UA-36062800-1
Şenol Güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şenol Güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2013 Pazar

Şenol Güneş'in İstifası Üzerine

            

            Şenol Güneş, karşılaşma sonrası Lig TV'ye yaptığı açıklamada "Taraftarımızdan özür diliyorum. Oyuncularıma da başarılar diliyorum. Ben şu andan itibaren de Trabzonspor'un daha iyi olacağını düşünüyorum. Takımın ne fiziksel ne teknik taktik olarak sorunu yok, sadece duygusal kırılmaları var. Bu da benim sorumluluğum. Dolayısıyla bu sorumluğu taşıyan biri olarak üzgün olmaktan başka şey söyleyemiyorum. Bir kan değişikliğinin yararlı olacağını düşünüyorum. Hem oyuncularımız, hem taraftarlarımız, hem yönetim Trabzonspor'u sahiplenerek, aynı kadro ile çok daha üst sıralarda yer alacağını düşünüyorum. Ben en doğrusunun benim ayrılmam olduğunu düşünüyorum" dedi.


              Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, yaptığı açıklamada, deplasmanda 3-1 kaybedilen, Sanica Boru Elazığspor maçı sonrasında istifa ettiğini açıklayan teknik direktör Şenol Güneş ile telefonla görüştüğünü belirterek, ''Maçın ardından beni arayarak istifasını söyledi. Kan değişikliği lazım dedi, ben de 'peki' dedim. Yapacak bir şey yok'' diye konuştu. 

              Konuşmalara baktığımızda istifa etmesi konusunda Sadri Şener ve Şenol Güneş'in       birlikte karar verdikleri açıkça görülüyor. Sadri Şener'in hoca adayı hatta bizzat hocası bellidir bence. Belki de Trabzonspor'un yeni hocası, daha önce ayrıldığı kulübe, Giray Bulak'ın ayrılmasıyla dönen Ünal Karaman olacaktır.. Belki de alttan alttan yolu yapılan Tolunay Kafkas gelir. Sahadaki Tolunay Kafkas çirkef, tekmeci ve gereksiz kavga çıkaran bir futbolcuydu,ancak futbolculuk sonrası halleriyle saygın bir insan.

              ''Güneş'in istifası fazla yıpranmaması açısından önemliydi'' diyen Şener, ''Hayırlısı olsun. Koca kulüp, çözümü bulunur'' ifadesini kullandı.

              Sadri Şener, Güneş'in istifasını kabul edip etmediklerinin sorulması üzerine istifanın tek taraflı bir karar olduğunu ifade ederek, kafasına göre Aykut Kocaman'a laf çarpmayı da ihmal etmemiş. Şaşırdık mı elbette şaşırmadık! Hocası öldüğünde bile gündemi Fenerbahçe'ye döndürme çabası bariz acz ilanı gibi.'' Bu kulübü ben yönetemiyorum, transferi beceremiyoruz, oyuncuları Trabzon'da tutamıyoruz. Az daha kazanıyordum şampiyonluğu ınga ınga banane banane'' diyerek şehrini taraftarını uzun zamandır oyalayan, belli bir kariyeri olup, Trabzon'da çok sevilen Şenol Güneş'in kalkanının arkasına artık saklanamayacağını anlayan, yeni bir gündeme ihtiyacı olduğunu çözen adamın tavrı olur bu olsa olsa!

             Yarın kar yağışı olması bekleniyor, Trabzon'da yağar da Kadıköy'de yağmazsa bunu da Fenerbahçe'ye bağlarlar. Kafa zekadan, vizyondan her türlü yoksun yani!

             Şenol Güneş'e gelirsek; Şenol Güneş milli takım hocaları performansları açısından değerlendirilse , belki de en başarılı teknik direktördür. Ancak kulüp performansı için aynı şeyi söyleyemem.

             Yıllardır Trabzonspor'a gelip başarılı olmuş yabancı sayısı inanılmaz az mesela! Sol beke sayamadığım kadar yabancı futbolcu aldılar, hepsini kısa süre sonra göndermeye kalktılar mesela. Bu futbolcuların pek çoğu ülke milli takımlarında forma giyen futbolculardı. Yani hepsinin birden kötü oyuncu olması mümkün değil! Bu anlamda forvet mezarlığı gibi olduğu da açık.. Yabancılara davranış biçimlerinde, hemen hepsinin rahatsız olduğu birşey olduğuna eminim..

