Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Eylül 2013 Pazartesi
Ramon Motta
İsmail Köybaşı'nın geçen sezonu sakatlıklarla geçirmesi, Beşiktaş'ı döneceği umulduğundan Uğur Boral, Gökhan Süzen gibi yama transferlerle bölgeyi doldurmayı denemesi sonucunu doğurmuştu. Bu iki isimden solbekte verim alamayan Beşiktaş'ı; sol ayaklı stoperleri solbekte denemeye sevketmişse de, Escude ve Ersan da bu bölgede ilaç olmamıştı.
Geçen sezon sol kanada top gelmesin diye dua eden Beşiktaş taraftarları, bir türlü İsmail'in de sahalara dönememesi sebebiyle bu bölgeye transfer yapılmadıkça strese girdiler. Öyle ki; Futbol Direktörü Önder Özen'e de baskı yaptılar, Bilic'in öğrendiği ilk Türkçe kelimelerden birinin 'solbek'' olmasını sağladılar. İsmail'e ciddi bir bonservis ödeyerek yatırım yapan Beşiktaş, yine Önder Özen'in de dediği gibi 'önünü kesmeyecek' bir alternatif bulmayı deneyecekti. Bu hedefle de transferin son dönemecinde Brezilyalı Ramon Motta'yı 'kiralık' olarak kadroya kattılar.
İşte o Ramon bugün Bursada ilk kez Beşiktaş formasıyla maça çıktı. İlk izlenimlerim oldukça çabuk, sorumluluk almaktan kaçmayan, hücum koşularını bilen ve seven bir oyuncu olduğu yönünde! İkili mücadelerde ayakta kalmaya çalışıyor, harika olmasa da ortalamanın üzerinde pas ve top sürme becerisine sahip. Çok kuvvetli değilse de korkusuz bir oyuncu. Arkasına atılacak toplarda, hücuma fazlaca çıkması sorun olabilir. Orada da pozisyon almayı bilen tecrübeli Escude kilit rol oynayacak. İlk andan sonra ise geriye olabildiğince çabuk dönüyor. Buna karşın ilk yarısında Civelli'ye attığı dirsek de dikkat çekici. Bu tip alışkanlıkları varsa takımını sıkça yalnız bırakabileceğini de öngörebiliriz.
25 yaşındaki Motta, daha önce oynadığı takımlarda milli takımda da oynayan Gustavo Nery'nin ve Fabio Santos'un gölgesinde kalmış. Yani tekrar çıkış arayan bir futbolcu. Şimdilik iki taraf da doğru seçim yapmış gibi görünüyor. Bekleyip göreceğiz!
21 Haziran 2013 Cuma
Abbasağa Parkında Fenerbahçeliler
Taksim Gezi Parkı Direnişi'ne destek veren Beşiktaş Çarşı grubunun bazı üyeleri, sabah evleri basılarak göz altına alınmıştı. Biz de Fenerbahçe Solaçık Taraftar Grubu'nun çağrısıyla, destek olmak amacıyla Abbasağa Parkı'na gittik. Elimde Çarşı atkısıyla biraz şaşkın çıkmışım, alışkın değilim mazur görün lütfen!
26 Mayıs 2013 Pazar
16 Nisan 2013 Salı
Quaresma Yapma Oğlum Böyle Şeyler
Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş'a olan sevgisini, taraftara olan hasretini anlatan Quaresma, civciv futbolcular kervanına katılmış. Beşiktaş Yönetimi'ni kulübü amatör yönetmekle itham eden Quaresma, neden Afrikalı futbolcularda ve Almancılarda sıkça gördüğümüz bu akıma katılmış bilemedim. Tez zamanda kendine gelmesi dilekleriyle.
Etiketler:
Beşiktaş,
Civciv Quaresma,
Q7,
Ricardo Quaresma
9 Nisan 2013 Salı
Garip Garip İşler
Bursaspor A2 oyuncusu Osman Talha Kotaran; Bursaspor'un Beşiktaş'la oynayacağı maç öncesinde twitterdan 'Beşiktaşlı büyük üstat Fernandes'i izlemeye gidiyorum. Gol atarsa Vip'te bağırmam inşallah' diye yazınca kulübüyle ilişiği kesilmiş.
Bursaspor'un oyuncuyla yollarını ayırma kararı da, Bursaspor Teknik Menajeri Süha Sidal tarafından yine twitterdan duyurulmuş.Süha Sidal daha sonra NTVSpor'a yaptığı açıklamada 'Toplum psikolojini düşünerek bu kararı aldık. Sözleşmesi iki ay sonra bitecekti, A Takım'da düşünmediğimiz Osman'ı gelecek büyük tepkilerden korumayı amaçladık.' diye konuştu.
