UA-36062800-1
Miroslaw Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Miroslaw Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2012 Pazartesi

Fener İçerde Başka

Galatasaray'ın yenildiği haftada kazanmak zorunda olan Fenerbahçe;geçen haftaki maçın aksine iyi başladığı maçı 2-1 kazanarak fırsatı iyi değerlendirdi.Böylece iç sahadaki yenilmezlik serisini 34 maça çıkarırken,Süper Lig'deki 1000. galibiyetini de almış oldu.

Stoperde sakatlığı geçen Serdar forma şansı bulurken,forvette Bienvenu yer aldı,Ziegler'in yerinde Caner,Emre'nin yerinde Topuz,sağ tarafta Özer oynarken Alex kendi yerine geçmişti.

Maça iyi başlayan Fenerbahçe Alex'in değerlendirmedeği poziyonda,topu iyi takip eden Bienvenu'nun vuruşuyla 7.dakikada öne geçti.(1-0)

Seyirciyle kucaklaşan Bienvenu güzel sevindi.Maç genelinde de iyi bir oyun ortaya koydu.Ligdeki 6. golüne ulaşan Henri,eleştirilerin gölgesinde ,Sow transferinin de gerçekleşmesiyle bir vites yükseltmiş gibiydi.Bir ara Özer'in ıslıklandığını duydum.Aynı arkadaşlar daha önce Ümit Özat gibi bir profesyoneli,Tuncay gibi herşeyini veren bir oyuncuyu da ıslıklarlardı.Selçuk'a takıktırlar,şimdi de Özere'e taktılar.Özer benim de beğenmediğim maçlar oynadı evet.bu gerçek takımı desteklemek için stada gitmesi gereken taraftara onu yuhalama,ıslıklama hakkı vermez.Kimse kötü oynamak için sahaya çıkmaz.Özer de bugün az top kaybıyla oynadı,iyi mücadele etti,tek paslarla basit ve iyi bir oyun ortaya koydu.


Golden sonra Fenerbahçe baskısını artırdı.Özellikle başta Alex'in ve diğerlerinin değerlendiremediği çokça poziyon oldu.Alex maçın genelinde son hareketi iyi yapamadı,yorgun gözüktü.



Beşiktaş maçında deplasmandaki yerini alan Fenerbahçe taraftarı Beşiktaş'ın deplasman hakkını  açtıkları pankartla destekledi.İnönü'deki maçta da hatırlanacağı gibi önce Fenerbahçe taraftarının stada alınmayacağı belirtilmiş,daha sonra karar değiştirilmişti.Stad girişinde saatlerce bekletilen Fenerbahçe taraftarı maça,maç başladıktan sonra müze kapısını zorlayarak müzeden girebilmişti.Sonrasında yine büyük kulüplerin yöneticileri haksız bir karar alarak kendi aralarında yapacakları maçlarda deplasman seyircisinin stadyuma alınmaması yönünde anlaşmışlardı.

Stoch ;37.dakikada ''Stoch noktası''nın tam tersinde topla buluşup,önündeki oyuncuyu harika bir şekilde ekarte ederek ,bu kez soluyla örümcek ağlarını temizledi(2-0).Lig başındaki tutukluğunu ve güçsüzlüğünü yenen Stoch,istikrar da kazanmaya başladı.Bu yıl Fenerbahçe'nin en efektif oyuncusu.Bugün de harika oynadı,müthiş bir gol attı,arkasındaki Caner'le de uyumlu bir oyun ortaya koydu.Bu gol bu sezon attığı 7.gol. Altısı Kadıköyde atılan goller.Deplasmanlarda biraz daha kolay yıldırılabilir bir oyuncu.



İkinci yarıya ilk yarıdakinin aksine etkisiz bir oyunla başladı Fenerbahçe.Üst üste pozisyonlar bulan Mersin İdman Yurdu,sağdan gelen ortaya kafayı vuran Nduka'nın golüyle (2-1) 57.dakikada farkı bire indirdi. Golde Serdar'la Volkan arasında bir anlaşmazlık oldu.Bu tip goller yemek bu seviyede takımlara yakışmıyor.

