UA-36062800-1
analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2012 Pazar

Galatasaray:1-1:Trabzonspor


Trabzonspor önde basarak etkili başladı.Final paslarında bazen bencillikten, bazen ise doğru tercih yapamamaktan kaynaklanan fırsatlar kaçırdılar.Olcan son dönemlerde gösterdiği üretken oyuncu görüntüsünden oldukça uzaktı.Galatasaray ise gergindi,sıklıkla  sertliğe başvurdular.Yine Fatih Terim takımlarında alıştığımız üzere sık sık pozisyonlara itiraz ettiler,Baros sıkça kendini yere atıp;faul, penaltı beklentileri içerisine girerek tribündeki az sayıdaki Galatasaray taraftarını da gerdi.Galatasaray kanatları Engin ve Emre ile hiç kullanamadığı bu maçta,önde basan 'defansif santraforu' Elmander’i çok aradı.



         Bir faul kararı sonrasında oyunu hemen başlatıp topu Burak’ın önüne bırakan Colman ilk yarının en çarpıcı oyuncusuydu.Bu pasla topla buluşan Burak Yılmaz,yerden temiz bir vuruşla, topu Muslera’nın solundan ağlara yolladı.(Dk.24 Burak Yılmaz)Bu pozisyonda hızla oyuna başlayan rakibi izlemeyen 
Galatasaray tandemi , aynı hatayı geçen hafta da yapmış,fakat Fenerbahçe bu fırsatı değerlendirememişti.
  
       Bu ilk 30 dakikada Galatasaray anlaşılamayan bir panikle oynuyor.Topla oynama oranı da Trabzonspor lehine %60’a  % 40 görünüyordu.İlk yarının kalan 15 dakikasında bu biraz dengelenmişse de;Galatasaray’ın panik görüntüsünden kurtulduğunu söylemek zor.Bu da en çok Zokora-Colman ikilisinin Melo-Selçuk ikilisine karşı daha üstün oynamasından kaynaklandı.





    
   Hakem ilk yarıda kendisini alkışlayan ,pozisyon sonrası kolundan çeken Galatasaray’lı oyuncuları görmezden geldi.(Eboue-Melo)Trabzonspor golü öncesinde kendini yere bırakarak,Trabzonspor’lu futbolcuyu attırmaya çalışan Baros’a vermediği kartı da unutmayalım.İlk yarı Trabzon’un 1-0 üstünlüğü ile sona erdi.





       Galatasaray ikinci yarıya,ilk yarıya oranla daha iyi başladı.Takımının iyi oyunu skoru değiştirmeye yetmeyen Fatih Terim,müdahale ederek Necati ile Emre Çolak’ı çıkararak Sabri ve Yiğit’i oyuna soktu.Oysa Riera’yı sokarak işlemeyen kanatları hareketlendirebilir,Engin’in savruk oyunundan da kurtulabilirdi.
      
       Trabzonspor da günün verimsizleri Volkan Şen ve Olcan’ı oyundan çıkarabilirdi. Böylece yorulmaya başlayan takıma bir dirilik kazandırabilirdi.Ama oyuna,kadroya, oyun dizilişine müdahale etmek konusundaki muhafazakarlığına alıştığımız Şenol Güneş;yine hiçbir hamle yapmadı.Galatasaray’ın kendisinden daha etkin bir oyun sergilemesinde bir sakınca görmedi!Maçın en ilginç anı Fatih Terim’in kiraya gönderdiği,fakat kiralık gittiği takımda barınamayarak devre arasında takıma dönen, Mehmet Battal’ı oyuna sokması idi.



    
       Son 10 dakikaya kadar baskısını artırsa da kontrolü elden bırakmayan Galatasaray,takımı iyice ileriye yasladı.Bu önde oynama düşüncesi de 80.dakikada sonuç getirdi.Alanzinho’nun ayağından sekerek  eline çarpan top sonrası,günün formsuzu Cüneyt Çakır penaltı noktasını gösterdi.Atışı kullanan Felipe Melo topu ağlara yolladı.(1-1)


       Kalan dakikalarda Trabzonspor iki önemli hücumdan yararlanamazken;Galatasaray da günün sürprizi Mehmet Battal ile inanılmaz bir gol kaçırdı.Ve maç 1-1 beraberlikle sona erdi.

       Bu sonuçla Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki puan farkı 7’ye inmiş oldu ve kalan maçları kazanması halinde Fenerbahçe’nin şampiyonluk umutlarını oldukça yükseltecek bir sonuç çıktı.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Fener İçerde Başka

Galatasaray'ın yenildiği haftada kazanmak zorunda olan Fenerbahçe;geçen haftaki maçın aksine iyi başladığı maçı 2-1 kazanarak fırsatı iyi değerlendirdi.Böylece iç sahadaki yenilmezlik serisini 34 maça çıkarırken,Süper Lig'deki 1000. galibiyetini de almış oldu.

Stoperde sakatlığı geçen Serdar forma şansı bulurken,forvette Bienvenu yer aldı,Ziegler'in yerinde Caner,Emre'nin yerinde Topuz,sağ tarafta Özer oynarken Alex kendi yerine geçmişti.

