İlker Meral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlker Meral etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Nisan 2013 Pazar
Caner ve Salih'le Uçtu Fenerbahçe!
Ordu maça topa sert olmaktan çok daha fazlasıyla, topla karışık rakibin diz altlarına tekmelerle başladı. Ordu'nun oyun sertliğine herhangi bir şekilde cevap verememesi, özellikle ilk 15 dakikada bariz bir Orduspor baskısı izlememizi beraberinde getirdi. Sağdan Barral, soldan Stancu, ortadan da Hasan Kabze ile rakip defansın top çıkarmasına engel oldular. Bunun yanında Gökhan ve Hasan Alinin kulvarlarını da iyi kapattılar.
Defansın önüne yerleştirdikleri Ali Çamdalı defansın önünü hemen hiç terk etmezken, Salih Uçan'a da bir hayli yakın oynadı. Geriden düzgün top çıkaramayan Fenerbahçe'de Salih'i arkası dönükken karşılayan Ali, kendisinin ve takım arkadaşlarının da katkılarıyla, Salih'i sertlikle yıldırmaya çalıştılar, büyük ölçüde de başardılar. 18 yaşında böyle sıkıntılı bir deplasmanda, kendisine sık sık kasti fauller yapılan bir futbolcunun ayakta kalması, oldukça zor iş. Salih'in zorlandığı bu anlarda Aykut Kocaman'ın kenardan, 'Haydi Salih devam et' diye onu uyarıp maçta tuttuğunu televizyonda net bir şekilde gördüm.
Ordu'nun net sarılık sayısız pozisyonunun pek çoğunda faul bile çalmayan İlker Meral'e şaşırmıyorum. Bu haftalarda zor durumdaki şehir takımları, özel atmosferler oluştururlar. Hakeme de bir validen, bir milletvekilinden, bir ilçe başkanından filan selam gider 'İşte bizim takım kora kor mücadele edecek, 'Feneri kayırma sakın, gözüm üzerinde' gibi mesajlar iletilir. Hakem de oyunun büyük bölümünde yapacakları her şeye göz yumması gerektiğini anlar, rakip gol atana kadar orta çaplı katliama izin verir, olur bunlar.
Geriden top çıkaramayan Fenerbahçe'de Sow'un yokluğunda ileride yalnız kalan Webo, pek gününde değildi. Top tutamayınca tekme-tokat oynayan rakip karşısında kalabalık ataklar gerçekleştirmek pek kolay olmuyordu. Webo 33 yaşında ve sürekli perşembe-pazar oynayamıyor. Bunu sakatlanmadan önce fark ettiysek de, başarılı oyunuyla kendini oynatmak zorunda bıraktı hocayı ve sakatlandı. Sakatlık sonrası üst üste Akhisar ve Lazio maçlarında oynayan Webo yine yorulmuş görünüyor, umarım yeni bir sakatlık yaşamaz.
İlk yarım saatten sonra rakibin sertliğine cevap vermeyen Fenerbahçe'de, Caner birinin çıkıp sahada ayağını sağlam basması gerektiğini fark edip duruma el koydu. Sahanın her tarafında rakibi sıkıştırması yanında, 37'de attığı çalımlarla Salih'i kaçırdı, harika bir koşu sonrası muazzam bir vuruş yapan Salih Uçan, Fenerbahçe'yi öne geçiren golü attı.
Bu golle hakemi bir miktar rahatlatmış oldu Fenerbahçe Faullerin bir kısmını çalmaya başlayan İlker Meral, daha ilk yarıda bile ikinci sarıları görmesi gereken stoper Yusuf ve David Barral'ı atmadan ilk yarıyı bitiren düdüğü çalmayı başardı. İlk yarı Fenerbahçe adına Mehmet Topal'a da bir parantez açmak şart. Çıkamayan-baskı yiyen Fenerbahçe savunmasını, pek çok pozisyonda rahatlatan hamleler yaptı. Caner'in de 5604 metre ile takımın en çok koşan oyuncusu olduğunu, Kuyt'ın ise ilk kez en çok koşan 5 oyuncu arasına giremediğini belirtelim.
