UA-36062800-1
eskişehirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eskişehirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2013 Salı

Zor Dönemeç Dönülüyor!


        3 kulvarda devam eden Fenerbahçe, hafta içi Roma'da Lazio karşısında müthiş yıpratıcı bir maç oynadı. Uefa Kupası'nda yarı finale gelmek kabul edelim ki, geçen sezon başlangıcından sonra hele hele, hiç de beklediğimiz bir iş değildi.

        Takımın Roma'da oynadığı maç kora kor bir mücadeleydi, Herkesin bildiği gibi İtalyan takımları Türk takımlarını fiziksel üstünlükleriyle her daim ezerler. Fenerbahçe bu ekibe pek fazla pozisyon vermedi, oyun olarak ezildiğini de, bilhassa son yarım saat için söylemek mümkün değil. Ancak büyük bir fiziksel yıpranma yaşadıkları muhakkak. Maçtan sonra da Roma'dan döndükten sonra sadece 1 gün dinlenebildiler Taktik çalışma yapıp Eskişehir gibi sert bir rakip karşısına çıktılar.

       Lazio maçından sadece iki oyuncu değiştirildi. Maç öncesi sürekli maç oynamaktan yorgun olmaları normal olan Webo ve Kuyt'ı dinlendirme opsiyonu olsaydı harika olurdu elbette. Ama böyle bir opsiyon yoktu.( Caner cezalı, Emre ve Sow ise sakattı ,Salih'in de sonradan öğrendiğimize göre arka adelesinde sıkıntı vardı.)

      Burada Salih'in sakatlığını dostu Aykut Kocaman'dan öğrendiğini söyleyen Rıdvan Dilmen'den öğreniyor olmamız da saçma sapan bir şey. Fırat Aktav'ın twitter'dan söylediği gibi herkesin, her an bilgiye ulaşmaya alışık olduğu bu dönemde, hele hele de taşmaya hazır bekleyen bir de taraftarın varsa daha bilgilendirici yöntemler belirlemek gerek. Çok da haklı bunları söylemekte. Bunu kulüp kanalında antrenman programlarında, belki resmi sitende notlar olarak belirtebilirsin. Hangi futbolcunun sakatlığı var? Hangi futbolcu Milli takımda bulunuyor? Hangi futbolcu kart cezalısı? Hangi futbolcu yabancı kontenjanı sebebiyle kadro harici kalmış? Hangi futbolcu hafif sakatlığına rağmen kadroya alınmış? 

     Fenerbahçe Eskişehir gibi sert rakip karşısında, yorgun takımıyla topun arkasına geçip, üzerine gelecek olan rakibi pas oyunuyla açmayı deneyebilirdi. Ancak kadroda Gökhan dışında topla dripling yapabilen oyuncusu olmayan Fenerbahçe, öne baskı yapmak konusunda iyi olan Caner'i, Emre'yi Sow'u oynatabilseydi, çok büyük olasılıkla farklı bir oyun düşüncesinde olabilirdi. Ama olanlarla bu olurdu ancak. Bu oldu. Bir de geldiğinden beri kendine gelip, oynayamayan Krasic vardı. O da kulübede son bölümde bir umut özelliklerinden yararlanabilmek umuduyla kulübede yerini almıştı.

      Eskişehir gibi topu kaptırdığında taktik fauller yapan bir takım karşısında, sürpriz koşular yapan bir oyuncu ritimlerini bozabilirdi. Yine de Hürriyet, Alper Potuk, Causic, Veysel gibi oyuncularıyla çok dirençli olan, orta sahaya entegre oynayan Necati'li Eskişehir'i gafil avlamak pek kolay görünmüyordu.

     Maç başlarında orta sahayı alan Eskişehir iyi top yapıp, fırsatlar da yakaladı. Hızlı kenar adamları Erkan Zengin ve Kamara'yla buldukları etkili pozisyonları gole dönüştüremediler. Kale direğini ve Volkan'ı aşamadılar. Bu arada ilk yarıda topu Volkan'ın yatamadığı söylenen sağına vurmaya çalıştıkları izlenimine kapıldım.