Korumaktan ziyade attığı tweetle tepki gören Osman üzerinden tribünlere oynamaya çalışmışlar bence. Osman TFF verilerine göre bu sezon Bursaspor A2 formasını sadece 6 kez giymiş. Yani zaten oynamıyor, ortalarda görünmeyen, iki ay sonra da sözleşmesi bitecek olan futbolcuyu dakikasında göndererek, Beşiktaş'la olan sorunları bilen Bursa seyircisine sevimli görünmek istemişler işte.
Osman'ın yaptığı iş de tabii ayrıca anlamsız. Fernandes'e hayran olabilirsin, hatta Beşiktaş'a gönül vermiş de olabilirsin. Fernandes'e olan hayranlığını belirt, izlemeye gideceğini de söyle sorun yok! Ancak hangi kafayla gol attığında bağırabileceğini söylüyorsun anlamak mümkün değil? Bağıramazsın arkadaşım. Düşünsenize şimdilerde Galatasaraylı olduğu iddia edilen Salih Uçan buna benzer birşey yazıyormuş. Biz Salih Uçan'ın Galatasaraylı olduğu iddialarına, 'Olsun böyle oynasın da, gerçekte hangi takımı tutuyorsa tutsun' diye konuşmalar yapabiliyoruz. Şimdi Salih Galatasaray maçında kadroda olmasa da twitterdan 'Drogba hayranıyım,onu izlemeye gidiyorum. Gol atarsa sevinçten çıldırmam umarım.' diye yazsa böyle saygıyla karşılanır mı? Elbette ki söz konusu bile değil. Bu çocuk oynadığı maç sayısı, kolayca gözden çıkarılması ve tweetiyle gösterdiği şuursuz halleriyle belli ki kendi futbol geleceğinden umudu kesmiş. Başka bir açıklaması yok ben bulamadım. Durumunu takip edelim. Henüz 19 yaşındaki bu çocuk sezon sonunda bir takımla anlaşıp, kendini futbola verebilecek mi gerçekten merak ediyorum.
5 Mart 2013 Salı
Manuel Fernandes!
Biraz gereksiz şova kaçtığı olsa da, topu ayağından önce mutlaka gereksiz bir çalım atsa da, geçen gün Fenerbahçe karşısında, ilk yarının sonunda sazı eline aldı. Ligimizin fark yaratan ender futbolcularından Manuel Fernandes'in bu fotoğrafına denk gelince paylaşmadan edemedim.
3 Mart 2013 Pazar
Zekeriya Alp Delirmiş Olmalı!
Maça beklendiği gibi Beşiktaş arzulu ve önde basarak başladı, yine beklendiği gibi top yapabilen Fenerbahçe orta sahası, top Beşiktaştayken Fernandes'e yakın oynayan Meireles'in de etkisiyle oyun etkinliğini rakibinden aldı
Dakika 17 falanken kaleciyle karşı karşıya bomboş kalmışken, kendini yere atan Ersan'ın pozisyonuna faul çalarak %100 gollük pozisyonu kesen hakem, bu pozisyonun hemen ardından da Fenerbahçe'nin golünü vermeyerek maçın içine etti!
22'de kullanılan kornerde arkaya aşırtılan topu tamamlayan Sow , 3-0 olması engellenen maçı 1-0'a taşıdı. Fenerbahçe ilk yarıda sağdan Kuyt ve Gökhan Gönül'le Gökhan Süzen'in başını döndürmeyi başardıysa da , Gökhan ve Kuyt'tan tek bir düzgün orta gelmemesi nedeniyle sağdan golü bulamadı.
40'a kadar Fenerbahçe rahat oyununu sürdürürken, günün koşu mesafesi fena olmayanlarından Cristian, markajcısı Veli Kavlak'tan kurtulamıyordu. Veli Kavlak Cristian'ı kaçırmazken, ilk yarının son bölümlerinde Meireles'ten kurtulmak için geriye gelip top almaya çalışan Fernandes, etkili oynamaya, topu kanatlara yaymaya başladı.
İlk yarının son böümünde, Beşiktaş'ın ceza sahasında yakın mesafeden ele çarpan pozisyonu penaltıyla değerlendiremeyen hakem, Beşiktaş'a sol tarafta aynı durumda bir duran top hediye etti. Fernandes'in kullandığı serbest vuruş Kuyt'a çarpıp ağlara giderken Fenerbahçelilerin hayal kırıklığı doğal olarak zirvelere çıktı. İlk yarı (1-1) sona ererken, herkes son beş dakikası hariç oyunu domine eden Fenerbahçe'nin kazanacağını düşünüyordu...