İkinci yarıda ayağa pas oynayan takım, geriye düşen, temposu da düşmeye başlayan Orduspor maçında dakikaları eritmeyi iyi beceriyordu 57'de topsuz alanı iyi kateden Salih, bir kez daha topla buluştu ve önde olan kalecinin üzerinden çok şık bir gol attı Vuruş kalitesi kadar orada kalecinin önde olduğunu hemen farketmesi, vurmayı denemesi falan komple harikaydı.
2-0 'dan sonra pas oyununu sürdüren Fenerbahçe'de, sol taç çizgisi kenarında top kapmaya çalışan Caner'in kafasını yaran birşeyler atan Ordulular, adam kafasından kanlar fışkırarak kendini yere bırakırken, yabancı madde yağmuruna devam ederek 'büyük iş' başardılar. Tebrik etmek gerek! Kafası yarıldıktan sonra bandajla bir süre daha oynayan Caner, bir golü de çizgiden çıkararak güne imzasını attı.
Kalan bölümde sarısı olan Caner, yorulan Webo ve günün yıldızı Salih Uçan dışarı alındı. Mehmet Topuz, Genç Baroni ve Beykan Şimşek oyuna dahil oldu. Beykan'ın kumaşını belli ettiğini, Mehmet Topuz'un da takıma direnç kattığını söylemeliyiz.
Orduspor sahada her çeşit çamuru denedi ama olmadı, bu zorlu fikstürde ligde kalmaları çok zor. Akhisar Belediyespor'un hangi bütçelerle neler yaptığını, oynadıkları takım oyununu gördükten sonra düşsünler diyorum. Harika giden takımın antrenörü Metin Diyadin'i gönderdiklerinden beri sempatim yok, kulüp başkanları da fazlasıyla karikatür bir tip.
STAD : 19 Eylül
HAKEMLER : İlker Meral (6), Mehmet Cem Hanoğlu (6), Hakan Yemişken (6)
ORDUSPOR : Fevzi (5) - Miguel Garcia (5), Ayila Yussuf (6), Agustin Garcia (5), Ferhat Öztorun (5), Nizamettin (4) DK.81 Anıl), Ali (5), Hasan (5), Umbides (5) (Dk.58 Romero 3), Barral (5), Stancu (5).
FENERBAHÇE : Volkan (7) - Gökhan (6), Bekir (6), Yobo (6), Hasan Ali (6), Kuyt (7), Mehmet Topal (6), Meireles (6), Salih (7) (Dk.72 Cristian 4), Caner (6) (Dk.72 Mehmet Topuz 3), Webo (6) (Dk.85 Beykan)
GOLLER : DK.38, 57 Salih (Fenerbahçe)
SARI KART : DK.32 Ayila Yussuf. Dk.68 Barral (Orduspor), Dk.60 Caner (Fenerbahçe)
21 Ocak 2013 Pazartesi
Formanın Hakkını Veren Moussa Sow
Fenerbahçe formasıyla ilk kez 11 kişilik kadroda bir lig mücadelesine çıkan Salih, ligin ilk yarısında 9. haftada Medical Park Antalyaspor, 17. haftada da Kardemir Karabükspor maçlarında ikinci yarılarda oynama fırsatı bulmuştu. Teknik direktör Aykut Kocaman, eksiklerin çokluğunda genç futbolculardan Beykan Şimşek'e de 18 kişilik kadroda yedekler arasında yer verdi.
Fenerbahçe'de cezalı Meireles ile sarı-kart cezalıları Bekir İrtegün ve Hasan Ali Kaldırım karşılaşmada forma giyemedi.
Ziraat Türkiye Kupası'nda 1461 Trabzon ve Bursaspor maçlarında ortaya koyduğu performansla beğeni toplayan Salih Uçan, Sanica Boru Elazığspor karşısında son iki kupa maçında olduğu gibi Aykut Kocaman'ın ilk 11'deki tercihlerinden birisi oldu.
