TFF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TFF etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Haziran 2013 Salı
Bir Acaip Adam:Ünal Aysal
Geçtiğimiz günlerde erken seçim kararı alarak, yönetim kurulu listesini güncelleme kararı alan, Ünal Aysal'ın röportajını izledim az önce.
'Kurumsallık konusunda; eski yönetimdeki bazı arkadaşlarla uyumsuzluk yaşıyorduk. Günün gereksinimlerine dönük olarak kendimizi yenilemek ve değiştirmek zorundayız' diyen Aysal'ın sözlerini desteklemek için verdiği örnek ise beni benden aldı.
Tahmin ediyorum ki; cebinizdeki akıllı telefonlar bile geçen senenin modeli değildir, Kendimizi çağın gereklerine hazırladığımız gibi cep telefonlarımız bile güncelliyoruz dedi adam ciddi ciddi!
Konuşmasının kalanında yabancı sınırlamasının Türk kulüplerinin Avrupa'da başarılı olmasının önünde bir engel olduğunu söyledi. Buna ben de yüzde yüz katılıyorum. Yabancı sınırlaması kaliteli Türk oyuncu çıkmasına imkan vermek bir yana, yeterince iyi olmayan Türk oyuncuların kendilerini geliştirme ihtiyacı duymamasına neden oluyor bence. Gereksiz yere ederinin çok üzerine çıkan fiyatlar da cabası!
Aysal yabancı sınırlaması düzenlemesinden vazgeçilmemesi durumunda, Federasyonu değiştireceklerini açıkça söylerken, net bir şekilde meydan okudu. İşte mevzu da tam burada başlıyor. Hükümetin de desteğiyle yönetimi alan Demirören Federasyonu, geçen gün yaptıkları toplantıda, Trabzonspor'un mafya özentisi başkanı Hacıosmanoğlu'nun da hedefi olmuştu. Alttan alttan Haluk Ulusoy ismi de ısıtılmaya başlandı. Dahası Hacıosmanoğlu Akp'nin demokratik Gezi Parkı eylemlerini karalamak için düzenlediği Kazlıçeşme mitinglerinde boy gösterdi. Trabzonspor'un Trabzonlu Haluk Ulusoy'u destekleyeceği açık. Galatasaray'ın da Galatasaraylı olduğu herkesçe bilinen Ulusoy dönemindeki kayırılma durumu da zihinlerdeki tazeliğini korumakta. Açıkçası futbol ortamımız nurtopu gibi yeni kaoslara gebe görünüyor!
30 Aralık 2012 Pazar
Raul Meireles Kararı Adilleşti
Galatasaray ile oynanan maçta 2 sarı karttan atılan Raul Meireles için, hakem Halis Özkahya'nın raporunda, ''kendisine tükürdüğünü ve hakaretler ettiğini'' yazması üzerine 12 maç ceza uygun görülmüştü!
Biz karşılaşmayı izlerken de sonrasında çıkan detaylı görüntülerde de, tükürdüğüne dair birşey göremedik. Hakemin Raul Meireles ile hararetli bir şekilde tartıştıkları sırada, ağzından saçılan salyaları da tükürdü olarak algılamış olması da bir ihtimal, ancak kıllanmayacak gibi de değil!
Spor kamuoyunda günlerce tartışılan Meireles konusunda, hemen herkes tükürmediği konusunda hem fikirdi. Ve tahkim kurulu cezayı 4 maça indirerek bence doğru olanı yaptı! Raul Meireles'in gördüğü sarı kartların ikisinin de doğru olduğunu da belirtelim ama 2. sarı kartın hemen öncesinde, Raul'ü çeken biri vardı, oyun durdurulup sarı verilseydi, Meireles'in pozisyonu olmayabilirdi bile, unutmayalım!
Raul Meireles sezon başı kampı sonrası katıldığı Fenerbahçe'de, fizik güç,oyun aklı, sakinlik anlamında ciddi bir etki yaptı kısa sürede! Daha dikkatli olması ve derbilerin önemini de daha iyi kavraması gerekiyor bu açık!
