UA-36062800-1

7 Aralık 2011 Çarşamba

Özgür Çek

       Yukarıdaki fotoğraf Fenerbahçe ile ilk profesyonel sözleşmeyi imzalarken çekilmiş fotoğrafı idi.

       Ankaragücü’ndeki başarılı performansıyla dikkatleri üzerine çeken Özgür Çek, dünkü kulübün durumuna göre serbest kalması durumunda, Fenerbahçe’den gelebilecek bir teklife evet diyeceğini söyledi.Ve bugün serbest kaldı.

       3 ocak 1991 doğumlu, Fenerbahçe altyapısından yetişen Özer’in transferi sırasında Ankaraspor’a bedelsiz verilen, sonrasında ise Ankaragücü’ne geçen genç sol kanat oyuncusu,  Fenerbahçe A Takımı’na yükselmesine karşın çok fazla forma şansı bulamamıştı. O dönemde Fenerbahçe'de Roberto Carlos vardı Wederson vardı ve Özgür de çok gençti. Yine aynı dönemde kendisine veliahtı sorulan Roberto Carlos;Özgür Çek'i işaret etmişti.

       Ankaragücü'nde 19 yaşındayken Ümit Özat'ın kendisine güvenip forma verdiğini ve gelişiminde önemli etkisi olduğunu söyleyen genç futbolcu, çabuk oyunu ve iyi sol ayağıyla benim beğenimi çoktan kazanmıştı. Üstelik Ümit Milli takımının da değişmez oyuncusu. Ziegler'in sakatlandığı süreçte hatırlarsınız alternatifi olmadığı için kafalar karışmıştı. Ligde ve kupada mücadele eden Fenerbahçe'nin bir pozisyonda alternatif oyuncusu olmaması elbette ki kabul edilemez. Üstelik maçların üç günde bir oynandığını hatırlarsak Ziegler'in de bazen dinlendirilmesi iyi olur. Ayrıca Ziegler kiralık,seneye kalıp kalmayacağı net değil,camiayı tanıyan, altyapıdan yetişmiş böyle yetenekli bir oyuncu takıma tekrar kazandırılıp, zaman zaman da oynatılıp takıma entegre olması sağlanırsa gelecek yıllarda takımın sol bek sorununu bitirebilecek yetenekte. Sene başında Trabzonspor istedi alamadı, Fatih Terim'in gözünün üzerinde olduğu biliniyor. Ne olursa olsun rakiplere kaptırılmaması gereken kalitede bir oyuncu. Aykut Kocaman onu tekrar takıma kazandırırsa gösterdiği performansla Özer Hurmacı transferinin telafi edilebileceğini düşünüyorum. İşte aşağıda da milli takım kariyeri görünüyor.

Milli takım Oyunlar Maç      Gol
-   Türkiye U21 10 2
-   Türkiye U20 2 0
-   Türkiye U19 21 0
-   Türkiye U18 9 0
-   Türkiye U17 19 0
-   Türkiye U16 12 0

6 Aralık 2011 Salı

Arjantin'de zafer; sarı lacivert!

  

Arjantin Ligi Apertura'da bitime 2 hafta kala Boca Juniors şampiyonluğunu ilan etti. Pazar günü kendi sahasında Banfield'i ağırlayan ve karşılaşmadan 3-0 galip ayrılan sarı lacivertli ekip ikinci Racing Club'la puan farkını 11'e çıkardı ve ligin bitimine iki hafta kala 24. şampiyonluğunu ilan etti.

Boca Juniors'a üç puanı ve şampiyonluğu getiren goller 1. dakikada Diego Rivero ve 9'la 43. dakikalarda Dario Cvitanich'ten geldi. 1931 yılından bu yana profesyonel olarak düzenlenen Arjantin Liginde 24. şampiyonluğuna ulaşan Boca Juniors, 2008'den sonra Apertura ve Clasura olarak (Açılış ve Kapanış Ligi) iki şampiyonun çıktığı sistemde ise 8. kez zafere ulaşmayı başardı.

Maçtan sonra açıklama yapan takım kaptanı Juan Roman Riquelme; "Ben taraftarlarımıza şampiyonluk sözü verdim ve sözümü tuttum". şeklinde konuştu.