Glowacki

             Yattara,Glowacki, Marek Cech, Alanzinho, Rigobert Song gibi; zaman zaman beğenilen oyuncuların performansları da devamlı olamadı, geriye sardılar kısa sürede.

             Marek Sapara, Vittek, Jorge Henrique,  Adrian,Jaja gibileri de ya oynatmadı, ya da performanslarını devamlı kılamadı. Bu saydıklarımın hepsi belli bir kalitenin üzerinde oyuncular. Bir de unutulmaması gereken Szymkowiak olayı vardı tabii..

             Türk oyunculara bakarsak Olcan mesela ilk geldiği dönem oynadığı futbolla, 'İstanbul kulüpleri neden almadı?' sorusunu sorduruyorken,  bugün Olcan'a ne oldu deniyor. Volkan Şen hatta bu sezon transfer ettikleri Soner ve Yasin bile geldikleri zamanki futbollarının gerisinde değiller mi?

Jaja
             Düşen performanslar dışında taktiksel anlamda değerlendirsek, şampiyonluğu kovaladığı 2010-2011 sezonunda bile, muazzam kadrosuyla , tek oyun planı Burak'ı defans arkasına koşturmaktı. Şimdi ise yeni aldıkları Marc Janko'yu neden aldıkları anlaşılamadı. Oyunları aldıkları forvetle taban tabana zıt neredeyse..

             Kişisel olarak da sevmiyorum Şenol Güneş'i.. Basın toplantılarında düzenli olarak ne dediği tam belli olmayacak şekilde konuşuyor. 3 Temmuz sürecinden sonra o da , yönetimi gibi bedava kupa peşine düşüp, nefret körükleyen açıklamalar yaptı sürekli..

             Bir de bunun üzerine bu adam kendisi değilmiş gibi, sürekli futbol arenasındaki düzgün adam rollerine bürünmesi de apayrı saçmalık.. Salt konuşurken ağzından tükürükler saçmaması, bazı insanlar için; medeniyet ve duruş manasına geliyorsa da, bana yetmiyor!

25 Mart 2012 Pazar

Galatasaray:1-1:Trabzonspor


Trabzonspor önde basarak etkili başladı.Final paslarında bazen bencillikten, bazen ise doğru tercih yapamamaktan kaynaklanan fırsatlar kaçırdılar.Olcan son dönemlerde gösterdiği üretken oyuncu görüntüsünden oldukça uzaktı.Galatasaray ise gergindi,sıklıkla  sertliğe başvurdular.Yine Fatih Terim takımlarında alıştığımız üzere sık sık pozisyonlara itiraz ettiler,Baros sıkça kendini yere atıp;faul, penaltı beklentileri içerisine girerek tribündeki az sayıdaki Galatasaray taraftarını da gerdi.Galatasaray kanatları Engin ve Emre ile hiç kullanamadığı bu maçta,önde basan 'defansif santraforu' Elmander’i çok aradı.



         Bir faul kararı sonrasında oyunu hemen başlatıp topu Burak’ın önüne bırakan Colman ilk yarının en çarpıcı oyuncusuydu.Bu pasla topla buluşan Burak Yılmaz,yerden temiz bir vuruşla, topu Muslera’nın solundan ağlara yolladı.(Dk.24 Burak Yılmaz)Bu pozisyonda hızla oyuna başlayan rakibi izlemeyen 
Galatasaray tandemi , aynı hatayı geçen hafta da yapmış,fakat Fenerbahçe bu fırsatı değerlendirememişti.
  
       Bu ilk 30 dakikada Galatasaray anlaşılamayan bir panikle oynuyor.Topla oynama oranı da Trabzonspor lehine %60’a  % 40 görünüyordu.İlk yarının kalan 15 dakikasında bu biraz dengelenmişse de;Galatasaray’ın panik görüntüsünden kurtulduğunu söylemek zor.Bu da en çok Zokora-Colman ikilisinin Melo-Selçuk ikilisine karşı daha üstün oynamasından kaynaklandı.