Asıl ilginci düşmesi gerektiği bal gibi açık olan konuda, Galatasaray ve Trabzonspor Kulüpleri'nin yaptığı saçma sapan içerikli zehir zemberek açıklamalar..
Hadi Trabzonspor'dan alışkınız. Siyahi oyuncularına Yamyam diyerek ülkeyi terk ettiren de, Günahların Takımı Fenerbahçe diye pankart açan/açtıran da , soyunma odası koridorlarında başkanlarının futbolculara saldırdığı yer de, Hrant Dink'i öldüren Ogün Samast'ı giydikleri beyaz berelerle sahiplenen de hep onlardı! Şimdi Sadri Şener Meireles'e ''Tinerci demişse ne olmuş değil mi? bkz
Peki Galatasaray'ın derdi ne? Ne diye coşuyorlar? Fenerbahçe'ye delil olmadan bir sürü ceza verildiği, karşılarındaki en önemli rakiplerinin pasifize edildiği gerçeğiyle, hala neden yetinmiyorlar? Çünkü korumak istedikleri ''Şikeci Fener'' algısı var, bunu konuşulur kılmaya devam etmek istiyorlar, Fenerbahçe Kulübü ve Aziz Yıldırım da mahkeme süreci sürdüğü için pasif kaldı ve Fenerbahçe'nin haklarını savunmak da uzun zamandır Aykut Kocaman'ın sırtındaki bir diğer kambur durumunda!
Etiketler:
Beyaz Bere,
Fenerbahçe,
Galatasaray Yönetimi,
Halis Özkahya,
Kevin Campbell,
Mehmet Ali Yılmaz,
Ogün Samast,
Raul Meireles,
Raul Meireles Ceza İndirimi,
Sadri Şener,
TFF,
Trabzonspor
14 Aralık 2011 Çarşamba
Uefa:Küme Düşürme Kararları Bizi İlgilendirmez!
Türkiye'de şike suçundan küme düşmenin kaldırılma konusu tartışılırken, DHA'dan Zafer Atemer'in haberine göre, bir UEFA yetkilisi, TFF'nin kendi içinde alacağı bu kararın UEFA'yı ilgilendirmediğini ifade etti.
Açıklama şu şekilde;
"TFF'nin kendi içinde alacağı kararlar UEFA'yı ilgilendirmez. Ancak UEFA'yı ilgilendiren konuların başında, UEFA'nın terpit ettiği müsabakalar vardır. Örneğin, Avrupa kupalarında yapılan şike kokan maçlar ya da oyuncuların dopingli çıkması. Bizi bunlar ilgilendiriyor. TFF'nin aldığı konular onları ilgilendirir. Küme düşürülüp düşürülmeyeceği de Federasyon'un kararıdır".
Bu bilgi, "şike yapan takım küme düşürülmezse, UEFA'dan Türkiye'ye ceza gelir" söylentisi de geçersizlik kazanmış oldu.
1 Aralık 2011 Perşembe
Olan Fenerbahçe'ye Oluyor
Bilindiği üzere
soruşturma sürecinde Cornu ülkemizde TFF yetileri ve soruşturmayı yürüten Savcı
Mehmet Berk ile görüştükten sonra UEFA'ya rapor vermek üzere İsviçre'ye geri
dönmüştü. Daha sonra UEFA resmi bir yazıyla Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne
katılmasını engellemesi yönünde TFF'ye baskı yapmış, bunun üzerine sarı
lacivertli kulüp yerine Trabzonspor turnuvaya gönderilmişti. Fenerbahçe de bu
karar nedeniyle Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) nezdinde UEFA ve TFF'ye dava
açmıştı.
