UA-36062800-1

19 Haziran 2012 Salı

Tv'de Futbol 19-21 HAZİRAN 2012


19 HAZİRAN 2012 SALI
  • 21:45 İngiltere-Ukrayna (EURO  2012)  TRT 1
  • 21:45 İsveç-Fransa (EURO  2012)  TRT3 Spor
21 HAZİRAN 2012 PERŞEMBE
  • 21:45 Çek Cumhuriyeti-Portekiz (EURO  2012 Çeyrek Final)   TRT 1

4 Haziran 2012 Pazartesi

Kuyt Gelmiş Hoşgelmiş


  Açıkçası hepimiz için sürpriz sayılabilecek bir gelişme yaşandı.Dirk Kuyt, transferi için Liverpool'a 1 milyon euro ödenerek alındı.Bu denli kariyerli ve kişilikli bir oyuncu için oldukça düşük bir maliyeti olacak.Kendi maaşı düşük olmasa da (yıllık garanti para 2 milyon 850 bin euro, maç başı 17500 euro) vermesi muhtemel katkı için mühim bir maliyet olduğunu söyleyemem.

     Geçen yıl Galatasaray'da olan Elmander etkisinin bir benzerini izleyeceğimiz muhakkak. Elmander ileride öylesine baskı yapıyor ki bana göre birçok arızası bulunan Galatasaray savunmasını, performans olarak oldukça yukarıya taşıyor.Kuyt da inanılmaz yıpratıcı, özverili, en önemlisi de Aykut Kocaman'ın çok önem verdiği taktik dsiplin yönünden çok kuvvetli bir oyuncu.
   
     Muhtemelen yaşlı olduğu iddiasıyla sıkça eleştirilecek Kuyt'un, yılmadan savaşmasını sağlayan o yorulmaz halinden birşey kaybettiğini söylemek oldukça zor.Hollanda'da merkez forvet oynarken, Benitez'in sağ kanat oyuncusuna devşirdiği Kuyt, sağ kanatta da oldukça iyi oynadı ve hala merkez forvet için de oldukça iyi bir alternatif. Bu sezon Fenerbahçe'nin rakiplerinin, sol bek oyuncularının ileriye pek çıkamayacağını söylemek için kahin olmak gerekmiyor.Çıkarmadığı beklerin kanadından da Gökhan Gönül'ün performansı da oldukça artacaktır.Çünkü Kuyt çizgiye inmekten ziyade aldığı topla içeriye giren bir oyuncu ve bu da karşısındaki bekin kanadını bolca boşaltması anlamına gelecek.Boş kalan kulvar da geriden bindirmeye bayılan Gökhan için biçilmiş kaftan olacak.

     Benitez'in Kuyt için söylediklerine bakın. ''Kuyt hem gol atabilen, hem de asist yapabilen ama bundan önemlisi çok çalışan ve bunu sadece takım için yapan bir oyuncu. O, diğer oyuncuların daha iyi oynamasını sağlıyor. Onunla oynayan oyuncular sadece hücumu ve golü düşünebiliyor. Bir takım için bundan güzel bir fedakarlık yolu olamaz.''
     
     Şimdi biz bunları konuşurken elbette ki Aykut Hoca'nın Alex'li sistemle devam edeceğini varsayıyoruz.4-4-1-1 şeklindeki Alex'li dizilişte sağ taraftaki Topuz,daha ziyade ortadaki ikiliyi destekleyerek Alex'li sistemdeki dirençliliği arttırma rolündeydi. Kuyt önde baskı yaparak savunmayı uçtan başlamak anlamında müthiş elbette, ama elbette ki merkez orta saha oyuncusu rolü Mehmet Topuz'un daha iyi yapabileceği birşey. Yeni sezonda Topuz orta ikiliye ve sık sakatlanan Gökhan'a sağ bekte iyi bir alternatif olma rolünde olacaktır.