Arjantin'de ''Halkın Takımı'' olarak bilinen Boca,ezeli rakibi milyonerlerin takımı olarak anılan ezeli rakibi River Plate'in ikinci ligde olduğu sezonda şampiyon olarak beni de sevindirdi.Maradona,Kily Gonzalez,Carlos Tevez,Veron,Walter Samuel,Oscar Cordoba gibi tanınmış pek çok oyuncunun yolu,Boenes Aires'in bu fakir semtinden geçti.Dünyanın en iyi atmosferine sahip stadı olan La Bombonera'da gidip şampiyonluk sevinci yaşamak inanılmaz olurdu.Bu adamlar gerçekten çılgın.Atılan her golde tüm tribünün en alt sıraya kadar indiği ve bunu sanki bir sanat icra ediyormuş kadar estetik yaptıklarını düşünün.



Ezeli rakibi River Plate'in renkleri olan kırmızı beyaz logolu Coca Cola stada reklam vermek istediğinde isyan çıkmış.Bocalılar o renkleri stada sokmayız diyince Coca Cola afişlerini siyah beyaz olarak basmak zorunda kalmıştı.

2009 yılında, Pazar günü mağlup ettikleri Banfield ile de Apertura şampiyonu olmuş olan Boca Juniors teknik patronu Julio Cesar Falcioni böylece kariyerine ikinci şampiyonluğu da eklemeyi başardı.
Boca Juniors, kalan iki haftada da mağlubiyet görmezse ligi yenilgisiz tamamlayı başaracak

5 Aralık 2011 Pazartesi

TFF'den Can Arat Skandalı


Kayserispor'un İBB'yi 1-0 mağlup ettiği maça 5 dakika kalan TFF gözlemcisi hakem Kamil Abitoğlu'nun yanına gelip,adı ilk onbirde oynayacak futbolcular arasında yer alan!'Can Arat'ın adının savcılık iddianamesinde geçtiği,bu yüzden kadrodan çıkarılması gerektiğini hatta stadyumu da terk etmesi gerektiğini' söylemiş.Dahası Can Arat'ın yerine kadroya eklenmek istenen futbolcu da Can Arat'ın ihraç edildiği,bu nedenle yerine futbolcu eklenemeyeceği belirtilerek engellenmiş.Ve maç kadrosunun 17 kişi kalmasına sebep olunmuş.Bu durum sonrasında İBB idari menajeri ve Can Arat'a bildirildiğinde adam göz yaşlarına boğuluyor.Ben de duyduğumda çok üzüldüm Can Arat'ı 8 yaşında geldiği Fenerbahçe'de profesyonel sözleşmeyi imzalayıp sahaya çıktığı ilk zamanlarda büyük umutla izledim.Bir stoper için müthiş bir fiziği,ortalamanın üzerinde ayak tekniği vardı ve ayağa kafa sokmaktan çekinmeyen bir futbolcuydu.Ne yazık ki gereken seviyede oynayamadı ve anadoluya açıldı.Giderken de tecrübe kazanıp gereken seviyeyi yakalayıp,bir gün geri dönmesini umdum hep.

Daha sonra dün gece TFF'den kulübe bir telefon gelmiş ve ''Özür dileriz Can Arat'ın adı geçmiyormuş.'' denmiş.Böyle kepazelik olur mu?Bu işi beceremiyorsunuz..Bu her geçen gün daha fazla ortaya çıkıyor Sayın Aydınlar ve yönetim kurulu üyeleri!

Bu gün bu olayı NTVspor'da canlı yayına bağlanan Arif Erdem'den öğrendim.Arif Erdem ''Maç saatinde böyle bir şey yapılır mı?' ''Herşeyi bütün hazırlığımızı,taktiğimizi o oynayacak şekilde hazırlamışken,üstelik futbolcular maç öncesi ısınma hareketlerini bile yapmışken verilen bu haberle moralimiz altüst oldu'' dedi.Mağlubiyeti buna bağlamadığını belirten Arif Erdem daha sonra bir yanlışlık olduğunun belirtilerek özür dilenmesi üzerine ''Bu işler bu kadar basit mi?' diyerek tepkisini gösterdi.
Açıkçası bu ülkede Afrika standartlarında yöneticilik yapmanın ne zaman biteceğini merak ediyorum ben..
Aşağıda da İBB Yönetim Kurulu'ndan yapılan basın açıklaması yer almaktadır.


İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kulübü'nden Açıklama


İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kulübü, Kayserispor maçı öncesinde Oyuncuları Can Arat'ın, Tff tarafından kadrodan ve stattan çıkartılması sonucunda, mağdur edildiklerini iddiasında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kulübü, Kayserispor maçı öncesinde Oyuncuları Can Arat'ın Türkiye Futbol Federasyonu
(Tff) tarafından kadrodan ve stattan çıkartılması sonucunda, mağdur edildiklerini iddiasında bulundu.

