UA-36062800-1
Vamos Bien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vamos Bien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2013 Pazar

Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe Yıkılmaz!

" Daha 19 yaşında, düşlerinde özgür dünya. Öptüğü çubuklu forma yaşayacak anısında. ALİ İSMAİL KORKMAZ , FENERBAHÇE  YIKILMAZ ! "

17 Ocak 2012 Salı

Fenerbahçe Manisa'da sezonun en iyi futbolunu oynadı.

Manisa deplasmanına Semih,Alex,Sezer,Özgür Çek,Bekir gibi oyuncularından yoksun giden,A2 takımı oyuncuları(Recep Niyaz,Hasan,Gökay) takviyeli Fenerbahçe yılın en iyi oyununu oynadı fakat yine de maçı son anda kazanabildi.(Manisaspor 1-2 Fenerbahçe)


Alex'in bölgesinde haftaiçi kupa maçında da o görevle oynayan Stoch başladı,solda da Caner ilk onbirdeydi.Forvette de kupa maçında hat-trick yapmasına rağmen bölgeyi dolduramadığı tekrar tekrar görülen Bienvenu vardı.
Maç öncesinde Lefter yazılı tişörtlerle ısınmaya çıkan oyuncular,maç öncesi de yukarıdaki pankartı açarak;efsaneyi andılar.
                                                                                   
        İlk tehlikeli atak Mehmet Topuz'la Fenerbahçe'den geldi.Stoch'un pasıyla sağ çaprazdan vurdu,üstten dışarı attı.İlk göze çarpan Stoch ve Caner'le temponun yüksek başladığı idi.Ben Caner'den gelir gol dedim ve beklemeye başladım.

       12. dakikada Akaminko 40-50 metre top sürerek ceza sahamıza girdi.pası yerini bulmadı..Bu dakikadan sonra beklerin de hücuma müthiş desteğiyle Fenerbahçe baskıyı artırdı ve art arda pozisyonlara girmeye başladı.Manisaspor'un planı ise hızlı adamları defans arkasına kaçırmaktı ve az da olsa bunu başardılar.Manisaspor 18. dakikada bir kez de Simpson'un driplingle getirdiği topla etkili geldi.

       İlk yarının ortasından itibaren Caner'in müthiş oyununa Stoch'un da eşlik etmesiyle Fenerbahçe;Caner,Stoch ve Bienvenu'yle sayısız pozisyona girdi.Ve 45.dakikada ilk yarının en tehlikeli pozisyonunda  Gökhan Gönül'ün ters kanattan ortasına Serdar Kesimal kafayı vurdu,direği geçemedi.Bu şekilde gerek şanssızlık gerek ise İlker Avcıbay'ın müthiş performansıyla ,fark olacak maçta ilk yarı 0-0 sona erdi.  Gökhan Gönül'ü ilk yarı döverek durdurmalarına hep göz yuman Kuddusi Müştüoğlu yine bir Fenerbahçe maçında kötü yönetimiyle dikkat çekiyordu.
   
     İlk yarıda Fenerbahçe'de Bienvenu ve Baroni hariç herkes en iyi şekilde oynadı.Mesela Emre çok önemlli pozisyonları kesti.Bienvenu çabalı oynuyor ama positioning eksikliği var ve çabasıyla rakibi bozduğunda bile sırf bu yüzden gereği kadar etkili olamıyor.Ceza alanına giren oyuncu sayısını artırmak gerekiyordu ve bunu Baroni'den bekliyordum.
     
 Kendilerine ayrılan tribünü tıklım tıklım dolduran Fenerbahçe seyircisinin performansı da çok etkileyiciydi.Maçı Kadıköy'de oynarmış gibi hissetmiştir futbolcular.Ayrıca AEK'nın Lefter jestine de teşekkür etmeyi ihmal etmediler.Bkz. aşağıda
      
İkinci yarıya da baskılı başlayan Fenerbahçe,pozisyonlar bulmaya devam ederken Caner adeta ışıldıyordu.Kafamdan bunları geçiriyorken 55. dakikada sol çaprazdan Caner sert vurdu ve gol oldu.Bu çocuk her ne kadar Tuncayvari bir şekilde sık sık adamın içinden geçmeye çalışıyorsa da büyük bir yürek taşıyor en az onun kadar sevindim.(1-0)


Golün 3 dakika sonrasında Mehmet'le etkili gelen Fenerbahçe atağında,Mehmet kaleciyi çalımlamak istedi İlker Avcıbay yine geçit vermedi.