Golden sonra pozisyonlar bulmaya devam eden Mersin;yeni transferi Erdal Kılıçarslan'la 69.da bir pozisyon buldu,Volkan vuruşu çıkarırken,dönen topa tekrar vuran Erdal'ın 2. şutunu da kurtardı.Geçen haftaki maçta da ard arda şutları hızlıca yerden kalkarak kurtarmıştı.İlginçtir yıllardır vücut geliştiren antrenmanlar yaptığı bilinen Volkan'ın esnekliğinden ve çabukluğundan kaybedeceğini düşünüyordum,ama yanıldığımı iki haftadır net bir şekilde anladım.

60'da Gökhan sakatlanarak yerini Orhan Şam'a bıraktı.Orhan Şam iyi bir kumaş,harika bir fiziği var,fakat topla yeterince yumuşak değil.Tempolu bir şekilde oynayabiliyor.Yere iyi basıyor,dayanıklılığı iyi,ama mesela top sürerken ayağından açıyor.Bir pozisyonda ayağından açtığı topa müdahale edeyim derken rakip kaleciyi az kalsın sakatlıyordu.

Topuz Emre'nin yerinde sırıtmadı.Temposu yine yerinde olan Mehmet,bu bölgede bir alternatif olabileceğini bir kez daha gösterirken ,yoğun maç temposunda Fenerbahçe'de rotasyon yapmayı kolaylaştıracaktır.Olası bir Krasic transferinde de orta sahada Emre ve Cristian'a ciddi bir alternatif ve rakip olabilir.

Bu kaçırdıkları pozisyonlardan sonra temposu tekrardan düşen Mersin kalesinde zaman zaman etkili gelen Fenerbahçe'de, hakkında son zamanlarda sürekli spekülasyon yapılan Semih Şentürk, maçın sonlarında oyuna dahil oldu.Fenerbahçe de maçın kalanında gol bulamadı.Maç 2-1 Fenerbahçe üstünlüğüyle sona ererken,Galatasaray'la olan puan farkı tekrardan 2'ye inmiş oldu.

17 Ocak 2012 Salı

Fenerbahçe Manisa'da sezonun en iyi futbolunu oynadı.

Manisa deplasmanına Semih,Alex,Sezer,Özgür Çek,Bekir gibi oyuncularından yoksun giden,A2 takımı oyuncuları(Recep Niyaz,Hasan,Gökay) takviyeli Fenerbahçe yılın en iyi oyununu oynadı fakat yine de maçı son anda kazanabildi.(Manisaspor 1-2 Fenerbahçe)


Alex'in bölgesinde haftaiçi kupa maçında da o görevle oynayan Stoch başladı,solda da Caner ilk onbirdeydi.Forvette de kupa maçında hat-trick yapmasına rağmen bölgeyi dolduramadığı tekrar tekrar görülen Bienvenu vardı.
Maç öncesinde Lefter yazılı tişörtlerle ısınmaya çıkan oyuncular,maç öncesi de yukarıdaki pankartı açarak;efsaneyi andılar.
                                                                                   
        İlk tehlikeli atak Mehmet Topuz'la Fenerbahçe'den geldi.Stoch'un pasıyla sağ çaprazdan vurdu,üstten dışarı attı.İlk göze çarpan Stoch ve Caner'le temponun yüksek başladığı idi.Ben Caner'den gelir gol dedim ve beklemeye başladım.

       12. dakikada Akaminko 40-50 metre top sürerek ceza sahamıza girdi.pası yerini bulmadı..Bu dakikadan sonra beklerin de hücuma müthiş desteğiyle Fenerbahçe baskıyı artırdı ve art arda pozisyonlara girmeye başladı.Manisaspor'un planı ise hızlı adamları defans arkasına kaçırmaktı ve az da olsa bunu başardılar.Manisaspor 18. dakikada bir kez de Simpson'un driplingle getirdiği topla etkili geldi.