Maça iyi başlayan Fenerbahçe Alex'in değerlendirmedeği poziyonda,topu iyi takip eden Bienvenu'nun vuruşuyla 7.dakikada öne geçti.(1-0)

Seyirciyle kucaklaşan Bienvenu güzel sevindi.Maç genelinde de iyi bir oyun ortaya koydu.Ligdeki 6. golüne ulaşan Henri,eleştirilerin gölgesinde ,Sow transferinin de gerçekleşmesiyle bir vites yükseltmiş gibiydi.Bir ara Özer'in ıslıklandığını duydum.Aynı arkadaşlar daha önce Ümit Özat gibi bir profesyoneli,Tuncay gibi herşeyini veren bir oyuncuyu da ıslıklarlardı.Selçuk'a takıktırlar,şimdi de Özere'e taktılar.Özer benim de beğenmediğim maçlar oynadı evet.bu gerçek takımı desteklemek için stada gitmesi gereken taraftara onu yuhalama,ıslıklama hakkı vermez.Kimse kötü oynamak için sahaya çıkmaz.Özer de bugün az top kaybıyla oynadı,iyi mücadele etti,tek paslarla basit ve iyi bir oyun ortaya koydu.


Golden sonra Fenerbahçe baskısını artırdı.Özellikle başta Alex'in ve diğerlerinin değerlendiremediği çokça poziyon oldu.Alex maçın genelinde son hareketi iyi yapamadı,yorgun gözüktü.



Beşiktaş maçında deplasmandaki yerini alan Fenerbahçe taraftarı Beşiktaş'ın deplasman hakkını  açtıkları pankartla destekledi.İnönü'deki maçta da hatırlanacağı gibi önce Fenerbahçe taraftarının stada alınmayacağı belirtilmiş,daha sonra karar değiştirilmişti.Stad girişinde saatlerce bekletilen Fenerbahçe taraftarı maça,maç başladıktan sonra müze kapısını zorlayarak müzeden girebilmişti.Sonrasında yine büyük kulüplerin yöneticileri haksız bir karar alarak kendi aralarında yapacakları maçlarda deplasman seyircisinin stadyuma alınmaması yönünde anlaşmışlardı.

Stoch ;37.dakikada ''Stoch noktası''nın tam tersinde topla buluşup,önündeki oyuncuyu harika bir şekilde ekarte ederek ,bu kez soluyla örümcek ağlarını temizledi(2-0).Lig başındaki tutukluğunu ve güçsüzlüğünü yenen Stoch,istikrar da kazanmaya başladı.Bu yıl Fenerbahçe'nin en efektif oyuncusu.Bugün de harika oynadı,müthiş bir gol attı,arkasındaki Caner'le de uyumlu bir oyun ortaya koydu.Bu gol bu sezon attığı 7.gol. Altısı Kadıköyde atılan goller.Deplasmanlarda biraz daha kolay yıldırılabilir bir oyuncu.



İkinci yarıya ilk yarıdakinin aksine etkisiz bir oyunla başladı Fenerbahçe.Üst üste pozisyonlar bulan Mersin İdman Yurdu,sağdan gelen ortaya kafayı vuran Nduka'nın golüyle (2-1) 57.dakikada farkı bire indirdi. Golde Serdar'la Volkan arasında bir anlaşmazlık oldu.Bu tip goller yemek bu seviyede takımlara yakışmıyor.

Golden sonra pozisyonlar bulmaya devam eden Mersin;yeni transferi Erdal Kılıçarslan'la 69.da bir pozisyon buldu,Volkan vuruşu çıkarırken,dönen topa tekrar vuran Erdal'ın 2. şutunu da kurtardı.Geçen haftaki maçta da ard arda şutları hızlıca yerden kalkarak kurtarmıştı.İlginçtir yıllardır vücut geliştiren antrenmanlar yaptığı bilinen Volkan'ın esnekliğinden ve çabukluğundan kaybedeceğini düşünüyordum,ama yanıldığımı iki haftadır net bir şekilde anladım.

60'da Gökhan sakatlanarak yerini Orhan Şam'a bıraktı.Orhan Şam iyi bir kumaş,harika bir fiziği var,fakat topla yeterince yumuşak değil.Tempolu bir şekilde oynayabiliyor.Yere iyi basıyor,dayanıklılığı iyi,ama mesela top sürerken ayağından açıyor.Bir pozisyonda ayağından açtığı topa müdahale edeyim derken rakip kaleciyi az kalsın sakatlıyordu.

Topuz Emre'nin yerinde sırıtmadı.Temposu yine yerinde olan Mehmet,bu bölgede bir alternatif olabileceğini bir kez daha gösterirken ,yoğun maç temposunda Fenerbahçe'de rotasyon yapmayı kolaylaştıracaktır.Olası bir Krasic transferinde de orta sahada Emre ve Cristian'a ciddi bir alternatif ve rakip olabilir.

Bu kaçırdıkları pozisyonlardan sonra temposu tekrardan düşen Mersin kalesinde zaman zaman etkili gelen Fenerbahçe'de, hakkında son zamanlarda sürekli spekülasyon yapılan Semih Şentürk, maçın sonlarında oyuna dahil oldu.Fenerbahçe de maçın kalanında gol bulamadı.Maç 2-1 Fenerbahçe üstünlüğüyle sona ererken,Galatasaray'la olan puan farkı tekrardan 2'ye inmiş oldu.

22 Ocak 2012 Pazar

Yanal Etkisi

Eskişehir: Ivesa, Koray, Nadarevic, Diego, Dede, Hürriyet, Volkan Yaman, Alper Potuk, Tello, Kamara, Batuhan
Galatasaray: Muslera, Sabri, Ujfalusi, Semih, Hakan, Melo, Selçuk, Engin, Kazım, Emre, Elmander


                                          Fotoğraf www.medyaspor.com dan alınmıştır.
Ersun Yanal'ı hep beğenirim.Takımları önde baskı kurar,hep hücumu düşünür,baskı kırıldığında da taktik fauller yapar.Hücum oynarken top diğer sahada daha fazla kaldığından rakibin üzerine kalabalık gelmesi de zorlaşır.
Bugün milli takımda kendisini kovup yerine Fatih Terim'i getirenlere bir cevap vermeliydi.Ve geldiğinden beri galibiyet alamamışlardı.kazanmaya başlamak için bir Galatasaray maçı da her zaman idealdir.

