UA-36062800-1
serdar kesimal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serdar kesimal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2012 Pazar

Eksik Fenerbahçe Beraberlikle Döndü

      Bursaspor iyi hazırlanmış coşkulu seyircisiyle, önde baskı yaparak başladı. Zaten Fenerbahçe karşısında pek çok rakip bunu yapıyor,çünkü Fenerbahçe ne olursa olsun geriden pas yaparak çıkmaya çalışıyor. Bu dakikalarda Bursaspor başta Krasic'i olmak üzere, kanatları iyi kapatırken, Fenerbahçe ortada oynayan Cristian, Selçuk, Caner 3'lüsüyle, kapanan kanatlara bir alternatif yaratacak, hiç bir ofansif hareket yapamıyordu. Yine aynı bölgede Belluschi,Batalla ve N'Diaye ile oynayan Bursaspor'un, orta alanda hücum etmek konusundaki etkinliklerini de engelleyemediler.

      Caner'in iç bölgede kullanılmasında bir yanlışlık olduğu fikirlerine katılmıyorum, hatta ben de zaman zaman öneriyorum. Dinamizm ve ileri doğru oynama becerisi Caner'i iç bölgede de değerli bir oyuncu yapıyor. Selçuk driblingli bir oyuncu değil, Cristian da istekli olmayıp öne doğru oynamak için zorlamayınca, sıkıntı daha da büyüdü. Kanatlardan oynayamıyorsun, içeriden kat etmen şart..
   
      Hasan Ali ilk bölümde, önündeki Sow ile uyumsuz bir görüntü sergilerken, pozisyon alma konusunda bazı aksaklıklara yol açtı. Bursaspor'un maestrosu Batalla'nın sağ tarafa attığı topu alan Murat'ın arka direğe yerden kestiği topu engeleyemedi. Murat'ın ortasında ters kademeye giren Serdar Kesimal'in ters vuruşunda, top Fenerbahçe ağlarına gitti. (1-0) Sağdan gelen topa sol ayağıyla vurmalıydı, ama topla arası en iyi olan defans oyuncularından biri olan Serdar bile, bu pozisyonda hangi ayağıyla müdahale edeceğini bilmiyormuş.

      Serdar Kesimal  gol olan ters vuruşuna rağmen iyi bir oyun çıkardı. 5 aydır oynamayan oyuncuyu, kendi kalesine attığı golden sonra, tüm takım teselli edince oyundan düşmedi. Geriden top çıkarma konusunda en etkili Fenerbahçe'li olurken, kenarda da Vederson'a kulvar bırakmadı, zaman zaman kritik kademelere de başarıyla girdi.

     Golden sonra hücum etmeyi sürdüren Bursaspor'da Belluschi takıma cuk oturmuş, uzaktan attığı şutlarla, pas alışverişine olan katkısıyla, oldukça etkili oynadı. Bir pozisyonda Batalla'nın müthiş dönüşü sonrası verdiği enfes arapas sonrası,çaprazdan yapılan vuruşu kurtaran Volkan, maç boyu önemli kurtarışlar yaptı.

        
      20. dakikadan itibaren baskıyı kıran Fenerbahçe'de, Sow-Kuyt-Krasic 3'lüsü çok fazla dönerek oynamaya başlayınca, Bursaspor defansının dengesini de bozmaya başladı. Arkaya doğru yaslanmaktan biraz olsun kurtulan Cristian ve Selçuk biraz daha olumlu toplar kullanmaya başladı.

      23. dakikada korneri kullanan Caner, Krasic'e pas attı, Krasic'in kısa ortasında, defanstan sıyrılarak ön direk koşusunu iyi yapan Sow, yakın mesafeden kafa vuruşuyla skoru eşitledi. (1-1)

     Golden sonra etkinliğini sürdüren Fenerbahçe, bir iki pozisyon daha bulduysa da golü bulamadı. Özellikle 37. dakikada iyi bir frikik kullanan Caner ve karşı karşıya kaldığı pozisyonda Krasic, Scott Carson'ı geçemediler. İlk yarı böylece beraberlikle sona erdi.

