından olması gerektiğinin çok gerisinde.. Muhtemelen extra kuvvet çalışmalarını sürdürüyor ve ligin ikinci yarısında hazır olacak. Kendine gelmiş bir Krasic bize rakip kaleye hızla gitme konusunda, çok ciddi bir opsiyon olacak.
İkinci devrede top fazla sıkıştı .Fakat yine de net pozisyonların içindeydiler. Örneğin dakika 64... İlk golün atan Sow ona yakışmayan bir vuruşla 5 metreden topu havaya dikerken, bunu yorgunluğuna verdim. Perşembe de dün de çok fazla koştu, yanlız olduğundan da rakip defansın nefesi sürekli üzerindeydi.
Sezer ve Caner değişiklikleri Fenerbahçe'yi tekrar canlandırdı... 83'de Baroni'nin topu direğe çarptı, keşke topu alır almaz topu vermesi gereken yere verseydi..
Bu pozisyondan sonra, Sezer harika bir vuruşla golünü attı... Golü attıktan sonra tüm yedek kulübesi havaya zıplarken, Volkan dahil herkes ona koştu. Oyuncuların bu kadar sevinmeleri, takımda ne kadar sevilen bir oyuncu olduğunun da göstergesi.. Sezer Öztürk'ü birçoğumuz U18 milli takımından beri biliyoruz.. Leverkusen forması giyiyordu ve çok gelecek vaat eden bir oyuncu konumundaydı.. Aykut Hoca'yı da tanıyoruz, idmanlarda iyi durumda ki oynatıyor.. Maç sonrasında oyuncularına tavsiye olarak antrenman performanslarını yükseltmelerini vermesi de bunu destekliyor.
Fenerbahçe maç boyu uzaktan bolca şut attı. Bu da bir sürü şutör oyuncusu olan bir takım çok mantıklı bir tercih. Orta saha üretken değil, hele hele de Cristian gününde değilken..Ama hepsi iyi şut atan oyuncular.. Ve kaleye top yollamassan gol de atamazsın sonuçta. Bu şutlardan daha fazla gol çıkabilir ve maç daha farklı bitebilirdi.
Son bölümde yorulan Sow'un yerine Selçuk girerken, bu hamlenin alemi yoktu. Ben Selçuk düşmanlarından değilim, ama Selçuk bu takımda Mehmet Topal'ın alternatifi başka birinin değil.
Hafta içerisinde Fenerbahçe'yi yenecekleri konusunda açıklamalar yapan Hector Cuper'e de selam edelim.
Uzatma dakikalarında yine gol yemek konsantrasyon düşüşü göstergesi, savunma oyuncuları başta olmak üzere daha dikkatli olunmalı.
![]() |
| Caner Erkin yeni örgülü saçlarıyla! |
4 Kasım 2012 Pazar
Altın Değerinde Üç Puan
Fenerbahçe için maçın önemi büyüktü. Takımda başta Meireles olmak üzere Yobo, Egemen,Mehmet Topuz gibi eksikler göze çarparken, kulüpte estirilmeye çalışan kaos havası, son haftalarda takımın iyi oynamıyor olması ve süregelen deplasman fobisi düşündürüyordu.
Geçen hafta amatör oyuncular gibi oynayan Bekir-Serdar Kesimal tandemi de keza.. Mehmet Topal'ın Mascherano gibi stoperde denenebileceğini düşünüyorum,kesicilik ve fizik var, topla da haşır neşir. Savunmadan çıkarken yaşanan top kayıplarını minimize edebilir bu belki de..
Geçen haftaki onbirden Caner ve Krasic yerine, sakatlığında düzelme olan Mehmet Topal ve Stoch'u koyan Aykut Hoca, Stoch'u kazanmaya çalışmaktan hala vazgeçmemiş ki bence devre arası kesinlikle satılmalı, hele hele de konuşulan miktarları öneren kulüpler varsa cidden..
Ben bir de Mehmet Topal'ı tam iyileşmeden oynatmak yerine, geçen hafta haksız yere eleştirilen Salih ,Selçuk'un önünde oynar diye düşünüyordum, ama hoca üzerindeki baskıdan olduğundan olsa gerek, Topal'ı tercih etti. Cris-Selçuk-Topal'dan oluşan orta saha Cristian'ın istekli olduğu maçlar(bir elin parmağını geçmez) dışında, üretkenlik sıkıntısı hep çekmiştir, yine endişe uyandırıyordu. Kuyt ve Stoch da oyunu kenarlara açmayan, içeri doğru giyen oyunculardı ve bu da hücumda tıkanmaya hazırlanmamız gerektiği anlamına geliyordu.
Tempolu başlayan maçta kazandığı serbest vuruşta, ofsayttaki Çağdaş'ın vuruşuyla yediği golle Fenerbahçe geriye düştü. Golde Serdar ve Bekir'in izlemeleri şaşırtıcıydı. Serdar'a sakatlık çok şey kaybettirmiş, kendini toplaması için daha fazla oynaması gerekecek. Boş günlerde A2'de de oynasın diyeceğim, ama bizde bu uygulama yok, bunu sadece kadroda düşünülmeyen oyuncular olduğunda uyguluyoruz ülkemizde!