       İlk yarının ortasından itibaren Caner'in müthiş oyununa Stoch'un da eşlik etmesiyle Fenerbahçe;Caner,Stoch ve Bienvenu'yle sayısız pozisyona girdi.Ve 45.dakikada ilk yarının en tehlikeli pozisyonunda  Gökhan Gönül'ün ters kanattan ortasına Serdar Kesimal kafayı vurdu,direği geçemedi.Bu şekilde gerek şanssızlık gerek ise İlker Avcıbay'ın müthiş performansıyla ,fark olacak maçta ilk yarı 0-0 sona erdi.  Gökhan Gönül'ü ilk yarı döverek durdurmalarına hep göz yuman Kuddusi Müştüoğlu yine bir Fenerbahçe maçında kötü yönetimiyle dikkat çekiyordu.
   
     İlk yarıda Fenerbahçe'de Bienvenu ve Baroni hariç herkes en iyi şekilde oynadı.Mesela Emre çok önemlli pozisyonları kesti.Bienvenu çabalı oynuyor ama positioning eksikliği var ve çabasıyla rakibi bozduğunda bile sırf bu yüzden gereği kadar etkili olamıyor.Ceza alanına giren oyuncu sayısını artırmak gerekiyordu ve bunu Baroni'den bekliyordum.
     
 Kendilerine ayrılan tribünü tıklım tıklım dolduran Fenerbahçe seyircisinin performansı da çok etkileyiciydi.Maçı Kadıköy'de oynarmış gibi hissetmiştir futbolcular.Ayrıca AEK'nın Lefter jestine de teşekkür etmeyi ihmal etmediler.Bkz. aşağıda
      
İkinci yarıya da baskılı başlayan Fenerbahçe,pozisyonlar bulmaya devam ederken Caner adeta ışıldıyordu.Kafamdan bunları geçiriyorken 55. dakikada sol çaprazdan Caner sert vurdu ve gol oldu.Bu çocuk her ne kadar Tuncayvari bir şekilde sık sık adamın içinden geçmeye çalışıyorsa da büyük bir yürek taşıyor en az onun kadar sevindim.(1-0)


Golün 3 dakika sonrasında Mehmet'le etkili gelen Fenerbahçe atağında,Mehmet kaleciyi çalımlamak istedi İlker Avcıbay yine geçit vermedi.

61 de sağdan yapılan ortada Serdar'ın markajından kurtulup dönerek vuran Simpson,skoru dengeledi.(1-1) Bu benim Serdar'ın bugüne kadar gördüğüm en net hatasıydı.







Emre oyundan yavaş yavaş düşmeye başladığı dakikalarda,Cristian rakip ceza alanında görülmeye başlamıştı geç de olsa. Caner'le etkili olmaya devam eden Fenerbahçe,67'de Caner'in çalımla gelip attığı şut yandan dışarı gitti.Ve yine aynı Caner sağdan etkili bir hızlı hücumla gelen Manisayı uzun bir koşu sonunda yaptığı müdahale ile mutlak bir golden etti.

Etkili oynamaya devam eden Fenerbahçe'de günün gol kaçıranı Bienvenu,yine M.Topuz'un iyi ortasında,harika yükselmesine rağmen kötü bir kafa vuruşu yaptı.

    
       



 Maçın güzel anlarından biri de 95 doğumlu Recep Niyaz'ın oyuna girmesiydi.Kumaşı iyi olan bu oyuncu umarım gelişimini sürdürür.

Fenerbahçe baskısı sürüyor ama gol bir türlü gelmiyordu.Uzatmalarda Caner'in düşürülmesiyle kullanılan serbest vuruşta ,Cristian'ın kafası uzatma dakikalarında rol yapıp,kendini yere bırakan Yiğit İncedemir'e çarparak Manisa ağlarına gitti.Bu da kaderin cilvesi olsa gerek.(2-1)

           GÜNÜN FOTOĞRAFLARI





12 Aralık 2011 Pazartesi

Bursaspor: 0-2 :Fenerbahçe(Fenerbahçe Reaksiyon Gösterdi)


        Hafta içi kaybedilen maçtan sonra soyunma odasında oyuncuların biraraya gelerek kötü oyunları hakkında konuşmalarını olumlu bir işaret olarak gördüğümü söylemiştim.Bu maçta da geçen maç sonundaki bu biraraya gelişin olumlu bir reaksiyon göstermelerinde çok etkili olduğunu gördük.