     İkinci yarıya Aykut Kocaman Krasic-Stoch değişikliği yaparak başladı. Krasic'in iyi performansının yanında, Stoch'un genel verimsizliği düşünülürse neden yapıldığını anlayamadığım bir değişiklikti. Belki Krasic'in ufak bir sakatlığı oldu, ya da kondüsyon açığını düşünerek yaptı bu değişikliği..

     İlk yarıda olduğu gibi başlangıçta Bursaspor baskındı ve önde oynuyordu. Batalla'nın müthiş paslarıyla ve Belluschi'nin uzaktan şutlarıyla bir çok kez kaleye geldiler,ancak Volkan Demirel'i geçemediler. Orta sahada Cristian ve Baroni'nin önüne yerleşen Stoch'un pas hatalarının, anlamsız hareketlerinin de payı büyüktü alışageldiğimiz gibi.

     Son 20 dakikalık bölümde Stoch-Caner yer değiştirdiler. Stoch iyi bir performans sergilemese de daha az zarar vermeye başladı. Caner'in getirdiği toplar dışında, bütün hafta müzmin sakat olduğuna dair dedikodular kaynatılan Sow'un, karşısına gelen her rakibi ekarte etmesi, atletik özelliklerini en etkin biçimde kullanıyor olması gözlerden kaçmadı.

     Scott Carson da günündeydi, Stoch'un bir, Caner'in iki pozisyonunu kurtararak, takımının hak ettiği puanı kazanmasında önemli işler yapmış oldu. Caner'in bu pozisyonların birinde, içeride bomboş olan Bekir'e vermek yerine, kaleye vurması puanını kırmama neden oldu. Bekir de bu pozisyonda isyan etti.

     Sadece 5 dakika Bursaspor yedek kulübesinin itirazlarıyla uğraşan hakemin, karşılaşmayı sadece 2 dakika uzatması komikti, komikten öte çirkindi.

     Son bölümde üst üste kornerler atan Fenerbahçe, hakkı beraberlik olan maçı az kalsın kazanıyordu. Bu bölümde oyuna giren Semih ve Sezer Öztürk neredeyse topa bile dokunamadan maçı tamamladılar.

    Bu pankartı açan taraftara da, bu pankartın içeri sokulmasına izin verenlere de lanet olsun!!.





 
BURSASPOR: 1 - FENERBAHÇE: 1
Stat: Atatürk
Hakemler: Yunus Yıldırım, Adil Sinem, İsmail Şencan
Bursaspor: Carson, Basser, İbrahim, Ömer, Hakan, Murat (Dk.62 Okan), N'Diaye, Belluschi, Vederson (Dk.82 Ferhat), Batalla, Pinto (Dk.90 1 Sestak)
Fenerbahçe: Volkan, Egemen, Serdar, Bekir, Hasan Ali, Baroni, Kuyt, Krasic (Dk.46 Stoch), Selçuk, Caner (Dk.89 Sezer), Sow (Dk.89 Semih)
Goller: Dk. 12 Serdar Kesimal (Kendi kalesine)(Bursaspor), Dk. 23 Musa Sow (Fenerbahçe)
Sarı Kart: 90 artı 1 Serdar (Fenerbahçe)






17 Ocak 2012 Salı

Fenerbahçe Manisa'da sezonun en iyi futbolunu oynadı.

Manisa deplasmanına Semih,Alex,Sezer,Özgür Çek,Bekir gibi oyuncularından yoksun giden,A2 takımı oyuncuları(Recep Niyaz,Hasan,Gökay) takviyeli Fenerbahçe yılın en iyi oyununu oynadı fakat yine de maçı son anda kazanabildi.(Manisaspor 1-2 Fenerbahçe)


Alex'in bölgesinde haftaiçi kupa maçında da o görevle oynayan Stoch başladı,solda da Caner ilk onbirdeydi.Forvette de kupa maçında hat-trick yapmasına rağmen bölgeyi dolduramadığı tekrar tekrar görülen Bienvenu vardı.
Maç öncesinde Lefter yazılı tişörtlerle ısınmaya çıkan oyuncular,maç öncesi de yukarıdaki pankartı açarak;efsaneyi andılar.
                                                                                   
        İlk tehlikeli atak Mehmet Topuz'la Fenerbahçe'den geldi.Stoch'un pasıyla sağ çaprazdan vurdu,üstten dışarı attı.İlk göze çarpan Stoch ve Caner'le temponun yüksek başladığı idi.Ben Caner'den gelir gol dedim ve beklemeye başladım.