61 de sağdan yapılan ortada Serdar'ın markajından kurtulup dönerek vuran Simpson,skoru dengeledi.(1-1) Bu benim Serdar'ın bugüne kadar gördüğüm en net hatasıydı.







Emre oyundan yavaş yavaş düşmeye başladığı dakikalarda,Cristian rakip ceza alanında görülmeye başlamıştı geç de olsa. Caner'le etkili olmaya devam eden Fenerbahçe,67'de Caner'in çalımla gelip attığı şut yandan dışarı gitti.Ve yine aynı Caner sağdan etkili bir hızlı hücumla gelen Manisayı uzun bir koşu sonunda yaptığı müdahale ile mutlak bir golden etti.

Etkili oynamaya devam eden Fenerbahçe'de günün gol kaçıranı Bienvenu,yine M.Topuz'un iyi ortasında,harika yükselmesine rağmen kötü bir kafa vuruşu yaptı.

    
       



 Maçın güzel anlarından biri de 95 doğumlu Recep Niyaz'ın oyuna girmesiydi.Kumaşı iyi olan bu oyuncu umarım gelişimini sürdürür.

Fenerbahçe baskısı sürüyor ama gol bir türlü gelmiyordu.Uzatmalarda Caner'in düşürülmesiyle kullanılan serbest vuruşta ,Cristian'ın kafası uzatma dakikalarında rol yapıp,kendini yere bırakan Yiğit İncedemir'e çarparak Manisa ağlarına gitti.Bu da kaderin cilvesi olsa gerek.(2-1)

           GÜNÜN FOTOĞRAFLARI





20 Aralık 2011 Salı

Fenerbahçe-Trabzonspor


     Maç  öncesi  17.30 da Migros Tribünündeki yerimizi almak üzere stada doğru yürüdük.Geldiğimizde kapıların hala açılmadığını,binlerce kişinin sıra beklediğini;sıranın eski Salı Pazarı’nın çıkışına kadar uzadığını gördük ve çaresiz sıranın sonuna doğru ilerledik.Sırada sohbet ettiğimiz insanlarda galibiyete eminlerdi ve haftalardır Trabzonspor cephesinden gelen Fenerbahçe’ye sataşan açıklamalara karşı öfke görülmekteydi.Yine de herkes birbirini ‘’Aman Beyler sahaya bir şey atmayalım’’ vb şekilde uyarıyordu.
     Sırada bekleme süresi uzadıkça yorulmaya başladık.Arada ‘’ 5 TL verin sırada beklemeyin önden girin’’  gibi şeyler söyleyen tipler gelip gidiyordu,tek tük sıradan çıkanlar da oldu.Bu işlerin önü nedense kesilmez.
      1 saat kadar bekledikten sonra stad girişini görebildiğimiz yere kadar ilerleyebildik ve demir parmaklıkların üzerinden atlayanları gördük.Muhtemelen az önceki tiplere 5 TL ödeyenler bunlardı.Güvenlik görevlileri nerededir ne iş yaparlar diye birbirimize sorduk,tepki gösterdiysek de 1 saattir beklediğimiz sıramızı tamamen terk etmeyi göze alamadık.Sonunda stadın iç kısmına doğru uzadık.Bu kez merdivenleri aştıktan sonra binlerce kişi tıkış tıkış kaldık.Yağmur yağıyordu tepemizden,Fenerbahçe’ye canımız feda eyvallah da ,sıra ilerlemedikçe gerildik,bu saçmalığın binlerce kişinin sadece tek bir yerden sokulmasından kaynaklandığını gördüğümüzde daha da fazla öfkelendik.O itiş kakışta yağmur altında yüzlerce çocuk,kadın vs de vardı.Şu giriş kapıları maçlardan önce kontrol edilmeli,arızalıymış yaa bak sen şu işe!Maça birkaç dakika geç girdik..!Rakip olmayınca normalde deplasman taraftarının alındığı tribüne yerleştik.
     