      Maça klasik şablonuyla başladı Fenerbahçe.Hep söylediğimiz gibi şuanda takımdaki tek gerçek forvet oyuncusu olan Semih en uçta başladı.Ve top alış verişlerindeki başarısıyla indirdiği toplarla,başarılı duvar oluşlarıyla Fenerbahçe'nin oyunu ileride tutabilmesinde büyük payı vardı.Aklın yolu bir..Stoperde de Serdar Kesimal ilk kez ligde Fenerbahçe forması giydi.Bilica'dan çok daha iyi bir oyuncu olduğu açıkça görüldü.Zaman zaman orta sahaya yaklaşarak pas alış verişine de katkıda bulundu

     Stoch solda Özer sağda başladı.Semih'in doğru pozisyon alışlarıyla Fenerbahçe'nin öndeki beşlisiyle saysız pozisyon buluşuyla özetlenebilirdi ilk yarı.Bursaspor ilk yarıda tek ciddi pozisyona girdi.Bu pozisyonda kaleye yuvarladıkları topu Gökhan çizgiden çıkardı.Gökhan'ın da bu kaleciyi geçen toplarda sık sık kalenin içinde doğru yer tutarak toplar çıkardığını hatırlıyorum.Gökhan biraz kendini toparlamış temposunda gözle görülür ilerleme vardı.

     İlk yarı Selçuk Fenerbahçe baskısından seken topları toplamakta başarılıydı.Emre daha fazla oyuna girdi etkili paslar da attı.Ve bunların birinde defansın arkasına attığı pasta,kısa bir koşuyla Semih topu çok klas bir vuruşla ağlara yolladı.Dakika 39'u gösteriyordu.Bu gol Semih'in moralini oldukça yükseltecek çünkü haftalardır gol atamamasının da sahadaki kötü görüntüsünde etkisi olduğunu düşünüyordum.(1-0)




Fenerbahçe golden sonra da Alex'le,Stochla'Özerle pozisyonlar bulmaya devam etti.Yine Emre'nin bir pasında sağ çaprazda topla buluşan Özer defansı harika ekarte edip sol ayağıyla güzel bir vuruş yaptı.Fakat top direkten döndü.Özer son haftalardaki oyunlarından çok daha iyiydi.Deplasmanda daha rahat oluyor sanırım.Saraçoğlu'nda son dönemde taraftarın da tepkisiyle  oynamak onun için zor oluyordu.Fenerbahçe taraftarının ondan beklentisi büyüktü ve bunu karşılayamadığı için büyük hayalkırıklığı yaşadıkları için onları anlıyorum.Gerçekten uzun zamandır hepimiz ne zaman iyi oynayacağını sabırla ve merakla bekledik.Artık formanın hakkını vermeli kesinlikle doğru.Fakat tepki vererek daha iyi oynamasını sağlamak mümkün değil bu açıkça görülüyor.Ve o asla vurdumduymaz biri olmadı mücadele ediyor,biraz daha destek olunmalı.Sonuçta Fenerbahçe'de Özer'in alternatifi Mesut Özil değil..İlk yarı Fenerbahçe'nin etkili oyunuyla bu şekilde sona erdi.


2. yarı Fenerbahçe yine oyunu yavaşlattı.Bursaspor'un bir 20 -25 dakika baskılı ama üretkenlikten uzak oyunu vardı.Fakat bu takım sadece Ozan İpek'in ayağına bakan bir takım hüviyetine girmiş.Ozan iyi oyuncu ama bu takımı tep başına taşıyamaz.Sestak'ın da inatla kanatta oynatılıyor olmasını hatalı buluyorum.Fenerbahçe zaman zaman kontra pozisyonlar buldu.Özellikle Gökhan'ın etkili kanat bindirmeleri vardı.

