Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Mart 2013 Pazartesi
Lionel Messi Durmuyor!
Lionel Messi Deportivo maçından sonra bir kez daha kendisine ait olan rekoru geliştirdi. Messi'nin 3-1 kazandıkları Rayo Vallecano maçındaki golleri, üst üste 18. maçta da gol atan futbolcu ünvanını getirdi.
Barcelona'nın diğer golünü David Villa atarken, Rayo'nun golü Raul Tamudo'dan geldi.
La Liga gol krallığında da 42 golle zirvede bulunan Messi'yi, Cristiano Ronaldo 27 golle takip ederken, lider Barcelona da ligin bitimine 10 hafta kala , Real Madrid'in 13 puan üzerinde, zirvedeki yerini koruyor. Barcelona'nın 2012-2013 sezonu La Liga Şampiyonu olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım.
Ligi kazanamayacakları neredeyse kesinleşen Real Madrid de, gözünü doğal olarak Şampiyonlar Ligi Kupası'na dikmiş durumda. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Galatasaray ile eşleşen Real Madrid'in hocası Jose Mourinho, bugünkü Kayserispor-Galatasaray maçını statta canlı olarak izledi. Erken gelen goller ve Bobo'nun atılması sonrası kopan maçın, 60 dakikasını takip eden Mourinho sonra stattan ayrılmış. Büyük ihtimalle bugün izlediği Galatasaray onu pek endişelendirmemiştir.
26 Şubat 2013 Salı
Fatih Terim Tribüne Neden Gönderildi?
Kendi yedek kulübelerinin hemen üzerine yerleşen Terim, bulunduğu noktadan oyuna gayet güzel müdahale etmeye devam etti . Tribüne gönderilmenin amacı o anda hocanın oyuna müdahale etme hakkını elinden almak olduğuna göre, bu uygulamanın bu şekilde oldukça yersiz ve manasız olduğu çok açık!
Hakeme 'Çık ikinci yarıya ilk yarıdaki gibi yönet!' dediği için tribüne gönderildiği iddia edilen Fatih Terim'in, neden hakeme isyan ettiğini anlamak da mümkün değil!
Öyle ki, ikinci yarıya Muslera'nın Selçuk'un sırtına çarptırarak kendi kalesine yolladığı gol ve Stancu'nun penaltı golüyle 2-0 geride giren Galatasaray'da, 59'da Sneijder'le gelen gol öncesi Hakan Balta net bir şekilde ofsaytta idi.
Galatasaray'ı
umutlandıran golden önce, sağ taraftan ceza sahasına giren Hasan
Kabze'yi Dany net bir şekilde düşürdü. Hakem penaltıyı çalsa 3-0 olacak,
Dany kırmızı görecekti. Dolayısıyla 10 kişi 3 farklı skordan dönmek, hiçbir
şekilde mümkün olmayacaktı. Sarı kartlı Gökhan Zan'ın hakemin ağzına soktuğu elleri de, elindeki topu yere isyanla vuruşu da, soldan kopup gitmekte olan adama attığı dirsek de ne hikmetse kendisine ikinci sarıyı getirmedi.
Skor 2-1'ken kafa topuna çıkıp vuramayan Ordusporlu futbolcunun Drogba'ya yaptığı müdahale de penaltı olmalıydı. Hasan Şaş bu pozisyon sonrası gösterdiği tepki nedeniyle Fatih Terim'in yanına gönderilirken, Ümit Davala'nın da kendi insiyatifiyle kulübeyi bırakıp onlara katılması enteresandı.
Orduspor'un üç farkı yakalaması engellendikten sonra, Galatasaray teknik heyetinin yarattığı yaygara ortamı, bence maçı Galatasaray'a getiren baş unsurdu. Yediği golden sonra hepten geriye gömülen Orduspor karşısında Burak'la iki, Selçuk İnan'la da bir gol bulan Galatasaray, haftayı kayıpsız geçmiş oldu.
Şimdi merak edilen, geçen seneden ertelenen cezası bulunan Fatih Terim bugün de tribüne gönderildikten sonra, iki olay toplamı olarak kaç maç hak mahrumiyeti cezası alacak?
Bir de sol tarafa yakın oynatılan Sneijder'in ne zaman ortada oynamaya başlayacağı merak konusu. Bugün Türkiye'deki ilk golünü muazzam bir şutla atan Sneijder, kapasitesinin çok daha altında performans veriyor.

28 Ocak 2013 Pazartesi
Çirkinsin Ultraslan
Çirkin..
Neresinden bakarsan bak çirkin!
Kim yaparsa çirkin..
Bir zaman Kadıköy'de açılmış sonrasında, indirilmiş ''Rıza İki Ekmek Bir Süt'' pankartı nasıl çirkindiyse, bu da öyle!
Son dönemde Ultraslan Lideri Oğuz Altay, transfer gelişmeleri hakkında, anlık bilgi verebilecek konumda olduğunu da düşünerek, Ultraslan Pankartlarının da kontrol edilme ihtiyacı duyulmadığına inanıyorum.