Afrika Uluslar Kupası için Milli Takıma giden Yobo'nun yanı sıra, geçirdiği gribal enfeksiyonun ardından dün takımla çalışan Stoch, 18 kişilik kadroda yoktu,gözler de aramadı hani. Aykut Kocaman, Meireles'in yokluğunu orta alanda Mehmet Topal'ın yanında Salih Uçan ile doldururken, sol bekte Hasan Ali'nin yerinde Caner Erkin görev yaptı.
Bekir ve Yobo'nun yokluğunda ise Fenerbahçe savunmasının ortasında Serdar Kesimal-Egemen Korkmaz ikilisi görev aldı.
Teknik direktör Kocaman, Krasic'i orta alanın sağında, Kuyt'ı ise solunda oynattı. Sakatlığı bulunan Sezer Öztürk de maç kadrosunda bulunmadı. Sezer bir kaç maç sonradan girdiği oyunda etkili olmuştu. Ancak ligin ilk yarısının son maçında, Karabükspor karşısında rezalet oynayanlardan biriydi. O gün bugündür de sakat zaten..
Hakem üçlüsü bilhassa ilk yarıda, takdir haklarını Elazığ lehine kullanırken, sarı kart vermesi gereken 3-4 pozisyonu atlıyor, sağdan bomboş giden Krasic'in kritik pozisyonu anlamsız bir şekilde taç kararıyla kesiyorduMaça tempodan yoksun başlayan, dahası birşey yapmak gibi bir derdi de olmayan Fenerbahçe'de, ilk yarıda sol bekte oynayan Caner'in taşıdığı toplar, Salih'in her pozisyonda sorumluluk alan oyuncu olarak ön plana çıkması dışında ilk yarıda tek olumlu şey yoktu..
Volkan Demirel'in ikinci omuzu da çıktıktan sonra; ameliyat olmayıp, tedaviyle oynamaya devam etmesi doğru bir karar değil bu artık çok net.. Bildiğimiz-alışkın olduğumuz Volkan, dün kaleye gelen iki topta da topun kaleye girmesine engel olur, muhtemelen ikinci yarıya takımını beraberlikle başlatırdı.. Oysa kaleye gelen iki şutu da engelleyemedi. İlk golde topa kafayla çıkan Volkan, ikinci golde (her ne kadar boş pozisyonda vurulsa da ) yayın üzerinde havadaki topa yapılan ayak içi vuruşu çıkaramadı. Yumuşak gelen topu çıkaramadığına göre atlayamıyor, atlayamayan kaleci olur mu? Ben kendi adıma ameliyat için zorlanmasının, kalede Mert Günok'un forma giymesi gerektiğini düşünüyorum. Yedek kaleci olarak Serkan Kırıntılı son derece yeterli bir kaleci..
Volkan Demirel bence ameliyat sonrası kaleye tekrar geçememekten korktuğu için oynuyor. Tıpkı Engin İpekoğlu'nun sakatlığıyla kaleyi Rüştü'nün kapışı, Rüştü'nün sakatlığıyla da kaleyi kendisinin kapışı bir an olsun aklından çıkmıyor. Ve Mert Günok, Volkan da dahil belki de bu kaleciler içerisindeki en potansiyellisi..
Hasan Ali'nin yokluğunda, sol bekte oynayan Caner, o bölgede pozisyon almayı bilmediği için başarılı olamadığını defalarca göstermişti. Üstelik Caner sol bek oynadığında; ön taraftaki istekli, rakibi zorlayan futbolundan da mahrum kalıyor Fenerbahçe.. Dün önünde oynayan Kuyt, ona ne savunma ne hücum anlamında, destek veremedi.. Kuyt'ta da ağır bir form düşüşü var zaten. Sanki Hasan Ali alternatifi olarak takımda bulunan Özgür Çek gönderilmeyebilirdi. Evet o da sol bek oynama alışkanlığı çok yüksek bir oyuncu değil, ama Caner önde Kuyt'tan çok daha iyi oynuyor. Bundan sonra böyle bir eksiklik durumunda, bir çok maçta sol bek oynamışlığı da olan Egemen Korkmaz, orada değerlendirilmeli bence!
