Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Mart 2013 Pazar
Süper Lig'de Şampiyonluk Yarışı Kızışıyor
Kaleye sıfırdan indiği pozisyonda kendini yere bırakarak, sezonun şimdiye kadar verilen en komik penaltısını çalan Özgür Yankaya'nın ne kadar dinlendirileceği, yeni merak konumuz oldu. Hele hele de Ufuk Özerten'in Beşiktaş-Fenerbahçe maçının hakemi Mete Kalkavan'ı beğendiğini söyledikten sonra, Mete Kalkavan'ın Süper Amatör Lig maçına verilmesi ile bu konu daha da bir önem kazandı.
Dahası takımının yenilgisini uyduruk bir penaltı kazandırarak önlemeye çalışan Drogba, Arena'nın rezalet zemininin de katkısıyla dışarı vurunca, kalkan zemini tekmeleyerek tepkisini göstermeye çalıştı. Ama asıl ilginç olan Gençlerbirliği oyuncusu Tosic'in Drogba zemine vururken zemini alkışlamasıydı. Bu görüntü daha önce sahalarda hiç görmediğimiz hareketlerdendi, herkese kahkaha attırdı.
Konuşmaya değer bir diğer konu da, son 3 sezonda frikikten bir sürü gol atmış Selçuk İnan'ın duran topları kullanmasına izin vermeyen Drogba'nın açı, mesafe, penaltı, frikik ayırt etmeden her topun başına geçiyor olması. Bu durum Selçuk İnan için bir küskünlük yaratıyor mudur bilemem. Ama Selçuk yüksek yüzdeyle frikik kullanıyordu ve o kullanmadığından beri de duran top golü bulamadıkları bir gerçek.
Fatih Terim, ilk kez geçen sezon Fenerbahçe maçında denedikleri çift forvetli dizilişinden taviz vermemekte kararlı gibi görünüyor. Oysa sezon başından beri, geçen senenin altında oyun kalitesiyle oynuyorlar. Bunun başlıca sebepleri; gol sayısı yüksek de olsa oyuna katkısı Necati-Elmander seviyesinde olmayan Burak Yılmaz tercihi. Sezon başında Burak Yılmaz'ın yanında oynayan Umut Bulut, oyun bütünlüğü anlamında değilse de pres özelliğiyle önemli katkı veriyordu, dahası gol de atıyordu. Şimdi baskı yapmayan Burak Yılmaz'a bir de Drogba katıldı. Takıma devre arasında katılan bir diğer oyuncu Sneijder de rakibe baskı yapan bir futbolcu değil, dahası kanatta oynatıldığında ondan beklenen etkinliğin de çok uzağında kalıyor.
Geçen sezon Elmander'in ön alanda yaptığı müthiş baskı, Necati'nin top rakipteyken geriye gelen oyun anlayışı, topu öne taşımaktaki katkısı şimdilerde Galatasaray için güzel bir anı olarak kaldı. Eboue ve Melo geçen sezonki formlarının çok uzağında. Dahası Ujfalusi'nin verdiği katkıyı veren bir savunmacısı da yok Galatasaray'ın!
Galatasaray geçen sezonki formunda olmayan bu takımıyla da, devre arasında gelen transferlerle bozulan kimya sonrası koydukları performanstan daha iyisini yapabilirdi. Drogba ve Burak'tan en az birinin yerine, Umut-Elmander'den birinin yerleşmesi şart görünüyor. Sneijder de sol kanat yerine iç bölgede düşünülebilir. Sneijder'in Selçuk'a yakın -belki biraz daha önde olduğu dizilişte- bir de ön libero kullanarak (Melo) göbekten yenen atak sayısı azaltılabilir. Dahası Sneijder'in iyi olduğu pas oyununda etkin bölgede olması sağlanabilir.