      Defansta Servet'in yerine oynayan Akaminko atletizmiyle Webo'yu bir hayli zorladı. Webo genelde mücadele azmi ve gücüyle rakibini alt ediyor. Ancak bu sefer sert kayaya çarpmıştı. Sow da yokken odaklanılan tek hedef olması da, marke edilebilmesini kolaylaştırdı elbette.

     Meireles-Cristian-Mehmet Topal, Eskişehir'in 3 dinamik merkez oyuncusu karşısında oldukça zorlandılar. Bilhassa Alper'in enerjisi, gücü ve topla katetme özelliği karşısında, yorgun Fenerbahçe merkezi neredeyse hiç top yapamadı. Cristian'ın oyun temposunun düşük olduğu bölümde, hasta Mehmet Topal iyi bir duvar oluyor. Meireles de zaman zaman oyunun yönünü muazzam değiştiriyorsa da, pozisyon bulmak hiç de kolay olmuyordu. İlk yarı başladığı gibi golsüz bitti.

     İkinci yarıya iki takım da sayılmayan goller bularak başladı Önce Webo ofsayt pozisyonda golü buldu. Hemen ardından da Eskişehirspor'da Alper Potuk topu koluyla ağlara yolladı. İki pozisyonda da doğru karar veren hakem üçlüsünü, son dönem hakem performansı da düşünülerek tebrik etmeli.


     Devre arasında maç başında da asılan pankartla tribünlere çağrılan Salih Uçan için çok güzel bir şey olsa gerek. Bir süre görmemiş gibi davranan Salih, sonrasında sanırım birlikte ısındığı Semih Şentürk'ün telkiniyle gelip, pankartı açan tribünü selamladı.

     Olası Salih değişikliğinin uğraması gereken ilk adres Cristian, ikinci devreye de onbirde başladı, ama başka türlü başladı Topla kateden, pas alternatifi yaratmaya çalışan Cristian Baroni , top oynayan olsa da katılsam diye bekleyen Meireles'i de oyuna soktu

     Aynı Baroni , Mehmet Topal'ın kafayla indirdiği topta, günün kendisiyle birlikte en kötüsü Mehmet Topuz'la paslaşma sonrası fileleri buldu. Gol sonrası sevinçlerindeki samimiyeti, kendisinden istikrarlı oyun anlamında da bekliyoruz, ancak kabullendiremedik.
Gol Sevinci

     Gol sonrası Eskişehirspor'un baskısı maç başındaki kadar büyük olmadı. Necati'nin sakatlanıp çıktığı oyunda, Alper'in baskısı ve sonradan giren Özgür Çek'in, Nuhiu'nun oyuna ciddi bir etki koyduklarını söyleyemem.

     Son bölümde Krasic ve Semih'i oyuna alıp, Topuz ve Webo'nun kenara geldiği Fenerbahçe'de, Krasic yine fark yaratmadı. Ne kendisi bildiğimiz kadar iyi dikine oyun oynayabiliyor, ne de takımla pas dilleri uyuşuyor. Krasic arkadaşlarının önüne pas atarken, takım arkadaşları onun ayağına atıyorlar paslarını. Oysa iki taraf da bunun tam tersini istiyor, Top almak için istekli oluşu dışında, pozitif bir işaret göremediğim Krasic'in sezon başı kampını harika geçirmesi, takım ve onun birbirine alışmasını hızlandırmak şart gibi görünüyor.


      Son olarak adı Galatasaray'la anılan Alper Potuk'u yine alıcı gözle izledim. Şu ana kadar olan kanaatim, çok yetenekli herşeyi yapabilen, ama son kararı doğru vermekte zorlanan bir oyuncu olduğu şeklinde. Bakalım zaman yanıldığımızı mı gösterecek?
Hayat Seninle Güzel
Joseph Yobo
https://twitter.com/Oguzarpsatknsn

28 Ocak 2013 Pazartesi

Özgür Çek İkinci Kez Fenerbahçe'den Ayrıldı


              Geçtiğimiz günlerde Özgür Çek, Fenerbahçe ile olan sözleşmesini karşılıklı olarak feshetmişti. İşte o günlerden beri Eskişehirspor'la anlaşıltığı söylenen Özgür, resmi sözleşmeye imza atmış. Sözleşme 3,5 yıllık.


