UA-36062800-1
Milos Krasic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milos Krasic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2012 Cuma

Fenerbahçe-Göztepe Maçına Dair


        Maçtan saatler önce Kadıköy'deydim. Göztepeliler oldukça kalabalık gruplar halinde gelmişler, rıhtımda ve Barlar Sokağı civarında, marşlarını söylüyor biralarını içiyorlardı. Herhangi bir taşkınlıkları filan yok gibiydi, bir kaçıyla muhabbet ettik. Tek tük gaza gelen genç çocuklar onlara sataştılarsa da, onlar alttan alıyorlar, biz de gerginliğin büyümesine izin vermiyorduk. Nasıl olmuşsa; saatler sonra, stada gelen Fenerbahçe Otobüsü'nü taşlayanlar olmuş. Bizim genel olarak Göztepeliler ile bir husumetimiz yok, onlara ciddi bir müdahale de olmamışken böyle birşey yapmaları mantıklı değil! İster istemez Kayseri'de de Kayserisporlular'ın arasına karışıp Fenerbahçe otobüsünü taşlayan Trabzonsporlular geliyor ki , taş atanlara Göztepeliler'den tepki geldiğini de herkes görmüş.

        Bu insanları aylarca doldurup, bir camianın üzerine salanların vebali boynunadır.




         Maça dönersek Pendikspor ve Mönschengladbach maçlarında yaptığı gibi tüm takımı değiştirmek yerine, birkaç tecrübeli oyuncuyu oynatmayı seçen Kocaman'ın tercihleri; Hasan Ali,Kuyt,Raul Meireles oldu.


          Fenerbahçe Tribünleri'nde yer yer boşluklar da olsa Okul Açık ve Migros Tribünleri, deplasmanda oldukça coşkulu olan Göztepeliler'in yanında sönük kalmamak adına güzel şovlar gerçekleştirdi. Göztepeliler ise deplasman tribünü nasıl olur herkese gösterirken, her fırsatta kontra yaptılar.

    Aziz Yıldırım'ın Mirsad'ın himayesine verdiği Milos Krasic, dün sahadaydı, oyuna sol tarafta başladı, istekliydi, zaman zaman yeteneklerinden esintiler de sundu. Ancak hala yeterince güçlü değil! Maçta bir de gol atan Krasic, Fenerbahçe formasıyla  ilk golünü atmış oldu. Stoch girdikten sonra sağa geçen, Krasic'in takıma entegrasyonunun ne kadar önemli olduğunu herkes biliyor. Totem çalışmamızı da daha önce burada yayınlamıştık! tık 
                                                                                                                                           Pendikspor maçında bencil ve basitlikten uzak oyunuyla, eleştirdiğimiz Sezer Öztürk, basit oynayınca takıma çok katkı verdi, üzerine 2 de gol attı.

      Gecenin bir diğer ilk golünü atanı da Fenerbahçe'nin 17 yaşındaki yıldız adayı oyuncusu Recep Niyaz'dı.
      Hızı, topa olan hakimiyeti, çabukluğu ve oyun zekası daha şimdiden dikkat çeken Recep Niyaz, Fenerbahçeliler'in fiziksel eksikliklerini bir an önce giderip, takıma yerleşmesini 4 gözle bekledikleri bir oyuncu.

      Bu sezon bu yaştaki bir oyuncuya verilebilecek maksimum süreyi almaya da başladı . Hiç şüphesiz ki özel güçlenme çalışmaları kadar, profesyonel oyuncularla daha fazla oynaması da , dayanıklılığını artırmasına büyük katkı sağlayacak!

        Yetenekleri kadar efendiliği ile de dikkat çeken Recep Niyaz golü atar atmaz, kendisine güvenip sahaya süren Aykut Kocaman'a koşarak sarıldı! Hoca için de emek verdiği, şans verdiği oyuncunun gelişimini izlemek,eminim büyük zevk oluyordur.
     