Terim inadını sürdürürse daha fazla puan kaybı kaçınılmaz gibi. Galatasaray'ın puan kaybettiği 7 haftada da puan kaybeden Fenerbahçe, bu alışkanlığını Bursa karşısında sürdürmezse puan farkı dörde inecek. Galatasaray'ın geçen seneki oyun kalitesinde olmadığı açık bir şekilde Kadıköy'e gelecek olması Fenerbahçe'nin bir diğer avantajı olacak..
fotoğraf http://iyiortagololur.blogspot.com dan alınmıştır.
Etiketler:
Didier Drogba,
Fatih Terim'in 442 inadı,
Galatasaray,
Gençlerbirliği,
Hakem,
Kaçan İnanılmaz Goller,
Komik Penaltı,
Özgür Yankaya,
spor toto süper lig,
Türk Telekom Arena,
Wesley Sneijder,
Zoran Tosic
30 Kasım 2012 Cuma
Stoch Yılın Golünü Kazanmaya Doğru
![]() | |
| Miroslav Stoch |
Fenerbahçe’nin Slovak futbolcusu Stoch, Messi’yi geride bırakıp dünyada yılın golü yarışmasında ‘en iyi üç’ arasına girdi. Zirve için rakipler Falcao ve Neymar.
2009′dan bu yana düzenlenen Puskas Yılın Golü yarışmasında takım arkadaşı Sow ile birlikte ilk 10 arasına giren Slovak futbolcu, dün yapılan açıklamanın ardından ilk 3′e kaldı. Barcelona’nın ve dünya futbolunun yıldızı Messi’yi de geride bırakan Stoch, bundan böyle Atletico Madrid’li Falcao ve Santos’lu Neymar ile yarışacak.
Vereceğim linkte tekrar tekrar oy kullanılabiliyor, ben bir sürü oy verdim, attığı gol yılın golü seçilen Stoch'un bir talibi çıkar ve satarız, tek derdim o!
Taraftar oylarıyla belirlenen yarışmanın sonuçlarının gelecek ay sonunda açıklanacağı belirtilirken, isteyenler http://touch.fifa.com/ballondor/puskasaward/index.html geri yapıp tekrar kullanabilirsiniz.
26 Kasım 2012 Pazartesi
Fenerbahçe Doludizgin
Sıklıkla olduğu gibi, ilk yarısı ayrı, ikinci yarısı ayrı bir Fenerbahçe izledik Kadıköy'de...

Fenerbahçe'nin tutuk ve organize olamayan halinin, Antalya ve Marsilya maçının fiziksel ve mental yorgunluğuyla büyük ilgisi vardı .. Bunların beraberinde getirdiği konsantrasyon eksikliğiyle organize olamayan, forvetlerin etkili olamadığı ilk bölümde, iki pozisyona girerken, Gençlerbirliği de 3-4 poziyona girdi..Ve bunların birinde de duran toptan golü yedi. Duran toplarda rakibin tutulması gereken belki de tek adamı olan Aykut Demir dokunarak topu ağlara yolladı . Dk 20 ( 0-1)
Sahte Alex Cristian isteksiz başlamıştı, hatalı bir şekilde atılmasına ve hiçbir kabahati olmadığı kesinleşmesine rağmen, PFDK ve Tahkim Kurulu'nun akıllara ziyan bir şekilde, 2 maç ceza verdiği Caner'in yerine forma şansı bulan Stoch yine gereksiz bir oyun sergiliyordu.

35'de Zec yakaladığı net pozisyonu gole dönüştürebilseydi Fenerbahçe'nin işi zorlaşacaktı...Hakemin vermediği iki faul sonrasında, önce taraftar sonra takım kendine gelip daha iyi mücadele etmeye,rakibin sertlik seviyesine aynı şekilde cevap vermeye başladı. Soyunma odasına hiç değilse eşitlikle gitmek isteyen Fenerbahçe'ye, Sow'un 44'deki beraberlik golü ilaç geldi...(1-1) Sow'un
sağ taraftan ceza sahasına girerek sağ ayağının dışıyla ağlara
yolladığı gol herkese ''Bu adam hiç sıradan gol atmayacak mı?''dedirtti.