12 Mayıs Olayları gibi vahim bir şeyle ilgili koreografi yapmaktan da çekinmemiş, utanmamışlardı. Göz de yumulmuştu yine. Değişen bir şey yok. Ünal Aysal dönemi yine dirty Galatasaray, yine Fatih terim yine dirty futbolcular..
Bu arada Sneijder'i alan Drogba'yla anlaşan Galatasaray'da; Don Carleone Fatih Terim gitmiş, Elit Fatih Terim gelmiş adeta!
![]() |
| Elit Terim |
![]() |
| Don Carleone Terim |
Melo Tükürük
Wesley Sneijder de ilk maçına çıkmış. Girer girmez Melo atılınca, nerede oynayacağına bir türlü karar verememişler. Antrenman eksiği de varmış, 11'e 11 maçta Sneijder'i görürmüşüz Hasan Şaş öyle diyor..
İlk fotolar altta!
Maç sonu Abdurrahim Albayrak hemen Wesley Sneijder'i bulmuş. Yakalamış, sarmalamış, öpmüş, kafasını okşamış!
Hasetimden çatlayacağım..
22 Ocak 2013 Salı
Wesley Sneijder Transferi Üzerine
Galatasaray uzun zamandır olumlu haber beklediği büyük transferini sonlanmasını beklemiyordum, işime de gelmiyordu açıkçası. Sneijder ezelden beri çok beğendiğim bir oyuncu, insan rakibine yakıştıramıyor. Bu sezon da transfere inanılmaz para harcadılar, bütçelerinin bu kadar üzerine çıkmazlar diyordum. Transferini de, fotoğrafta görülen Lütfi Arıboğan'ın bitirmesi işin bir başka boyutu elbette. Geçen yıl Mehmet Ali Aydınlar federasyonunda görevli olup, Fenerbahçe'nin ipini çekerken, rakipsiz kalan Galatasaray'ın şampiyonluğunda en etkili isimdi kendisi. Bu sezon ise yine aranan adam olarak Galatasaray Yönetimi'ne girdi. Bu da ne kadar çarpık bir sistemimiz olduğuna dair sağlam bir işaret. Biraz da Sneijder'e değinelim..
Sneijder'in Euro 2008 ve 2010 Dünya kupasında Hollanda milli takımı forması ile sergilediği performans ile bu iki dev organizasyona damga vurduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Florentino Perez'in Real Madrid başkanlığına yeniden seçilince; Van Der Vaart ,Arjen Robben , Robson Drenthe ve Klaas Jan Huntelear ile birlikte takımdan gönderildi Sonraki sezon Real Madrid'in sahası Barnebau'da İnter forması ile final karşılaşmasında kendisini hatırlatırken, sahadaki diğer hollandalı da rakipteki bir diğer Perezzede Robben'di.
Sneijder Neden Galatasaray'a Geldi?
*Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kalmış bir takım, Galatasaray gibi tanınmış bir kulüp, parası da varsa Sneijder’ı getirebilir. Kaka’yı da alabilirlerdi bence, ama Fatih Terim istediğini yaptıramadı, yönetim daha genç olan Wesley'i seçti bence. Galatasaray geçen yılı şampiyon tamamlayarak, önemli bir gelir elde etmişti. Bu sezon da Şampiyonlar Ligi'nde atladığı tur da ciddi gelir getirdi, Ünal Aysal'ın hisse oyunları da cabası..
*İlginç bir şekilde Beşiktaş'ta da gördüğümüz gibi, kulüplerin bazıları oyunculara imzalattıkları kontratları düşürmelerini talep edip, aksi takdirde kadro harici bırakarak istedikleri yeni anlaşmayı imzalamaya zorlamaları modası oluştu. Sneijder'in de başına gelen bu idi. Doğal olarak kabul etmedi, İnter de satış listesine koydu.
*Fatih Terim'in İtalya'da belli bir tanınırlığı var, futbolcular için de Milan gibi Fiorentina gibi kulüplerde görev almış, bir antrenörün CV'si etkileyici olabilir pekala!
*Büyük liglerde 6 milyon euro maaş öneren bir başka kulüp çıkmadı
*Kabul etmek gerekir, '' Galatasaray'ın Uefa Kupası Var''
. *Belki de Pierre Van Hooijdonk İstanbul'u pek övmüş, olumlu referans verip Fenerbahçe'ye yanlış yapmış da olabilir ;)
Galatasaray Neden Riske Girdi?
Riske girdiklerini söylemek zor. Sneijder'in yeteneği de, kariyeri de fazlasıyla üst düzeyde.. Elbette lig şampiyonluğunu kazanamazlarsa, bu sezon da en azından Schalke'yi geçemezlerse, maliyet daha fazla dokunacaktır. Galatasaraylılar da en azından Sneijder'in formasını alırlar sanıyorum. Yıllardır büyük bir isim gelmedi takımlarına! Sneijder'in uzun mesafeli ara pasları, muhteşem frikikleri, hırsı en önemli özellikleri..
Sneijder Türkiye'ye Gelen En Önemli Oyuncu Mudur?