Kulüpten yapılan yazılı açıklamada, ligde dün oynanan Kayserispor karşılaşması öncesinde yaşanan olaylar nedeniyle futbol takımının olumsuz etkilendiği dile getirilerek, "Uğradığımız haksız durum nedeniyle kulübümüz mağdur edilmiştir" denildi.

Kayserispor maçı öncesinde, ilk 11'de oynayacak olan futbolcuları Can Arat'ın kadrodan çıkarttırılarak stat dışına gönderildiğini ve maçı bu olumsuz havada maç oynamak zorunda kalındığı kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Maçın başlamasına dakikalar kala takımlar 18'lerini belirlemiş, listeler hakemlere verilmiş ve maç ısınması bitmişti. Sahaya çıkmak için formaların giyildiği sırada maçın temsilcisinin orta hakem Kamil Abitoğlu'na giderek Can Arat'ın oynatılmayacağının tebligatını yapıyor, daha sonra idari menajerimizden Can Arat'ın stattan çıkarılması isteniyor. Bunun üzerine listeden çıkarılan Can Arat'ın yerine Marcus Vinicius, 18'e de Zeki Korkmaz yazılıyor. Fakat Can Arat ihraç kabul edildiği için Zeki Korkmaz da listeye alınmıyor. Böylece tam anlamıyla haksız rekabetle 17 kişilik kadro ile maça başlamış oluyoruz. Bu şekilde tüm Oyuncularımızın ve teknik ekibimizin moral motivasyonu kaybolmuş vaziyette oynadığımız maçı kaybediyoruz."

-"Stada girmeyecekler arasında Can Arat'ın adı yok"-

Açıklamada, kulübe emniyetten yapılan tebligatta Oyuncu Can Arat'ın adının stada giremeyecekler arasında yer almadığına vurgu yapıldı.

Buna rağmen, Oyuncularının Tff tarafından oynatılmadığına dikkat çekilen açıklamada, "Karşılaştığımız bu olumsuzluk sonucunda meydana gelen mağduriyetimizin hukuki takibi kulübümüz tarafından yapılacaktır. Bugün itibari ile içinde bulunduğumuz haftanın önemli maçları için çalışmalarımıza Can Arat ile birlikte başlıyoruz. En büyük dileğimiz bu tür olumsuzlukları bir daha yaşamamak ve futbol içinde bırakılmamızdır" denildi.

4 Aralık 2011 Pazar

Fenerbahçe 4-2 Ankaragücü

Aykut Kocaman Emre'nin yerine Selçuk'u,son haftalarda formda görünen Bilica'nın yerine de Bekir'i almıştı ilk onbire.Sağ önde son haftaların eleştirilen ismi Özer,solda da bu yıl pek ilk onbirde forma bulamayan Stoch forma buldu.Maçtan önce yapılan atkı şov görülmeye değerdi. Maçtan önce gerek statta gerekse Kadıköy'de atmosfer müthişti.Her taştan Fenerbahçeliler formalarıyla dolaşıyordu sokaklarda.Bu linç ortamında Fenerbahçelilerin taraftarlık bilincini çok yükselttiğini söyleyebilirim.Müthiş koro söylüyordu;

Sevdamıza kimse engel olamaz
Bazen hüzün bazen mutluluk
Fener sevgisinin adı konamaz
Ne kupa büyüklüğü,ne şampiyonluk!

Maça gelirsek bu yıl hep Fenerbahçe defansif olarak kusursuz oynuyordu,Fakat ofansif üretkenlikten yoksun bir görüntü çiziyordu.Bu maç ise herşey tam tersi bir görüntüdeydi.

Fenerbahçe kanatları, özellikle de Ziegler ve Stoch'un bulunduğu sol kanatı çok iyi kullandı.Bunda en büyük pay fırtına gibi başlayan Stoch'undu.Ama arkadan iyi destekleyen Ziegler'in de ,Ziya Doğan'ın sağ kanatta savunma yönü iyi olmayan Serdar Özkan'ı ve devşirme sağ bek Güven'i kullanmasının rolü de büyüktü.

