UA-36062800-1
Sezer Öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sezer Öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2012 Pazartesi

Fenerbahçe Doludizgin

          Sıklıkla olduğu gibi,  ilk yarısı ayrı, ikinci yarısı ayrı bir Fenerbahçe izledik Kadıköy'de...


          Fenerbahçe'nin  tutuk ve organize olamayan halinin, Antalya ve Marsilya maçının fiziksel ve mental yorgunluğuyla büyük ilgisi vardı .. Bunların beraberinde getirdiği konsantrasyon eksikliğiyle organize olamayan, forvetlerin etkili olamadığı ilk bölümde, iki pozisyona girerken, Gençlerbirliği de 3-4 poziyona girdi..Ve bunların birinde de duran toptan golü yedi. Duran toplarda rakibin tutulması gereken belki de tek adamı olan Aykut Demir dokunarak topu ağlara yolladı . Dk 20 ( 0-1)


         Sahte Alex Cristian isteksiz başlamıştı, hatalı bir şekilde atılmasına ve hiçbir kabahati olmadığı kesinleşmesine rağmen, PFDK ve Tahkim Kurulu'nun akıllara ziyan bir şekilde, 2 maç ceza verdiği Caner'in yerine forma şansı bulan Stoch yine gereksiz bir oyun sergiliyordu.
    



     









       35'de Zec yakaladığı net pozisyonu gole dönüştürebilseydi Fenerbahçe'nin işi zorlaşacaktı...Hakemin vermediği iki faul sonrasında, önce taraftar sonra takım kendine gelip daha iyi mücadele etmeye,rakibin sertlik seviyesine aynı şekilde cevap vermeye başladı. Soyunma odasına hiç değilse eşitlikle gitmek isteyen Fenerbahçe'ye, Sow'un 44'deki beraberlik golü ilaç geldi...(1-1) Sow'un sağ taraftan ceza sahasına girerek sağ ayağının dışıyla ağlara yolladığı gol herkese ''Bu adam hiç sıradan gol atmayacak mı?''dedirtti.




        İkinci yarıya Fenerbahçe çok daha iyi başladı... İlk 10 dakikada rakibi kendi yarı alanından çıkarmadığı gibi Sow, Stoch ve Yobo ile önemli pozisyonlara da girdiler... Özellikle Sow attığı golle öyle bir canlandı ki, 56'da Marsilya'ya attığı röveşata golün aynısını az farkla kaçırarak, herkesi çok heyecanlandırdı.

       İkinci yarıda Topal'ın yerine oyuna giren Sezer Öztürk, yine Fenerbahçe'nin top kullanma seviyesini üst seviyelere taşımasında büyük katkı sağladı. Top saklamasıyla, ayağına topun yakışmasıyla, oyun zekasıyla fazlasıyla umut veriyor, ilerleyen haftalarda daha çok forma şansı bulacağı kesin.

            Sow'un çabuk düşünüp hızlı kullandığı duran topla 63'de Meireles'in golüyle öne geçen (2-1) Fenerbahçe, Kuyt ve Sezer'in golüyle skoru dörtledi...

12 Kasım 2012 Pazartesi

Cuper değil Fener kazandı!

        AEL maçının yorgunluğundan olacak Fenerbahçe ilk 10 dakika durgun ve tutuktu...Ordu ilk on dakikada baskılı görünürken, 11. dakikada, Sow yakaladığı pozisyonu ağlara yollayınca Fenerbahçe rahatlamaya başladı... 
       
      Golü atan Sow her maç üzerine koyuyor. Adam eksiltip attığı goller gerçekten müthiş. Kısa mesafede bir anda hızlanıyor, iki ayağını da mükemmel kullanıyor. Topu harika bir şekilde çekti, iki adamın arasından süzüldü. Ah bir de sakat olmasaydı!

     
     
      Orta saha öndeki Kuyt-Sow-Stoch(Caner) 3lüsünün yarısı kadar bile dinamik değil, bu da pozisyon zenginliği açısından kısırlaştırıyor takımı.. Meireles dinamik olsa da çok üretken değil. Topal ve Meireles'in yanına topu alıp dik oynayabilen, mesafe kateden bir oyuncu almak gerekiyor. Sağ tarafta Kuyt pas alışverişi açısından aksarken, güç açısından sakatlık öncesi seviyesine yaklaşmaya başladı . Diğer tarafta H. Ali iyiydi,Stoch saman alevi gibi olduğundan, Hasan'la uyumlu olmadığından çok etkili olamadı sol taraf.. Stoch 36 ve 42'de yakaladığı iki önemli pozisyonun en azından birini gole dönüştürürse iyi olacaktı..Hoca Stoch'u kazanmaya kararlı görünüyor, dün de onu tercih etti. Dün gece de izlediğim iyi oyunlarından birini sergiledi. Hala kolay düşüyor, yine de kuvvet ve pozisyon alma açısından daha önceki performanslarından daha iyiydi. Yine de yeterli değil.