Yediği golden sonra daha istekli görünen Fenerbahçe de tıpkı Akhisar gibi golünü duran toptan kaydetti. Cristian'ın soldan ortaladığı serbest vuruşta, arka direkte kafayı vuran Kuyt, Fenerbahçe'yi 25. dakikada beraberliğe taşıdı.
Kuyt'ın golünden 4 dakika sonra, yine Kuyt'ın kafayla indirdiği topu ceza alanına koşu yapan Selçuk tamamladı. Bu gol kenar adamlarının ceza alanına girmeyi unuttuğu, Alex rolündeki Cristian'ın da bunu yapmadığı yerde, Sow'u ceza alanında yalnız bırakmayanın günah keçisi Selçuk olması bakımından daha da manidardı.
İkinci golü de bulduktan sonra Fenerbahçe savunmaya çekildi. Kontratakla üçü bulma düşüncesinde oynayan takım bunu yapamayınca devre (1-2) Fenerbahçe üstünlüğüyle tamamlandı.
İkinci yarıda da rakibine pozisyon veren, yine kendine kapanan tutuk bir Fenerbahçe vardı sahada. Bu tertiple, takımda isteksiz oyuncu fazlalığıyla da tam da beklediğim gibi aslında..
Cris ve Stoch yine yokları oynuyor,takım kenarlardan hücum edemiyor, ön bölgede Sow yine yalnızları oynuyor. Sonrasında Caner ve uzun zaman sonra kısa sürelerle de olsa, forma şansı bulmaya başlayan Sezer giriyor, bu da takıma olumlu yansıyor. Sezer topla oldukça iyi, fizik durumu güçlendikçe daha da iyi olacak. Meireles-Topal ikilisinin önünde oynamaya da en uygun olan oyuncu o bence..
Son bölümde rakibe tehlikeli bir pozisyon vermedi ve (1-2) kazandı Fenerbahçe.. Geçen hafta Kadıköy'deki 47 maçlık yenilmezlik serisi sona ermişti, deplasmanda kazanılamıyordu, bu moral açısından çok değerli bir üç puan oldu. Perşembe günü Limassol maçında Kadıköy'de skor erken bulunmazsa, önce homurdanmaya sonra da protesto etmeye niyetli taraftarlar da var. Aykut Hoca'ya Fenerbahçe'ye bol şans diliyorum şimdiden..
21 Ekim 2012 Pazar
Eksik Fenerbahçe Beraberlikle Döndü
Bursaspor iyi hazırlanmış coşkulu seyircisiyle, önde baskı yaparak başladı. Zaten Fenerbahçe karşısında pek çok rakip bunu yapıyor,çünkü Fenerbahçe ne olursa olsun geriden pas yaparak çıkmaya çalışıyor. Bu dakikalarda Bursaspor başta Krasic'i olmak üzere, kanatları iyi kapatırken, Fenerbahçe ortada oynayan Cristian, Selçuk, Caner 3'lüsüyle, kapanan kanatlara bir alternatif yaratacak, hiç bir ofansif hareket yapamıyordu. Yine aynı bölgede Belluschi,Batalla ve N'Diaye ile oynayan Bursaspor'un, orta alanda hücum etmek konusundaki etkinliklerini de engelleyemediler.Caner'in iç bölgede kullanılmasında bir yanlışlık olduğu fikirlerine katılmıyorum, hatta ben de zaman zaman öneriyorum. Dinamizm ve ileri doğru oynama becerisi Caner'i iç bölgede de değerli bir oyuncu yapıyor. Selçuk driblingli bir oyuncu değil, Cristian da istekli olmayıp öne doğru oynamak için zorlamayınca, sıkıntı daha da büyüdü. Kanatlardan oynayamıyorsun, içeriden kat etmen şart..
Hasan Ali ilk bölümde, önündeki Sow ile uyumsuz bir görüntü sergilerken, pozisyon alma konusunda bazı aksaklıklara yol açtı. Bursaspor'un maestrosu Batalla'nın sağ tarafa attığı topu alan Murat'ın arka direğe yerden kestiği topu engeleyemedi. Murat'ın ortasında ters kademeye giren Serdar Kesimal'in ters vuruşunda, top Fenerbahçe ağlarına gitti. (1-0) Sağdan gelen topa sol ayağıyla vurmalıydı, ama topla arası en iyi olan defans oyuncularından biri olan Serdar bile, bu pozisyonda hangi ayağıyla müdahale edeceğini bilmiyormuş.