İlk yarı için söylemeyi unutmamamız gereken şeyler, Fenerbahçe orta sahasının hücuma destek verme anlamında, Emre'nin 25'te rakip kaleye yolladığı şut dışında hiç bir şey yapmadıkları, ön alanda Kuyt ve Webo'nun yaptıkları presle Beşiktaş'ı defanstan rahat çıkartmadıklarıydı.
Geçtiğimiz haftalarda her fırsatta Fırat Aydınus, Halis Özkahya başta olmak üzere , Fenerbahçe'yi doğrayan hakemleri savunmak için basının kapısını çalan Zekeriya Alp televizyona çıkacak mı? Geçtiğimiz haftalarda yine basına 'Hakem hatalarının Beşiktaş maçlarında daha fazla olduğunu söylememiş, maça hiç derbi yönetmemiş hakemi yollamamış gibi, ortaya çıkarak fütursuzca açıklamalar yapacak mı?' En çok merak ettiğim şeyler bunlar..
Ben bu satırları henüz yazmışken Zekeriya Alp Beyaz Tv'ye bağlanıp ''Mutluyuz, hakem Mete Kalkavan'ın performansı çok iyiydi'' diyerek pes artık dedirtti. Aziz Yıldırım ve yönetim kurulundan beklenen, yarın gidip bu hadsiz adamı o koltuktan kaldırmalarıdır.
İkinci yarıda da Fenerbahçe daha üstün oynuyor, pozisyonlara giriyor pozisyon da vermiyordu. İlk bölümde Webo'yla mutlak bir pozisyondan yararlanamayan Fenerbahçe'nin bir mutlak golünü de Olcay Şahan çizgiden çıkarttı.
66'da hiç istemediğim bir şey oldu. Çok sevdiğim Niang Holosko'nun kafayla indirdiği topu ağlara yollayınca duyduğum üzüntü, geriye düşmekten duyduğum üzüntüden fazladır. Niang da gol sevincini gösteriye çevirmedi neyse ki!
Hemen golün peşinden maçtaki tek iyi ortasını yapan Dirk Kuyt, topu Sow'un kafasına yolladı, Sow da filelere.. Daha maç uzundu ve kazanılacak gibi de görünüyordu.(2-2)
Oyundan düşen Meireles ve Cristian'ın yerine oyuna giren Caner, Topal ikilisinin orta sahayı takıma geri kazandırdıklarını söylemek zor. Caner sol çaprazdan bir de vuruş fırsatı bulduysa da, topu ağlara yollayamadı.
Oyundan yürüyerek çıkan Cristian Baroni'nin neden trip attığını anlamak mümkün değil. Birşey oynamamışsın, çıkarken neye tepki veriyorsun? Takım geride zaman mühim sen yürüyerek çıkıyorsun sahadan! Olacak iş değil..
Samet Aybaba'nın Baroni'yi tutma görevi, Baroni'nin çıkmasıyla sona eren Veli Kavlak'ı , Oğuzhan'la değiştirme hamlesini beğendim. Bu değişiklik ;büyük oranda orta sahası düşen Fenerbahçe karşısında, günün yıldızı Fernandes ve Oğuzhan ikilisiyle top yapma imkanı verdi.
Fenerbahçe beraberliği kurtardıktan sonra, yeniden galibiyet getirecek pozisyonlar bulduysa da atamadı. Beşiktaş ise son dakikada iki korner kullanan rakibini, kontratakla avlayarak son anda galibiyete uzandı. Galibiyet golü Olcay'dan gelirken, golün pası da yine eski dost Mamadou Niang'tan geldi. Yenilen gol inanılmaz amatörce, son dakika yükleniyorsun doğal da, önlem almamak ne demek anlamıyorum.
Maçı 3-2 kazanan Beşiktaş'ın gücü de, kalan zorlu fikstürü de Galatasaray'ı yakalamak için yeterli değil! Galatasaray büyük oranda işi bitirdi bu akşam.
![]() |
| Moussa Sow vs Ersan Gülüm |
Dakika 17 falanken kaleciyle karşı karşıya bomboş kalmışken, kendini yere atan Ersan'ın pozisyonuna faul çalarak %100 gollük pozisyonu kesen hakem, bu pozisyonun hemen ardından da Fenerbahçe'nin golünü vermeyerek maçın içine etti!
![]() |
| Sow&Webo (Verilmeyen gol sonrası) |
22'de kullanılan kornerde arkaya aşırtılan topu tamamlayan Sow , 3-0 olması engellenen maçı 1-0'a taşıdı. Fenerbahçe ilk yarıda sağdan Kuyt ve Gökhan Gönül'le Gökhan Süzen'in başını döndürmeyi başardıysa da , Gökhan ve Kuyt'tan tek bir düzgün orta gelmemesi nedeniyle sağdan golü bulamadı.