Aykut Hoca,Daha sonra önce Özer'le Selçuk'u çıkartarak Bienvenu ve Cristian'ı oyuna aldı.Böylece takım geçen haftaki şablonuna döndü.Bu ''Hata yapan ben değildim'' gösterme çabası gibi görünen değişiklikler takımın aynen geçen haftaki gibi geriye yaslanmasına neden oldu.55. dakikada Bursaspor'un ciddi bir atağında Ömer'in  uçarak yaptığı kafa vuruşunu Volkan önledi.Yine de bir ani atakta sağdan bindiren Gökhan Gönül,güzel bir koşu yapan Stoch'a harika bir pas attı.Stoch da 67.dakikadaki bu pasa ,en az pas kadar güzel vurarak topu ağlara yolladı.(2-0)Maçın son bölümünde Fenerbahçe Alexle pozisyonlar bulsa da bunlardan yararlanamadı.Maç bu şekilde sona erdi.

Maçın Adamı:Gökhan Gönül



8 Aralık 2011 Perşembe

Galatasaray 3-1 Fenerbahçe


Öncelikle Galatasaray'a tebrikler! Bu kez Fenerbahce'den daha fazla hak ettiler bu kesin.Aykut Kocaman 3 defansif orta saha oyuncusuyla başlayıp beraberliği kurtarayım,2. yarı duruma göre hamle yaparım diye düşünmüş.Fakat çıkardığı onbir,oyun mantalitesi tamamen hatalıydı.İlk onbiri görür görmez iki elimin arasına alarak maçı izlemeye başlamış olmam,kaybedeceğimizi hissettiğimin vücut dilimdeki yansımasıydı.En önde Tek Santrafor Alex ,sağ açıkta şaşırtıcı bir şekilde Henri Bienvenu,sol açıkta son maçın yıldızı Stoch yerine Caner Erkin ,defansın ortasında sakatlanan Bekir'in yerine Bilica,Alex'in yerinde Emre,orta sahada Cristian ve Selçuk vardı.Savunmada 4-5-1 hücumda ise 4-2-1-3 oynayacaktı hesapta .. Ama ne Bienvenu'den Topuz olamayacağını,ne Alex'ten Niang,ne de Emre'den Alex olamayacağını ilginç bir şekilde hesap edememişti.Oyunu bu kadar geride oynamaya mahkum kalacağı belli olan bir onbirin ise bırakın derbi kazanmayı;Mersin,Ordu vb dişlice takımlara bile direnemeyeceğinden eminim ben.Çünkü bu ortada oynattığı 3 lüden hiçbiri dripling özelliğine ve topu dikine paslama yetisine sahip değil.Biraz Emre belki ama o da sakatlıktan sonra eski formunu bulamadı ve hiçbir zaman Alex gibi duruma göre forveti ikileyen ceza sahasına sızıp gol kovalayacak sezgilere sahip olmadı.Sağ taraftaki Bienvenu Fenerbahçe'nin futbolcusu olmadığını bir kere daha gösterdi.Asıl mevkisi olan forvette bile top tutamayan bir oyuncu olan Bienvenu'den ne Gökhan'ın kulvarını kapatmakta ne de yine ayağında top tutup takımın hücumda çoğalmasını sağlamakta güvenemezdik.E bu koşullarda Alex de iki stoperin arasında tost olacaktı.Öyle de oldu..Hayır madem sağ tarafta yabancı oynatacaksın ve savunması kuvvetli olmayan bir yabancı oyuncu seçeceksin, hiç olmazsa mevkisi sağ açık olan ve kağnı kadar ağır olan,pozisyonunu sık sık kaybetmesiyle tanınan Hakan Balta'nın arkasına rahatlıkla sarkabilecek olan Dia'yı koy oraya.Solda Caner olması anlaşılabilir,hem kontenjan açısından hem de ilk yarı baskılı başlayacak olan Galatasaray yorulduğunda Stoch hamlesi yapabilme şansı kazanma açısından..Caner de bu sezon çok iyi maçlar çıkarmıştı.Ve kulvarını Stoch'tan çok daha iyi kapatıyordu normalde,hücum yönünden de oldukça etkiliydi.