              Bu Özgür Çek'in Fenerbahçe'den 2. ayrılışı oldu. Altyapısında çıktığı Fenerbahçe'den profesyonel sözleşme imzaladıktan sonra, Ankaraspor'dan Özer alınırken takasla Ankaraspor'a gönderilmişti. Ankaraspor'dan Ankaragücü'ne geçen Özgür, Ümit Özat'la sıklıkla oynadı ve performansıyla göz doldurdu. Genç milli takımlardaki oyunuyla da dikkat çeken Özgür Çek, Ankaragücü battıktan sonra serbest kalıp Fenerbahçe'ye dönmüştü..

              Aykut Hoca'nın oynatamadığı için en çok üzüldüğü oyuncunun Özgür Çek olduğunu hatırlayalım. Bunun da iyi çalışmasıyla, oynama arzusunun çokluğuyla ilgili olduğunu belirtmişti.Ben daha fazla forma şansı bulur diye yorumlamıştım, oysa ki oynayabileceği bir takıma gönderilecek demekmiş.



             Zaman zaman sol bekte görev alan Özgür'ün; başarılı bir sol bek görüntüsü verdiğini söyleyemeyiz.  Ön tarafta oynama şansı ise zaten yoktu.. Eskişehirspor'da sol bek olarak oynama şansı bulur, Dede de ona biraz yardımcı olur, ne yapması gerektiğini öğretirse, olmuş bir sol bek olarak 3. kez Fenerbahçe'ye gelirse şaşırmam..



            Çok seri, yeteneği her yerinden belli, sol ayağı da muazzam.. Daha fazla maç, daha fazla oyun bilgisi tek eksiği.. İyi şanlar Özgür Çek!

            Ersun Yanal'a da genç oyuncu gelişimine katkı sağlamak konusunda güveniyorum. Arda'nın durumu, Eskişehir'de Alper, Veysel  gibi oyuncuların değişimlerini apaçık izledim. Darısı Özgür'ün başına!

27 Kasım 2012 Salı

Servet Çetin'den Kariyer Golü


     
          Trabzon'u Trabzon'da 3-0 yenen Eskişehirspor'un stoperi Servet Çetin, orta sahadan aldığı topu slalom çalımlarla getirip, kaleye vuruyor gol oluyor

    Aşağıda golün videosu yer alıyor


        Mexes,Bekir şimdi de Servet! Bu defans oyuncularına ne oldu bu aralar beyler?

19 Kasım 2012 Pazartesi

Şantaj,Yalan Haber,Taciz Basını ve Rtük

      Hafta içinde Beyaz TV spor müdürü görevine gelen Ertem Şener'den yuh dedirtecek habercilik. Ertem Şener, Eskişehirspor, Fenerbahçe maçında Caner Erkin'e verdiği kırmızı kart nedeniyle eleştiri alan Fırat Aydınus'un evine muhabir yolladı.



      Fırat Aydınus'un evine giden muhabir büyük bir habercilik başarısına imza atarak özel aile meselelerinden tutup, Fırat Aydınus'un aidat borçlarına kadar sorguladı. Fırat Aydınu'a ulaşamayan muhabirin polise de sen muhtar mısın demesi dikkat çekti.



     Rezaletin videosu izlemek isteyenler için buradan izlenebilir

     Mustafa Çevik denen muhabir de geldiği programı ve kanalı anında sindirmiş çok uyumlu bir seviyesizlik içerisinde çalışıyor, belki de hep böyleydi de yeni keşfedildi bilemiyorum.

     Fırat Aydınus'un evinin kapısına dayanan Fenerbahçe taraftarları olsaydı eğer, bu mağdur olan insanların verdiği bir tepki olarak daha anlaşılabilir olurdu, yine de tarafımdan eleştirilirdi.. Ama bunların yaptığı taciz ne haberciliğe, ne insan etiğine sığmıyor, üstelik sadece bu konuda değil hep yaptıkları bu zaten! Ertem Şener de gelir gelmez cuk oturmuş programa..



     Ahmet Çakar, Rasim Ozan Kütahyalı ikilisine katılan herkesin de onlara benzediği, futbolun F'sinin konuşulmadığı Beyaz Futbol ve Derin Futbol isimli programların, TV8'de yayınlanan ve bu programlardan farkı olmayan Telegol programının yayın hayatını nasıl sürdürdüğünü, bu kanallara en azından para cezası ya da kapatma cezası nasıl almadığını anlayamıyorum. Rtük ne iş yapar anlayamıyorum!