    
   Hakem ilk yarıda kendisini alkışlayan ,pozisyon sonrası kolundan çeken Galatasaray’lı oyuncuları görmezden geldi.(Eboue-Melo)Trabzonspor golü öncesinde kendini yere bırakarak,Trabzonspor’lu futbolcuyu attırmaya çalışan Baros’a vermediği kartı da unutmayalım.İlk yarı Trabzon’un 1-0 üstünlüğü ile sona erdi.





       Galatasaray ikinci yarıya,ilk yarıya oranla daha iyi başladı.Takımının iyi oyunu skoru değiştirmeye yetmeyen Fatih Terim,müdahale ederek Necati ile Emre Çolak’ı çıkararak Sabri ve Yiğit’i oyuna soktu.Oysa Riera’yı sokarak işlemeyen kanatları hareketlendirebilir,Engin’in savruk oyunundan da kurtulabilirdi.
      
       Trabzonspor da günün verimsizleri Volkan Şen ve Olcan’ı oyundan çıkarabilirdi. Böylece yorulmaya başlayan takıma bir dirilik kazandırabilirdi.Ama oyuna,kadroya, oyun dizilişine müdahale etmek konusundaki muhafazakarlığına alıştığımız Şenol Güneş;yine hiçbir hamle yapmadı.Galatasaray’ın kendisinden daha etkin bir oyun sergilemesinde bir sakınca görmedi!Maçın en ilginç anı Fatih Terim’in kiraya gönderdiği,fakat kiralık gittiği takımda barınamayarak devre arasında takıma dönen, Mehmet Battal’ı oyuna sokması idi.



    
       Son 10 dakikaya kadar baskısını artırsa da kontrolü elden bırakmayan Galatasaray,takımı iyice ileriye yasladı.Bu önde oynama düşüncesi de 80.dakikada sonuç getirdi.Alanzinho’nun ayağından sekerek  eline çarpan top sonrası,günün formsuzu Cüneyt Çakır penaltı noktasını gösterdi.Atışı kullanan Felipe Melo topu ağlara yolladı.(1-1)


       Kalan dakikalarda Trabzonspor iki önemli hücumdan yararlanamazken;Galatasaray da günün sürprizi Mehmet Battal ile inanılmaz bir gol kaçırdı.Ve maç 1-1 beraberlikle sona erdi.

       Bu sonuçla Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki puan farkı 7’ye inmiş oldu ve kalan maçları kazanması halinde Fenerbahçe’nin şampiyonluk umutlarını oldukça yükseltecek bir sonuç çıktı.

20 Aralık 2011 Salı

Fenerbahçe-Trabzonspor


     Maç  öncesi  17.30 da Migros Tribünündeki yerimizi almak üzere stada doğru yürüdük.Geldiğimizde kapıların hala açılmadığını,binlerce kişinin sıra beklediğini;sıranın eski Salı Pazarı’nın çıkışına kadar uzadığını gördük ve çaresiz sıranın sonuna doğru ilerledik.Sırada sohbet ettiğimiz insanlarda galibiyete eminlerdi ve haftalardır Trabzonspor cephesinden gelen Fenerbahçe’ye sataşan açıklamalara karşı öfke görülmekteydi.Yine de herkes birbirini ‘’Aman Beyler sahaya bir şey atmayalım’’ vb şekilde uyarıyordu.
     Sırada bekleme süresi uzadıkça yorulmaya başladık.Arada ‘’ 5 TL verin sırada beklemeyin önden girin’’  gibi şeyler söyleyen tipler gelip gidiyordu,tek tük sıradan çıkanlar da oldu.Bu işlerin önü nedense kesilmez.
      1 saat kadar bekledikten sonra stad girişini görebildiğimiz yere kadar ilerleyebildik ve demir parmaklıkların üzerinden atlayanları gördük.Muhtemelen az önceki tiplere 5 TL ödeyenler bunlardı.Güvenlik görevlileri nerededir ne iş yaparlar diye birbirimize sorduk,tepki gösterdiysek de 1 saattir beklediğimiz sıramızı tamamen terk etmeyi göze alamadık.Sonunda stadın iç kısmına doğru uzadık.Bu kez merdivenleri aştıktan sonra binlerce kişi tıkış tıkış kaldık.Yağmur yağıyordu tepemizden,Fenerbahçe’ye canımız feda eyvallah da ,sıra ilerlemedikçe gerildik,bu saçmalığın binlerce kişinin sadece tek bir yerden sokulmasından kaynaklandığını gördüğümüzde daha da fazla öfkelendik.O itiş kakışta yağmur altında yüzlerce çocuk,kadın vs de vardı.Şu giriş kapıları maçlardan önce kontrol edilmeli,arızalıymış yaa bak sen şu işe!Maça birkaç dakika geç girdik..!Rakip olmayınca normalde deplasman taraftarının alındığı tribüne yerleştik.
     