Ben rahatlıkla söyleyebilirim Türkiye'ye gelen en kariyerli futbolcu Roberto Carlos'tur, sonra da Guti'dir.. Sneijder'in 28-29 yaşında Türkiye'ye gelmesi, önemli bir transfer başarısıdır o ayrı. Sneijder'in düşüşte olduğunu söylemek de zor.. Dahası pek sorunlu bir görüntüsü de yok, bencil değil ,bir Quaresma asla değil! İnter'in Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kaldırmasında büyük rol oynamıştı. Hollanda Milli Takımı ile Dünya Kupası’nda final oynadı. Ballon D’or ödülü için de ciddi sayıda insana göre kazanması gereken oydu.
Sneijder Gelince Sistem Ne Olur?
Ön kenarlarda oynamak için ellerinde yeterli eleman bulunmayan Terim, takımını 4-4-1-1 şeklinde dizecek.. Bugünkü dizilimden tek farkı, forvetlerden birinin kenara alınıp, forvet arkasına Sneijder'in yerleştirilmesi olacaktır. En akla yatkın olan da bu.. Amrabat-Engin-Emre-Hamit bugünkü gibi değişerek oynayacaklar.
Baklava dizilimli 4-4-2 oynayabileceklerini düşünmüyorum. Öyle bir şey yaparlarsa Selçuk ve Melo'dan biri oynayamaz çünkü. Melo ön liberoda pekala oynayabilir, ama Selçuk ne tek ön libero olarak, ne on numara olarak oynayamaz, kenarlarda oynaması zaten cinayet olur. Selçuk'un kalitesi düşünülünce, ondan feragat edilmesi söz konusu bile değil..Sağ taraf için kanat oynayabilen bir oyuncu alırlarsa, Hamit sağbeke çekilebilir, orta alan merkezde de oynayabilir.
Bir diğer seçenek de sistemin 4-2-3-1 olması . Sneijder 2010 Hollanda’da 4-2-3-1’in üçlüsünün merkezinde oynuyordu burada da aynı şekilde olur! Sneijder'in farkı bu bölgede oynarken geriye de yardım etmesi, geriden de çok rahat kısa, uzun pas üretmesi.. Sneider'in solunda kenar forvet olarak Amrabat olacak, terste sağda ise ya asimetrik olarak yerleşmiş olarak ya Hamit, Engin vs biri olacak(geçen sezon Mehmet Topuz, Stoch'lu saha dizilimli Fenerbahçe gibi), ya da Burak ve Umut'tan biri sağ açık gibi oynayacak! Bu haliyle orta sahayla bütünleşemeyip, takım savunmasına katkı veremeyen Burak-Umut ikilisi yerine, tek forvet(muhtemelen Burak) arkasında Sneijder olduğunda; Galatasaray'ın savunma zaafiyeti ciddi şekilde giderilmiş olacaktır.
![]() |
| Galatasaray 4-2-3-1 |

Taraftarların karşılamasına da şaşırmanın da eğreti bakmanın da alemi yok. Bu ülkenin bir gerçeği.. Her takım gelen oyuncuları karşılıyor. Tıpkı Osvaldo Nartallo gibi Maldonado gibi Batista gibi futbolcuların bile karşılandığı gibi o da karşılanacak! Arabanın üzerine çıkmasalardı iyiydi tabi..
Transferin en mutlusu da elbette ''Çilek'' konuşmasıyla makara yapılan, prestij kaybeden Ünal Aysal olmuştur.
Transferin en mutlusu da elbette ''Çilek'' konuşmasıyla makara yapılan, prestij kaybeden Ünal Aysal olmuştur.
19 Ocak 2013 Cumartesi
Kasımpaşa-Galatasaray Maçı ve Fatih Terim- Ünal Aysal Gerginliği
ŞOTA Kedi Olalı Bir Fare Tuttu!
Şota'lı Kasımpaşa dün blok halinde savunma yaptı, geriden top çıkarırken de uzun paslar kullandı. Rakibi orta sahada faullerle durdurdular(bkz. Ersun Yanal Taktiği). Ersun Yanal bu olayı Gençlerbirliği'nde hızlı Serkan Balcı'yı kaptırılan toplarda, rakibe faul yapmakla görevlendirerek ülke futboluna kazandıran isimdir. Kasımpaşa adına galibiyet bireysel yeteneklerin sonucunda geldi.
Kayseri günlerinde ısrarla pasla çıkmaya çalışan, rakibi faulle durdurmayı değil sadece top oynamayı düşünen Şota, defalarca büyük takımlar üzerinde deneyip madara olduğu bu anlayıştan vazgeçince, üretkenlik sıkıntıları giderek büyüyen Galatasaray'ı yenmek için bir şansı olabildi!
İlk golü Galatasaray bulsa da oyun dsiplini yitirmemeleri, oyunda kalmaları yukarıda da dediğim gibi Şota takımlarından beklenmeyecek şeylerdi. Uzak direğe yapılan vuruşlar da acaba Muslera'nın zayıf tarafı mı bu da merak konusu..
Kasımpaşa'da elinde önemli sayılabilecek bir kadro var, Kalu Uche,Özer Hurmacı,Andreas Isaksson ve Gaziantep'in neden sattığını anlayamadığımız İbricic başta olmak üzere kaliteli bir oyuncu topluluğu! İbricic dün Galatasaray'ın sağ kanadını dağıttı, bir de gol attı, ligin ilk devresinde transfer olduğu Gaziantepspor'da da Galatasaray filelerini havalandırmıştı.