İlk yarıda bu denli kötü oynayan Fenerbahçe,buna rağmen Sow'un kontrol edemediği iki pozisyonda goller bulabilir, soyunma odasına bu oyunla bile farklı bir skorla gidebilirdi. Cristian Baroni de ilk yarıda yine sıkça yaptığı gibi Maldonado görünümlü haliyle(Mehmet Demirkol'un benzetmesi) sahadaydı..
İkinci yarısına Fenerbahçe hızlı başladı ancak karşılaşmanın 55. dakikasında Gökhan Gönül ile Marvin'in ikili mücadelesinde Gökhan yerde kaldı. Yerden kalkan Gökhan ile Marvin arasında itişmeler oldu. Bu itişmelerden sonra araya diğer oyuncular girerek iki oyuncuyu ayırdı. Hakem İlker Meral iki oyuncuyu yanına çağırdı ve her ikisine birden kırmızı kart göstererek oyun dışına attı.
Kırmızı kartlar Fenerbahçe'den çok Sanica Boru Elazığspor'u etkiledi diyebilirim rahatlıkla.. Uzun zamandır bizi yaptığı driplinglerinden, rakip kanadı çıkarmayan baskılı koşularından mahrum bırakan Gökhan Gönül, Bursaspor maçında eski günlerinden esintiler sunarak Fenerbahçelileri umutlandırmıştı.. Ancak dün onunla birlikte atılan Zeegelar karşısında oldukça zorlanıyordu.. Hatta Zeegelar'ın bariz üstünlüğü vardı Gökhan Gönül karşısında.. Asıl mevkisi neresi emin değilim ancak, sene başında Zeegelaar sol bek oynuyordu. Yılmaz Vural ise onu sol öne koyarak, arkasına yetenek fakiri ancak mücadeleci bir oyuncu olan Orhan Ok'ı koymuş. İyi de sonuç aldığını söylemek mümkün!
Sanica Boru Elazığspor kalecisi İvesa, ikinci yarının başından itibaren, hiç bir topu gereken zamanda oyuna sokmazken, İlker Meral kart vermek için onlarca kez bekledi önce.. Sarı kartını vermek için bu kadar sabreden İlker Meral, sarı kartı verdikten sonra da bu tavrını sürdüren İvesa'yı elbette ki atmadı. Kuralları uygulamayan hakemler yüzünden, kalecilerin topu oyuna sokmamakta direnmesi geleneksel bir hal aldı. Bu kural ya kaldırılmalı ya da uygulanmalı! Tribünleri gereksiz yere germenin ne anlamı var? İlk sarı kartı zamanında verirsen, hem tribünler gerilmez, hem de kaleciler bunu bütün maç sürdüremezler!
Son birkaç maçta kıpırdanmaya başlayan Semih Şentürk, ikinci yarı girdiği oyuna zeka ve skora itiraz eden bir görüntü kattı. Hala çok iyi durumda olduğunu söylemek zor da olsa; orta sahaya yaklaşarak, top alış verişi ve oyunu açışıyla maç ivmesinin Fenerbahçe lehine dönmesinde en etkili oyunculardan biriydi. Semih'in dahil olmadığı pozisyonlar ise hep doldur boşalta dönüşüyordu.
İkinci yarıda ilk yarıdaki Maldonado görüntüsünden biraz sıyrılan Cristian Baroni, sahada her şeyi yapmaya çalışan tek adam olan Moussa Sow, oyuna ciddi dinamizm kazandıran Mehmet Topuz ve kendini aşan Mehmet Topal Fenerbahçe adına önemli isimlerdi.. Sow'un ilk fırsatını bulduğu anda denediği rövaşata vuruşu, bu gollerine alışan Fenerbahçelileri heyecanlandırırken, kalenin hemen yanından dışarı gitmesi talihsizlikti.
Defansının üç oyuncusu Orhan Ak-Sedat-Bilica olan bir takımı yenemiyorsan, dahası el bombası gibi olan bu futbolcuların, hiç birinin zorlanmadan maçı tamamlaması, hiçbirinin oyundan atılmaması futbol falan oynanmadığının ispatı niteliğinde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