Bunun üzerine CAS'a savunma yapan Pierre Cornu Türkiye'deki temasları sırasında savcı ve Etik Kurulu'ndan bilgi ve belge istediğinde kendisine gizlilik kararı gerekçesiyle bilgi ve belge verilmediğini,karar alırken TFF
yöneticileri İlhan Helvacı ve Lütfi Arıboğan'ın sözlü ifadelerinden yararlandıklarını söylemiş.Biz bu durumu ilk olarak Beyaz Tv'de yaptıkları programda Ahmet Çakar'ın bir arkadaşının bir restaurantta yemek yiyen Pierre Cornu,İlhan Helvacı,Lütfi Arıboğan üçlüsüne kulak misafiri olarak kendisine anlattığını söylemesiyle öğrenmiş olduk.
Daha sonra Fenerbahçeli yöneticiler bir basın toplantısı düzenleyerek haklı olarak İlhan Helvacı ve Lütfi Arıboğan'ın istifa etmeleri gerektiğini ifade etmişlerdi.Cornu ifadesinde ''Yani Fenerbahçe'nin şike yapmamış olma ihtimali hiç yok mu?'' diye sorduğunu ve bu ikilinin ''Hayır yok Fenerbahçe yüzde yüz şike yapmıştır.''dediklerini söylemişti.
Akabinde TFF kendini ve bu ikiliyi savunmak için bir basın toplantısı düzenledi.Gergin ve telaşlı görünen yöneticiler 3 ay öncesinin saygın adamı Cornu'yu suçlu ilan edip kendilerini sıyırma gayretindeydiler.Ama pek başarılı oldukları söylenemez.Güldürdüler.
Etik Kurulunun basına yansıyan kısımlarının gerçek hiçbir tarafı olmadığını,sızmanın söz konusu olmadığını ,Mehmet Ali Aydınlar dışında hiç kimsenin raporu okumadığını söylediler.Oysa aylardır basından bunları okuyup uykusuz geceler geçiren Fenerbahçeliler varken bu sızmaların doğru olmadığını söyleme gereği duymamışlardı.
Daha önce ""Uefa istedi biz mecburen yaptık"" diye ifade ettikleri Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne alınmama kararını oybirliğiyle kendi başlarına aldıklarını söylediler.
Fenebahçe'nin basın toplantısı yapacağına gelişmeleri kendilerine sorsaydı gerçekleri bileceğini ve böylelikle Fenerbahçe'nin soruşturmanın başlarında vurgu yaptığı ''Masumiyet Karinesi''ne aykırı davrandığını söylediler.Oysa ki zaten Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne göndermeyerek ortada ''Masumiyet Karinesi'' falan bırakmamışlar,üstelik Fenerbahçe tarafından CAS'ta açılan 45 milyon euroluk davada taraf durumunda kalmışlardı.
Ahmet Çakar'ın çarpıcı açıklamalar yaptığı Beyaz Tv'deki programın çok geç yayınladığını izleyemediğini söyleyen Aydınlar daha önce linç kampanyası daha canlıyken gece 3 te bu programa Rasim Ozan Kütahyalıyı cep telefonundan arayarak bağlanmıştı.Ama nasıl olsa biz unutkan bir toplumduk hatırlamazdık diye düşündü herhalde.
""Biz Beşiktaş ve Trabzonspor'un da adının geçtiğini söyledik.""
""Trabzonspor'un Fenerbahçe'nin yerine Şampiyonlar Ligi'ne alındığını alındıktan sonra öğrendik"" dediler.Ama komik oldu .Uefa'nın müfettişi nedense Fenerbahçe'nin suçluluğuna inanmış,Trabzonspor'un adının geçmesini ise umursamamıştı.
Cornu'nun CAS'a verdiği savunmadaki yanlışlardan 18 Kasım' da haberdar olduklarını ve yanlışı düzeltmesi için Uefa'ya yazdıklarını,Cornu'yu da telefonla arayarak ''neden yanlış ifadeler veriyorsunuz?.''diye azarladıklarını söylediler :) Cornu da bunun üzerine ''Uefa avukatları böyle ifade vermemi istedi.Özür dilerim''şeklinde konuşmuş,Uefa da bu ifadeleri düzeltmişmiş.