       12. dakikada Akaminko 40-50 metre top sürerek ceza sahamıza girdi.pası yerini bulmadı..Bu dakikadan sonra beklerin de hücuma müthiş desteğiyle Fenerbahçe baskıyı artırdı ve art arda pozisyonlara girmeye başladı.Manisaspor'un planı ise hızlı adamları defans arkasına kaçırmaktı ve az da olsa bunu başardılar.Manisaspor 18. dakikada bir kez de Simpson'un driplingle getirdiği topla etkili geldi.

       İlk yarının ortasından itibaren Caner'in müthiş oyununa Stoch'un da eşlik etmesiyle Fenerbahçe;Caner,Stoch ve Bienvenu'yle sayısız pozisyona girdi.Ve 45.dakikada ilk yarının en tehlikeli pozisyonunda  Gökhan Gönül'ün ters kanattan ortasına Serdar Kesimal kafayı vurdu,direği geçemedi.Bu şekilde gerek şanssızlık gerek ise İlker Avcıbay'ın müthiş performansıyla ,fark olacak maçta ilk yarı 0-0 sona erdi.  Gökhan Gönül'ü ilk yarı döverek durdurmalarına hep göz yuman Kuddusi Müştüoğlu yine bir Fenerbahçe maçında kötü yönetimiyle dikkat çekiyordu.
   
     İlk yarıda Fenerbahçe'de Bienvenu ve Baroni hariç herkes en iyi şekilde oynadı.Mesela Emre çok önemlli pozisyonları kesti.Bienvenu çabalı oynuyor ama positioning eksikliği var ve çabasıyla rakibi bozduğunda bile sırf bu yüzden gereği kadar etkili olamıyor.Ceza alanına giren oyuncu sayısını artırmak gerekiyordu ve bunu Baroni'den bekliyordum.
     
 Kendilerine ayrılan tribünü tıklım tıklım dolduran Fenerbahçe seyircisinin performansı da çok etkileyiciydi.Maçı Kadıköy'de oynarmış gibi hissetmiştir futbolcular.Ayrıca AEK'nın Lefter jestine de teşekkür etmeyi ihmal etmediler.Bkz. aşağıda
      
İkinci yarıya da baskılı başlayan Fenerbahçe,pozisyonlar bulmaya devam ederken Caner adeta ışıldıyordu.Kafamdan bunları geçiriyorken 55. dakikada sol çaprazdan Caner sert vurdu ve gol oldu.Bu çocuk her ne kadar Tuncayvari bir şekilde sık sık adamın içinden geçmeye çalışıyorsa da büyük bir yürek taşıyor en az onun kadar sevindim.(1-0)


Golün 3 dakika sonrasında Mehmet'le etkili gelen Fenerbahçe atağında,Mehmet kaleciyi çalımlamak istedi İlker Avcıbay yine geçit vermedi.

61 de sağdan yapılan ortada Serdar'ın markajından kurtulup dönerek vuran Simpson,skoru dengeledi.(1-1) Bu benim Serdar'ın bugüne kadar gördüğüm en net hatasıydı.







Emre oyundan yavaş yavaş düşmeye başladığı dakikalarda,Cristian rakip ceza alanında görülmeye başlamıştı geç de olsa. Caner'le etkili olmaya devam eden Fenerbahçe,67'de Caner'in çalımla gelip attığı şut yandan dışarı gitti.Ve yine aynı Caner sağdan etkili bir hızlı hücumla gelen Manisayı uzun bir koşu sonunda yaptığı müdahale ile mutlak bir golden etti.

Etkili oynamaya devam eden Fenerbahçe'de günün gol kaçıranı Bienvenu,yine M.Topuz'un iyi ortasında,harika yükselmesine rağmen kötü bir kafa vuruşu yaptı.

    
       



 Maçın güzel anlarından biri de 95 doğumlu Recep Niyaz'ın oyuna girmesiydi.Kumaşı iyi olan bu oyuncu umarım gelişimini sürdürür.