Galatasaray geçen yılı kanat oyuncusu olmadan şampiyon olarak tamamladıktan sonra, bu sezon geçen sezonki kanat hücumu eksikliğini gidererek başlamalıydı! Bu anlamda sadece Amrabat'ı kadroya katan (ondan aldığı verim de tartışılır) Galatasaray, bir taraftan da kanatta oynarken içeriyi doldurup, orta sahadaki müthiş baskılarına katkı veren Emre Çolak'ı ve Engin'i kenarda bıraktı. Yine kanatsız oynanan geçen sezonda, orta alan baskısına önemli katkı veren Necati'yi Burak Yılmaz uğruna gönderdiler, bir diğer baskı unsuru Elmander de Umut Bulut'un arkasında kaldı zaman zaman.
Umut çok koşan, mücadeleci bir oyuncu olsa da; orta saha ile bütünleşmeyi sağlayan bir oyun karakteri yok. O da Burak Yılmaz gibi daha ziyade defans arkası koşularla oyunda var olmaya çalışan bir oyuncu.. Bu kadar kaçak güreşçi olunca, Melo'nun kamp görmeden gelip formsuz başlaması, Hamit'in yerlerde sürünmesiyle Galatasaray, geçen senenin de oldukça gerisinde görünüyor. Yine de şu anda maç fazlalığıyla lider durumda olması, diğer takımların da durumu açıkça gözler önüne seriyor.
![]() |
| Selçuk-Melo |
Hakan Balta mesela geçen yıl kariyerinin zirve sezonunu oynamasına rağmen , o bölge için yeterli olmadığı açıktı. Ben yerine oynaması ondan daha büyük risk olan Riera'ya güvenilerek sezona başlanmasını anlamadım. Semih Kaya'nın ön alanda baskı yemeden gelen rakip karşısında, geçen yıl olduğu kadar iyi görünmediği de açık.. Selçuk-Burak pas kanalını tıkamak yeterli gibi görünüyor artık Galatasaray karşısında..
![]() |
| Fatih Terim |
Fatih Terim eleştirilemez biri bilirsiniz.. Herkes eleştirilir, o eleştirilemez.. Tv programlarına bağlanır atarlanır, bir başka gün ''Onu çekme, bunu çek'' diyerek edep yerlerini gösterir, bir başka gün rakip tribünlere el hareketi çeker.. Sahada gol kaçıran oyuncusuna küfretmesi zaten klasiğidir, sever de söver de o mesela yadırganmaz. Tüm bunlar ya gündeme gelmez, ya da ondan en fazla çekinen, biri ya da birileri çıkar onun aslında o hareketi yaparken aslında başka bir şey demek istediğini söyler..
![]() |
| Fatih Terim Beşiktaş Tribünlerine El Hareketi |
Bu olanlar şüphesiz ki transfer planlamasında net yanlışlar yapıldığını gösteriyor. Geçmişte Ali Lukunku, Sergio Almaguer, Pinto, Florin Bratu, Gabriel Tamas, Sarr, Ovidiu Petre gibi ilginç oyuncuları alan Fatih Terim'e güvenilmiyor olsa gerek. Milan'ın başındayken de Batista'yı transfer etmek istediğini, Ümit Davala ve Kutuzov'u aldırdığını da unutmayalım.. Ben 8,5 milyon euro bedelle alınan Amrabat'ı da, saçmasapan transferler arasında sayıyorum kendi adıma.. Yine de istediği oyuncular alındı gibi görünüyor.. Dany, Amrabat, Umut Bulut, Burak Yılmaz,Cris gibi oyuncuları takıma katarken de ciddi bir meblağ ödendi. Alınmayan bir henüz kimsenin alamadığı Kaka ve Galatasaray'a değil Bayern Münih'e giden Xerdan Shaqiri var sadece.
Gelelim maç sonunda yaptığı basın toplantısına!..
Maç sonunda; eline hazırladığı metinle beraber basın toplantısına çıkan Fatih Terim sert açıklamalar yaptı. Hafta içerisinde Ünal Aysal'ın kendisi için eleman demesi zoruna gitmiş, esti gürledi.
Göreve geldiği dönemde; "Ben başkan seçildikten sonra geri plana çekilip işleyişle ilgileneceğim. Bunlar, benim basına verdiğim son demeçlerdir. Bundan sonra beni medyaya konuşurken göremeyeceksiniz. O işi özel olarak görevlendireceğimiz arkadaşlar yapacaklar" diye açıklama yapan Ünal Aysal'ın da bu açıklamasına hiç sadık kalmadığını da belirtelim. ''Seksi Klüp Galatasaray'', ''Çilek'' , '' Şike Sürecine Dair Konuşmaları'' gibi sürüyle pot kırdığı da herkesin bildiği gerçekler..
Fatih Terim daha en başta Bülent Tulun ile yaşadığı gerginlik sonrası, şampiyon olduktan sonra Galatasaray yönetimi alanına girmez, ''İmparator'' olduğunu kabul eder, büyük egosunun önünde eğilir diye düşünüyordu belli ki.. Eleman falan hiç beklemediği şeylerdi.