    Okul açık tribününde hazırlanan koreografi çok güzel ve ciddi emek isteyen bir işti.Vamos Bien,Grup Ck ve Unifeb'e buradan ellerinize sağlık demek isterim.Bkz. aşağıda.

    Biraz da maça değinirsek Trabzonspor,Şenol Güneş;'in dediğinin aksine hücumu düşünmeyendi.Sahaya sürdüğü onbirde sol bek gibi oynayan Halil Altıntop,orta sahada Colman ve tek gol planı olan Burak'tan başka hücum edebilecek kimse yoktu.
    

   Fenerbahçe'de sol açıkta son haftalarının formda ismi Stoch vardı.Stoperde de Serdar Kesimal.. Serdar'ın topu oyuna sokuşunun diğer savunmacıların hepsinden daha iyi olduğu görüldü,genel olarak pozisyon alışları da iyiydi.Yobo ile de uyumlu göründü.Sakatlanmadığı sürece o formanın ilk seçeneği olduğunu gösterecek bir performans sergiledi.Burak karşısında etkiliydi.Burak Yılmaz iki defans arasına toplar istedi her zamanki gibi ama pek başarılı olamadılar.Bulduğu bir iki poziyonda da bencillik etti.İyi vuruşlar çıkaramadı.Sol tarafta Halil ,eski temposuna kavulmuş gibi görünen Gökhan Gönül'ün bindirmeleri karşısında solbek gibi oynamak zorunda kaldı.Trabzonspor'un topu ayağında tutmak gibi bir derdi yoktu.Her zamanki gibi kendi sahalarında kalıp defans arkasına Burak'ı kaçırmak tek gol planlarıydı.Bu kaptıkları anlarda da Fenerbahçe'nin ön liberoları ve savunma ikilisi açık vermediler.

   Trabzonspor savunması duran toplarda pozisyon hatası yapan bir takım.Hatta Giray'ın ilk Hırvatistan maçında arka direkte vurdurduğu kafa da kalemize gol olmuştu hatırlarsınız.İşte böyle bir kornerde Halil takip ettiği M.Topuz'u kaçırdı.Oda kafayla vurdu gol oldu.İlk yarı bu şekilde sona erdi.(1-0)




İkinci yarı 54. dakikada Gökhan Gönül'ün ayağına doğru kayan genç Aykut ikinci sarı karttan kırmızıyı gördü.G.Gönül Aykut'un kendisine darbesi olmadığını söylediyse de hakem ''dokunmasa da o girişe sarı kart verdim'' diyerek kararından dönmedi.







Trabzonspor 65. dakikada oyuna Colman'ın yerine Adrian'ı aldı.Bu dakikalarda Trabzonspor rakip kaleye de gelmeye başladıysa da golü bulamadı.
Fenerbahçe 65. dakikada maç kondüsyonu eksik Mehmet Topuz'u çıkararak,eksik kalan rakibin arkasına kaçırmayı umduğu Dia'yı oyuna aldı.Dia bir iki pozisyonda sarktıysa da etkili olamadı.Fenerbahçe Alex'le başta olmak üzere 3-4 yüzde yüzlük pozisyonu harcadı.Kalan dakikalarda Fenerbahçe'de hala fiziki gücü eski haline dönmemiş olan Semih çıktı ,oyunu sakinleştirmek adına Cristian girdi.Ve sonra da Emre'nin yerine Caner oyuna alındı.Trabzonspor da sağ açık için fazlaca defansif bir oyuncu olan Serkan Balcı'nın yerine Henriqu'yi sokararak etkili olmak istedi.Maçta başka gol olmadı.Dia satılsa hiç fena olmaz.

     Maç sonunda keyifle söyledik ''Hayde Gidelum Hayde''!!