![]() |
| Moussa Sow |
40'a kadar Fenerbahçe rahat oyununu sürdürürken, günün koşu mesafesi fena olmayanlarından Cristian, markajcısı Veli Kavlak'tan kurtulamıyordu. Veli Kavlak Cristian'ı kaçırmazken, ilk yarının son bölümlerinde Meireles'ten kurtulmak için geriye gelip top almaya çalışan Fernandes, etkili oynamaya, topu kanatlara yaymaya başladı.
![]() |
| Manuel Fernandes |
İlk yarının son böümünde, Beşiktaş'ın ceza sahasında yakın mesafeden ele çarpan pozisyonu penaltıyla değerlendiremeyen hakem, Beşiktaş'a sol tarafta aynı durumda bir duran top hediye etti. Fernandes'in kullandığı serbest vuruş Kuyt'a çarpıp ağlara giderken Fenerbahçelilerin hayal kırıklığı doğal olarak zirvelere çıktı. İlk yarı (1-1) sona ererken, herkes son beş dakikası hariç oyunu domine eden Fenerbahçe'nin kazanacağını düşünüyordu...
![]() |
| Meireles'in eline çarpan top |
![]() |
| Moussa Sow&Dirk Kuyt |
İlk yarı için söylemeyi unutmamamız gereken şeyler, Fenerbahçe orta sahasının hücuma destek verme anlamında, Emre'nin 25'te rakip kaleye yolladığı şut dışında hiç bir şey yapmadıkları, ön alanda Kuyt ve Webo'nun yaptıkları presle Beşiktaş'ı defanstan rahat çıkartmadıklarıydı.
Geçtiğimiz haftalarda her fırsatta Fırat Aydınus, Halis Özkahya başta olmak üzere , Fenerbahçe'yi doğrayan hakemleri savunmak için basının kapısını çalan Zekeriya Alp televizyona çıkacak mı? Geçtiğimiz haftalarda yine basına 'Hakem hatalarının Beşiktaş maçlarında daha fazla olduğunu söylememiş, maça hiç derbi yönetmemiş hakemi yollamamış gibi, ortaya çıkarak fütursuzca açıklamalar yapacak mı?' En çok merak ettiğim şeyler bunlar..
Ben bu satırları henüz yazmışken Zekeriya Alp Beyaz Tv'ye bağlanıp ''Mutluyuz, hakem Mete Kalkavan'ın performansı çok iyiydi'' diyerek pes artık dedirtti. Aziz Yıldırım ve yönetim kurulundan beklenen, yarın gidip bu hadsiz adamı o koltuktan kaldırmalarıdır.
İkinci yarıda da Fenerbahçe daha üstün oynuyor, pozisyonlara giriyor pozisyon da vermiyordu. İlk bölümde Webo'yla mutlak bir pozisyondan yararlanamayan Fenerbahçe'nin bir mutlak golünü de Olcay Şahan çizgiden çıkarttı.
66'da hiç istemediğim bir şey oldu. Çok sevdiğim Niang Holosko'nun kafayla indirdiği topu ağlara yollayınca duyduğum üzüntü, geriye düşmekten duyduğum üzüntüden fazladır. Niang da gol sevincini gösteriye çevirmedi neyse ki!
![]() |
| Mamadou Niang |
![]() |
| Volkan Demirel |
Oyundan düşen Meireles ve Cristian'ın yerine oyuna giren Caner, Topal ikilisinin orta sahayı takıma geri kazandırdıklarını söylemek zor. Caner sol çaprazdan bir de vuruş fırsatı bulduysa da, topu ağlara yollayamadı.
Oyundan yürüyerek çıkan Cristian Baroni'nin neden trip attığını anlamak mümkün değil. Birşey oynamamışsın, çıkarken neye tepki veriyorsun? Takım geride zaman mühim sen yürüyerek çıkıyorsun sahadan! Olacak iş değil..
Samet Aybaba'nın Baroni'yi tutma görevi, Baroni'nin çıkmasıyla sona eren Veli Kavlak'ı , Oğuzhan'la değiştirme hamlesini beğendim. Bu değişiklik ;büyük oranda orta sahası düşen Fenerbahçe karşısında, günün yıldızı Fernandes ve Oğuzhan ikilisiyle top yapma imkanı verdi.
Fenerbahçe beraberliği kurtardıktan sonra, yeniden galibiyet getirecek pozisyonlar bulduysa da atamadı. Beşiktaş ise son dakikada iki korner kullanan rakibini, kontratakla avlayarak son anda galibiyete uzandı. Galibiyet golü Olcay'dan gelirken, golün pası da yine eski dost Mamadou Niang'tan geldi. Yenilen gol inanılmaz amatörce, son dakika yükleniyorsun doğal da, önlem almamak ne demek anlamıyorum.