Ben Fatih Terim'in başarıdan bahsetmesini manidar buluyorum.. Geçen yıl rakipsiz ligde şampiyon olduktan sonra, rakipler üzerindeki baskının azalması, takımının futbol oynamıyor olması , onu germiş. Şampiyonlar liginde son anda çıktığı grubun da bugüne kadar Avrupa Kupaları'nda , Türk takımlarının karşısına çıkmış en kolay grup olduğunu herkes biliyor.. Beklentisi gerginlikle takımında bir hareketlilik yaratmak bence.. Sneijder'i de istemiyor bile olabilir.. Şişkin egosunu göstermek için, Başkan-Teknik Direktör gibi yüz yüze konuşması normal olan kişilerin durumunu basından yürütmesi de her zamanki çiğliği.. ''Kimse Galatasaray'dan Büyük Değil '' demesi de rahatlıkla ''En büyük benim, kimse bana eleman diyemez!.''diye okunabilir. İstifa edeceğini ise asla düşünmüyorum. Alt tarafta basın toplantısı metni bulunuyor.
"KİMSE GALATASARAY'DAN BÜYÜK DEĞİL"
Terim "Son günlerde yaşananlar ve çıkan haberlerle ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Konuşmak niyetinde değildim ama maçı kaybedince 'başka yerlere çekilir' diye konuşmak istedim. Genel olarak sessiz kaldım. Çok önemli bir konu ve her kelimenin dikkatle seçilmesinin gerektiği bir ortam olduğu için titizlikle dikkat ediyorum. Gerekirse yazılı bir metni okuyarak devam edeceğim. Sessiz kalarak; olayları ve insanları izleyerek takip ederek geçirdiğim bu süre zarfında her şeyi iyi kavradığımı söyleyebilirim. Süzgeçten geçirip, olayları dışarıdan izlemek insana çok şey öğretiyormuş.
Başarısızlık durumlarında kulüpler karışır. Fakat son 1.5-2 senede yaşanan sürekli başarıya ve alınan kupalara rağmen bir camia durduk yere içeride çözülebiliyor ve karıştırılabiliyormuş. Bedel ödetmek gibi bir niyetim de yok. Geçmişin muhasebesini de yapmak istemiyorum. Ama ben geleceğe bir şeyler söylemek istiyorum. Geleceğe bakarken; bir adıma 10 adımla cevap vermek isterken, bazı şeylerden artık çok sıkıldım. Buradan herkese sesleniyorum; lütfen herkes iyi dinlesin,. Bir Galatasaray sevdalısı, bu kulübe 40 yıl hizmet etmiş Divan Kurulu üyesi ve Galatasaray'ın bir elemanı olarak tekrar ediyorum bir elemanı olarak, rahat ve huzurlu çalışacağım; konsantrasyonumuzun saha dışı olaylarla bölünmediği bir ortam rica ediyorum. Sadece sahayla ilgileneceğim. Bunu gerçek Galatasaraylılar da diliyor.
Hepimiz insanız ve hata yaparız. Hata yapmak insanlara mahsustur. İnsanlara daha fazla zarar vermeden, kulüp menfaatlerini Galatasaray markasına zedelemeden ağız tadıyla işimize bakalım. Yeterince malzeme olduk zaten; daha fazla olmayalım. Bir müddet hepimiz susalım. İzleyelim, düşünelim, değerlendirelim. Bilin ki sustuğum için rahat değilim. Ancak düşünmek zorunda olduğum bir takım var. Ne başkan, ne ben, ne de futbolcular Galatasaray'dan büyük değildir. Aslolan Galatasaray'dır" ifadesini kullandı.
Etiketler:
Ali Lukunku,
Ersun Yanal,
Fatih Terim,
Fatih Terim Basın Toplantısı,
Fatih Terim Ünal Aysal Gerginliği,
Galatasaray,
Kasımpaşa,
spor toto süper lig,
Şota,
Wesley Sneijder Transferi
31 Aralık 2012 Pazartesi
Ruud Gullit & Rudi Völler-Tükürme Konusu Üzerine
1990 Dünya Kupası'nda Almanya Hollanda maçı oldukça sert geçmişti, bu rekabetin geleneğinde de hep olan bu maç sertliği, bu karedeki ikiliden Ruud Gullit'in sadece bir an sonra ,Rudi Völler'e okkalı bir tükürük sallayarak , Lama lakabını almasının sebebi olmuştu! Altta
Bu olay üzerinden inceleyen herkes bunun ne tip bir angutluk olduğunu kavrayabilir, o yüzden şu da bilinsin ki, Raul Meireles bu hareketi yapmış olsaydı ben Fenerbahçe'den gönderilmesini isterdim
Günümüzde zaten yukarıdaki gibi şeyler pek olmuyor, amatör futbolu dışında tutmak gerek elbette(oralar değişik beyler) ! Akıllarda bir bu yukarıda izlediğimiz sahne kaldı, bir de Hagi'nin önce futbolcuyken Erol Ersoy'a , sonra teknik direktörken Kuddusi Müftüoğlu'na tükürmeleri.. Sanki Fatih Terim de futbolcuyken yan hakemi hem dövmüş , hem de suratına tükürmüştü, yanılıyor muyum yoksa?