      Karşılaşmanın ilk yarısında üstün olan taraf Fenerbahçe'ydi, sahanın ve topun kontrolü Fenerbahçe'deydi...

      İkinci yarıya da Fenerbahçe baskılı başladı. İlk bölümde Sow ve Baroni ile iki net pozisyon değerlendirilemedi... Bu pozisyonların biri gol olsaydı maç erkenden kopacaktı.

     
      Hoca Stoch'u kazanmaya kararlı görünüyor,dün de onu tercih etti. Dün gece de izlediğim iyi oyunlarından birini sergiledi. Hala kolay düşüyor, yine de kuvvet ve pozisyon alma açısından daha önceki performanslarından daha iyiydi. Yine de yeterli değil.

      Krasic kadroda değildi, izlediğimiz maçlarından da rahatlıkla söyleyebilirim ki doğru karar bu. Kuvvet açısından olması gerektiğinin çok gerisinde.. Muhtemelen extra kuvvet çalışmalarını sürdürüyor ve ligin ikinci yarısında hazır olacak. Kendine gelmiş bir Krasic bize rakip kaleye hızla gitme konusunda, çok ciddi bir opsiyon olacak.

      İkinci devrede top fazla sıkıştı .Fakat yine de net pozisyonların içindeydiler. Örneğin dakika 64... İlk golün atan Sow ona yakışmayan bir vuruşla 5 metreden topu havaya dikerken, bunu yorgunluğuna verdim. Perşembe de dün de çok fazla koştu, yanlız olduğundan da rakip defansın nefesi sürekli üzerindeydi.

      Sezer ve Caner değişiklikleri Fenerbahçe'yi tekrar canlandırdı... 83'de Baroni'nin topu direğe çarptı, keşke topu alır almaz topu vermesi gereken yere verseydi..


     Bu pozisyondan sonra, Sezer harika bir vuruşla golünü attı... Golü attıktan sonra tüm yedek kulübesi havaya zıplarken, Volkan dahil herkes ona koştu. Oyuncuların bu kadar sevinmeleri, takımda ne kadar sevilen bir oyuncu olduğunun da göstergesi.. Sezer Öztürk'ü birçoğumuz U18 milli takımından beri biliyoruz.. Leverkusen forması giyiyordu ve çok gelecek vaat eden bir oyuncu konumundaydı.. Aykut Hoca'yı da tanıyoruz, idmanlarda iyi durumda ki oynatıyor.. Maç sonrasında oyuncularına tavsiye olarak antrenman performanslarını yükseltmelerini vermesi de bunu destekliyor.

      


       Fenerbahçe maç boyu uzaktan bolca şut attı. Bu da bir sürü şutör oyuncusu olan bir takım çok mantıklı bir tercih. Orta saha üretken değil, hele hele de Cristian gününde değilken..Ama hepsi iyi şut atan oyuncular.. Ve kaleye top yollamassan gol de atamazsın sonuçta. Bu şutlardan daha fazla gol çıkabilir ve maç daha farklı bitebilirdi.

      Son bölümde yorulan Sow'un yerine Selçuk girerken, bu hamlenin alemi yoktu. Ben Selçuk düşmanlarından değilim, ama Selçuk bu takımda Mehmet Topal'ın alternatifi başka birinin değil.

     Hafta içerisinde Fenerbahçe'yi yenecekleri konusunda açıklamalar yapan Hector Cuper'e de selam edelim.

     Uzatma dakikalarında yine gol yemek konsantrasyon düşüşü göstergesi, savunma oyuncuları başta olmak üzere daha dikkatli olunmalı.  
Caner Erkin yeni örgülü saçlarıyla!
 

4 Kasım 2012 Pazar

Altın Değerinde Üç Puan


     Fenerbahçe için maçın önemi büyüktü. Takımda başta Meireles olmak üzere Yobo, Egemen,Mehmet Topuz gibi eksikler göze çarparken, kulüpte estirilmeye çalışan kaos havası, son haftalarda takımın iyi oynamıyor olması ve süregelen deplasman fobisi düşündürüyordu.