Bunun için Selçuk'u Hürriyet'le kitledi ve Galatasaray'ın pas trafiğine darbeyi vurmuş oldu.Hürriyet'i bilirsiniz Alex'in belasıdır,serttir,faul yapmaktan çekinmez,yorulmaz tam bir tireless midfielder..Zeminin iyi olmayışı da Selçuk'u etkileyen faktörlerdendi bence.

Alper Potuk oldukça iyiydi,temposu kendine güveni takdire şayandı.Keşke Fenerbahçe'ye transferi gerçekleşseydi dedim açıkçası.

Orta sahadaki Alper,Hürriyet,Dede üçlüsü çok iyi baskı yaptı.Kanat oyuncuları bol bol ileri kat ettiler.Tello hala iyi bir futbolcu olduğunu gösteriyor,Batuhan tercihi şaşkınlıkla karşılanmışsa da Batuhan her zamankinden daha derli toplu görünüyor.Fazla kilolarından çabuk kurtulursa çok can yakabilir.Ersun Yanal ona bu şansı veriyorsa artık bunu kullanmalı.

Galatasaray'ın bekleri çıkmıyor,Selçuk da etkisiz hale getirilince,kanattan içeriye girmeyen açıklarıyla hiç bir şey yapmadılar bugün.Tek forvet Elmander'in arkasına Engin'i koyan Fatih Terim,bu formül tutmayınca ikinci yarıya Engin'in yerine Sercan'ı alarak çıktı.Daha sonra da Sabri'yle Yiğit'i değiştirirken Kazım'ı sağ beke koydu ki.Tello yorulmasaydı o kanattan bir gol bulmaları kuvvetle muhtemeldi.

Fenerbahçe'ye transferi son anda yatan Alper iyi göründü.Bugün Galatasaray'ın Fenerbahçe maçıyla birlikte uygulamaya başladığı önde baskı yapma anlayışına izin verilmediğinde,savunmasının dağılabildiğini görmüş olmamız açısından önemliydi.Semih baskıda hata yapabiliyor.Ve nitekim böyle bir pozisyondaki hatasında Tello iyi vurabilse maçı kaybedeceklerdi.Gol olmadı,Galatasaray bir puan aldı.

5 Ocak 2012 Perşembe

Fenerbahçe Hata İçi Yine Kazanamadı. Orduspor:1-1:Fenerbahçe

     Hafta içi maç kazanamama alışkanlığı olan Fenerbahçe,Alex'ten mahrum çıktığı Ordu deplasmanından 1-1 beraberlikle döndü.

  
     Kaptan'ın yerine; onun göreviyle sahaya sürülen Özer Hurmacı gayretliydi ama yine extra şeyler yapmaya çalışırken pek fazla üretken değildi.Onu izlerken Hakan Tecimer'i hatırlıyorum bazen.O da geçtiği adamı tekrar çalımlardı Özer gibi.

     İlk yarı yeni gelen hocası Cuper'in anlayışına uygun bir şekilde savunmada dsiplinli oynayıp hızlı hücuma çıkma düşüncesiyle başlayan Orduspor,sol tarafta oynayan Culio'yu,üretkenlik sağlamak adına sık sık ileri çıkan Gökhan'ın boşalttığı yere kaçırarak etkili oldu.Bunda sakatlıktan sonra eski formunu bulamayan Mehmet Topuz'un da Gökhan'ın boşalttığı yerleri doldurmaması etkiliydi.Mehmet Topuz sık sık içeri girdi,takım adına pozitif bir hareketi de olmadı.Cristian da Fenerbahçe adına sorumluluk alıp çok iyi bir oyun ortaya koyan Emrenin aksine silik bir oyun ortaya koydu.Fenerbahçe zaman zaman Gökhan'ın bindirmeleriyle etkili olsa da soldan doğru dürüst tek bir atak yapamadı.


     18. dakikada hızlı çıkan Orduspor, solunda daha müsait pozisyondaki arkadaşına pas atmak yerine şut çeken Stancu'nun uzaktan harika vuruşuyla 1-0 öne geçti.Bence kurtarılamayacak top değildi.Sanırım Volkan şut atmasını beklemiyordu.


     Golden sonra Fenerbahçe Özer ve Stoch'un gollük şutlarından sonuç alamayan Fenerbahçe,Emre'nin iki yönlü olarak çok iyi oynadığı devreyi 1-0 geride kapattı.

      2.yarıya Aykut Kocaman Özer-Dia ve Stoch-Caner değişiklikleriyle başladı.Dia'nın sağ açığa geçişiyle Mehmet Topuz, Özer'in boşalttığı bölgeye kaydırıldı.Caner de sol tarafa bir hareketlilik getiremedi.Caner'i milli maçta Hiddink tarafından 30. dakikada oyundan alındığı zamandan beri iyi oynarken izleyemedik.Dia da hareketlilik getirip hızıyla etkili olabilir diye düşünülse de yine umursamaz ve etkisizdi.Olası Sow transferinde takasta kullanılabileceği söyleniyor,bence de çok yetenekli de olsa bu kadar sık sakatlanan ve umursamaz bir oyuncu olan Dia için en iyi çözüm yolu bu.

     İlk yarıdan daha istekli başlayan Fenerbahçe'de günün başarılı ismi Emre'nin 50. dakikadaki klas vuruşu ağlara gitti. (1-1)



     Golden sonra Fenerbahçe baskısını arttırdı.67. dakikada Serdar'ın,68.dakikada da Gökhan'ın pozizsyonlarını kaleci Fornezzi kurtardı.İkinci yarı hakem Halis Özkahya hatalı kararlarıyla Fenerbahçe'nin hızını sık sık kesmesiyle dikat çekti.