12 Kasım 2012 Pazartesi
Terbiyesizsin Terim
Puan kaybettikleri Mersin İdman Yurdu maçından sonra, basının karşısına çıkan Terim, tüm terbiyesizliğini gözler önüne serdi
''Onu çekmeyin, bunu çekin'' diyerek apış arasını gösteren Fatih Terim'e henüz Gazeteciler Cemiyeti ya da TSYD'den tepki falan gelmiş değil
Toplumca gol kaçıran futbolcusuna ''Allah Belanı Versin Piç'' diye bağırabilen, yukarıdaki hareketleri yapıp söyleyebilen Terim, karizmatik lider diye övülürken, başka teknik adamları ''Gülmüyor'' diye eleştirebiliyoruz. Korktuğumuza saygı duyuyor, halka küfreden siyasetçiyi otoriter buluyor, peşinden koşturuyoruz.
Fatih Terim yerine söz konusu hareketi başka bir teknik adam yapsaydı, neler konuşulurdu hepimiz biliyoruz az çok. Pascal Nouma olayından ne farkı var şimdi bunun mesela?
Video aşağıda izleyin görün!
3 Ekim 2012 Çarşamba
Galatasaray:0-2:Braga

Orta sahasında bir sorun olduğu açıkça görünüyor. Galatasaray orta sahası ne etkili pas yapabiliyor, ne de ribaunt alabiliyor.Geçen yıl daha ziyade orta saha oyuncuları oynuyordu kanatlarda.. (Emre Çolak,Engin Baytar vs.) Böylece kanattakiler içeriye daha fazla giren oyunculardan oluşunca, göbekte daha etkili bir takım izliyorduk. Hamit bu anlamda önemli bir oyuncu ancak , o da oynamadı. Ayrıca geçen yıl, orta sahaya gelerek sürekli destek olan bir de Elmander vardı tabii..
Bir
aydır, sürekli tekrarlanan laflar var ; "Melo'nun Miami tatili uzun sürdü, takıma geç katıldı. O yüzden de formsuz." ''Abdullah Avcı Selçuk'u milli takımda oynatmadı, o yüzden üzüntüden onun da formu düşüş gösterdi.''Bu değerlendirmeyi eksik buluyorum.Çünkü asıl problem Melo'nun yetersiz olmasından kaynaklanıyor. Evet, geçen sene nasıl bir sezon geçirdiğini biliyoruz, kariyerinin en fazla golünü attı, takım için değerli bir oyuncuydu. Ancak şunu görmek gerekir ki, Melo'nun kariyer yılı Türkiye'de geçti. Fizik gücüyle geçen yıl fark yaratan Melo'nun, Avrupa Kupaları'nda aynı farkı yaratamayacağı, bunun da kendisini 8-9 milyon euroya almayı düşünen Galatasaray için gereksiz para harcamak olacağı tarafımdan defalarca söylenmişti.
Felipe Melo, Galatasaray'ın oyuncusu değil. Eğer amacınız sadece Türkiye'de başarıysa, Melo bu takımda her maç oynar, fizik gücü biraz arttığında, geçen yılki Melo'yu izleriz ama sadece Türkiye'de.Ayrıca bu yetersizliği Selçuk'a da etkiliyor.Melo'nun eksikliğini kapamaya çalışmak onu ön alandan uzaklaştırıyor. Yoksa Selçuk'un formsuz olduğu falan hikaye.. Galatasaray'ın son maçlarını takip edenler, Galatasaray'ın orta sahasının ne kadar rahat geçildiğini görmüşlerdir. Galatasaray forvetlerinin ön alanda baskısı kırıldığı anda, rakipler maksimum üç pasla, Galatasaray kalesine inebiliyor.
Galatasaray'ın Avrupa maçlarında farklı bir formasyonla oynaması gerektiği düşüncesindeyim. Orta sahadaki düşen dinamizmi yerine getirmek adına , Melo-Selçuk ikilisinin arasına bir kişi daha ekleyip, forvette tek oyuncuyu defans arkasına kaçırma planıyla oynamak en mantıklısı bence. Böylece dönen topları sürekli Galatasaray'dan kalabalık orta sahalarla oynayan rakiplerin alması sorunsalına çözüm bulunabilir. Defans arkasına kaçırmak diyorum çünkü Galatasaray'ın birbirinin kopyası forvetlerinin en iyi yapabildikleri şey bu. Ne adam eksilterek ne de yanlardan gelen topları bitirerek goller bulacak oyuncular değil hiçbiri.Kaldı ki bu pasları Selçuk muazzam bir şekilde atabiliyor..Selçuk -Melo'ya eklenecek 3. oyuncunun Engin ya da Emre olması durumunda dribbling yapabilmeleri de hücuma zenginlik katabilir elbette.