          Geçen hafta amatör oyuncular gibi oynayan Bekir-Serdar Kesimal tandemi de keza.. Mehmet Topal'ın Mascherano gibi stoperde denenebileceğini düşünüyorum,kesicilik ve fizik var, topla da haşır neşir. Savunmadan çıkarken yaşanan top kayıplarını minimize edebilir bu belki de..
        
        Geçen haftaki onbirden Caner ve Krasic yerine, sakatlığında düzelme olan Mehmet Topal ve Stoch'u koyan Aykut Hoca, Stoch'u kazanmaya çalışmaktan hala vazgeçmemiş ki bence devre arası kesinlikle satılmalı, hele hele de konuşulan miktarları öneren kulüpler varsa cidden..
       
        Ben bir de Mehmet Topal'ı tam iyileşmeden oynatmak yerine, geçen hafta haksız yere eleştirilen Salih ,Selçuk'un önünde oynar diye düşünüyordum, ama hoca üzerindeki baskıdan olduğundan olsa gerek, Topal'ı tercih etti. Cris-Selçuk-Topal'dan oluşan orta saha Cristian'ın istekli olduğu maçlar(bir elin parmağını geçmez) dışında, üretkenlik sıkıntısı hep çekmiştir, yine endişe uyandırıyordu. Kuyt ve Stoch da oyunu kenarlara açmayan, içeri doğru giyen oyunculardı ve bu da hücumda tıkanmaya hazırlanmamız gerektiği anlamına geliyordu.
   
        Tempolu başlayan maçta kazandığı serbest vuruşta, ofsayttaki Çağdaş'ın vuruşuyla yediği golle Fenerbahçe geriye düştü. Golde Serdar ve Bekir'in izlemeleri şaşırtıcıydı. Serdar'a sakatlık çok şey kaybettirmiş, kendini toplaması için daha fazla oynaması gerekecek. Boş günlerde A2'de de oynasın diyeceğim, ama bizde bu uygulama yok, bunu sadece kadroda düşünülmeyen oyuncular olduğunda uyguluyoruz ülkemizde!

       Yediği golden sonra daha istekli görünen Fenerbahçe de tıpkı Akhisar gibi golünü duran toptan kaydetti. Cristian'ın soldan ortaladığı serbest vuruşta, arka direkte kafayı vuran Kuyt, Fenerbahçe'yi 25. dakikada beraberliğe taşıdı.

       Kuyt'ın golünden 4 dakika sonra, yine Kuyt'ın kafayla indirdiği topu ceza alanına koşu yapan Selçuk tamamladı. Bu gol kenar adamlarının ceza alanına girmeyi unuttuğu, Alex rolündeki Cristian'ın da bunu yapmadığı yerde, Sow'u ceza alanında yalnız bırakmayanın günah keçisi Selçuk olması bakımından daha da manidardı. 
     
     


         İkinci golü de bulduktan sonra Fenerbahçe savunmaya çekildi. Kontratakla üçü bulma düşüncesinde oynayan takım bunu yapamayınca devre (1-2) Fenerbahçe üstünlüğüyle tamamlandı.
       
       



        İkinci yarıda da rakibine pozisyon veren, yine kendine kapanan tutuk bir Fenerbahçe vardı sahada. Bu tertiple, takımda isteksiz oyuncu fazlalığıyla da tam da beklediğim gibi aslında..

        Cris ve Stoch yine yokları oynuyor,takım kenarlardan hücum edemiyor, ön bölgede Sow yine yalnızları oynuyor. Sonrasında Caner ve uzun zaman sonra kısa sürelerle de olsa, forma şansı bulmaya başlayan Sezer giriyor, bu da takıma olumlu yansıyor. Sezer topla oldukça iyi, fizik durumu güçlendikçe daha da iyi olacak. Meireles-Topal ikilisinin önünde oynamaya da en uygun olan oyuncu o bence..

     

    
      Son bölümde rakibe tehlikeli bir pozisyon vermedi ve (1-2) kazandı Fenerbahçe.. Geçen hafta Kadıköy'deki 47 maçlık yenilmezlik serisi sona ermişti, deplasmanda kazanılamıyordu, bu moral açısından çok değerli bir üç puan oldu. Perşembe günü Limassol maçında Kadıköy'de skor erken bulunmazsa, önce homurdanmaya sonra da protesto etmeye niyetli taraftarlar da var. Aykut Hoca'ya Fenerbahçe'ye bol şans diliyorum şimdiden..