İlk beş dakika karşılıklı bol pas hatalarıyla geçti.Ankaragücü Ziya Doğan'ın çalıştırdığı her takım gibi sert oynayayım rakibi yıldırayım,kapacağım toplarla orta sahada oyalanmadan defans arkasına sarkayım düşüncesindeydi.Ankara takımlarının gediklisi Hürriyet de her zamanki gibi Alex'in başına dikilmiş,sahadaki tek işi Alex'i tekmelemek,tutmak,itmek,çekmek her yolu kullanarak,onu yıldırmaktı.Ankaragücü defansın arkasına sarkma düşüncesinde oldukça başarılı da oldu.Maçın ilk ciddi poziyonu da  13.dakikada Doğan Şahin'in defans arkasına sarktığı pozisyondu,Volkan'la karşı karşıya kaldığı pozisyonu dışarı vurdu.Bu dakikalarda da Alex'in sağ çizgideki yerini kaybeden Özer'i uyardığını farkettim.Fenerbahçe baskılı ama temposuz oynuyordu.15. dakikada Stoch'un soldan ortasına hareketlenen Alex ceza sahası içerisinde çekilip düşürüldü ama hakem umursamadı.18. dakikada ceza sahası dışında sol çaprazda topla buluşan Stoch Ankaragücü kalesine füzeyi yolladı.(1-0)Özer'le Stoch'un golden sonra gol sevinçleri çok güzeldi.


Fenerbahçe golden sonra oyunu ,bu yıl hep yaptığı gibi rölantiye almaya çalışıyordu ama sağa sola deplase olan Doğan Şahin ve Aybars savunmanın dengesini bozuyordu.Yobo'yu uzun zamandır bu kadar dağınık görmemiştim.Bir çok pozisyonda Fener savunmasının arkasına sarktı Ankaragücü ama son hareketlerde hep beceriksizce davrandılar.42. dakikada Özer-Gökhan paslaşmasında araya giren Ankaragücü organize bir atakla geldi.Sağdan bindiren Doğan Şahin'in kestiği ortada Murat arka direkte kolayca bitirdi.(1-1)İlk yarı böyle sona erdi.

2. yarıya cesur hamlelerle başladı Ziya Doğan.Önde basmaya başladılar.Ankaragücü bastırırken solda topla buluşan Bienvenu'nun pasında topla buluşan Cristian da Stoch gibi bir füze gönderdi.Kalecinin yapabileceği birşey yoktu.(2-1)

57. dakikada 2. yarıda oyuna giren Semih presle topu kaptı ve güzel bir topuk pasıyla topu ceza sahası dışındaki Stoch'a bıraktı.Gecenin yıldızı Stoch yine müthiş vurdu.(3-1)

61. dakikada Alex'in müthiş pasında topla buluşan Bienvenu kötü vurdu.Bu adam Fenerbahçe'de ancak yedek olabilir o da Semih sakat değilse 2.yedek olarak.

Cristian Selçuk'la oynadığı zamanlarda hep yaptığı gibi daha fazla öne çıkarak oynadı.Bu şekilde daha iyi oynadığını söyleyebilirim.

Bu dakikalarda tribünlerden şu beste duyuldu.

Bu dünya hep yalan dolan
Senin sevgindir aslolan
Sonuna kadar biz Fenerbahçeliyiz ulan!

68. dakikada Aykut Kocaman sakatlığı geçen Dia'yı ilk yarıda gözüne bir darbe alan ve Hürriyet'in sert markajında kalan Alex'in yerine oyuna aldı.

Maçın kalanı bir kör döğüşü gibi gidiyorken 83.dakikada soldan yapılan bir ortada yerleşik Fenerbahçe savunmasının arasında sıçrayan Ergin Keleş kafayı vurdu.Fenerbahçe savunması izledi ve gol oldu.(3-2)

88'de Gökhanın pasında kanat değiştiren Dia sol taraftan kaleye yuvarladı.(4-2)Maç bu şekilde sona erdi.

Maç sonunda küfürden ceza sınırında olan Fenerbahçe seyircisinin bilindik tezahüratını yaratıcı bir şekilde revize ettiğini işittik.

Anlarsın ya GALATASARAY!

Maçın kısa bir özetini izleyebilirsiniz.

Heykel Açılışı Ertelendi..


Gün itibariyle bir kez daha içerisine itilmiş bulunduğumuz karmaşık ortamı göz önünde bulundurarak, kulübümüzle yapmış olduğumuz görüşmeler sonucunda kaptanımız Alex de Souza'nın Yoğurtçu parkına dikeceğimiz heykelinin açılışının daha özgür bir ortamda, çok daha coşkulu bir şekilde yapılması gerektiğine kanaat getirdik ve açılışın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdik. 

Taraftarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunarız.

Grup CK 

Alex'le fotoğraf çektireceğim için nasıl da seviniyordum oysa..

3 Aralık 2011 Cumartesi

Harry Redknapp ve Scott Parker Kasım Ayı Ödüllerini Kazandılar


Bu ay Spurs'un kazandığı 3 maç sonrasında Redknapp ayın menajeri Scott Parker da ayın oyuncusu seçildiler.Redknapp Eylül'de de ödülü kazanmıştı ki takımın yükselişinde Scott Parker'ın orta sahada Luka Modric ile yakaladığı verimli birlikteliğin payı çok büyük.

Bu üç maçın ilkinde Redknapp geçirdiği küçük bir kalp ameliyatı sonrası evinde maçı izliyordu ve Scott Parker'ın etkileyici bir oyunuyla Fulham'ı 3-1 yendiler.

İkinci maç Adebayor'un iki gol attığı Aston Villa maçıydı ve Parker yine takımını mükemmel yönetiyordu.

Üçüncü maçta Jermain Defoe'nun bir Adebayor'un iki golüyle West Bromwich Albion'u da 3-1 yenerek bu ay yüzde 100 başarıyla oynadılar. Tottenham'a Scott Parker tek kelimeyle dinamizm ve akıl kattı.

Redknapp ''Başkana yaz döneminde transfer için tek bir isim vermiştim.O da Scott Parker'dı.'' dedi.Redknapp'ı tebrik eder nokta transfer nasıl yapılır konusunda örnek alınmasını umut ederim.

Parker'la sezon başında bir ara Fenerbahçe de ilgilenmişti.Ama gerek Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu karışık durum gerekse Parker'ın İngiltere'den ayrılmak istememesi nedeniyle bu transfer gerçekleşmemişti.

2 Aralık 2011 Cuma

Sivasspor 2-2 Trabzonspor


İlk yarı Sivasspor özellikle Grosicki'nin yarattığı poziyonlarla çok daha etkili oynadı.Grosicki'yi çok beğeniyorum adam hızlı,çabuk,bilekleri iyi,kenarları iyi kullanıp sert paslar atabiliyor.İstikrar problemi olmasa Sivassporda falan kalmaz.
23. dakikada Grosicki'nin verdiği bir pasla sol çaprazda topla buluşan Pedriel'in vuruşunda top Glowacki'ye çarpıp kaleci Tolga'yı yanıltarak Trabzonspor ağlarına gitti.Trabzonspor ilk yarıda tek pozisyonunu 12.dakikada Burak'la yakaladı sol ayağıyla vurduğu top kaleyi bulmadı.Trabzonspor'un hala gol bulmak için tek planı defansın arkasına Burak'ı kaçırmak ama herkes artık önlem almaya başladı.Ve Burak'ın gol atmadığı hiçbir maçı Trabzonspor kazanır diyemiyoruz haliyle.43.dakikada Erman Kılç'ın serbest vuruşunda ceza sahasında Kadir'in vurduğu kafayı Tolga harika kurtardı.İlk yarı 1-0 Sivas üstünlüğüyle bitti.


2. yarının başında 48. dakikada Henrique topu ceza sahasına hareketlenen Volkan Şen'e aktardı.Volkan Şen'nin kaleciden dönen topunu iyi takip eden Henrique topu Sivas ağlarına bıraktı.(1-1)

Golden birkaç dakika sonra Erman'ın soldan kullandığı serbest atışta Murat kafayla dokunamadı net bir fırsat kaçtı.
54.dakikada Grosicki ceza alanına kesti Navratil kalenin dibinden iyi vuramayınca top kaleci Tolga'da kaldı.
69.dakikada Adrian'ın soldan kestiği topu Sivasspor kalecisi Borjan ilginç bir şekilde elinden kaçırdı ceza alanında topu bir anda önünde bulan Volkan Şen fırsatçılığını konuşturarak Trabzonspor'u öne geçiren golü attı.(1-2)
75. dakikada Trabzonspor savunmasında Serkan ile Glowacki'nin arasına atılan topa Erman hareketlendi.Kaleci Tolga büyük bir hata yaparak iki savunmacı Erman'ı kovalarken açıldı ve topla buluşan Erman topu Tolga'nın üzerinden aşırtarak ağlara yolladı.(2-2)Böylece Erman Galatasaray'dan sonra Trabzon'u da boş geçmemiş oldu.Maç 2-2 sona erdi.