Fenerbahçe baskısı sürüyor ama gol bir türlü gelmiyordu.Uzatmalarda Caner'in düşürülmesiyle kullanılan serbest vuruşta ,Cristian'ın kafası uzatma dakikalarında rol yapıp,kendini yere bırakan Yiğit İncedemir'e çarparak Manisa ağlarına gitti.Bu da kaderin cilvesi olsa gerek.(2-1)

           GÜNÜN FOTOĞRAFLARI





22 Aralık 2011 Perşembe

Medical Park Antalyaspor :0-0: Fenerbahçe

    İdeal onbiriyle sahaya çıkan Fenerbahçe , oldukça defansif bir anlayışla sahaya çıkan Mehmet Özdilek'in Antalya'sını geçemeyerek,ligin ilk yarısını Manisaspor'u yenen Galatasaray'ın 2 puan gerisinde, 35 puanla ikinci sırada kapattı.Böylece ''bir an önce bitse de Fenerbahçe bir forvet alsa'' diye haftalardır beklediğimiz gün geldi ve bu süreci puan anlamında minimum kayıpa atlattık.

    İlk yarı sakatlanan Alex'in yerine oyuna giren Bienvenu ile iki adet yüzde yüz pozisyona giren Fenerbahçe , Bienvenu'nun bu pozisyonlardaki beceriksizliği sonucu mutlak galibiyeti kaçırdı.Bu pozisyonların birinde Semih'e verse yüzde yüz gol olacaktı, diğerinde ise kabus gibi bir vuruş yaptı.

   Fenerbahçe'de son haftaların formda ismi Stoch çok etkisizdi,Serdar iyice parlamaya başladı.Stoper aramaya gerek yok diye düşünüyorum.Yobo ve Emre başta olmak üzere iyi oynadı Fenerbahçe.Gol yollarına kadar topu iyi taşıdı.Fakat 3. bölgede yine çok etkili olamadı.Bunda ''Tecrübeli Futbolcular Cemiyeti'' niteliğindeki Antalyaspor'un iyi alan paylaşımı da etkili oldu.

   Artık transfer döneminde bu takıma , yükü kaldırabilecek bir golcü alınacak.Ligin ikinci yarısında zirveyi kovalamaya devam edilecek.Daha önce de söylediğim gibi Dia da satılıp yerine bir sağ kanat oyuncusu alınabilir.

20 Aralık 2011 Salı

Fenerbahçe-Trabzonspor


     Maç  öncesi  17.30 da Migros Tribünündeki yerimizi almak üzere stada doğru yürüdük.Geldiğimizde kapıların hala açılmadığını,binlerce kişinin sıra beklediğini;sıranın eski Salı Pazarı’nın çıkışına kadar uzadığını gördük ve çaresiz sıranın sonuna doğru ilerledik.Sırada sohbet ettiğimiz insanlarda galibiyete eminlerdi ve haftalardır Trabzonspor cephesinden gelen Fenerbahçe’ye sataşan açıklamalara karşı öfke görülmekteydi.Yine de herkes birbirini ‘’Aman Beyler sahaya bir şey atmayalım’’ vb şekilde uyarıyordu.
     Sırada bekleme süresi uzadıkça yorulmaya başladık.Arada ‘’ 5 TL verin sırada beklemeyin önden girin’’  gibi şeyler söyleyen tipler gelip gidiyordu,tek tük sıradan çıkanlar da oldu.Bu işlerin önü nedense kesilmez.
      1 saat kadar bekledikten sonra stad girişini görebildiğimiz yere kadar ilerleyebildik ve demir parmaklıkların üzerinden atlayanları gördük.Muhtemelen az önceki tiplere 5 TL ödeyenler bunlardı.Güvenlik görevlileri nerededir ne iş yaparlar diye birbirimize sorduk,tepki gösterdiysek de 1 saattir beklediğimiz sıramızı tamamen terk etmeyi göze alamadık.Sonunda stadın iç kısmına doğru uzadık.Bu kez merdivenleri aştıktan sonra binlerce kişi tıkış tıkış kaldık.Yağmur yağıyordu tepemizden,Fenerbahçe’ye canımız feda eyvallah da ,sıra ilerlemedikçe gerildik,bu saçmalığın binlerce kişinin sadece tek bir yerden sokulmasından kaynaklandığını gördüğümüzde daha da fazla öfkelendik.O itiş kakışta yağmur altında yüzlerce çocuk,kadın vs de vardı.Şu giriş kapıları maçlardan önce kontrol edilmeli,arızalıymış yaa bak sen şu işe!Maça birkaç dakika geç girdik..!Rakip olmayınca normalde deplasman taraftarının alındığı tribüne yerleştik.
     