      Bu dakikalardan sonra yine iki adet hızlı hücumda Culio'nun paslarıyla topla buluşan Stancu'nun şutlarını Volkan önledi.Culio'nun Galatasaray'ın yerine aldığı Riera'dan çok daha etkili oynadığını açıkça söylemeliyim.Aykut Kocaman son olarak 80. dakikada Bienvenu'yu de oyuna soktu.Fakat Bienvenu de yine önceki maçlardaki gibi sık sık kolayca yere düşmesiyle
dikkat çekti.Semih de yine güçsüz göründü.Emre'ye gol öncesi verdiği pas bütün maç yaptığı en olumlu hareketti.Maç 1-1 sona erdi.

20 Aralık 2011 Salı

Fenerbahçe-Trabzonspor


     Maç  öncesi  17.30 da Migros Tribünündeki yerimizi almak üzere stada doğru yürüdük.Geldiğimizde kapıların hala açılmadığını,binlerce kişinin sıra beklediğini;sıranın eski Salı Pazarı’nın çıkışına kadar uzadığını gördük ve çaresiz sıranın sonuna doğru ilerledik.Sırada sohbet ettiğimiz insanlarda galibiyete eminlerdi ve haftalardır Trabzonspor cephesinden gelen Fenerbahçe’ye sataşan açıklamalara karşı öfke görülmekteydi.Yine de herkes birbirini ‘’Aman Beyler sahaya bir şey atmayalım’’ vb şekilde uyarıyordu.
     Sırada bekleme süresi uzadıkça yorulmaya başladık.Arada ‘’ 5 TL verin sırada beklemeyin önden girin’’  gibi şeyler söyleyen tipler gelip gidiyordu,tek tük sıradan çıkanlar da oldu.Bu işlerin önü nedense kesilmez.
      1 saat kadar bekledikten sonra stad girişini görebildiğimiz yere kadar ilerleyebildik ve demir parmaklıkların üzerinden atlayanları gördük.Muhtemelen az önceki tiplere 5 TL ödeyenler bunlardı.Güvenlik görevlileri nerededir ne iş yaparlar diye birbirimize sorduk,tepki gösterdiysek de 1 saattir beklediğimiz sıramızı tamamen terk etmeyi göze alamadık.Sonunda stadın iç kısmına doğru uzadık.Bu kez merdivenleri aştıktan sonra binlerce kişi tıkış tıkış kaldık.Yağmur yağıyordu tepemizden,Fenerbahçe’ye canımız feda eyvallah da ,sıra ilerlemedikçe gerildik,bu saçmalığın binlerce kişinin sadece tek bir yerden sokulmasından kaynaklandığını gördüğümüzde daha da fazla öfkelendik.O itiş kakışta yağmur altında yüzlerce çocuk,kadın vs de vardı.Şu giriş kapıları maçlardan önce kontrol edilmeli,arızalıymış yaa bak sen şu işe!Maça birkaç dakika geç girdik..!Rakip olmayınca normalde deplasman taraftarının alındığı tribüne yerleştik.
     
    Okul açık tribününde hazırlanan koreografi çok güzel ve ciddi emek isteyen bir işti.Vamos Bien,Grup Ck ve Unifeb'e buradan ellerinize sağlık demek isterim.Bkz. aşağıda.

    Biraz da maça değinirsek Trabzonspor,Şenol Güneş;'in dediğinin aksine hücumu düşünmeyendi.Sahaya sürdüğü onbirde sol bek gibi oynayan Halil Altıntop,orta sahada Colman ve tek gol planı olan Burak'tan başka hücum edebilecek kimse yoktu.
    

   Fenerbahçe'de sol açıkta son haftalarının formda ismi Stoch vardı.Stoperde de Serdar Kesimal.. Serdar'ın topu oyuna sokuşunun diğer savunmacıların hepsinden daha iyi olduğu görüldü,genel olarak pozisyon alışları da iyiydi.Yobo ile de uyumlu göründü.Sakatlanmadığı sürece o formanın ilk seçeneği olduğunu gösterecek bir performans sergiledi.Burak karşısında etkiliydi.Burak Yılmaz iki defans arasına toplar istedi her zamanki gibi ama pek başarılı olamadılar.Bulduğu bir iki poziyonda da bencillik etti.İyi vuruşlar çıkaramadı.Sol tarafta Halil ,eski temposuna kavulmuş gibi görünen Gökhan Gönül'ün bindirmeleri karşısında solbek gibi oynamak zorunda kaldı.Trabzonspor'un topu ayağında tutmak gibi bir derdi yoktu.Her zamanki gibi kendi sahalarında kalıp defans arkasına Burak'ı kaçırmak tek gol planlarıydı.Bu kaptıkları anlarda da Fenerbahçe'nin ön liberoları ve savunma ikilisi açık vermediler.

   Trabzonspor savunması duran toplarda pozisyon hatası yapan bir takım.Hatta Giray'ın ilk Hırvatistan maçında arka direkte vurdurduğu kafa da kalemize gol olmuştu hatırlarsınız.İşte böyle bir kornerde Halil takip ettiği M.Topuz'u kaçırdı.Oda kafayla vurdu gol oldu.İlk yarı bu şekilde sona erdi.(1-0)




İkinci yarı 54. dakikada Gökhan Gönül'ün ayağına doğru kayan genç Aykut ikinci sarı karttan kırmızıyı gördü.G.Gönül Aykut'un kendisine darbesi olmadığını söylediyse de hakem ''dokunmasa da o girişe sarı kart verdim'' diyerek kararından dönmedi.