      Tabii bir de yıllardır süregelen Aykut Kocaman'ın Alex'siz 4-3-3 oynamak isteği var.Kuyt bu durumda da, ileri üçlünün sağ tarafında belki de bulunabilecek en iyi alternatif. Sırtı dönük top alabilmesi rakip defansı çok zorlayacak bir özellik ve bu onu merkez forvet olarak da harika bir alternatif yapıyor.Bana kalırsa 4-3-3'lü oyun denenmesi durumunda, 3'lünün solunda Stoch düşünülüyordur.Ama Stoch gerek hücum pres anlamında, gerek ise kendisinden sıkça şikayet ettiğim özelliği olan, karşısında ayak gördüğünde kaçınma halinde oluşuyla, eksik bir oyuncu.Dia'yı ise bu anlamda alternatif olarak zerre kadar ciddiye almıyorum. Her paraya satılabilir. Kazım kadar gamsız, bitiricilik anlamında da Ekigho kadar beceriksiz.

   
     

22 Mayıs 2012 Salı

Javi Garcia


Johan Cruyff'un Yeni Adresi Meksika



   Meksika'nın büyük kulüplerinden Guadalajara Chivas, Johan Cruyff ile ''teknik danışman''sıfatıyla sözleşme imzaladı.Chivas forması ile fotoğrafları..




     Guadalajara Chivas-Johan Cruyff birliteliğinde Cruyff'tan neler beklediklerini henüz bilemiyoruz.Fakat daha önce elini attığı tüm kulüplerde(Ajax,Barcelona) önemli izler bırakmış olan Cruyff,mutlaka bir fark yaratacaktır.

18 Mayıs 2012 Cuma

Barrios'tan sonra Lippi de Guangzhou Evergrande'de



   İtalya'nın 2006 Dünya Kupası'nı kazanırken başında bulunan, ünlü teknik adam Marcello Lippi, Çin Ligi(CSL) takımlarından Guangzhou Evergrande ile anlaştı.

   
   Kariyeri başarılarla dolu olan 63 yaşındaki kurt hoca, daha önce Dünya Kupası'nın yanı sıra, Juventus'la 1 Şampiyonlar Ligi Kupası, 1 Uefa Kupası,1 Avrupa Süper Kupası, 5 İtalya Lig Şampiyonluğu, 4 İtalya Süper Kupası ve 1 adet İtalya Kupası kazanmıştı.Ayrıca 2007 yılında Times dergisi tarafından,Dünya'nın en etkili 50 yöneticisinden biri seçilmişti. Çin kulübünden, yılda yaklaşık 10 milyon euro kazanacağı açıklanan Lippi'nin, Çin'e transfer olması beni kişisel olarak şaşırtsa da Çin Ligi'ni tercih edenlerin sayısı giderek artmaya başladı.Daha önce de Nicolas Anelka ve Jean Tigana da, Çin Ligi(CSL) takımlarından Shangai Shenhua'ya transfer olmuşlardı.



   Guangzhou Evergrande; geçtiğimiz günlerde bana göre Lippi'den de daha büyük bir bomba transfere imza atarak herkesi şaşırtmıştı. Borussia Dortmund Kulübü'nde geçen yılın yıldızı olan,fakat bu yıl Lewandowski'nin arkasında kalan Lucas Barrios,kendi isteğiyle kulübüne başvurarak, Çin takımından gelen transfer teklifinin kabul edilmesini talep etmişti.Henüz 27 yaşında olan Arjantin asıllı Paraguaylı oyuncu,Avrupa'da daha 4-5 yıl aktif olarak oynayabilirdi.

      Barrios 4 yıllık sözleşme imzaladı, ancak alacağı ücret açıklanmadı.Dortmund Kulübü'nün ise 8.5 milyon Euro alacağı söyleniyor.

       Barrios,Tigana,Lippi,Anelka gibi oyuncuların Çin Futbol'unun gelişimine önemli katkı yapacaklarını düşünüyorum.Japonya'da ve Kore'de kariyerli oyuncuların gitmesiyle büyük gelişmeler olmuştu.Dünya Kupası'nda Hiddink'in çalıştırdığı Güney Kore çarpıcı bir performans göstermiş,sonrasında Avrupa'da pek çok Güney Kore'li oyuncu izlemeye başlamıştık.Son dönemde de başta Bundesliga olmak üzere, pek çok Avrupa Ligi'nde Japon oyuncuların önemli performanslar gösterdiğine şahit oluyoruz.Hiç şüphesiz Kagawa bunlar içersinde en çok dikkat çekenleri.