    Okul açık tribününde hazırlanan koreografi çok güzel ve ciddi emek isteyen bir işti.Vamos Bien,Grup Ck ve Unifeb'e buradan ellerinize sağlık demek isterim.Bkz. aşağıda.

    Biraz da maça değinirsek Trabzonspor,Şenol Güneş;'in dediğinin aksine hücumu düşünmeyendi.Sahaya sürdüğü onbirde sol bek gibi oynayan Halil Altıntop,orta sahada Colman ve tek gol planı olan Burak'tan başka hücum edebilecek kimse yoktu.
    

   Fenerbahçe'de sol açıkta son haftalarının formda ismi Stoch vardı.Stoperde de Serdar Kesimal.. Serdar'ın topu oyuna sokuşunun diğer savunmacıların hepsinden daha iyi olduğu görüldü,genel olarak pozisyon alışları da iyiydi.Yobo ile de uyumlu göründü.Sakatlanmadığı sürece o formanın ilk seçeneği olduğunu gösterecek bir performans sergiledi.Burak karşısında etkiliydi.Burak Yılmaz iki defans arasına toplar istedi her zamanki gibi ama pek başarılı olamadılar.Bulduğu bir iki poziyonda da bencillik etti.İyi vuruşlar çıkaramadı.Sol tarafta Halil ,eski temposuna kavulmuş gibi görünen Gökhan Gönül'ün bindirmeleri karşısında solbek gibi oynamak zorunda kaldı.Trabzonspor'un topu ayağında tutmak gibi bir derdi yoktu.Her zamanki gibi kendi sahalarında kalıp defans arkasına Burak'ı kaçırmak tek gol planlarıydı.Bu kaptıkları anlarda da Fenerbahçe'nin ön liberoları ve savunma ikilisi açık vermediler.

   Trabzonspor savunması duran toplarda pozisyon hatası yapan bir takım.Hatta Giray'ın ilk Hırvatistan maçında arka direkte vurdurduğu kafa da kalemize gol olmuştu hatırlarsınız.İşte böyle bir kornerde Halil takip ettiği M.Topuz'u kaçırdı.Oda kafayla vurdu gol oldu.İlk yarı bu şekilde sona erdi.(1-0)




İkinci yarı 54. dakikada Gökhan Gönül'ün ayağına doğru kayan genç Aykut ikinci sarı karttan kırmızıyı gördü.G.Gönül Aykut'un kendisine darbesi olmadığını söylediyse de hakem ''dokunmasa da o girişe sarı kart verdim'' diyerek kararından dönmedi.







Trabzonspor 65. dakikada oyuna Colman'ın yerine Adrian'ı aldı.Bu dakikalarda Trabzonspor rakip kaleye de gelmeye başladıysa da golü bulamadı.
Fenerbahçe 65. dakikada maç kondüsyonu eksik Mehmet Topuz'u çıkararak,eksik kalan rakibin arkasına kaçırmayı umduğu Dia'yı oyuna aldı.Dia bir iki pozisyonda sarktıysa da etkili olamadı.Fenerbahçe Alex'le başta olmak üzere 3-4 yüzde yüzlük pozisyonu harcadı.Kalan dakikalarda Fenerbahçe'de hala fiziki gücü eski haline dönmemiş olan Semih çıktı ,oyunu sakinleştirmek adına Cristian girdi.Ve sonra da Emre'nin yerine Caner oyuna alındı.Trabzonspor da sağ açık için fazlaca defansif bir oyuncu olan Serkan Balcı'nın yerine Henriqu'yi sokararak etkili olmak istedi.Maçta başka gol olmadı.Dia satılsa hiç fena olmaz.

     Maç sonunda keyifle söyledik ''Hayde Gidelum Hayde''!!