Maçı 3-2 kazanan Beşiktaş'ın gücü de, kalan zorlu fikstürü de Galatasaray'ı yakalamak için yeterli değil! Galatasaray büyük oranda işi bitirdi bu akşam.
28 Şubat 2013 Perşembe
Hafta Sonu Futbol Ekranı (1 Mart-4 Mart 2013)
1 Mart Cuma
19:00 Gençlerbirliği - İstanbul BB (Ligtv)
19:00 Paderborn - Energie Cottbus (FOG)
21:30 Eintracht Frankfurt - B.Mönchengladbach (TRT Haber)
2 Mart Cumartesi
14:00 Adana Demirspor - Karşıyaka (TRT 1)
16:00 Orduspor - KDÇ Karabükspor (Ligtv)
16:30 Borussia Dortmund - Hannover 96 (TRT Haber)
17:00 Manchester United - Norwich City (Ligtv 3)
17:00 Real Madrid - Barcelona (NTV Spor)
19:00 Eskişehirspor - Galatasaray (Ligtv)
19:00 Akhisar Belediyespor - SB Elazığspor (Ligtv 2)
19:00 Çaykur Rizespor - Kartalspor (TRT Spor)
19:30 Wigan - Liverpool (Ligtv 3)
19:30 Bayer Leverkusen - Stuttgart (TRT Haber)
19:30 Salzburg - Wiener Neustadt (FOG)
23:00 Valencia - Levante (NTV Spor)
3 Mart Pazar
13:00 Gaziantep BŞB - Manisaspor (TRT Spor)
13:00 TKİ Tavşanlı Linyitspor - Adanaspor (TRT Web)
13:00 1461 Trabzon - Şanlıurfaspor (TRT Web)
13:30 Kayserispor - Mersin İdman Yurdu (Ligtv 2)
13:30 MP Antalyaspor - Gaziantepspor (Ligtv)
15:00 Samsunspor - Torku Konyaspor (TRT Web)
15:00 Bucaspor - MKE Ankaragücü (TRT Web)
16:00 Bursaspor - Sivasspor (Ligtv)
16:00 Fiorentina - Chievo (TRT Spor)
16:30 Hoffenheim - Bayern Münih (TRT Haber)
17:00 WAC - Rapid Viyana (FOG)
18:00 Tottenham - Arsenal (Ligtv 3)
18:30 Fortuna Düsseldorf - Mainz (TRT Haber)
19:00 Beşiktaş - Fenerbahçe (Ligtv)
19:00 Boluspor - Denizlispor (TRT Spor)
20:00 Malaga - Atletico Madrid (NTV Spor)
4 Mart Pazartesi
20:00 Kasımpaşa - Trabzonspor (Ligtv)
20:00 Göztepe - Kayseri Erciyesspor (TRT Spor)
21:15 Duisburg - Braunschweig (FOG)
22:00 Aston Villa - Manchester City (Ligtv 2)
16 Şubat 2013 Cumartesi
Çarşı Karışmış Diyorlar
![]() |
| Rizeli Niang |
Maç sonu Samet Aybaba alışılagelmiş şekilde 'Oyunu Tutamıyor' olduklarından dem vurmuş. Ligde son 10 haftaya gireceğiz Samet Hoca hep aynı teraneyi okuyorsun değil mi? Yok mu yani bu sorunun bir çözümü?
Asıl film 89. dakikada Dorge Kouemaha ile beraberlik gelince kopmuş. Tribünlerde Samet Aybaba'ya, yönetime küfürler olmuş.
Küfür edenlerin arasında maç izleyen, Samet Aybaba'nın kuzeni olduğu söylenen Hasan Kurtel, küfredenlere tepki gösterince hastanelik edene kadar dövülmüş.
Benim naçizane fikrim Beşiktaşlılar'ın elindeki kadronun daha iyisini yapamayacağı şeklinde.Takım oluşturulurken, Almeida'nın alternatifi olarak Batuhan'ı düşünmek büyük riskti. Tutmayınca topu tutamaz oldu doğal olarak. Kaldı ki bu kadar pozisyona girdiğin bir maçta gol atamıyorsan sıkıntı orada yani.Dahası maç başına 1-2 pozisyon bile verse gol oluyor kalede. Bitmez sakatlık sorunları da elbette ki önemli ve çözülmesi gereken durumlar.
Twitterda yazılanlara göre maç çıkışında da sağlık ekibini dövmek için bekleyen taraftarlar varmış.