      Bir başka merak edilen de, takımdan kimin ayrılacağı konusu. CSL kulüpleri kadrolarında sadece 5 yabancı oyuncu bulundurabiliyorlar ve bunların 1 tanesi de Uzakdoğulu olmak zorunda. Halihazırda  kadrosunda 5 yabancısı bulunan kulüpte, orta saha oyuncusu Dario Conca, forvetler Muriqui ve Cleo ya da defans oyuncusu Paolo'dan birini göndermek gerekiyor.Güney Kore'li Cho Won Hee için herhangi bir risk yok, çünkü kendisi Uzakdoğulu kontenjanında .En mantıklısı forvetlerden birini göndermek..Geçen yıl sakatlıklar da yaşayan Cleo'ya başka bir CSL takının yolu görünüyor.

Kop Tribününden Fenerbahçe'ye Destek

   Şaka şaka,Liverpool Fc için giyim sponsoru olan Ramsey için çekilen reklam filminde Samanyolu'nu söylemişler:)

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Juve Namağlup Şampiyon

      Calciopoli skandalının patlamasıyla Serie B'ye düşürülen Juve, 5 yıl sonra tekrar Serie A şampiyonu olarak, üstelik bunu namağlup başararak harika bir işe imza atmış oldu.


      AC Milan'ın geçen hafta Milano derbisinde İnter'e yenilmesiyle şampiyonluğu kazanan Juventus, resmi kayıtlara göre toplamda 28. şampiyonluğunu kazandı, onlara göre ise yandaki otobüste de görüldüğü gibi 30. şampiyonlukları. (Skandal sonrası 2 şampiyonlukları silinmişti.)


     Üstelik tüm bunları bir yıl içerisinde büyük değişimler yaparak başardılar. Takımın başına eski orta saha oyuncuları Antonio Di Natale'yi getiren, AC Milan'dan alınan maestro Andrea Pirlo liderliğinde, alınan onlarca futbolcuyla yenilmez bir takım yaratmalarını inanılmaz takdir ettim. Savunmada 600.000 Euro'ya Wolfsburg'dan transfer edilen Barzagli, her zamanki gibi kaleci Buffon,orta sahada Pirlo ve yeni transfer Arturo Vidal sezonun yıldızları arasındaydılar.

        Juventus'un şampiyon olmasıyla birlikte, AC Milan'ın golcüsü İbrahimovic'in oynadığı takım ilk kez o sezonu şampiyon bitirememiş oldu. Bu da oldukça enteresan bir istatistik.. Buna rağmen İbra sezonu gol kralı olarak tamamlamayı başardı.

   Elbette ki sezonun bitişiyle birlikte, şampiyonluk kadar önemli bir diğer şey de 37. yaşındaki efsane Del Piero'nun vedasıydı. Sözleşme yenilenmeyeceği açıklanan Del Piero, 1993-1994 sezonunda, o günün en büyük yıldızı Roberto Baggio'ya alternatif olsun diye geldiği Juventus'ta, 2. sezonundan itibaren takım için vazgeçilmez bir oyuncuya dönüşmüş ve süreç Baggio'nun AC Milan'a satılması ile sonuçlanmıştı.
  

    Del Piero Juventus'la 19 yılda 19 kupa kazandı. Lig, Şampiyonlar Ligi, Dünya Kulüpler Şampiyonluğu, Süper Kupa Şampiyonluğu gibi kupalar da kazandığı kupalar içerisinde bulunuyor.
   
     
    Ligde 290, Şampiyonlar Ligi'nde 45 gol ile gelmiş-geçmiş en golcü Juventus oyuncusu olan Del Piero, 700 kez sahaya kaptan çıkarak bu alanda da rakipsiz durumda. Del Piero 2006'da Dünya Kupası kazanan İtalya'nın da en önemli oyuncularındandı. 
    
    Forması emekliye ayrılacağı açıklanan Del Piero, ''10 numaralı formanın emekliye ayrılmasını istemiyorum, altyapıdaki gençler bir gün o formaya erişebilmenin hayalini kurmalı'' diyerek bir kez daha hayranlığımı kazandı. 

Keşke böyle bir bayrak adam Fenerbahçe'ye de nasip olsa