Bugün ne yaptı Galatasaray? Rakibin iki kat pas yapmış, pasların neredeyse hepsi Vertical. Bu da hatlar arasındaki boşlukların kanıtı gibi. Ayrıca tipik bir Türk takımı hastalığı olarak, Galatasaray da topun yönünü değiştirmek konusunda çok yavaş..Kanatlarda iki hücum beki kullanan Galatasaray, topu bol bol kanatlara indirip içeriye ortalar yaptı. Fakat az önce de belirttiğim gibi Galatasaray forvetleri yan toplarla etkili olacak futbolcular değiller.Burak Yılmaz özellikle ne top kontrol edebiliyor, ne de kafa vuruşu yapabiliyor. Umut, Elmander gibi önde baskı yapıyor evet ama orta sahaya gelip bağlantıyı kurma konusunda Elmander'le hiç alakası yok. Hele hele son 15 dakikada , açamadığın rakibe bari şut at değil mi, neden doldur-boşalt yapıyorsun?
Braga'da Eder, golü atan Alan ve özellikle defansta oynayan Douglao iyi oynayan oyunculardı. Bilhassa Douglao'yu çok beğendim. Birkaç maç daha izlemem lazım, açık alan performansı Bilica gibi çıkabilir,bu konuda henüz bir fikir edinemedim.
Galatasaray'ın göbekten hücum etmesini engelleyip, topu hızla ileriye taşırsan Galatasaray'ı yenmemen için bir sebep yok.Bunu bugün de Orduspor maçında olduğu gibi net bir şekilde gördük. Galatasaray şu oyun anlayışı sürdükçe,fizik olarak ezemediği takımları kolay kolay yenemez.
Galatasaray savunmasında Eboue dışında üst düzey bir oyuncu olmaması da ayrı bir sorun. İlk golde Semih'in yediği çalım, onu Türkiye'nin en iyi stoperi ilan edenlere ne düşündürdü merak ediyorum.Yok Ferguson istiyormuş,fiyatını sormuşmuş, geçiniz efendim..
Dani de hamleli ve çabuk bir oyuncu olmasına rağmen bu seviyede yeterli değil bence. En azından Semih'i Ujfalusi gibi yönlendirecek kalibrede olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Karşı çıkanlar olacaktır ama bence tecrübeli Cris, Şampiyonlar Ligi maçları için çok daha doğru bir seçim olacaktır. O çalımı yemeyeceğini garanti ederim.
Gelelim Amrabat meselesine.. Fenerbahçe'ye gelmesine gündeme geldiğinde hep karşı çıkmıştım. Bunun başlıca sebebi açıkça görünen problemli kişiliği olsa da, pas ve vuruş tercihlerini doğru yapmayı bilmiyor olması, savunmayı neredeyse hiç bilmiyor ve umursamıyor olması da önemli faktörlerdi. Galatasaray yeteneğine güvenip almakta ısrar etti. Bunu anlayabiliyorum ama ne vereceğini zerre kadar bilemediğiniz bir oyuncu için, 8 milyon Euro bonservis bedeli ödemek, büyük bir kumardı. Şuan kendisi hakkındaki düşüncem yeni bir Hasan Şaş olduğudur. En az onun kadar çok top eziyor.
Eboue atağa çıkmayı çok
seven bir bek, önündeki adam Amrabat olunca, Galatasaray, golleri sağ
kanattan yiyor. Eğer kanat bekiniz sürekli hücuma çıkıyorsa, önde
oynayan adamınızın onun yerini doldurması gerekiyor. Öndeki adam Amrabat olunca bu tabii ki gerçekleşmedi. Galatasaray'ın gruptan çıkacağını düşünüyordum, hala da şansını yitirmiş değil. Cluj'dan iki maçta alınacak 6 puan grupta her şeyi değiştirir.Tabii bu oyunla zor görünüyor. Ujfalusi sakatlanınca sol bek transferinden vazgeçmişlerdi, bu da sezon içinde sıkıntı yaratmaya devam edecek o belli..
Etiketler:
Alan,
Amrabat,
Braga,
Douglao,
Fatih Terim,
Felipe Melo,
Galatasaray,
Ruben Micael,
Şampiyonlar Ligi
24 Nisan 2012 Salı
Çubuklu Klasiği
Arena
deplasmanında Fenerbahçe için kazanmak dışında bir seçenek yoktu öyle de oldu..Aksi
sonuçta bu sezonun önceden karar
verilmiş sonu hazır olacaktı. Fenerbahçe çıktı yazılmış senaryoyu kısa metrajlı
çekmek düşüncesinde olanları hayal kırıklığına uğrattı.
Galatasaray'lılar yukarıdaki çalışmayı yapmışlar.Aslan köprüden geçip kupayı Fenerbahçe Stadı'ndan almak için şahlanmış şekilde resmedilmişti.Ama söz konusu çubukluysa böyle afacanlıklar için acele etmemeleri gerektiğini bilmelerini gerektirirdi makus tarihleri..
Maçtan önce çoğunluk Galatasaray’ın
kazanacağını düşünüyordu.Haksız da sayılmazlardı. Öncelikle Galatasaray’ın kadrosu Fenerbahçe’ye göre bariz üstün.Hani
ilk onbiri dengeli kabul etsek ki değil,kulübelere baktığımızda hamle
alternatifi açısından ne denli büyük bir fark olduğu aşikar.Fakat Aykut Kocaman
tü kaka,Fatih Terim İmparatore!..Bunun dışında mevcut form durumları da,’Trabzonspor
maçını saymazsak’ Galatasaray’ı işaret ediyordu.Maç öncesi seremonide de Fenerbahçe'li oyuncuların bir kısmının inançlı görünmediğini fark etmiştim.