        Mehmet Topuz, Selçuk, Orhan Şam,Serdar Kesimal, Egemen,Salih Uçan gibi daha az oynayan oyuncuların da, maç ritmi yakalamaları açısından önemli olan maçı Fenerbahçe 4-0 kazanırken, artık gözler Arena'daki Galatasaray karşılaşmasına çevrildi.Tribünlerin de aklı büyük oranda derbideydi! Bkz aşağıda!
Şevket Çoruh-Göztepe Maçı-Derbi Mesajı

                                                             


27 Kasım 2012 Salı

Krasic Totemi

Milos Krasic Fenerbahçe
         
            Krasic'i biliyorsunuz CSKA'da oynarken neler yaptığını falan çoğumuz hatırlıyoruz, totem olsun diye Fenerbahçe Dergisi'nin verdiği Milos Krasic posterinden saat yaptım, astım.  Ligin ikinci yarısında 2-3 Avrupa Ligi, 4-5 lig maçında o performansını sergilese, hep derdim o.

26 Ekim 2012 Cuma

Kıbrıs'a Beraberliğe Gidilmez



Evet bir maça soldaki 11'le başlıyorsanız, beraberliğe razıyım, şansım elverir de duran toptan, karambolden, uzaktan şutla filan bir gol atarsam kazanayım demek istiyorsunuz demektir.

İlginçtir Bursa deplasmanında tercih edilen takım, uygulanmaya çalışan oyun anlayışı, Limassol deplasmanınkinden çok daha kazanmaya dönüktü.



        Limassol'un Bursa'da daha zor bir deplasman olup olmadığının takdirini sizlere bırakıyorum.

        Maça bu oyuncularla çıkan Fenerbahçe, topu ilk 15 dakika kendisinde tutmayı başardıysa da, Fenerbahçe'nin üzerine gelmeye niyeti olmadığını gören Rum ekibi, Fenerbahçe'nin herkesçe malum olan yumuşak karnından faydalanmaya karar verdi. Neden bu kadar rölanti oynarız, neye tedbir aldık anlamak mümkün değil.

        İlk 15 dakika sonrasında, defanstan çıkarken baskı yapan, kaptıkları toplarla kaleye hızlı inmeyi düşünen rakip,  Fenerbahçe kalesine gelmeye başladı. Son vuruşlardaki beceriksizlikleri ve gününde Volkan'ın da çabasıyla, ilk yarıda Fenerbahçe hemen hemen hiç bir işi doğru yapmamış olarak, soyunma odasına gitti.

       Fenerbahçe'de bilhassa orta alanı beğenmedim. Cris, Mehmet Topal ve Selçuk ne defanstan top alıp üçüncü bölgeye aktarmakta, ne de ileride ve geride dönen topları toplamakta iyi değildiler.Kuyt geldiği zamanki gücünde değil, o gücünde olmadığında da sahada olması değerli de değil.

      Meireles şu an bu takım için çok kritik bir oyuncu haline geldi, bunu onsuz çıktığımız son maçların hemen hepsinde rahatlıkla gözlemledik. Orta sahadaki diğer oyuncular atletizm konusunda fazlasıyla eksikler.. Takımın bu alanda etkili olan isimleri Caner ve Sow yetmiyor, daha hızlı ve akışkan bir oyun için Meireles şart.. Krasic de bu anlamda fayda sağlayabilir ancak hala hazırlanamadı.

     İkinci yarıya da ilk yarıdaki anlayışla başlayan Fenerbahçe, berabere kalsam da olur zihniyetini 60. dakikaya kadar devam ettirdi.

   Bu dakikadan sonra bir miktar Cristian'ın hareketlenmesi ön tarafa doğru çıkmaya başlaması, rakibin de yorulmaya başlaması, Fenerbahçe'nin rakip alana yerleşmesini beraberinde getirdi.

   Karşı kaleye gitmeye başlayan Fenerbahçe, kontrataklardan ciddi pozisyonlar da verdi, Volkan sağolsun izin vermedi. Hasan Ali'nin pozisyon almak konudunda ciddi hataları oldu. Neyse ki kazanılan kornerde geriden gelip iyi bir kafa vuran Egemen, Fenerbahçe'yi öne geçirdi. (1-0 Bu gol Egemen'in Fenerbahçe'deki ilk golü oldu.