    Okul açık tribününde hazırlanan koreografi çok güzel ve ciddi emek isteyen bir işti.Vamos Bien,Grup Ck ve Unifeb'e buradan ellerinize sağlık demek isterim.Bkz. aşağıda.

    Biraz da maça değinirsek Trabzonspor,Şenol Güneş;'in dediğinin aksine hücumu düşünmeyendi.Sahaya sürdüğü onbirde sol bek gibi oynayan Halil Altıntop,orta sahada Colman ve tek gol planı olan Burak'tan başka hücum edebilecek kimse yoktu.
    

   Fenerbahçe'de sol açıkta son haftalarının formda ismi Stoch vardı.Stoperde de Serdar Kesimal.. Serdar'ın topu oyuna sokuşunun diğer savunmacıların hepsinden daha iyi olduğu görüldü,genel olarak pozisyon alışları da iyiydi.Yobo ile de uyumlu göründü.Sakatlanmadığı sürece o formanın ilk seçeneği olduğunu gösterecek bir performans sergiledi.Burak karşısında etkiliydi.Burak Yılmaz iki defans arasına toplar istedi her zamanki gibi ama pek başarılı olamadılar.Bulduğu bir iki poziyonda da bencillik etti.İyi vuruşlar çıkaramadı.Sol tarafta Halil ,eski temposuna kavulmuş gibi görünen Gökhan Gönül'ün bindirmeleri karşısında solbek gibi oynamak zorunda kaldı.Trabzonspor'un topu ayağında tutmak gibi bir derdi yoktu.Her zamanki gibi kendi sahalarında kalıp defans arkasına Burak'ı kaçırmak tek gol planlarıydı.Bu kaptıkları anlarda da Fenerbahçe'nin ön liberoları ve savunma ikilisi açık vermediler.

   Trabzonspor savunması duran toplarda pozisyon hatası yapan bir takım.Hatta Giray'ın ilk Hırvatistan maçında arka direkte vurdurduğu kafa da kalemize gol olmuştu hatırlarsınız.İşte böyle bir kornerde Halil takip ettiği M.Topuz'u kaçırdı.Oda kafayla vurdu gol oldu.İlk yarı bu şekilde sona erdi.(1-0)




İkinci yarı 54. dakikada Gökhan Gönül'ün ayağına doğru kayan genç Aykut ikinci sarı karttan kırmızıyı gördü.G.Gönül Aykut'un kendisine darbesi olmadığını söylediyse de hakem ''dokunmasa da o girişe sarı kart verdim'' diyerek kararından dönmedi.







Trabzonspor 65. dakikada oyuna Colman'ın yerine Adrian'ı aldı.Bu dakikalarda Trabzonspor rakip kaleye de gelmeye başladıysa da golü bulamadı.
Fenerbahçe 65. dakikada maç kondüsyonu eksik Mehmet Topuz'u çıkararak,eksik kalan rakibin arkasına kaçırmayı umduğu Dia'yı oyuna aldı.Dia bir iki pozisyonda sarktıysa da etkili olamadı.Fenerbahçe Alex'le başta olmak üzere 3-4 yüzde yüzlük pozisyonu harcadı.Kalan dakikalarda Fenerbahçe'de hala fiziki gücü eski haline dönmemiş olan Semih çıktı ,oyunu sakinleştirmek adına Cristian girdi.Ve sonra da Emre'nin yerine Caner oyuna alındı.Trabzonspor da sağ açık için fazlaca defansif bir oyuncu olan Serkan Balcı'nın yerine Henriqu'yi sokararak etkili olmak istedi.Maçta başka gol olmadı.Dia satılsa hiç fena olmaz.