    Bugün Ali Ece, Mustafa Doğan ve Yusuf Kenan Çalık'ın yer aldığı programda, Fırat Aydınus'un hafta içinde yöneteceği Şampiyonlar Ligi maçı sonrası, hakemliği bıraktığını açıklayacağına dair bir duyum aktarıldı. Dahası Fırat Hoca sebep olduğu kaostan değil, kendisine yapılan tacizden dolayı yapacakmış. Evet bence de Fırat Aydınus hakemliği bırakmalı, ama kimsenin birini ailesiyle birlikte böylesine taciz etmeye hakkı olmamalı tekrar ediyorum!


    Mağdur olan Fenerbahçe taraftarlarının sosyal medyada savunup, tepki vermek zorunda
kaldığı rezalet sonrası Fenerbahçe Kulübü de resmi siteden bir açıklama yayınladı.

    Fenerbahçe Kulübü'nden yapılan açıklama     
    

Eskişehir'de Kıyım

FIRAT AYDINUS,CEM SATMAN,ALEKS TAŞÇIĞLU

      İki gündür sinirim geçmediğinden, ne maç yorumu ne de yan tarafta gördüğünüz Fırat Aydınus'a dair, bir şeyler yazmaktan uzak duruyorum.

      Maç öncesinde Fair Play yazılı T-Shirt'leriyle  önlerinde duran çocuklar, hakem triosunun yanında ne kadar da masum görünüyorlar

   


Sonrası Malum...


       Fenerbahçe'nin sol taraftan attığı taç sonrasında, havaya yükselen Veysel'in dirseği Caner Erkin'in kafasına geliyor, sendeleyen Caner doğrulup önüne bakarak ilerliyor.

      Evet buraya kadar herşey normalken, birden Fırat Aydınus orta sahadan Caner'e doğru koşup Caner'e kırmızı kart gösteriyor. Caner de gördüğünüz gibi ''Ben mi?'' diyerek şaşkınlığını gösteriyor.

       Hemen arkasından Fenerbahçe'li futbolculardan ve beyefendi kişiliği herkesin malumu olan, Aykut Kocaman'dan büyük tepki geliyor.

       Aykut Hoca'yı da Caner Erkin'i de ,sakinleştirmek oldukça zor oluyor. 26. dakikada Eskişehir gibi zor bir deplasmanda, durduk yere 10 kişi kalmanın, ne kadar zor olduğu öngörülebilir bir şey nasıl olsa!
     
           Yetmiyor bir de ilk yarı bitmeden bir de alakasız penaltı kararı veriyorlar.

         Kamara idi sanırım Hasan Ali Kaldırım'ın ayağına kendini takarak, yere bıraktı.

         Pozisyonu Necati Ateş gole çevirdi ve ilk yarı 1-0 Eskişehirspor üstünlüğüyle sona erdi.

         İkinci yarının hemen başında Bekir-Yobo ikilisinin hatalarından 2 adet net gol pozisyonu yakalayan Eskişehirspor, Volkan'ı geçemedi.

         57. dakikada Kuyt'ın söküp ortaladığı topu, müthiş bir koordinasyonla filelere yollayan Sow eşitliği sağladı.

           Golden sonra oyun temposu biraz düştü, ama hakem saçmalıkları henüz bitmemişti..

         Maçın son bölümünde Sezer Öztürk'e taç çizgisi kenarında üst üste 2 dirsek atarak kaşını açan Tello atılmadı mesela. Atılmak bir yana sarı bile görmedi, sarı görmek bir yana faul bile verilmedi. Hadi bunu da geçtim sahada kanaması olan oyuncu varken, oyun durdurulmadı, Fenerbahçe iki pozisyon yedi o anlarda. Yahu Hürriyet Güçer'in sarı kart bile görmediği bir Fenerbahçe maçı, ne kadar sağlıklı yönetilmiş olabilir allasen!

      MAÇ SONRASI AÇIKLAMALAR

           Caner vallahi küfür etmedim,hatta ağzımı bile açmadım diyor, aslında tv'de de bir şey söylemiş gibi görünmüyor zaten

         Veysel Sarı Ben küfür etmedim Caner’in de küfür ettiğini duymadım diyor.