Trabzonspor 65. dakikada oyuna Colman'ın yerine Adrian'ı aldı.Bu dakikalarda Trabzonspor rakip kaleye de gelmeye başladıysa da golü bulamadı.
Fenerbahçe 65. dakikada maç kondüsyonu eksik Mehmet Topuz'u çıkararak,eksik kalan rakibin arkasına kaçırmayı umduğu Dia'yı oyuna aldı.Dia bir iki pozisyonda sarktıysa da etkili olamadı.Fenerbahçe Alex'le başta olmak üzere 3-4 yüzde yüzlük pozisyonu harcadı.Kalan dakikalarda Fenerbahçe'de hala fiziki gücü eski haline dönmemiş olan Semih çıktı ,oyunu sakinleştirmek adına Cristian girdi.Ve sonra da Emre'nin yerine Caner oyuna alındı.Trabzonspor da sağ açık için fazlaca defansif bir oyuncu olan Serkan Balcı'nın yerine Henriqu'yi sokararak etkili olmak istedi.Maçta başka gol olmadı.Dia satılsa hiç fena olmaz.

     Maç sonunda keyifle söyledik ''Hayde Gidelum Hayde''!!





12 Aralık 2011 Pazartesi

Bursaspor: 0-2 :Fenerbahçe(Fenerbahçe Reaksiyon Gösterdi)


        Hafta içi kaybedilen maçtan sonra soyunma odasında oyuncuların biraraya gelerek kötü oyunları hakkında konuşmalarını olumlu bir işaret olarak gördüğümü söylemiştim.Bu maçta da geçen maç sonundaki bu biraraya gelişin olumlu bir reaksiyon göstermelerinde çok etkili olduğunu gördük.

      Maça klasik şablonuyla başladı Fenerbahçe.Hep söylediğimiz gibi şuanda takımdaki tek gerçek forvet oyuncusu olan Semih en uçta başladı.Ve top alış verişlerindeki başarısıyla indirdiği toplarla,başarılı duvar oluşlarıyla Fenerbahçe'nin oyunu ileride tutabilmesinde büyük payı vardı.Aklın yolu bir..Stoperde de Serdar Kesimal ilk kez ligde Fenerbahçe forması giydi.Bilica'dan çok daha iyi bir oyuncu olduğu açıkça görüldü.Zaman zaman orta sahaya yaklaşarak pas alış verişine de katkıda bulundu

     Stoch solda Özer sağda başladı.Semih'in doğru pozisyon alışlarıyla Fenerbahçe'nin öndeki beşlisiyle saysız pozisyon buluşuyla özetlenebilirdi ilk yarı.Bursaspor ilk yarıda tek ciddi pozisyona girdi.Bu pozisyonda kaleye yuvarladıkları topu Gökhan çizgiden çıkardı.Gökhan'ın da bu kaleciyi geçen toplarda sık sık kalenin içinde doğru yer tutarak toplar çıkardığını hatırlıyorum.Gökhan biraz kendini toparlamış temposunda gözle görülür ilerleme vardı.

     İlk yarı Selçuk Fenerbahçe baskısından seken topları toplamakta başarılıydı.Emre daha fazla oyuna girdi etkili paslar da attı.Ve bunların birinde defansın arkasına attığı pasta,kısa bir koşuyla Semih topu çok klas bir vuruşla ağlara yolladı.Dakika 39'u gösteriyordu.Bu gol Semih'in moralini oldukça yükseltecek çünkü haftalardır gol atamamasının da sahadaki kötü görüntüsünde etkisi olduğunu düşünüyordum.(1-0)




Fenerbahçe golden sonra da Alex'le,Stochla'Özerle pozisyonlar bulmaya devam etti.Yine Emre'nin bir pasında sağ çaprazda topla buluşan Özer defansı harika ekarte edip sol ayağıyla güzel bir vuruş yaptı.Fakat top direkten döndü.Özer son haftalardaki oyunlarından çok daha iyiydi.Deplasmanda daha rahat oluyor sanırım.Saraçoğlu'nda son dönemde taraftarın da tepkisiyle  oynamak onun için zor oluyordu.Fenerbahçe taraftarının ondan beklentisi büyüktü ve bunu karşılayamadığı için büyük hayalkırıklığı yaşadıkları için onları anlıyorum.Gerçekten uzun zamandır hepimiz ne zaman iyi oynayacağını sabırla ve merakla bekledik.Artık formanın hakkını vermeli kesinlikle doğru.Fakat tepki vererek daha iyi oynamasını sağlamak mümkün değil bu açıkça görülüyor.Ve o asla vurdumduymaz biri olmadı mücadele ediyor,biraz daha destek olunmalı.Sonuçta Fenerbahçe'de Özer'in alternatifi Mesut Özil değil..İlk yarı Fenerbahçe'nin etkili oyunuyla bu şekilde sona erdi.


2. yarı Fenerbahçe yine oyunu yavaşlattı.Bursaspor'un bir 20 -25 dakika baskılı ama üretkenlikten uzak oyunu vardı.Fakat bu takım sadece Ozan İpek'in ayağına bakan bir takım hüviyetine girmiş.Ozan iyi oyuncu ama bu takımı tep başına taşıyamaz.Sestak'ın da inatla kanatta oynatılıyor olmasını hatalı buluyorum.Fenerbahçe zaman zaman kontra pozisyonlar buldu.Özellikle Gökhan'ın etkili kanat bindirmeleri vardı.