Galatasaray maça sağda ve solda 2 ofansif açıkla 4-4-2 dizilişiyle başladı.Ve Elmander başta olmak üzere sağda Kazım göbekte Melo solda Emre Çolak yoğun presle başladılar.Ve oldukça sert başladılar.Fenerbahçe'de kanatlardaki Caner ve Bienvenu başta olmak üzere bu sertliğe sertlikle karşılık veremediler.Bu da Galatasaray'ın beklerinin bile hücuma çıkmasına yol açtı.Emre de güçsüz göründü.Elmander önderliğinde yaptıkları boğucu hücum pres ;berbat bir gün geçirmekte olan Bilica'nın inanılmaz pas ve poziyon hataları yapmasına neden oldu.Hata yaptıkça bozuldu,bozuldukça hata yaptı.Kazım fizik olarak diri göründü.Elmander zaten bu ülkedeki en iyi defansif stoper.Oynadığı her maçta rakip defansı öylesine yıpratıyor ki rakip defanslar darmadağın oluyor.Ama genelde Fatih Terim onu yanlız oynatmayı tercih ettiğinden ve Galatasaray orta sahasının sürekli yan top yapıyor olmasından dolayı şimdiye kadar verebileceğinin yarısını bile veremedi.Taa ki derbiye kadar.Derbide Baros'u yanına koymuştu.Ve topu ileriye doğru oynayamayan Fenerbahçe'nin de yardımıyla yan pas yapmaları gerekmeden rahatlıkla rakibin üzerine gidebildiler.  Bu şekilde kaptıkları toplarla ilk 20 dakikada sayısız pozisyon buldular.Volkan bu poziyonlarda başarılıydı.Volkan'la birlikte Yobo direnenlerden biriydi,Caner bişiler yapmaya çalıştı ama aldığı toplarda hem sertlikten hem de paslaşabilecek kimse bulamamaktan dolayı giderek oyundan düştü.Golün geleceği bu kadar açıkken bir müdahale bekledim,gelmedi.Nitekim Caner'in kaptırdığı bir topun devamında,hücuma çıkan GS sağ beki Eboue'nin ceza sahası içinde vurduğu top Volkan'ın altından ağlara gitti.(1-0) Birkaç dakika sonra Bilica'nın Elmander'e kaptırdığı top,sol çaprazdan yaptığı vuruşuyla Fenerbahçe kalesinde gol oldu.(2-0)Bu golde Volkan'ın da hatası vardı fakat 20 dakikada bu kadar poziyon yiyen bir kalecinin başının dönmesini anlayışla karşılıyorum.

Golden sonra baskı da Bilica'nın şaşkın oyunu da devam etti.Fenerbahçe'nin ileriye doğru oynamayı denediği her top da duvara çarpmış gibi geri döndü.İlk yarı bu skorla bitti.5-0 da bitebilirdi.Fenerbahçe ilk yarı Muslera'yı tek bir kez bile rahatsız etmedi.