     Golden sonra Krasic gibi bir oyuncu alınırsa, üzerine gelmek zorunda olan rakibe karşı daha rahat pozisyon bulunabilir diye düşünüyordum. Krasic oyuna girdi girmesine ama hala gücünü kazanamamış, ne adam geçebildi, ne de ver-kaç yapabildi. Kısa süre içinde sarışını hazırlamak gerekiyor.


   Tribünlerde de güzel görüntüler olurken, Fenerbahçe Uefa sıralamasındaki 12. yerini korumaya çalışan Türkiye için önemli bir galibiyet aldı.

21 Ekim 2012 Pazar

Eksik Fenerbahçe Beraberlikle Döndü

      Bursaspor iyi hazırlanmış coşkulu seyircisiyle, önde baskı yaparak başladı. Zaten Fenerbahçe karşısında pek çok rakip bunu yapıyor,çünkü Fenerbahçe ne olursa olsun geriden pas yaparak çıkmaya çalışıyor. Bu dakikalarda Bursaspor başta Krasic'i olmak üzere, kanatları iyi kapatırken, Fenerbahçe ortada oynayan Cristian, Selçuk, Caner 3'lüsüyle, kapanan kanatlara bir alternatif yaratacak, hiç bir ofansif hareket yapamıyordu. Yine aynı bölgede Belluschi,Batalla ve N'Diaye ile oynayan Bursaspor'un, orta alanda hücum etmek konusundaki etkinliklerini de engelleyemediler.

      Caner'in iç bölgede kullanılmasında bir yanlışlık olduğu fikirlerine katılmıyorum, hatta ben de zaman zaman öneriyorum. Dinamizm ve ileri doğru oynama becerisi Caner'i iç bölgede de değerli bir oyuncu yapıyor. Selçuk driblingli bir oyuncu değil, Cristian da istekli olmayıp öne doğru oynamak için zorlamayınca, sıkıntı daha da büyüdü. Kanatlardan oynayamıyorsun, içeriden kat etmen şart..
   
      Hasan Ali ilk bölümde, önündeki Sow ile uyumsuz bir görüntü sergilerken, pozisyon alma konusunda bazı aksaklıklara yol açtı. Bursaspor'un maestrosu Batalla'nın sağ tarafa attığı topu alan Murat'ın arka direğe yerden kestiği topu engeleyemedi. Murat'ın ortasında ters kademeye giren Serdar Kesimal'in ters vuruşunda, top Fenerbahçe ağlarına gitti. (1-0) Sağdan gelen topa sol ayağıyla vurmalıydı, ama topla arası en iyi olan defans oyuncularından biri olan Serdar bile, bu pozisyonda hangi ayağıyla müdahale edeceğini bilmiyormuş.

      Serdar Kesimal  gol olan ters vuruşuna rağmen iyi bir oyun çıkardı. 5 aydır oynamayan oyuncuyu, kendi kalesine attığı golden sonra, tüm takım teselli edince oyundan düşmedi. Geriden top çıkarma konusunda en etkili Fenerbahçe'li olurken, kenarda da Vederson'a kulvar bırakmadı, zaman zaman kritik kademelere de başarıyla girdi.

     Golden sonra hücum etmeyi sürdüren Bursaspor'da Belluschi takıma cuk oturmuş, uzaktan attığı şutlarla, pas alışverişine olan katkısıyla, oldukça etkili oynadı. Bir pozisyonda Batalla'nın müthiş dönüşü sonrası verdiği enfes arapas sonrası,çaprazdan yapılan vuruşu kurtaran Volkan, maç boyu önemli kurtarışlar yaptı.

        
      20. dakikadan itibaren baskıyı kıran Fenerbahçe'de, Sow-Kuyt-Krasic 3'lüsü çok fazla dönerek oynamaya başlayınca, Bursaspor defansının dengesini de bozmaya başladı. Arkaya doğru yaslanmaktan biraz olsun kurtulan Cristian ve Selçuk biraz daha olumlu toplar kullanmaya başladı.