Aykut Hoca,Daha sonra önce Özer'le Selçuk'u çıkartarak Bienvenu ve Cristian'ı oyuna aldı.Böylece takım geçen haftaki şablonuna döndü.Bu ''Hata yapan ben değildim'' gösterme çabası gibi görünen değişiklikler takımın aynen geçen haftaki gibi geriye yaslanmasına neden oldu.55. dakikada Bursaspor'un ciddi bir atağında Ömer'in  uçarak yaptığı kafa vuruşunu Volkan önledi.Yine de bir ani atakta sağdan bindiren Gökhan Gönül,güzel bir koşu yapan Stoch'a harika bir pas attı.Stoch da 67.dakikadaki bu pasa ,en az pas kadar güzel vurarak topu ağlara yolladı.(2-0)Maçın son bölümünde Fenerbahçe Alexle pozisyonlar bulsa da bunlardan yararlanamadı.Maç bu şekilde sona erdi.

Maçın Adamı:Gökhan Gönül



Galatasaray yine Kazandı ..


Galatasaray Fenerbahçe'yi domine ederek deviren ilk onbirini bozmadan başladı. Ve yine üstün bir oyunla kazanmayı bildi. 3-0

Maçın henüz 5. dakikasında Galatasaray, Trabzonspor karşısında 1-0 öne geçti. Sağ kanatta Cech'in topunu kapan Kazım, ceza sahasındaki Elmander'e pası verdi. Elmander topu kontrol ederek döner dönmez vurdu ve  kalecinin sağından topu ağlara gönderdi.(1-0)

Trabzon özellikle orta sahada Galatasaray'la baş edemedi.Bunda hafta içi oynadıkları zorlu Lille maçının da etkisi olduğunu düşünüyorum.Burak yine etkili olamadı.Hafta içinde yaptığı ben Trabzonsporlu Burak'ım,gidersem para kazandırırım vb açıklamalarından sözleşmesindeki 5 milyon Euroluk serbest kalma maddesinden faydalanarak Avrupaya transfer olacağını anladım.Performans kaybında da bunun payı olduğu düşüncesindeyim.

Trabzonspor 8. dakikada Halil'le ciddi bir poziyon yakaladı.Kafa vuruşu defanstan döndü sonra maçta tempo düştü.Korner kullanmaya giden Selçuk yabancı madde yağmuruna tutuldu.Bir sonraki kornerde yine aynısı olunca korneri atmaktan vazgeçmesi Fatih Terim'in Selçuk'a tepki göstermesine yol açtı. 44. dakikada frikik kazanılıp Selçuk topun başına geçtiğinde arkadaşlarıma bu adam iyi vuruyor gol olabilir dedim.Selçuk frikikten harika vurdu.Gol oldu! (2-0) İlk yarı bu şekilde sona erdi.

55. dakikasında bir hava topunda Felipe Melo'yla girdiği pozisyon sonrasında Didier Zokora'ya hakem Kuddusi Müftüoğlu kırmızı kart gösterdi. Bence kırmızı kart fazla ağırdı. Bu pozisyon sonrasında hakeme itiraz eden Burak Yılmaz da sarı kart görerek bir sonraki maçta cezalı duruma düştü.Elmander'in cezasını neden olduğu anlaşılmaz bir şekilde indiren Tahkim Kurulu bu ağır kırmızı kartın cezasını da tek maça indirir diye düşünüyorum.

On kişi kaldıktan sonra Trabzonspor oyundan iyice düştü.Son dakikalarda Fatih Terim oyuna Ceyhun Gülselam'ı da aldı.90+2 de Selçuk'un pasında soldan içeriye çıkardığı top Tolga'ya çarparak gol oldu.O da Selçuk'tan sonra bir gol bularak ,Trabzonspor'u yıkan bir diğer eski Trabzonspor'lu oldu.(3-0)Ve Engin,Selçuk,Ceyhun üçlüsü tribünlerin maç boyu ve sonrasında büyük tepkilerine maruz kaldılar .


Kafası rahat Galatasaray her maç üzerine koyuyor.Özellikle de Fatih Terim'in rölanti oynamaktan vazgeçip oyunu önde oynamaya karar vermesi bu takımı oldukça değiştirdi.2 haftadır oynadıkları oyunun ilerlemesi dışında Fenerbahçe'yi de Trabzonspor'u da düşüşte yakalamaları şanslarıydı.Trabzonspor'da Şenol Güneş Henrique ve Halil Altıntop'u artık kanatlarda oynatmaktan vazgeçmeli.


Maçın golleri

Beşiktaş:1-1 İBB

Mustafa yine attı golünü.Güvenmeye devam edilirse ne Beşiktaş ne de milli takım uzun yıllar forvet sıkıntısı çekmeyecek .Daha önce de söylediğim gibi beni yanıltmadığın için teşekkürler..Yine doğru zamanda doğru yerdeydi.
bkz. http://oguzarapasiatkinson.blogspot.com/2011/12/uefada-haftann-golu-ricardo-quresma.html
Beşiktaşta Almeida kaçırmaya devam etti.İBB'de geçen hafta haksızca oynamasına engel olunan Can Arat ve bu senenin en iyi transferlerinden olan Doka başarılı oyunlarıyla dikkat çekti .Maç Mustafa Pektemek ve Tevfik Köse'nin ikinci yarı attıkları karşılıklı golleriyle 1-1 sona erdi
Beşiktaş kulübü stadı yıkıp yeniden yapmak konusunda başbakandan destek almakta kararlı olsa gerek sahaya çıkarken açtıkları pankart dikkat çekti.