18 Kasım'da öğrendikleri bu yanlış ifadeler üzerine Fenerbahçe'ye neden bilgi verilmediğini soran 10 gündür neden açıklama yapılmadığını soran gazeteciye ''Onlar bizden bilgi istemediler'' diyerek tekrar güldüren Mehmet Ali Aydınlar'ın nasıl bir Fenerbahçe taraftarı olduğu kafa karıştırdı.
Dahası Fenerbahçe bu açıklamalar sonrası resmi sitesinden yaptığ yazılı açıklamayla Cornu'nun savunma yaptığı tarihin 3 Kasım olduğunu ,18 Kasım'ın ise Fenerbahçe'nin Cornu'nun açıklamalarını federasyona sorduğu tarih olduğunu ifade etti.Dahası Uefa'nın Cornu'nun açıklamalarını yalanlandığı iddiasının doğru olmadığı ifade edilerek,''Tüm bu gerçekler belgeleri ile ortadayken, bir Türk takımını uluslararası alanda zor durumda bırakmaya çalışanların, TFF Başkanı ve kalkanı tarafından korunmaya alınması kabul edilebilir bir durum değildir.” denildi.
Bugüne kadar iddia edilen Mini Cooperlar gitti,para dolu çanta gitti ,19 maçta şike tespit edildi vb iddiaların hepsinin içinin fos olduğu ortaya çıkmışken olayı sadece ''Fenerbahçe düşmanı Galatasaraylılar Fenerbahçe'yi Uefaya şikayet etti,başımıza ne geldiyse bu yüzden geldi.'' şeklinde anlayan Fenerbahçelilerin bir kısmı artık bu operasyonun başka ellerden yapıldığını ve bunun üzerine gitmeleri gerekmektedir.3 Temmuzdan bu yana spor programlarında adı geçen diğer takımların konuşulmaması üzerine zaman yetmedi vb açıklamalar yaparak sadece Fenerbahçe'yi linç ederek kamuoyunu yönlendiren basının da , Fenerbahçe'nin yerine Trabzonspor'un Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmesinin de,Trabzonspor'un Şampiyonlar Ligi'ne alınma kararından 10 saat sonra Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'in yurtdşı yasağının kaldırılmasının da,Aziz Yıldırım'ın evinden silah çıkmış intibası veren kaseti bu ülkedeki emniyetin hazırlamış olması da,eşgal fotoğrafının basına sızdırılması da,Lütfi Arıboğan'ın bulunmaz hint kumaşıymışçasına her federasyonun yönetim kurulunda yer alışının da normal akış olmadığı açıkça bellidir.Fenerbahçe yönetimindeki iktisadi faaliyetleri sekteye uğramasın diye hükümetle ters düşmek istemedikleri için kendilerini riske etmemek isteyen kimseler,bilmelidirler ki bu kulübün haklarını savunma noktasında arkalarında bulacakları güç milyonlarca Fenerbahçelinin,''karşılıksız-ölesiye!''sevgisidir.Hafife almasınlar!.
Bunun üzerine CAS'a savunma yapan Pierre Cornu Türkiye'deki temasları sırasında savcı ve Etik Kurulu'ndan bilgi ve belge istediğinde kendisine gizlilik kararı gerekçesiyle bilgi ve belge verilmediğini,karar alırken TFF
yöneticileri İlhan Helvacı ve Lütfi Arıboğan'ın sözlü ifadelerinden yararlandıklarını söylemiş.Biz bu durumu ilk olarak Beyaz Tv'de yaptıkları programda Ahmet Çakar'ın bir arkadaşının bir restaurantta yemek yiyen Pierre Cornu,İlhan Helvacı,Lütfi Arıboğan üçlüsüne kulak misafiri olarak kendisine anlattığını söylemesiyle öğrenmiş olduk.