      23. dakikada korneri kullanan Caner, Krasic'e pas attı, Krasic'in kısa ortasında, defanstan sıyrılarak ön direk koşusunu iyi yapan Sow, yakın mesafeden kafa vuruşuyla skoru eşitledi. (1-1)

     Golden sonra etkinliğini sürdüren Fenerbahçe, bir iki pozisyon daha bulduysa da golü bulamadı. Özellikle 37. dakikada iyi bir frikik kullanan Caner ve karşı karşıya kaldığı pozisyonda Krasic, Scott Carson'ı geçemediler. İlk yarı böylece beraberlikle sona erdi.

     İkinci yarıya Aykut Kocaman Krasic-Stoch değişikliği yaparak başladı. Krasic'in iyi performansının yanında, Stoch'un genel verimsizliği düşünülürse neden yapıldığını anlayamadığım bir değişiklikti. Belki Krasic'in ufak bir sakatlığı oldu, ya da kondüsyon açığını düşünerek yaptı bu değişikliği..

     İlk yarıda olduğu gibi başlangıçta Bursaspor baskındı ve önde oynuyordu. Batalla'nın müthiş paslarıyla ve Belluschi'nin uzaktan şutlarıyla bir çok kez kaleye geldiler,ancak Volkan Demirel'i geçemediler. Orta sahada Cristian ve Baroni'nin önüne yerleşen Stoch'un pas hatalarının, anlamsız hareketlerinin de payı büyüktü alışageldiğimiz gibi.

     Son 20 dakikalık bölümde Stoch-Caner yer değiştirdiler. Stoch iyi bir performans sergilemese de daha az zarar vermeye başladı. Caner'in getirdiği toplar dışında, bütün hafta müzmin sakat olduğuna dair dedikodular kaynatılan Sow'un, karşısına gelen her rakibi ekarte etmesi, atletik özelliklerini en etkin biçimde kullanıyor olması gözlerden kaçmadı.

     Scott Carson da günündeydi, Stoch'un bir, Caner'in iki pozisyonunu kurtararak, takımının hak ettiği puanı kazanmasında önemli işler yapmış oldu. Caner'in bu pozisyonların birinde, içeride bomboş olan Bekir'e vermek yerine, kaleye vurması puanını kırmama neden oldu. Bekir de bu pozisyonda isyan etti.

     Sadece 5 dakika Bursaspor yedek kulübesinin itirazlarıyla uğraşan hakemin, karşılaşmayı sadece 2 dakika uzatması komikti, komikten öte çirkindi.

     Son bölümde üst üste kornerler atan Fenerbahçe, hakkı beraberlik olan maçı az kalsın kazanıyordu. Bu bölümde oyuna giren Semih ve Sezer Öztürk neredeyse topa bile dokunamadan maçı tamamladılar.

    Bu pankartı açan taraftara da, bu pankartın içeri sokulmasına izin verenlere de lanet olsun!!.





 
BURSASPOR: 1 - FENERBAHÇE: 1
Stat: Atatürk
Hakemler: Yunus Yıldırım, Adil Sinem, İsmail Şencan
Bursaspor: Carson, Basser, İbrahim, Ömer, Hakan, Murat (Dk.62 Okan), N'Diaye, Belluschi, Vederson (Dk.82 Ferhat), Batalla, Pinto (Dk.90 1 Sestak)
Fenerbahçe: Volkan, Egemen, Serdar, Bekir, Hasan Ali, Baroni, Kuyt, Krasic (Dk.46 Stoch), Selçuk, Caner (Dk.89 Sezer), Sow (Dk.89 Semih)
Goller: Dk. 12 Serdar Kesimal (Kendi kalesine)(Bursaspor), Dk. 23 Musa Sow (Fenerbahçe)
Sarı Kart: 90 artı 1 Serdar (Fenerbahçe)