Maçın kısa bir özeti

8 Aralık 2011 Perşembe

Galatasaray 3-1 Fenerbahçe


Öncelikle Galatasaray'a tebrikler! Bu kez Fenerbahce'den daha fazla hak ettiler bu kesin.Aykut Kocaman 3 defansif orta saha oyuncusuyla başlayıp beraberliği kurtarayım,2. yarı duruma göre hamle yaparım diye düşünmüş.Fakat çıkardığı onbir,oyun mantalitesi tamamen hatalıydı.İlk onbiri görür görmez iki elimin arasına alarak maçı izlemeye başlamış olmam,kaybedeceğimizi hissettiğimin vücut dilimdeki yansımasıydı.En önde Tek Santrafor Alex ,sağ açıkta şaşırtıcı bir şekilde Henri Bienvenu,sol açıkta son maçın yıldızı Stoch yerine Caner Erkin ,defansın ortasında sakatlanan Bekir'in yerine Bilica,Alex'in yerinde Emre,orta sahada Cristian ve Selçuk vardı.Savunmada 4-5-1 hücumda ise 4-2-1-3 oynayacaktı hesapta .. Ama ne Bienvenu'den Topuz olamayacağını,ne Alex'ten Niang,ne de Emre'den Alex olamayacağını ilginç bir şekilde hesap edememişti.Oyunu bu kadar geride oynamaya mahkum kalacağı belli olan bir onbirin ise bırakın derbi kazanmayı;Mersin,Ordu vb dişlice takımlara bile direnemeyeceğinden eminim ben.Çünkü bu ortada oynattığı 3 lüden hiçbiri dripling özelliğine ve topu dikine paslama yetisine sahip değil.Biraz Emre belki ama o da sakatlıktan sonra eski formunu bulamadı ve hiçbir zaman Alex gibi duruma göre forveti ikileyen ceza sahasına sızıp gol kovalayacak sezgilere sahip olmadı.Sağ taraftaki Bienvenu Fenerbahçe'nin futbolcusu olmadığını bir kere daha gösterdi.Asıl mevkisi olan forvette bile top tutamayan bir oyuncu olan Bienvenu'den ne Gökhan'ın kulvarını kapatmakta ne de yine ayağında top tutup takımın hücumda çoğalmasını sağlamakta güvenemezdik.E bu koşullarda Alex de iki stoperin arasında tost olacaktı.Öyle de oldu..Hayır madem sağ tarafta yabancı oynatacaksın ve savunması kuvvetli olmayan bir yabancı oyuncu seçeceksin, hiç olmazsa mevkisi sağ açık olan ve kağnı kadar ağır olan,pozisyonunu sık sık kaybetmesiyle tanınan Hakan Balta'nın arkasına rahatlıkla sarkabilecek olan Dia'yı koy oraya.Solda Caner olması anlaşılabilir,hem kontenjan açısından hem de ilk yarı baskılı başlayacak olan Galatasaray yorulduğunda Stoch hamlesi yapabilme şansı kazanma açısından..Caner de bu sezon çok iyi maçlar çıkarmıştı.Ve kulvarını Stoch'tan çok daha iyi kapatıyordu normalde,hücum yönünden de oldukça etkiliydi.


Galatasaray maça sağda ve solda 2 ofansif açıkla 4-4-2 dizilişiyle başladı.Ve Elmander başta olmak üzere sağda Kazım göbekte Melo solda Emre Çolak yoğun presle başladılar.Ve oldukça sert başladılar.Fenerbahçe'de kanatlardaki Caner ve Bienvenu başta olmak üzere bu sertliğe sertlikle karşılık veremediler.Bu da Galatasaray'ın beklerinin bile hücuma çıkmasına yol açtı.Emre de güçsüz göründü.Elmander önderliğinde yaptıkları boğucu hücum pres ;berbat bir gün geçirmekte olan Bilica'nın inanılmaz pas ve poziyon hataları yapmasına neden oldu.Hata yaptıkça bozuldu,bozuldukça hata yaptı.Kazım fizik olarak diri göründü.Elmander zaten bu ülkedeki en iyi defansif stoper.Oynadığı her maçta rakip defansı öylesine yıpratıyor ki rakip defanslar darmadağın oluyor.Ama genelde Fatih Terim onu yanlız oynatmayı tercih ettiğinden ve Galatasaray orta sahasının sürekli yan top yapıyor olmasından dolayı şimdiye kadar verebileceğinin yarısını bile veremedi.Taa ki derbiye kadar.Derbide Baros'u yanına koymuştu.Ve topu ileriye doğru oynayamayan Fenerbahçe'nin de yardımıyla yan pas yapmaları gerekmeden rahatlıkla rakibin üzerine gidebildiler.  Bu şekilde kaptıkları toplarla ilk 20 dakikada sayısız pozisyon buldular.Volkan bu poziyonlarda başarılıydı.Volkan'la birlikte Yobo direnenlerden biriydi,Caner bişiler yapmaya çalıştı ama aldığı toplarda hem sertlikten hem de paslaşabilecek kimse bulamamaktan dolayı giderek oyundan düştü.Golün geleceği bu kadar açıkken bir müdahale bekledim,gelmedi.Nitekim Caner'in kaptırdığı bir topun devamında,hücuma çıkan GS sağ beki Eboue'nin ceza sahası içinde vurduğu top Volkan'ın altından ağlara gitti.(1-0) Birkaç dakika sonra Bilica'nın Elmander'e kaptırdığı top,sol çaprazdan yaptığı vuruşuyla Fenerbahçe kalesinde gol oldu.(2-0)Bu golde Volkan'ın da hatası vardı fakat 20 dakikada bu kadar poziyon yiyen bir kalecinin başının dönmesini anlayışla karşılıyorum.