Fotoğraflar TrtSpor
11 Şubat 2013 Pazartesi
Saygı Köşesi:Filip Holosko
Kulübün FEDA diyerek maaş düşürmelerini istediği futbolculardan Holosko, bu öneriyi kabul etmediği takdirde gönderileceğini anlayarak, maaşını düşürüp kulübünde kalmayı seçmişti. Başka bir kulüpte Beşiktaş'ta aldığı ücreti zaten alamayacağını pekala bilen futbolcu, sadece kulübünde kalmamış, bu maaş düşüşüyle birlikte sözleşmesini de uzatmıştı.
Holosko FEDA demekle kalmadı, gollerini de sıraladı, arkadaşlarına pozisyon da hazırladı. 'Sağ kanatta oyna' dediler elinden geleni yaptı, 'forvet oyna' dediler oynadı. Oturttular oturdu, oynattılar oynadı. Profesyonelliği net bir şekilde herkese örnek teşkil ediyor.
28 Ocak 2013 Pazartesi
Çirkinsin Ultraslan
Çirkin..
Neresinden bakarsan bak çirkin!
Kim yaparsa çirkin..
Bir zaman Kadıköy'de açılmış sonrasında, indirilmiş ''Rıza İki Ekmek Bir Süt'' pankartı nasıl çirkindiyse, bu da öyle!
Son dönemde Ultraslan Lideri Oğuz Altay, transfer gelişmeleri hakkında, anlık bilgi verebilecek konumda olduğunu da düşünerek, Ultraslan Pankartlarının da kontrol edilme ihtiyacı duyulmadığına inanıyorum.
12 Mayıs Olayları gibi vahim bir şeyle ilgili koreografi yapmaktan da çekinmemiş, utanmamışlardı. Göz de yumulmuştu yine. Değişen bir şey yok. Ünal Aysal dönemi yine dirty Galatasaray, yine Fatih terim yine dirty futbolcular..
Bu arada Sneijder'i alan Drogba'yla anlaşan Galatasaray'da; Don Carleone Fatih Terim gitmiş, Elit Fatih Terim gelmiş adeta!
![]() |
| Elit Terim |
![]() |
| Don Carleone Terim |
Melo Tükürük
Wesley Sneijder de ilk maçına çıkmış. Girer girmez Melo atılınca, nerede oynayacağına bir türlü karar verememişler. Antrenman eksiği de varmış, 11'e 11 maçta Sneijder'i görürmüşüz Hasan Şaş öyle diyor..
İlk fotolar altta!
Maç sonu Abdurrahim Albayrak hemen Wesley Sneijder'i bulmuş. Yakalamış, sarmalamış, öpmüş, kafasını okşamış!
Hasetimden çatlayacağım..
27 Ocak 2013 Pazar
Galatasaray Taraftarından Sneijder İçin İlk Pankart
''This is Galatasaray Wesley!'' ''You have to put your heart out to be a legend"
Bu akşam Türk Telekom Arena'da Beşiktaş ile karşılaşacak olan Galatasaray Tribünlerinden güzel bir kare. Efsane olmak için neler yapması gerektiğini açıkça söylemişler, güzel olmuş!
24 Ocak 2013 Perşembe
Süper Lig maçları ESPN'den yayınlanacak!
ESPN+ Brazil, Spor Toto Süper Lig'in yayın haklarını satın aldı . Süper Lig karşılaşmaları bundan böyle her hafta, ESPN+ Brazil'den yayınlanacak .
Bu gelişmeler üzerine, Pazar günü 19:00'da Türk Telekom Arena'da oynanacak Galatasaray-Beşiktaş derbisini ESPN+ Brazil kanalı yayın akışına eklendi.
Böylece Süper Lig karşılaşmaları ilk defaTürkiye dışında bir ülkede her hafta düzenli yayınlanmış olacak.
Böylece Süper Lig karşılaşmaları ilk defa
Spor Toto Süper Lig maçları Brezilyalıların ne kadar ilgisini çeker kestiremiyorum
23 Ocak 2013 Çarşamba
Dentinho Forvet Değil
Beşiktaş'ın, Shakthar Donetsk'ten Brezilyalı Dentinho'yu sezon sonuna kadar kiraladığı söyleniyor.
Brezilyalı oyuncu, transferiyle ilgili olarak kendi twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Dentınho, ''bugün benim için büyük bir gün. Geleceğim belli olacak'' ifadelerini kullandı.
24 yaşındaki Dentinho, 2007-2011 yılları arasında Corinthians forması giymişti. 2010'da da Fenerbahçe'nin gündeminde olan Brezilyalı oyuncu, 2011'de Shakhtar Donetsk'e 6.5 milyon euro bonservis bedeliyle transfer olmuştu.
24 yaşındaki Dentinho, 2007-2011 yılları arasında Corinthians forması giymişti. 2010'da da Fenerbahçe'nin gündeminde olan Brezilyalı oyuncu, 2011'de Shakhtar Donetsk'e 6.5 milyon euro bonservis bedeliyle transfer olmuştu.