         Ama pozisyona 20 metre uzakta olan 'elit' hakemimiz Fırat Aydınus, Caner bana küfür etti diyerek kırmızıyı yapıştırıyor.


         Aykut Hoca da maç sonrası haklı olarak isyan ediyor. “Kim verdi bilmiyorum ancak F.Bahçe’nin bir cezası var, o ceza bitmedi. 3 Temmuz’dan beri yapılmayan kalmadı. Bu kırmızı da son damlasıydı. Hep eziliyoruz. Futbolu terketmek istiyor insan. Fırat Aydınus önyargılı.”

        “Değerlendirme yapmayacağım. Bu maçın değerlendirmesini Merkez Hakem Kurulu ve Fırat Aydınus yapsın.''

        ''BİR ceza verildi F.Bahçe’ye ve bu ceza bitmedi. 3 Temmuz’dan bu yana bize yapılmayan kalmadı. Bu yıl da devam ediyor. Bazıları da bunu görev addediyor. Bu da son damlası oldu. Kim verdiyse bu cezayı bitsin artık. Bir büyük kulübün kaderiyle kimse böyle oynayamaz. 100 yıllık kulübü bir hakem gelip de böyle kolay bir şekilde kendisini tatmin etmek ister gibi algılayamaz. Bütün F.Bahçeliler bunu duysun artık. Hep eziliyoruz.''

       ''BİZ her şeyi içimize atıyoruz. Bir sürü sıkıntılarla uğraşıyoruz, bir de üzerine böyle şeyler geliyor. Resmen skandal. Artık üzerimize gelmesinler” dedi.


       “Fırat Aydınus önyargılı. İyi bir hakem olabilir. Fakat iyi bir hakemlik ve önyargı bir arada olamaz. Benim fikrime göre Fırat Aydınus bu maça kesinlikle bize karşı önyargılı olarak çıktı. Yoksa bu kadar kötü ve taraflı kararların başka bir açıklaması olamaz.''

       ''CANER’İN kırmızı kart gördüğü pozisyonun ardından maçı bırakıp gitmeyi düşündüm. Hatta sadece maçı değil, futbolu tamamen bırakıp gitmek istiyor insan. İşkence ediyorlar bize” ifadelerini kullandı.

        KOCAMAN’IN basın çıkışında ise “Yazıklar olsun, terbiyesiz adamlar” diye bağırdığı duyuldu.
 

        Maç biter hakemin raporu ortaya çıktı. Ve Sonuç Caner hakeme “bunu vermeyeceksin hangisini vereceksin lan” demiş.

         Rapordan sonra Veysel Sarı bir tv kanalına bağlanıp o lafı Caner söylemedi ben söyledim diyor.


         Bu açıklamadan iki saat sonra MHK başkanı Caner hakeme lan demiş hakem de atmış diyor. Lan demek küfür mü yani? Üstelik Veysel Sarı  bu cümleyi kendisinin söylediğini
itiraf etmişti.Ne diye takip etmediğin bir olay sonrasında çıkıp, televizyonda boş boş konuşursun sevgili Özerten? Efendim Fırat Aydınus üzgünmüş, Caner ve Veysel doğruları söylemediği için! Asıl üzgün ve sinirli olan, olması gereken Fenerbahçelilerdir, sevgili Aydınus ve Özerten!

  
 

17 Eylül 2012 Pazartesi

Ediz Bahtiyaroğlu Tribünü



    Eskişehirspor Yönetimi, Açık Tribün'ün ismini 26 yaşında kaybettiğimiz Ediz Bahtiyaroğlu'nun ismi ile değiştirmiş,biletleri de Eskişehirspor-Gençlerbirliği maçına yeni ismi belirtilerek bastırmış.







   
       Eskişehirspor Taraftarı da güzel bir koreografi hazırlamış. Kanatlanmış 2 numaralı Ediz forması altına ''Kanatlanıp uçtuğun yerde bahtiyar ol'' yazmışlar. Vefa güzel şey de 26 yaşında gencecik bir adamı kaybetmenin üzüntüsü tarifsiz..
 