İkinci yarı öncesi Aykut Kocaman'ın dizilişi normale çevirip,Bienvenu,Bilica ve ön liberolardan birini çıkartmasını ,Semih,Serdar ve Stoch'u sokmasını bekliyordum.Özellikle ilk 20 dakikada yaptığı presle Galatasaray'ın aynı tempoyu sürdürme ihtimali yoktu.Bilica değişikliği dışında diğer iki değişikliği yaparak başladı Aykut Kocaman ikinci yarıya.Ve değişiklikler kendini hemen gösterdi ve oyun dengeli bir hal aldı.Bienvenu'nun yerine sağ tarafa geçen Caner'in ters ayakla şutlar atabileceğini düşündüm.Nitekim Caner yaptığı bir driplingde ceza sahası içerisinde düşürüldü.Ama Fırat Aydınus ilginç bir şekilde penaltıyı çalmak yerine Caner'e sarı kart verdi.Yine 56. dakikada Stoch'un şutu direkten döndü.Bu iki pozisyondan biri gol olsa ,koskoca bir ilk yarıda bu kadar mahkum oynamış Fenerbahçe'nin maçı çevirmesi işten bile değildi.Ama olmadı.66.dakikada kullanılan kornerde Melo'ya çarpan top ağlara gitti.(3-0)Top da iyi oynayanın yanındaydı işte.90da sağdan gelen ortada Alex ağları buldu.(3-1)Maç bu şekilde sona erdi.Sonuçta Galatasaray oyunuyla hak etti kazandı.Umarım Aykut Kocaman bir an önce bu formsuzluğundan sıyrılır.Fenerbahçe için bu yenilgi defoların ortaya çıkması arasından ilerleyen günlerde faydalı bile olabilir.Bilica ve Bienvenu'nun Fenerbahçe onbirinde yerleri olmadığı açıkça görüldü.Devre arası transferine kadar alınabilecek en yüksek puan alınıp,takıma takviye yapılmalı.

Not:Baros'un yine ceza sahasında bir poziyonda kendini atması gözlerden kaçmadı. Galatasaray seyircisi takımını müthiş bir şekilde destekledi.Son yıllarda ilk kez sahaya şişe yağdırmadıkları bir maç izledim.Demek ki kazanmaları gerekiyormuş.Galatasaray'a yenilmeyi unuttuğumu fark ettim dün gece.Sırf bu ruh halim bile onları biraz olsun anlamamı sağladı.Yine de bir özür borçlu oldukları Volkan Demirel'e maç öncesinde ısınırken koro halinde küfretmeleri,maç sonunda Fenerbahçe Kümeye diye bağırmalarını yakışıksız buldum.Tekrar rakip olarak Galatasaray'ı görmek gerçekten güzel..

Maçın Adamı:Johan Elmander

4 Aralık 2011 Pazar

Fenerbahçe 4-2 Ankaragücü

Aykut Kocaman Emre'nin yerine Selçuk'u,son haftalarda formda görünen Bilica'nın yerine de Bekir'i almıştı ilk onbire.Sağ önde son haftaların eleştirilen ismi Özer,solda da bu yıl pek ilk onbirde forma bulamayan Stoch forma buldu.Maçtan önce yapılan atkı şov görülmeye değerdi. Maçtan önce gerek statta gerekse Kadıköy'de atmosfer müthişti.Her taştan Fenerbahçeliler formalarıyla dolaşıyordu sokaklarda.Bu linç ortamında Fenerbahçelilerin taraftarlık bilincini çok yükselttiğini söyleyebilirim.Müthiş koro söylüyordu;

Sevdamıza kimse engel olamaz
Bazen hüzün bazen mutluluk
Fener sevgisinin adı konamaz
Ne kupa büyüklüğü,ne şampiyonluk!

Maça gelirsek bu yıl hep Fenerbahçe defansif olarak kusursuz oynuyordu,Fakat ofansif üretkenlikten yoksun bir görüntü çiziyordu.Bu maç ise herşey tam tersi bir görüntüdeydi.

Fenerbahçe kanatları, özellikle de Ziegler ve Stoch'un bulunduğu sol kanatı çok iyi kullandı.Bunda en büyük pay fırtına gibi başlayan Stoch'undu.Ama arkadan iyi destekleyen Ziegler'in de ,Ziya Doğan'ın sağ kanatta savunma yönü iyi olmayan Serdar Özkan'ı ve devşirme sağ bek Güven'i kullanmasının rolü de büyüktü.