17.dakikada Alex buluştuğu topu,Sow'un çapraz koşusuyla yerini kaybettirdiği Semih'in boşalttığı kulvarı farkedip,koşusunu yapan Ziegler'in önüne yuvarladı.Fenerbahçe golü sol bekinin ayağından bulurken,bunda yukarıda belirttiğimiz kanat oynamayı bilmeyen oyunculardan Emre Çolak'ın Ziegler'i takip etmemesinin rolü de büyüktü.(0-1)
Golden sonra Galatasaray ön alanda baskıya devam ederken,Fenerbahçe de göbeği kapatarak, çizgiden oyunu karşıya taşıma denemelerini sürdürdü.Fırat Aydınus gereksiz bir kartla Caner'i oyundan düşürürken,Galatasaray'ın baskı yaptığı bölümlerde,olası bütün Fenerbahçe kontralarını da,Galatasaray savunmasından daha etkili bir biçimde kesiyordu.Ters faul kararlarıyla kaptıkları topu ileri taşımaya çalışan Fenerbahçeli'leri yıldırırken,ön alanda oynayan Galatasaray'lıları da çıkamayan Fenerbahçe'nin üzerine gitmekte cesaretlendiriyordu.
Fırat Aydınus hakemliğinden sıkılmaya başladım.Ne yapıp edip,''denge oyunu kurayım,hatta maçı beraberliğe bağlayayım'' çabası her derbide ön plana çıkıyor.Böylece büyük tepkiler almayacak,kendisine ve MHK'ye bir nevi kalkan sağlayacak bir yönetim anlayışı var.Tek iyi tarafı hatalı penaltı kararı vermiyor kolay kolay..Ama Melo'ya 2.dakikada arkadan yaptığı faulde sarı kart vermemesinin,Caner'e de yalandan kart vermesinin tek sebebi yukarıda anlattıklarım..Kendisinin artık beraberlik sonucunun onun karar verebileceği bir sonuç değil de, kendiliğinden olacaksa olacak bir sonuç olduğunu kavraması gerekiyor!.40.dakikada Sow'a arkadan yapılan ve sakatlanıp çıkmasına neden olan pozisyonda faul bile çalmadığını da belirtelim.İlk yarı 0-1 Fenerbahçe üstünlüğü ile sona erdi.
Galatasaray ikinci yarıya ilk yarıdakinden de daha büyük baskıyla başlarken,Fenerbahçe'de ilk yarıdaki ne yaptığını bilen görüntü kayboluverdi.Neyse ki ilk yarıda kurtardığı müthiş bir topta sakatlanan Volkan Demirel sahadaydı ve direniyordu!.Kendisine milli maçlarda bile organize bir şekilde küfreden taraftarların önünde bu müthiş performansı sergilerken,başka bir itici güce ihtiyacı yoktu elbette ki..
Galatasaray baskısının 60.dakika civarında biteceğini,yorulacaklarını düşünüyordum,yanılmışım..Galatasaray atak üzerine atak yapmayı sürdürürken,Volkan'ı geçmeyi bir türlü başaramıyorlardı.69.dakikada Fırat Aydınus'un uydurduğu frikikte topun başına geçen,Türkiye'nin en iyi orta saha oyuncusu Selçuk, topu Fenerbahçe ağlarına yollarken,yine topa dokunan Volkan,kaleye gitmesini önleyemedi.(1-1)Golden sonra soldan bir ortaya dokunamayan Aydın'ın,hemen sonrasında arka direkte yaptığı vuruşu da Volkan inanılmaz bir refleksle çıkardı.
Galatasaray golü ararken atılan uzun topa düşerken dokunup,Stoch'un önüne bırakan Bienvenu ve Muslera'nın solundan topu ağlara yollayan Stoch,Fenerbahçe'yi tekrar öne geçirdiler.(1-2)Sonradan giren bu iki oyuncu gibi,sakatlanan Alex'in yerine giren Özer de,beraberlik golünden sonra rakip alanda sorumluluk alan oyunculardandı.Mehmet Topuz yine vasattı.
![]() |
Maç sonundaki sevinç görülmeye değerdi.Özellikle de Cristian Baroni'nin Mehmet Topuz'u kuçu kuçu diye çağırmasına çok güldüm.
Alt bölümdeki fotoğraflar tribunselsevda.tumblr.com dan alınmıştır.
Etiketler:
Alex de Souza,
Aykut Kocaman,
Caner Erkin,
Fatih Terim,
Fenerbahçe,
Galatasaray,
Galatasaray:1-2:Fenerbahçe,
Mehmet Topuz,
Reto Ziegler,
Semih Kaya,
spor toto süper lig,
Süper Final,
Volkan Demirel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















.jpg)





