22 Ocak 2012 Pazar

Yanal Etkisi

Eskişehir: Ivesa, Koray, Nadarevic, Diego, Dede, Hürriyet, Volkan Yaman, Alper Potuk, Tello, Kamara, Batuhan
Galatasaray: Muslera, Sabri, Ujfalusi, Semih, Hakan, Melo, Selçuk, Engin, Kazım, Emre, Elmander


                                          Fotoğraf www.medyaspor.com dan alınmıştır.
Ersun Yanal'ı hep beğenirim.Takımları önde baskı kurar,hep hücumu düşünür,baskı kırıldığında da taktik fauller yapar.Hücum oynarken top diğer sahada daha fazla kaldığından rakibin üzerine kalabalık gelmesi de zorlaşır.
Bugün milli takımda kendisini kovup yerine Fatih Terim'i getirenlere bir cevap vermeliydi.Ve geldiğinden beri galibiyet alamamışlardı.kazanmaya başlamak için bir Galatasaray maçı da her zaman idealdir.

Bunun için Selçuk'u Hürriyet'le kitledi ve Galatasaray'ın pas trafiğine darbeyi vurmuş oldu.Hürriyet'i bilirsiniz Alex'in belasıdır,serttir,faul yapmaktan çekinmez,yorulmaz tam bir tireless midfielder..Zeminin iyi olmayışı da Selçuk'u etkileyen faktörlerdendi bence.

Alper Potuk oldukça iyiydi,temposu kendine güveni takdire şayandı.Keşke Fenerbahçe'ye transferi gerçekleşseydi dedim açıkçası.

Orta sahadaki Alper,Hürriyet,Dede üçlüsü çok iyi baskı yaptı.Kanat oyuncuları bol bol ileri kat ettiler.Tello hala iyi bir futbolcu olduğunu gösteriyor,Batuhan tercihi şaşkınlıkla karşılanmışsa da Batuhan her zamankinden daha derli toplu görünüyor.Fazla kilolarından çabuk kurtulursa çok can yakabilir.Ersun Yanal ona bu şansı veriyorsa artık bunu kullanmalı.

Galatasaray'ın bekleri çıkmıyor,Selçuk da etkisiz hale getirilince,kanattan içeriye girmeyen açıklarıyla hiç bir şey yapmadılar bugün.Tek forvet Elmander'in arkasına Engin'i koyan Fatih Terim,bu formül tutmayınca ikinci yarıya Engin'in yerine Sercan'ı alarak çıktı.Daha sonra da Sabri'yle Yiğit'i değiştirirken Kazım'ı sağ beke koydu ki.Tello yorulmasaydı o kanattan bir gol bulmaları kuvvetle muhtemeldi.

Fenerbahçe'ye transferi son anda yatan Alper iyi göründü.Bugün Galatasaray'ın Fenerbahçe maçıyla birlikte uygulamaya başladığı önde baskı yapma anlayışına izin verilmediğinde,savunmasının dağılabildiğini görmüş olmamız açısından önemliydi.Semih baskıda hata yapabiliyor.Ve nitekim böyle bir pozisyondaki hatasında Tello iyi vurabilse maçı kaybedeceklerdi.Gol olmadı,Galatasaray bir puan aldı.

20 Kasım 2011 Pazar

Deplasman Haktır..



Futbol Federasyonu'ndan 17 Kasım Perşembe günü ''Kulüplerden ortak karar'' başlığıyla yapılan açıklamada, ''Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor kulüplerinin, 2011-2012 sezonunda birbirleriyle yapacakları tüm müsabakalarda, deplasman takım taraftarları alınmayacak. 4 kulübün de ''misafir seyirci alınmaması'' kararı ile ilgili mutabakat içinde olduğu, Kulüpler Birliği Vakfı tarafından Türkiye Futbol Federasyonu'na iletildi'' denilmişti.