Fenerbahçe'nin Andre Santos ve Cristian Baroni'yi aldığı dönemde, transferi için Aykut Kocaman'ın Brezilya'da kalarak yoğun mesai yaptığı oyuncu, 2011 yazında Shakhtar'a geçerken çok büyük potansiyeldi, hala da öyle bence. Shakhtar 11'ine giremediğinden, maç kondüsyonu anlamında muhakkak geriye gitmiştir. Corinthians'ın 2009'daki Paulista şampiyonluğunda etkili futboluyla dikkatleri çekmişti. Yine 2009 yılında U20 Güney Amerika Şampiyonasında Brezilya U20 milli takım kadrosuna şeçilen ve turnuvayı şampiyon bitiren takımın tüm maçlarında forma giyen Dentinho, İtalyan takımlarının yoğun ilgisine karşın, 15-20 milyon euro arası bonservis bedelleri istenince çizmeye gidememişti.
Sanıldığının aksine forvet değil, Almeida'nın alternatifi asla değil! Daha çok Samet Aybaba'nın uzun süre ısrarla istediği, Nene tarzı bir oyuncu. Kenar forvet pozisyonunda, forvet arkasında oynayabilir.. Shakhtar formasıyla 22 maçta 4 gol atabilen oyuncu, gol yükünü çekmekten ziyade , pozisyon yaratan tipte.. Corinthians dönemindeki gol performansı da 187 maçta 55 golden ibaretti. Ronaldo'nun (El Fenomeno) Carointihians'a geldiği yıl, 4-3-3′ün solunda çok verimli oynadı. Ters kanattan gelen ataklarda arka direk koşusu falan yapıyordu, Stoch gibi değil yani. İki ayağını da kullanabiliyor. Süratli, çabuk, tempolu, dar alanda adam geçme kabiliyeti de var. Beşiktaş Holosko ve Olcay'dan iyi verim aldı ama, yaratıcılık yönü üst düzeyde birini istediler herhalde. Arada Ronaldinhovari çalımlar falan gelebilir, dikkat edelim beyler!
Bütün Football Manager tutkunları Dentinho'yu bilir, sever. Bakalım oralarda geldiği yerlere gelebilecek mi?
12 Ocak 2013 Cumartesi
Türkiye Katar Öncesi Bir Durak Maalesef
Uzun süre Beşiktaş'ın gündeminde olan Nene, 2014 yılında Brezilya'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'nda, Brezilya kadrosunda yer alabilmek için oynayabileceği bir takımda oynamak istediğini belirtmişti. Paris Saint Germain'in onu serbest bırakması sonrası, Beşiktaş olmazsa ülkesine dönme ihtimalinin olduğu konuşuluyordu. Hatta son günlerde Santos'la anlaştığı söylendi durdu! Nene 2014'de oynama hedefinin gerçekçi olmadığını fark etti ki; kalkıp Katar'ın yolunu tuttu ve Al-Gfahara ile 1.5 senelik sözleşme imzaladı.
Nene transferine dair konuşan Fikret Orman, "Türkiye, Katar öncesi bir nokta değil. Bizim ülkemizi ve ülkemizde oynanan sporu Katar ile mukayese etmeye kalktıkları zaman biraz tepkili olurum. Bizim şartlarımız belli, ülkemizin şartları belli. Biz hem ülkemizin dövizini hem kulübümüzün kaynaklarını en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Olursa bizim şartlarımızla olur, olmazsa olmaz" demişti.
![]() |
| Ricardo Quaresma |
Nene'nin bu kararına hiç şaşırmadım. Türkiye gerçekten de bir süredir Katar'da önceki son durak, kariyeri düşüşe geçmişlerin tek adresi! Oyun kalitesi, oyuncu kalitesi sürekli olarak düşüşte. Önemli turnuvaların hiçbirine katılamıyoruz. Avrupa arenasında bu yıl Fenerbahçe ve Galatasaray 2. ilk gruplardan çıkmayı başararak, yıllardır abuk subuk takımlara elenme geleneğimizi bir nebze olsun kırmışlarsa da, kötü durumdayız. Ricardo Quaresma'nın , Niang'ın, Issiar Dia'nın,Keita'nın vs nerede oynadığını hepimiz biliyoruz! Bazı oyuncular da buraya uğramadan direkt olarak Katara gidiyorlar böyle işte!
![]() |
| Mamadou Niang |
Bu arada Galatasaray'ın Wesley Sneijder transferini bitirdiği söyleniyor. Üstelik bonservis ücreti olarak sadece 8 milyon euro ödeyecekleri iddia ediliyor..Serdar Aziz'in bonservisi için 10 milyon euro istenen bir ülkede , yabancı sınırlamasını daraltmak ne kadar mantıklı?