Golden sonra baskı da Bilica'nın şaşkın oyunu da devam etti.Fenerbahçe'nin ileriye doğru oynamayı denediği her top da duvara çarpmış gibi geri döndü.İlk yarı bu skorla bitti.5-0 da bitebilirdi.Fenerbahçe ilk yarı Muslera'yı tek bir kez bile rahatsız etmedi.


İkinci yarı öncesi Aykut Kocaman'ın dizilişi normale çevirip,Bienvenu,Bilica ve ön liberolardan birini çıkartmasını ,Semih,Serdar ve Stoch'u sokmasını bekliyordum.Özellikle ilk 20 dakikada yaptığı presle Galatasaray'ın aynı tempoyu sürdürme ihtimali yoktu.Bilica değişikliği dışında diğer iki değişikliği yaparak başladı Aykut Kocaman ikinci yarıya.Ve değişiklikler kendini hemen gösterdi ve oyun dengeli bir hal aldı.Bienvenu'nun yerine sağ tarafa geçen Caner'in ters ayakla şutlar atabileceğini düşündüm.Nitekim Caner yaptığı bir driplingde ceza sahası içerisinde düşürüldü.Ama Fırat Aydınus ilginç bir şekilde penaltıyı çalmak yerine Caner'e sarı kart verdi.Yine 56. dakikada Stoch'un şutu direkten döndü.Bu iki pozisyondan biri gol olsa ,koskoca bir ilk yarıda bu kadar mahkum oynamış Fenerbahçe'nin maçı çevirmesi işten bile değildi.Ama olmadı.66.dakikada kullanılan kornerde Melo'ya çarpan top ağlara gitti.(3-0)Top da iyi oynayanın yanındaydı işte.90da sağdan gelen ortada Alex ağları buldu.(3-1)Maç bu şekilde sona erdi.Sonuçta Galatasaray oyunuyla hak etti kazandı.Umarım Aykut Kocaman bir an önce bu formsuzluğundan sıyrılır.Fenerbahçe için bu yenilgi defoların ortaya çıkması arasından ilerleyen günlerde faydalı bile olabilir.Bilica ve Bienvenu'nun Fenerbahçe onbirinde yerleri olmadığı açıkça görüldü.Devre arası transferine kadar alınabilecek en yüksek puan alınıp,takıma takviye yapılmalı.

Not:Baros'un yine ceza sahasında bir poziyonda kendini atması gözlerden kaçmadı. Galatasaray seyircisi takımını müthiş bir şekilde destekledi.Son yıllarda ilk kez sahaya şişe yağdırmadıkları bir maç izledim.Demek ki kazanmaları gerekiyormuş.Galatasaray'a yenilmeyi unuttuğumu fark ettim dün gece.Sırf bu ruh halim bile onları biraz olsun anlamamı sağladı.Yine de bir özür borçlu oldukları Volkan Demirel'e maç öncesinde ısınırken koro halinde küfretmeleri,maç sonunda Fenerbahçe Kümeye diye bağırmalarını yakışıksız buldum.Tekrar rakip olarak Galatasaray'ı görmek gerçekten güzel..

Maçın Adamı:Johan Elmander

2 Aralık 2011 Cuma

Sivasspor 2-2 Trabzonspor


İlk yarı Sivasspor özellikle Grosicki'nin yarattığı poziyonlarla çok daha etkili oynadı.Grosicki'yi çok beğeniyorum adam hızlı,çabuk,bilekleri iyi,kenarları iyi kullanıp sert paslar atabiliyor.İstikrar problemi olmasa Sivassporda falan kalmaz.
23. dakikada Grosicki'nin verdiği bir pasla sol çaprazda topla buluşan Pedriel'in vuruşunda top Glowacki'ye çarpıp kaleci Tolga'yı yanıltarak Trabzonspor ağlarına gitti.Trabzonspor ilk yarıda tek pozisyonunu 12.dakikada Burak'la yakaladı sol ayağıyla vurduğu top kaleyi bulmadı.Trabzonspor'un hala gol bulmak için tek planı defansın arkasına Burak'ı kaçırmak ama herkes artık önlem almaya başladı.Ve Burak'ın gol atmadığı hiçbir maçı Trabzonspor kazanır diyemiyoruz haliyle.43.dakikada Erman Kılç'ın serbest vuruşunda ceza sahasında Kadir'in vurduğu kafayı Tolga harika kurtardı.İlk yarı 1-0 Sivas üstünlüğüyle bitti.


2. yarının başında 48. dakikada Henrique topu ceza sahasına hareketlenen Volkan Şen'e aktardı.Volkan Şen'nin kaleciden dönen topunu iyi takip eden Henrique topu Sivas ağlarına bıraktı.(1-1)

Golden birkaç dakika sonra Erman'ın soldan kullandığı serbest atışta Murat kafayla dokunamadı net bir fırsat kaçtı.
54.dakikada Grosicki ceza alanına kesti Navratil kalenin dibinden iyi vuramayınca top kaleci Tolga'da kaldı.
69.dakikada Adrian'ın soldan kestiği topu Sivasspor kalecisi Borjan ilginç bir şekilde elinden kaçırdı ceza alanında topu bir anda önünde bulan Volkan Şen fırsatçılığını konuşturarak Trabzonspor'u öne geçiren golü attı.(1-2)
75. dakikada Trabzonspor savunmasında Serkan ile Glowacki'nin arasına atılan topa Erman hareketlendi.Kaleci Tolga büyük bir hata yaparak iki savunmacı Erman'ı kovalarken açıldı ve topla buluşan Erman topu Tolga'nın üzerinden aşırtarak ağlara yolladı.(2-2)Böylece Erman Galatasaray'dan sonra Trabzon'u da boş geçmemiş oldu.Maç 2-2 sona erdi.