Serdar Kesimal gol olan ters vuruşuna rağmen iyi bir oyun çıkardı. 5 aydır oynamayan oyuncuyu, kendi kalesine attığı golden sonra, tüm takım teselli edince oyundan düşmedi. Geriden top çıkarma konusunda en etkili Fenerbahçe'li olurken, kenarda da Vederson'a kulvar bırakmadı, zaman zaman kritik kademelere de başarıyla girdi.
Golden sonra hücum etmeyi sürdüren Bursaspor'da Belluschi takıma cuk oturmuş, uzaktan attığı şutlarla, pas alışverişine olan katkısıyla, oldukça etkili oynadı. Bir pozisyonda Batalla'nın müthiş dönüşü sonrası verdiği enfes arapas sonrası,çaprazdan yapılan vuruşu kurtaran Volkan, maç boyu önemli kurtarışlar yaptı.
20. dakikadan itibaren baskıyı kıran Fenerbahçe'de, Sow-Kuyt-Krasic 3'lüsü çok fazla dönerek oynamaya başlayınca, Bursaspor defansının dengesini de bozmaya başladı. Arkaya doğru yaslanmaktan biraz olsun kurtulan Cristian ve Selçuk biraz daha olumlu toplar kullanmaya başladı.
23. dakikada korneri kullanan Caner, Krasic'e pas attı, Krasic'in kısa ortasında, defanstan sıyrılarak ön direk koşusunu iyi yapan Sow, yakın mesafeden kafa vuruşuyla skoru eşitledi. (1-1)
Golden sonra etkinliğini sürdüren Fenerbahçe, bir iki pozisyon daha bulduysa da golü bulamadı. Özellikle 37. dakikada iyi bir frikik kullanan Caner ve karşı karşıya kaldığı pozisyonda Krasic, Scott Carson'ı geçemediler. İlk yarı böylece beraberlikle sona erdi.
İkinci yarıya Aykut Kocaman Krasic-Stoch değişikliği yaparak başladı. Krasic'in iyi performansının yanında, Stoch'un genel verimsizliği düşünülürse neden yapıldığını anlayamadığım bir değişiklikti. Belki Krasic'in ufak bir sakatlığı oldu, ya da kondüsyon açığını düşünerek yaptı bu değişikliği..
İlk yarıda olduğu gibi başlangıçta Bursaspor baskındı ve önde oynuyordu. Batalla'nın müthiş paslarıyla ve Belluschi'nin uzaktan şutlarıyla bir çok kez kaleye geldiler,ancak Volkan Demirel'i geçemediler. Orta sahada Cristian ve Baroni'nin önüne yerleşen Stoch'un pas hatalarının, anlamsız hareketlerinin de payı büyüktü alışageldiğimiz gibi.
Son 20 dakikalık bölümde Stoch-Caner yer değiştirdiler. Stoch iyi bir performans sergilemese de daha az zarar vermeye başladı. Caner'in getirdiği toplar dışında, bütün hafta müzmin sakat olduğuna dair dedikodular kaynatılan Sow'un, karşısına gelen her rakibi ekarte etmesi, atletik özelliklerini en etkin biçimde kullanıyor olması gözlerden kaçmadı.
Scott Carson da günündeydi, Stoch'un bir, Caner'in iki pozisyonunu kurtararak, takımının hak ettiği puanı kazanmasında önemli işler yapmış oldu. Caner'in bu pozisyonların birinde, içeride bomboş olan Bekir'e vermek yerine, kaleye vurması puanını kırmama neden oldu. Bekir de bu pozisyonda isyan etti.
Sadece 5 dakika Bursaspor yedek kulübesinin itirazlarıyla uğraşan hakemin, karşılaşmayı sadece 2 dakika uzatması komikti, komikten öte çirkindi.
Son bölümde üst üste kornerler atan Fenerbahçe, hakkı beraberlik olan maçı az kalsın kazanıyordu. Bu bölümde oyuna giren Semih ve Sezer Öztürk neredeyse topa bile dokunamadan maçı tamamladılar.
Bu pankartı açan taraftara da, bu pankartın içeri sokulmasına izin verenlere de lanet olsun!!.
BURSASPOR: 1 - FENERBAHÇE: 1
Stat: Atatürk
Hakemler: Yunus Yıldırım, Adil Sinem, İsmail Şencan
Bursaspor: Carson, Basser, İbrahim, Ömer, Hakan, Murat (Dk.62 Okan), N'Diaye, Belluschi, Vederson (Dk.82 Ferhat), Batalla, Pinto (Dk.90 1 Sestak)
Fenerbahçe: Volkan, Egemen, Serdar, Bekir, Hasan Ali, Baroni, Kuyt, Krasic (Dk.46 Stoch), Selçuk, Caner (Dk.89 Sezer), Sow (Dk.89 Semih)
Goller: Dk. 12 Serdar Kesimal (Kendi kalesine)(Bursaspor), Dk. 23 Musa Sow (Fenerbahçe)
Sarı Kart: 90 artı 1 Serdar (Fenerbahçe)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