Daha sonra Fenerbahçeli yöneticiler bir basın toplantısı düzenleyerek haklı olarak İlhan Helvacı ve Lütfi Arıboğan'ın istifa etmeleri gerektiğini ifade etmişlerdi.Cornu ifadesinde ''Yani Fenerbahçe'nin şike yapmamış olma ihtimali hiç yok mu?'' diye sorduğunu ve bu ikilinin ''Hayır yok Fenerbahçe yüzde yüz şike yapmıştır.''dediklerini söylemişti.
Akabinde TFF kendini ve bu ikiliyi savunmak için bir basın toplantısı düzenledi.Gergin ve telaşlı görünen yöneticiler 3 ay öncesinin saygın adamı Cornu'yu suçlu ilan edip kendilerini sıyırma gayretindeydiler.Ama pek başarılı oldukları söylenemez.Güldürdüler.
Etik Kurulunun basına yansıyan kısımlarının gerçek hiçbir tarafı olmadığını,sızmanın söz konusu olmadığını ,Mehmet Ali Aydınlar dışında hiç kimsenin raporu okumadığını söylediler.Oysa aylardır basından bunları okuyup uykusuz geceler geçiren Fenerbahçeliler varken bu sızmaların doğru olmadığını söyleme gereği duymamışlardı.
Daha önce ""Uefa istedi biz mecburen yaptık"" diye ifade ettikleri Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne alınmama kararını oybirliğiyle kendi başlarına aldıklarını söylediler.
Fenebahçe'nin basın toplantısı yapacağına gelişmeleri kendilerine sorsaydı gerçekleri bileceğini ve böylelikle Fenerbahçe'nin soruşturmanın başlarında vurgu yaptığı ''Masumiyet Karinesi''ne aykırı davrandığını söylediler.Oysa ki zaten Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne göndermeyerek ortada ''Masumiyet Karinesi'' falan bırakmamışlar,üstelik Fenerbahçe tarafından CAS'ta açılan 45 milyon euroluk davada taraf durumunda kalmışlardı.
Ahmet Çakar'ın çarpıcı açıklamalar yaptığı Beyaz Tv'deki programın çok geç yayınladığını izleyemediğini söyleyen Aydınlar daha önce linç kampanyası daha canlıyken gece 3 te bu programa Rasim Ozan Kütahyalıyı cep telefonundan arayarak bağlanmıştı.Ama nasıl olsa biz unutkan bir toplumduk hatırlamazdık diye düşündü herhalde.
""Biz Beşiktaş ve Trabzonspor'un da adının geçtiğini söyledik.""
""Trabzonspor'un Fenerbahçe'nin yerine Şampiyonlar Ligi'ne alındığını alındıktan sonra öğrendik"" dediler.Ama komik oldu .Uefa'nın müfettişi nedense Fenerbahçe'nin suçluluğuna inanmış,Trabzonspor'un adının geçmesini ise umursamamıştı.
Cornu'nun CAS'a verdiği savunmadaki yanlışlardan 18 Kasım' da haberdar olduklarını ve yanlışı düzeltmesi için Uefa'ya yazdıklarını,Cornu'yu da telefonla arayarak ''neden yanlış ifadeler veriyorsunuz?.''diye azarladıklarını söylediler :) Cornu da bunun üzerine ''Uefa avukatları böyle ifade vermemi istedi.Özür dilerim''şeklinde konuşmuş,Uefa da bu ifadeleri düzeltmişmiş.
18 Kasım'da öğrendikleri bu yanlış ifadeler üzerine Fenerbahçe'ye neden bilgi verilmediğini soran 10 gündür neden açıklama yapılmadığını soran gazeteciye ''Onlar bizden bilgi istemediler'' diyerek tekrar güldüren Mehmet Ali Aydınlar'ın nasıl bir Fenerbahçe taraftarı olduğu kafa karıştırdı.