8 Ocak 2013 Salı
Arap Quaresma
Geçtiğimiz günlerde Beşitaş'tan ayrılan ve sözleşmesi feshedilirken, ''Türkiye'de başka takımda oynamak isterse 5 milyon euro öder.'' şartı koşulan Quaresma, korkulanı yapmadı ve Galatasaray'la değil, Birleşik Arap Emirlikleri takımlarından Al Ahly ile anlaştı.
Muazzam yetenekleri olan ve bu yeteneklerini gören pek çok takımın transfer ettiği Ricardo Quaresma, Beşiktaş döneminde de, saf yetenek hasreti çeken Türk seyircilerin beğenisini kazanmışsa da, Tayfur Havutçu dışında çalıştığı hiç bir antrenöre kendisini beğendiremedi. Fazlasıyla bireysel oynaması ve maç seçmesi onun için yapılan başlıca eleştirilerdi ve o hiç değişmedi!
Şimdi ise elinde bonservisiyle Avrupa'da kendisine takım bulamadı ve aşağıdaki abilerin her tarafta olduğu bir yere gitti. Sağdaki abi gibi giyinmemesini de yadırgadım açıkçası..
Al Ahli’yi ünlü İspanyol teknik adam Quique Sánchez Flores çalıştırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri takımında, Brezilyalı Grafite ile Kamerunlu Emana gibi tanıdık isimler de forma giyiyor.
Yani ne diyoruz ''Portekizde doğdu, Arap oldu,Helal olsun sana,Ricardo Quaresma Ricardo Quaresma!''
Muazzam yetenekleri olan ve bu yeteneklerini gören pek çok takımın transfer ettiği Ricardo Quaresma, Beşiktaş döneminde de, saf yetenek hasreti çeken Türk seyircilerin beğenisini kazanmışsa da, Tayfur Havutçu dışında çalıştığı hiç bir antrenöre kendisini beğendiremedi. Fazlasıyla bireysel oynaması ve maç seçmesi onun için yapılan başlıca eleştirilerdi ve o hiç değişmedi!
Şimdi ise elinde bonservisiyle Avrupa'da kendisine takım bulamadı ve aşağıdaki abilerin her tarafta olduğu bir yere gitti. Sağdaki abi gibi giyinmemesini de yadırgadım açıkçası..
Al Ahli’yi ünlü İspanyol teknik adam Quique Sánchez Flores çalıştırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri takımında, Brezilyalı Grafite ile Kamerunlu Emana gibi tanıdık isimler de forma giyiyor.
Yani ne diyoruz ''Portekizde doğdu, Arap oldu,Helal olsun sana,Ricardo Quaresma Ricardo Quaresma!''
28 Aralık 2012 Cuma
Dado Prso
Bir zamanlar onu beğenip, almaya çalışan takımlarımız olmuştu, zaman çabuk geçiyor!
HNK Hajduk Split takımında profesyonel olan Prso, NK Pazinka takımına transfer oldu. Sonrasında ise Fransa'nın FC Rouen takımına giden Pršo, oradan da Étoile Fréjus Saint-Raphaël takımına transfer oldu. Pršo'nun AS Monaco FC'ye transferi, hayatının dönüm noktası olacaktı ama ilk senesinde kendini pek gösteremeyince 1997 yılında AC Ajaccio takımına kiralık gönderildi. Ajaccio'da iki sene kiralık oynayan Pršo, tekrar AS Monaco FC'ye geri döndü. Kendini ancak 2002-2003 senesinde göstermeyi başardı O dönem Beşiktaş da onu transfer etmek istemişti, ancak bir 2004'te tekrar denediyse de alamadı!
. 2003-2004 sezonunda, Fernando Morientes, Jérôme Rothen ve Ludovic Giuly ile birlikte Ligue 1'de ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde harika oynamıştır ve harika işler yapmıştır. 2004 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali'nde Monaco'nun kadrosunda yer almıştır. 2004-2005 sezonunda ise Glasgow Rangers takımına transfer olmuştur. Orada da kendini göstermeyi başaran Pršo, 2006-2007 sezonunda futbolu bıraktığını açıklamıştır.
Prso sık sık sol açık gibi oynatılmasına rağmen, güçlü fiziğini sahanın her alanında iyi kullanıyordu, onun dışında pek bir numarası yoktu! Bir Şampiyonlar Ligi maçında Deportivo'ya attığı 4 gol ve birden bire ortaya çıkan bu adamın, heavy metal gitaristine benzer görünüşü şöhretine ciddi katkı sağlamıştı .
Kaynak wikipedia/tr
Radikal Gazetesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















