İkinci yarıya Fenerbahçe çok daha iyi başladı... İlk 10 dakikada rakibi kendi yarı alanından çıkarmadığı gibi Sow, Stoch ve Yobo ile önemli pozisyonlara da girdiler... Özellikle Sow attığı golle öyle bir canlandı ki, 56'da Marsilya'ya attığı röveşata golün aynısını az farkla kaçırarak, herkesi çok heyecanlandırdı.
İkinci yarıda Topal'ın yerine oyuna giren Sezer Öztürk, yine Fenerbahçe'nin top kullanma seviyesini üst seviyelere taşımasında büyük katkı sağladı. Top saklamasıyla, ayağına topun yakışmasıyla, oyun zekasıyla fazlasıyla umut veriyor, ilerleyen haftalarda daha çok forma şansı bulacağı kesin.
Sow'un çabuk düşünüphızlı kullandığı duran topla 63'de Meireles'in golüyle öne geçen (2-1) Fenerbahçe, Kuyt ve Sezer'in golüyle skoru dörtledi...

Fenerbahçe'nin tutuk ve organize olamayan halinin, Antalya ve Marsilya maçının fiziksel ve mental yorgunluğuyla büyük ilgisi vardı .. Bunların beraberinde getirdiği konsantrasyon eksikliğiyle organize olamayan, forvetlerin etkili olamadığı ilk bölümde, iki pozisyona girerken, Gençlerbirliği de 3-4 poziyona girdi..Ve bunların birinde de duran toptan golü yedi. Duran toplarda rakibin tutulması gereken belki de tek adamı olan Aykut Demir dokunarak topu ağlara yolladı . Dk 20 ( 0-1)
Sahte Alex Cristian isteksiz başlamıştı, hatalı bir şekilde atılmasına ve hiçbir kabahati olmadığı kesinleşmesine rağmen, PFDK ve Tahkim Kurulu'nun akıllara ziyan bir şekilde, 2 maç ceza verdiği Caner'in yerine forma şansı bulan Stoch yine gereksiz bir oyun sergiliyordu.
35'de Zec yakaladığı net pozisyonu gole dönüştürebilseydi Fenerbahçe'nin işi zorlaşacaktı...Hakemin vermediği iki faul sonrasında, önce taraftar sonra takım kendine gelip daha iyi mücadele etmeye,rakibin sertlik seviyesine aynı şekilde cevap vermeye başladı. Soyunma odasına hiç değilse eşitlikle gitmek isteyen Fenerbahçe'ye, Sow'un 44'deki beraberlik golü ilaç geldi...(1-1) Sow'
İkinci yarıya Fenerbahçe çok daha iyi başladı... İlk 10 dakikada rakibi kendi yarı alanından çıkarmadığı gibi Sow, Stoch ve Yobo ile önemli pozisyonlara da girdiler... Özellikle Sow attığı golle öyle bir canlandı ki, 56'da Marsilya'ya attığı röveşata golün aynısını az farkla kaçırarak, herkesi çok heyecanlandırdı.
İkinci yarıda Topal'ın yerine oyuna giren Sezer Öztürk, yine Fenerbahçe'nin top kullanma seviyesini üst seviyelere taşımasında büyük katkı sağladı. Top saklamasıyla, ayağına topun yakışmasıyla, oyun zekasıyla fazlasıyla umut veriyor, ilerleyen haftalarda daha çok forma şansı bulacağı kesin.