İlk beş dakika karşılıklı bol pas hatalarıyla geçti.Ankaragücü Ziya Doğan'ın çalıştırdığı her takım gibi sert oynayayım rakibi yıldırayım,kapacağım toplarla orta sahada oyalanmadan defans arkasına sarkayım düşüncesindeydi.Ankara takımlarının gediklisi Hürriyet de her zamanki gibi Alex'in başına dikilmiş,sahadaki tek işi Alex'i tekmelemek,tutmak,itmek,çekmek her yolu kullanarak,onu yıldırmaktı.Ankaragücü defansın arkasına sarkma düşüncesinde oldukça başarılı da oldu.Maçın ilk ciddi poziyonu da  13.dakikada Doğan Şahin'in defans arkasına sarktığı pozisyondu,Volkan'la karşı karşıya kaldığı pozisyonu dışarı vurdu.Bu dakikalarda da Alex'in sağ çizgideki yerini kaybeden Özer'i uyardığını farkettim.Fenerbahçe baskılı ama temposuz oynuyordu.15. dakikada Stoch'un soldan ortasına hareketlenen Alex ceza sahası içerisinde çekilip düşürüldü ama hakem umursamadı.18. dakikada ceza sahası dışında sol çaprazda topla buluşan Stoch Ankaragücü kalesine füzeyi yolladı.(1-0)Özer'le Stoch'un golden sonra gol sevinçleri çok güzeldi.


Fenerbahçe golden sonra oyunu ,bu yıl hep yaptığı gibi rölantiye almaya çalışıyordu ama sağa sola deplase olan Doğan Şahin ve Aybars savunmanın dengesini bozuyordu.Yobo'yu uzun zamandır bu kadar dağınık görmemiştim.Bir çok pozisyonda Fener savunmasının arkasına sarktı Ankaragücü ama son hareketlerde hep beceriksizce davrandılar.42. dakikada Özer-Gökhan paslaşmasında araya giren Ankaragücü organize bir atakla geldi.Sağdan bindiren Doğan Şahin'in kestiği ortada Murat arka direkte kolayca bitirdi.(1-1)İlk yarı böyle sona erdi.

2. yarıya cesur hamlelerle başladı Ziya Doğan.Önde basmaya başladılar.Ankaragücü bastırırken solda topla buluşan Bienvenu'nun pasında topla buluşan Cristian da Stoch gibi bir füze gönderdi.Kalecinin yapabileceği birşey yoktu.(2-1)

57. dakikada 2. yarıda oyuna giren Semih presle topu kaptı ve güzel bir topuk pasıyla topu ceza sahası dışındaki Stoch'a bıraktı.Gecenin yıldızı Stoch yine müthiş vurdu.(3-1)

61. dakikada Alex'in müthiş pasında topla buluşan Bienvenu kötü vurdu.Bu adam Fenerbahçe'de ancak yedek olabilir o da Semih sakat değilse 2.yedek olarak.

Cristian Selçuk'la oynadığı zamanlarda hep yaptığı gibi daha fazla öne çıkarak oynadı.Bu şekilde daha iyi oynadığını söyleyebilirim.

Bu dakikalarda tribünlerden şu beste duyuldu.

Bu dünya hep yalan dolan
Senin sevgindir aslolan
Sonuna kadar biz Fenerbahçeliyiz ulan!

68. dakikada Aykut Kocaman sakatlığı geçen Dia'yı ilk yarıda gözüne bir darbe alan ve Hürriyet'in sert markajında kalan Alex'in yerine oyuna aldı.

Maçın kalanı bir kör döğüşü gibi gidiyorken 83.dakikada soldan yapılan bir ortada yerleşik Fenerbahçe savunmasının arasında sıçrayan Ergin Keleş kafayı vurdu.Fenerbahçe savunması izledi ve gol oldu.(3-2)

88'de Gökhanın pasında kanat değiştiren Dia sol taraftan kaleye yuvarladı.(4-2)Maç bu şekilde sona erdi.

Maç sonunda küfürden ceza sınırında olan Fenerbahçe seyircisinin bilindik tezahüratını yaratıcı bir şekilde revize ettiğini işittik.

Anlarsın ya GALATASARAY!

Maçın kısa bir özetini izleyebilirsiniz.