Dün akşam  Fenerbahçeli taraftarlar, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'un kendi aralarında yapacakları maçlara deplasman seyircisinin gitmemesi kararını, takımlarının Spor Toto Süper Lig'de Eskişehirspor ile yaptığı maçta protesto ettiler.
Maraton üst tribünün lise tarafındaki bölümde, Türk Telekom üst tribünün orta bölümünde ve Migros üst tribünün orta bölümündeki taraftar grupları karşılaşmanın başlamasıyla tribünlerin arka tarafındaki salona geçtiler.
Bu taraftar gruplarının bulunduğu bölümler 10 dakika süreyle boş kalırken, açılan ''Deplasmanıma dokunma'' pankartlarıyla, alınan bu karara tepki dile getirildi.
Bir gün önce ''Fenerbahçe Taraftarlar Birliği'' başlıklı açıklamada 
''Türk futbolunu yöneten unsurların ve karar vericilerin futbolun çıkarlarından ziyade kendi çıkarlarını gözetmesi, sorunları çözme yerine erteleme politikası; Türk futbolunu ve değerlerimizi sona doğru götürmektedir. En büyük tutkumuzu elimizden almaya çalışanlara karşı, kamuoyunu bir bütün halinde dik durmaya davet ediyoruz.''denmişti.


Hatırlarsınız aynı şekilde daha önce de İnönü'deki Beşiktaş-Fenerbahçe maçında aynı karar alınmasına karşın ;iki kulüp taraftarlarının buluşmaları,"Rakibime Dokunma!" sloganı ile dostane görüntü sergilemeleri göz ardı edilmiş,tepkilerin artması üzerine son anda tekrar karar değiştirilerek Fenerbahçe taraftarının maça gelebileceği belirtildi.Her ne kadar stat gişelerinde nedeni anlaşılamayan bir şekilde kilitlenme yaşanmış ve maç başlayana kadar içeri giremeyen Fenerbahçe taraftarı haklı olarak tepki göstermiş,polis de her canı sıkıldığında yaptığı gibi insanlara biber gazı sıkmıştı.Müze kapısını kırarak içeriye giren Fenerbahçe taraftarı ,maçın ilk bölümünü kaçırmış ,yenilen ilk golü bile görememişti.. 

Yıllardır tribünlerde eski zamanlara nazaran çok az olay çıkmaktadır.Üstelik son dönemde geliştirilen sağduyu ortamıyla çok daha keyifli oluyor.Deplasmanlarda bilen bilir. 30000 rakip taraftarın bulunduğu statlara birlikte gidilen 2000-3000 kişiyle boğazını yırtarcasına takımını desteklemeye çalışmanın heyecanı,bu ortamın oluşturduğu birlikteliğin tadı bambaşka oluyor..Bu hak, bu zevk ise bir takım aman benim canım yanmasın derdindeki yönetici tarafından elimizden alınmaya çalışılıyor .Kesinlikle ortak tepki verilmeli.E peki futbol yöneticileri bunun için neden bu kadar çırpınıyor?

Sebebi basit yeni çıkan  ""Sporda Şiddet Yasası'nın kendilerine getirdiği yükümlülükler""
"madde 9 – (1) spor kulüpleri, yönetim kurulu üyeleri arasından bir veya birkaç kişiyi taraftardan sorumlu kulüp temsilcisi olarak belirlemek ve bu kişilerin kimlik ve adres bilgilerini spor kulübünün bulunduğu yerdeki genel kolluk birimine bildirmekle yükümlüdür. bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, bu kanun hükümlerine göre taraftardan sorumlu kulüp temsilcisine terettüp eden yükümlülükler, kulüp başkan ve yönetim kurulu üyelerinin tamamı tarafından yerine getirilir.

                       (2) taraftardan sorumlu kulüp temsilcileri, müsabaka güvenliğinin sağlanması konusunda genel kolluk görevlileri ile özel güvenlik görevlilerine yardımcı olmakla yükümlüdür."
 
Yukarıda görülen iki madde sebebiyle aman birşey olursa yanan biz olmayalım korkusuyla ""Televizyondan izleyin.Sizinle mi uğraşıcaz?"" biz demektedirler.Ee uğraşacaksın elbette uğraşmayacaksan ne demeye yönetici oldunuz arkadaş!
Tepkiyi çok beğendim.Birlikte hareket edilmesi gerekmekte.Bugün Çarşı grubu 10-15 Galatasaray taraftarını kendi aralarında misafir edip,tepkilerini bu şekilde göstermeyi hedefliyormuş.Ultraslan da kendi sitesinden kınama yayınladı.Keşke mümkün olsa da bir şekide organize edilip bugünkü maç birlikte izlenebilse