     Maç sonunda keyifle söyledik ''Hayde Gidelum Hayde''!!





12 Aralık 2011 Pazartesi

Galatasaray yine Kazandı ..


Galatasaray Fenerbahçe'yi domine ederek deviren ilk onbirini bozmadan başladı. Ve yine üstün bir oyunla kazanmayı bildi. 3-0

Maçın henüz 5. dakikasında Galatasaray, Trabzonspor karşısında 1-0 öne geçti. Sağ kanatta Cech'in topunu kapan Kazım, ceza sahasındaki Elmander'e pası verdi. Elmander topu kontrol ederek döner dönmez vurdu ve  kalecinin sağından topu ağlara gönderdi.(1-0)

Trabzon özellikle orta sahada Galatasaray'la baş edemedi.Bunda hafta içi oynadıkları zorlu Lille maçının da etkisi olduğunu düşünüyorum.Burak yine etkili olamadı.Hafta içinde yaptığı ben Trabzonsporlu Burak'ım,gidersem para kazandırırım vb açıklamalarından sözleşmesindeki 5 milyon Euroluk serbest kalma maddesinden faydalanarak Avrupaya transfer olacağını anladım.Performans kaybında da bunun payı olduğu düşüncesindeyim.

Trabzonspor 8. dakikada Halil'le ciddi bir poziyon yakaladı.Kafa vuruşu defanstan döndü sonra maçta tempo düştü.Korner kullanmaya giden Selçuk yabancı madde yağmuruna tutuldu.Bir sonraki kornerde yine aynısı olunca korneri atmaktan vazgeçmesi Fatih Terim'in Selçuk'a tepki göstermesine yol açtı. 44. dakikada frikik kazanılıp Selçuk topun başına geçtiğinde arkadaşlarıma bu adam iyi vuruyor gol olabilir dedim.Selçuk frikikten harika vurdu.Gol oldu! (2-0) İlk yarı bu şekilde sona erdi.

55. dakikasında bir hava topunda Felipe Melo'yla girdiği pozisyon sonrasında Didier Zokora'ya hakem Kuddusi Müftüoğlu kırmızı kart gösterdi. Bence kırmızı kart fazla ağırdı. Bu pozisyon sonrasında hakeme itiraz eden Burak Yılmaz da sarı kart görerek bir sonraki maçta cezalı duruma düştü.Elmander'in cezasını neden olduğu anlaşılmaz bir şekilde indiren Tahkim Kurulu bu ağır kırmızı kartın cezasını da tek maça indirir diye düşünüyorum.

On kişi kaldıktan sonra Trabzonspor oyundan iyice düştü.Son dakikalarda Fatih Terim oyuna Ceyhun Gülselam'ı da aldı.90+2 de Selçuk'un pasında soldan içeriye çıkardığı top Tolga'ya çarparak gol oldu.O da Selçuk'tan sonra bir gol bularak ,Trabzonspor'u yıkan bir diğer eski Trabzonspor'lu oldu.(3-0)Ve Engin,Selçuk,Ceyhun üçlüsü tribünlerin maç boyu ve sonrasında büyük tepkilerine maruz kaldılar .


Kafası rahat Galatasaray her maç üzerine koyuyor.Özellikle de Fatih Terim'in rölanti oynamaktan vazgeçip oyunu önde oynamaya karar vermesi bu takımı oldukça değiştirdi.2 haftadır oynadıkları oyunun ilerlemesi dışında Fenerbahçe'yi de Trabzonspor'u da düşüşte yakalamaları şanslarıydı.Trabzonspor'da Şenol Güneş Henrique ve Halil Altıntop'u artık kanatlarda oynatmaktan vazgeçmeli.


Maçın golleri