Sow'un çabuk düşünüp

26 Kasım 2011 Cumartesi
Gençlerbirliği:0-0 Fenerbahçe
Dün gece yine oldukça etkisiz bir görüntü sergiledi takım.Maç boyunca yavaş oynayan ,az şut atan ,kanat bindirmelerini de iyi yapamayan bir görüntü çizdi Fenerbahçe.İlk yarıda Emrenin mükemmel şutu gol olsaydı yine de 1-0 kazanacaktı muhtemelen çünkü bu kadar kötü hücum grafiğinin dışında takım savunması yine mükemmele yakındı.Bilica hatasız oynadı.Sağ tarafta Özer Hurmacı çok top ezdi yine.Her topu aldığında içeri girmesi zaten sıkışık olan oyunu daha da sıkıştırdı,üstelik Gökhan'ı da savunmada çok yalnız bıraktı.Özer yüzünden Mehmet Sedef hayatının maçını oynadı.Çaprazda bulduğu pozisyonda biraz akıllı olup yerden ters köşeye vursa golü yemişti Fenerbahçe.Bienvenu tek olumlu iş yapmamasına rağmen 90 dakika sahada kaldı. 65.dakikada oyuna Semih girince belki forvet çiftlenir Bienvenu de etkili olur diye düşündüm ama Bienvenuyu sağa çekmeyi seçti Aykut Hoca.Semih hala güçsüz acilen kondüsyonunu yükseltmeli.Caner çok çalıştı yine ama adamın içinden geçmeye çalışmaktan vazgeçmeli artık.Ziegler hücuma hiç çıkmadı.E böylece kanatları iş yapmayan,Bienvenu arkadaşlarına duvar olamayıp,etkili koşular yapamayıp,dripling yapmayınca ,orta sahadaki iki oyuncusu hücum için birşey üretmeyince gol atmak Alex'in kişisel becerisine kalıyor ki dün pek alan bulamadı kendine.Sadece Stoch'a maçın sonunda verdiği harika bir pas vardı ki Stoch nasıl vuracağına karar verebilse yine de maçı kurtaracaktı Fenerbahçe.
Gençlerbirliği ise tam da hafta içinde Yobo'nun analizindeki gibi bir oyun sergiledi.Kendisini tebrik ederim.Ne demişti Yobo
''Toplu ve topsuz savunmayı iyi yapıyorlar. Topun arkasına da iyi geçiyorlar. Yapmamız gereken hatalardır hocamızın da söylediği ve bizden istediği gibi, top bizde değilken birleşip, top bizdeyken daha fazla hareket ve hızlı olmak. Topun şiddetini artırarak oynamamız lazım. Daha fazla hareket etmemiz lazım. İngiltere'de ben aslında aynı mantıkla oynayan bir takımda, Everton'da oynadım. Onlar da çok iyi kapanırlardı. Buldukları iyi pozisyonu değerlendirip rakibe geçit vermeyen tarzda oynardı. Gençlerbirliği de bu mantıkta oynayan bir takım, o yüzden daha fazla hareket etmemiz lazım. Evinde iyi oynayan bir takım. Bizim kilitleri nasıl açtığımız belli. Daha fazla hareket ve yakaladığımız pozisyonları gole çevirirsek galibiyetle döneceğimize inanıyorum.''
İşte Fenerbahçe yukarıda anlattığım gibi oynadığı için Yobo'nun da maçtan önce dediği gibi yeterince hareketli olmadığı için Fenerbahçe rakibini geçemedi.
Gençlerbirliği ise beraberliğe oynadı.Hücumda Hurşut birşey yaparsa gol atarım diye beklediler.Forvette Mustafa Pektemek varken biraz daha kolay oluyordu sonuca gitmek ama açıkçası Herve Tumla olmaz bu işler.Eski gücünde değil sanırım biraz da yaşından dolayı.Yedek kulübesinde Ermin Zec varken neden kullanmadığını merak ettim.Aslında sevindim de.Zec tehlikeli bir oyuncu.
Son olarak Aykut Kocaman'ın deplasmanlarda farklı bir futbol oynatması gerektiğini düşünüyorum.Semih bir an önce formunu bulmazsa daha çok deplasman puanı kaybeder Fenerbahçe.Bir an önce devre arası gelse de bir forvet,bir tane dripling de yapabilen , şut atabilen orta saha oyuncusu alınsa.(Alper Potuk)olabilir sanki.Hafta içi Niangla Lugano'nun dönmek istedikleri konuşuldu.Keşke dönseler,eğer burada olsalardı Niang'ın yaratacağı hücum zenginliği,yırtıcılığı,Lugano'nun duran toplardaki etkinliği Fenerbahçe'nin rakip savunmaların kilidini çok daha rahat aşmasını sağlar.
Geri dön Totaaaaa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