Dahası Fenerbahçe bu açıklamalar sonrası resmi sitesinden yaptığ yazılı açıklamayla Cornu'nun savunma yaptığı tarihin 3 Kasım olduğunu ,18 Kasım'ın ise Fenerbahçe'nin Cornu'nun açıklamalarını federasyona sorduğu tarih olduğunu ifade etti.Dahası Uefa'nın Cornu'nun açıklamalarını yalanlandığı iddiasının doğru olmadığı ifade edilerek,''Tüm bu gerçekler belgeleri ile ortadayken, bir Türk takımını uluslararası alanda zor durumda bırakmaya çalışanların, TFF Başkanı ve kalkanı tarafından korunmaya alınması kabul edilebilir bir durum değildir.” denildi.
Bugüne kadar iddia edilen Mini Cooperlar gitti,para dolu çanta gitti ,19 maçta şike tespit edildi vb iddiaların hepsinin içinin fos olduğu ortaya çıkmışken olayı sadece ''Fenerbahçe düşmanı Galatasaraylılar Fenerbahçe'yi Uefaya şikayet etti,başımıza ne geldiyse bu yüzden geldi.'' şeklinde anlayan Fenerbahçelilerin bir kısmı artık bu operasyonun başka ellerden yapıldığını ve bunun üzerine gitmeleri gerekmektedir.3 Temmuzdan bu yana spor programlarında adı geçen diğer takımların konuşulmaması üzerine zaman yetmedi vb açıklamalar yaparak sadece Fenerbahçe'yi linç ederek kamuoyunu yönlendiren basının da , Fenerbahçe'nin yerine Trabzonspor'un Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmesinin de,Trabzonspor'un Şampiyonlar Ligi'ne alınma kararından 10 saat sonra Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'in yurtdşı yasağının kaldırılmasının da,Aziz Yıldırım'ın evinden silah çıkmış intibası veren kaseti bu ülkedeki emniyetin hazırlamış olması da,eşgal fotoğrafının basına sızdırılması da,Lütfi Arıboğan'ın bulunmaz hint kumaşıymışçasına her federasyonun yönetim kurulunda yer alışının da normal akış olmadığı açıkça bellidir.Fenerbahçe yönetimindeki iktisadi faaliyetleri sekteye uğramasın diye hükümetle ters düşmek istemedikleri için kendilerini riske etmemek isteyen kimseler,bilmelidirler ki bu kulübün haklarını savunma noktasında arkalarında bulacakları güç milyonlarca Fenerbahçelinin,''karşılıksız-ölesiye!''sevgisidir.Hafife almasınlar!.
25 Kasım 2011 Cuma
UEFA:0,Fenerbahçe:1
Fenerbahçe’nin UEFA aleyhine Uluslararası Spor Mahkemesi’nde (CAS) açtığı 45 milyon Euro’luk tazminat davasında flaş gelişme... CAS’ın savunma istediği UEFA, Başmüfettiş Pierre Cornu’nun kaleme aldığı metinle
kendisini savundu. İstanbul’a gelerek Lutfi Arıboğan ve İlhan Helvacı tarafından ağırlanan, Savcı Mehmet Berk’le görüşen Cornu’nun, “3 Temmuz’dan bu yana gerek medya takip, gerekse yaptığımız görüşmeler bu yönde bir kanaat oluşturmamıza neden oldu. Fenerbahçe yetkilileri hapiste. TFF yetkilileri de Etik Kurulu raporunda aleyhte en sağlam delillerin Fenerbahçe ile ilgili olduğunu, Beşiktaş ve Trabzonspor aleyhindeki delillerin o kadar olmadığını aktardılar. Bunun üzerine raporumu hazırladım” dediği bildirildi. TFF ise pazartesi günü 6 sayfalık bir rapor hazırlayarak, UEFA’ya düzeltme talebinde bulundu. Bu raporda, Savcı Mehmet Berk’in ‘gizlilik’ nedeniyle bilgi
vermediği, ayrıca Cornu’nun talebine rağmen Etik Kurulu raporunun da aynı gerekçeyle kendisine iletilmediği bildirildi.
Fanatik Gazetesinden Hakan Can'ın haberidir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




